İçeriğe geç

Acıların kadını

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Acıların kadını

Bölüm 5

Bölüm 5: Ben hayat için mi oynuyorum Hayat mı benim için oynuyor

Nefes alamıyordum alsam da ciğerlerime ulaşmıyordu bir günde hayatım tepe taklak olmuştu.

Odama geçtim kapıyı kitledim ve kendimi yatağa attım, yatakta oturdum bacaklarımı kendime çektim başımı bacaklarımın arasına aldım ellerimi ise önde birleştirmiştim kendi kendime katilim katilim diyordum aradan yarım saat sonra kafamı kaldırdım saate baktım saat on olmuştu tekrardan yine başımı bacaklarımın arasına aldım bu sırada kapı çaldı, ses vermedim.

Tekrardan çaldı ses vermeyince kapının kulpunu bastırdılar "Asena n'olur aç kapıyı korkuyorum kendine bir şey yapmandan" sesi korkuyla çıkıyordu bu sefer kapı daha güçlü şekilde çalındı bu kişi Savaştı bundan emindim sonra kalktım ve kapıyı açtım karşımda ikiside vardı.

Cindy hüzünle bana bakıyordu oysaki Savaş hiç de öyle bakmıyordu.

Savaş Cindy 'ye baktı ve "yarım saatiniz var" dedi otoriter sesi ile, Cindy bana baktı ve içeriye geçti kapıyı da kapatıp kitledi kolumdan tuttu ve beni makyaj masasına otutturdu yüzüne baktım "ben katilim, Cindy ben katil oldum benim annem yok babam yok ben nasıl yaşayacağım, ben kimden destek alacam" sesim kısık çıkıyordu, elleri ile yanaklarımdan tuttu "Biz varız Asena biz sana destek olacaz söz, elini bırakmayacağız" dedi.

Makyaj masasının üzerinde makyaj silme suyu ve pamuğu aldı suyu döküp yüzümü siliyordu aynadan yüzüme baktım alnımda yanağımda ve hatta boynumda çenemde kanlar vardı, Cindy tek tek kanları sikerken ben ise boş gözlerle aynadan kendime bakıyordum, kanları silince başımda ki sargı bezini yavaşça çıkardı tamamen çıkarınca az bir iz vardı "İki günde iyi iyileşmiş" dedi biraz gülümsedim sonra dolabın önüne geçti ve dolabıma baktı.

Boğazlı bir siyah Kazak ve siyah bir tayt çıkardı yanıma getirdi ve "Ben çıkarayım mı?" Sesi çaresiz gibi çıksa da bir şey demedim sadece başımı hayır der gibi salladım "Tamam o zaman bunları giy sonra bahçeye gel abim seninle konuşacak mış" dedi ve odadan çıktı, zor da olsa yerimden kalktım ve üstümü değiştirdim aynadan kendime baktım tarağı aldım ve yarayı kanatmayacak şekilde saçımı tarayıp at kuyruğu yaptım siyah saçlarım sanki daha da gürleşmiş gibi idi.

Bahçeye çıktığımda soğuk hava beni karşıladı Savaş ileride Çardakta oturuyordu yanına gittim ve karşısına dikildim bana aşağıdan bakmasına gıcık olmuştum.

Yanına oturdum ve karşıdaki ormana baktım "Acını anlıyorum ama bunun için hep çaresiz kalamazsın sürekli sakin kalamazsın" bakışlarımı ona döndürdüm gözlerine boş boş baktım "Savaş bende seni anladım sen diyorsun ki ' Aileni öldüren kişileri sağ bırakma sen de onları öldür hırslan' diyorsun" eli ceketinin iç cebine gitti ve sigara paketini çıkardı bana uzattı hemen bir dal aldım ve ağzıma dayadım çakmağı bana vermedi kendisi yaktı. bir nefes çektiğimde sanki sinirim az da olsa geçmişti.

-Ben o kadar tecrübeli birisi değilim nasıl insan öldürecem.

Sigaradan derin bir nefes çektim.

-Ben seni Eğitecem Asena her hareketi boksör tekvando savunma hareketleri hepsini gösterecem.

Sanki Savaş bu anı bekliyormuştu.

Bu çıkmaz karanlığa girecektim ve çıkmayacaktım bu karanlık beni daha da derine itecek beni çıkmaz sokağa çıkaracaktı ama ben çoktan o çıkmaz sokağa girmiş bir çıkış yolu arıyordum. Ben sigara içmezdim ama bu yaşadığım arbede den sonra bir içmek istedim bir günde annemi babamı kaybettim benim herşeyim annemin gözbebeği babamın odun kızı idim.

Sigaramın sonlarına geldiydim yere atıp üstüne bastım "Bilemiyorum bir yanım yapma diyor bir yanım yap diyor" bir karmakarışık durum içerisinde idim.

"Başaracaksın Asena, başaracaksın unutma sen şuan katilsin katil ve bunu yapan, seni bu duruma getiren senin vücuduna bu ışını koyan kişileri tek tek öldüreceksin sakın ben yapamam deme sen ablanı vahşice öldürmüşsün bunu mu yapamayacan."

Omuzlarımı dikleştirdim ve Savaş'a baktım "yapacam, ama okul var" dedim çaresiz gibi "açıktan okuyacan sınav zamanı gelince okula gidip sınavını olursun" başımı salladım ve karşımda ki ormana baktım " bir şey diyecem sen salonda bir şey dedin ne dedin katil gibi bişi ne dedin" yüzüme sahte bir gülümseme taktım " katil tarafından öleceksin kulağa çok cool gelmiyor mu?" Dedim sadece başını salladı ona bakıyordum yakışıklı idi kesin kızlar bunun peşinde koşuyor dur.

Bana döndüğünde ben önüme dönmedim aksine gözlerinin içine içine baktım yüzüm ifadesiz bakışlarım keskindi bakışmamızı bölen şey Savaşın telefonu çalması idi, Savaş yanımdan kalktı ve ormanlığa doğru yürüdü başımı gökyüzüne kaldırdım ve biraz güldüm "Anne baba, söz sizi öldürenleri tek tek öldürecem, birisi gitti diğeri kaldı".

Vücuduma bir süre baktım o kanın nasıl vücudumda durduğu bu zamana kadar nasıl yaşadığım hayat bir film şeridi gibi geçip gidecekti.

Savaş tekrardan yanıma geldiğinde "seninle bir sözleşme imzalayacağız" kaşlarımı çatarak baktım;

- Ne sözleşmesi.

-Seni eğiteceğime dair senin namını yayılacağına dair ve hatta bu iş için yüklü miktarda para da alırsın yani kiralık katil olursun.

Kulağa mantıklı geliyordu başımı salladım ve eve doğru yöneldik bu evde nasıl 3 kişi yaşıyordu hâlâ hayret ediyordum eve vardığımızda çalışma odasına gittik ve odada Murat ve Cindy vardı, Savaş çalışma masasının üzerindeki kağıtları aldı ve elime verdi "istersen oku ondan sonra imzalarsın" dedi ve kağıtları okudum çoğu toplantı ve öldüreceğim insanlarla alakalı idi okuduktan sonra kafam az da olsa kendine gelmişti;

-Kabul ediyorum.

Dedim ve kağıtları masanın üzerine koyup imzaladım imzaladıktan sonra Savaş'ın yüzünde muzip bir gülümseme oluştu " O zaman başlıyoruz ANGEL of death*" diyip elini uzattı, bir eline bir yüzüne baktım sonra elini sıktım ve boynumu kütlettim ve arkadan Murat " Gazabımız mübarek olsun bacım" dedi ve Cindy "Seninde gardaş" dedi bir anda Ankara aksanı ile.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.