Ben hep kendimce yaşamıştım, kendimi sevmiş başkalarına güvenmemeyi öğrenmiştim ama şuan doğru düzgün güvenmediğim bir adamın kollarında uyuyordum ve bu işte bana o kadar huzur veriyordu ki hiç tedirginlik, korku yoktu. Sabah uyandığımda yanımda yoktu ayağa kalktım kalktığım gibi de başıma ağrı girdi elimle kafamı tutarken bir anlığına dengemi kaybettim ve yatağa düştüm tekrar kalktığımda lavaboya girdim, elimi yüzümü yıkadıktan sonra dolabın önüne geçtim.
Kapağı açıp ne giyeceğime baktım bütün kıyafetler güzeldi elbiseler bile vardı, biraz karıştırdıktan sonra v dekolteli beyaz bir bluz aldım ve İspanyol paçalı kot pantolon alıp giydim ve odadan çıktım Cindy nin odanın kapısının önüne geldim kapıyı tıklattım içeriden ses gelmedi bir kez daha çaldım yine ses yoktu tam o esnada savaş merdivenlerden çıkıyordu "Savaş Cindy yok mu?" Dedim yanıma geldi "odasındadır sabah sabah bir yere gitmez o" dedi ve gözlerimin içine baktı.
Utanmıştım gözlerimi kaçırdım ve başka tarafa baktım Savaş ise eli ile çenemi tutup gözlerimi gözlerine çevirdi. "Değişik bakıyorsun." Dedi gözlerime sert şekilde bakıyordu oysaki ben bir koyun gibi bakıyordum "Nasıl yani?" Dedim dudağının kenarı hafifçe kıvrıldı.
"aşkla dolu bakıyorsun, saf salak birisi, her söylenene inanan, kolay kandırılan ama özellikle hiç bir şeyin farkında olmayan." dedi her şeyi söylemişti sağolsun.
En sonunda savaş kolunu sıvadı ve kapıyı sert şekilde vurdu içeriden "noluyor lan" diye bağırış sesi geldi ve kapıyı açtı saçları karışmış yüzü biraz şişmişti eliyle gözlerini ovalarken "harp mı çıktı ya" diyordu savaş eliyle başını ovaladı "Allah'ım sen beyin dağıtırken bu salak neredeydi ya" dedi.
Gülecektim gülümedim Cindy bana baktı "Asena naptın canım günaydın" dedi Savaş ise kötü kötü baktı "sanada günaydın abicim" dedi.
Savaş ise yanımızdan ayrıldı ve aşağıya indi Cindy kolumdan tuttu ve içeriye çekti "bugün seninle çok güzel aktiviteler yapacağız aşko tamam mı?" Dedi yandan yandan baktım "yani şöyle bugün bakımlanalım alışveriş yapalım" dedi, karasız kalmıştım en sonunda "olur tamam saat kaç gibi" dedim.
Saate baktı "yemekten sonra gidelim" dedi ve Cindy hemen giyinme odasına gitti geri geldiğinde üstünde siyah mini elbise vardı " hadi gel yemeği yiyelim sonra makyajımızı ve saçımızı yapalım" dedi başımı salladım koluma girerek odadan çıktık ve aşağıya mutfağa indik, girdiğimizde burnuma menemen kokusu geldi masaya baktığımda bir sadece kuş sütü yoktu her şey vardı. Masaya oturduğumuz da kapı sesi geldi ve mutfağa Savaş girdi üstünde tam da onun için yapılmış bir takım elbisesi vardı;
-Günaydın herkese. Dedi oysaki sadece Cindy ile ben vardım, gülümsedim savaş tam gülecekken gülmedi ama eminim ki gülüş ona çok güzel yakışırdı.
Cindy yemeğe oturmuştu bile Savaş ta yemeğe oturdu ve yemeye başladı hep beraber sessiz bir yemek yedikten Cindy ağzını sikerken;
-Asena hadi hazırlanalım çıkalım. Dedi.
Savaş bize sorgular bakışı attı.
-Hayrola nereye gidiyorsunuz. Dedi.
Cindy yemekten kalktı ve elini abisinin omzuna koydu "Asena ile gezmeye gideceğiz" dedi Savaş bir bana bir de Cindy ye baktı "Tamam ama geç kalmayın" bunu söylerken nedense biraz zorlanmıştı;
-Yok ya en fazla gece saat 12'de geliriz. Dedi.
-Oldu paşam başka bir derdin var mı? Savaş sinirlenmeye başlıyordu.
Cindy eliyle boşver işareti yaptı ve kolumdan tutarak kaldırdı ve odasına gittik "Evet Asenacım istediğin makyaj malzememi kullanabilirsin saçını düzleştirmek istiyorsan düzleştir dalgalı yapmak istiyorsan maşamı kullan zaten alışverişte sana bol bol alırız" dedi gülümsedim ve makyaj masasına oturdum yüzüme hafif bir makyaj yaptım o sırada Cindy de ayna karşısında yapıyordu.
Saçımı hafif dalgalandırdıktan sonra başıma fört şapka taktım sırf sargıyı gizlemek için,dışarıya çıktıktan sonra bir tane siyah uzun Volkswagen Transporter arabası vardı, vay be mafya olmak böyle ise mafya babası olmak nasıl bir şey acaba, arabaya bindiğimizde Cindy şoföre AVM demişti şoför bizi yarım saat sonra büyük bir AVM nin önünde indirdi hatta yanımızda 3 tane koruma da vardı. Direkt hemen Gratis'e girmiştik "Asena bak istediğin makyaj malzemesini bakım ürününü al zaten bende alacam" dedi "iğde benim evde var zaten eve gitsem onları alsam olmaz mı".
Cindy eliyle hayır işareti yaptı ve koluma girdi beraber dolaştıktan sonra bir sürü makyaj malzemesi ve bakım malzemesi aldık. Gratis ten çıktıktan sonra giysi mağazasına girdik bir sürü alışveriş yaptıktan sonra bir kafede oturup kahve içtik, "Ay uzun süre sonra ilk defa bu kadar iyi hissediyorum bundan sonra hep seninle gidecem alışverişe" dedi öne biraz eğildikten sonra " burası çok para tutmuştur yalnız" dedim ve bunu biraz utanarak söyledim.
Kahveyi yudumladıktan sonra "Yok ya fazla bir şey tutmadı 69 bin lira" dedi ağzım bir karış açık kalmıştı " kaç bin lira, oha lan" ben bu kadar alışveriş yapsam babam ağzıma tükürürdü "Asena bu benim en düşük alışveriş maliyetim ben ortalama 80 bin liralık yaparım" dedi. "Abin kızmaz mı?" Dedim başını yok anlamında salladı, Cindy saate baktığında gözleri fal taşı gibi açıldı "Abo saat 7 olmuş kız ne ara oldu, hadi eve gidelim" dedi bende başımı sallayıp arabaya geçtik Cindy eve dedi. "Cindy benim eve gitsek te okuma kitaplarımı alsam" dedim "Tamam o zaman ben abimi arayım da söyleyeyim" dedi.
Telefonu çıkardı aradıktan sonra telefon açılmadı "Neyse hemen gidip geliriz sen evini tarif et " dedi ve evimi tarif ettim nedense içimde bir korku vardı sanki içimde bir ses eve gitme diyordu oysaki orası benim doğup büyüdüğüm evdi araba evimizin önünde durunca arabadan indim apartmana girdikten sonra içimdeki korku biraz daha büyümüştü kapının önüne gelince cebimdeki duran anahtarı çıkardım ve kapıyı açtım.
Açtığım gibi bağırış sesi duydum salona sakin şekilde ilerlediğimde gördüğüm görüntü ile beynimden vurulmuşa döndüm kanım donmuştu ayakta duran ölüye dönmüştüm yerde annem ve babam vardı her tarafından kanlar akıyordu annem hareket ediyordu ama babam yerde öylece yatıyordu annem bana baktığında benimle vedalaşır gibi baktı.
Önümde sırtı bana dönük olan ablam yağmur ve eniştem Murat vardı nefesim sıklaşmıştı "Anne Baba" diye bağırdım yağmur hemen arkasına döndü Şok olmuş şekilde baktılar Murat direkt beni gördüğü gibi kaçıp gitti annemin yanına eğildim annem artık yaşamıyordu babam artık yaşamıyordu ama bir kişi daha yaşamayacak yağmur.
Ayağa kalktım ve yağmura baktım elinde bıçak vardı vücudum titriyordu beynim uyuşmuş gözlerim dönmüştü yine sinirlenmeye başlıyordum bıçak tutan eline tekme attım ve bıçak düşmüştü "sen mi öldürdün lan" dedim sakin şekilde "Evet ben öldürdüm sen öldürmeden ben öldürdüm çok güzel yapmışım değil mi?" Birde bunu pişkin pişkin söylüyordu.
Yüzüne tekme attıp etkisiz hale getirdim o an beynimin verdiği komutla yakasından tutup karnına tekme attım "Sen kimsin lan! Sen kimsin annemi ve babamı öldürüyorsun şerefsiz" dedim ve bunu söylerken bağırıyordum odama gittim ve elime eldiven taktım bunu bir an sebepsiz yere yaptım ve odamdan çıktım yağmur yerden kalkmış eline bıçağı tekrardan almıştı ellerim kaşınıyordu.
Eline tekme attığımda bıçak baya bir uzaklaştı yağmur yüzüme bir yumruk atmaya çalıştı ama son anda kaçışım yüzünden ıskaladı ve ben onun yüzüne bir yumruk indirdim yere düşerken üstüne çıktım "senin bana yaptıklarının bin katını sana acı şekilde yaparak öldürecem" dedim ve bunu bağırarak söylemiştim kulaklarından tutarak kafasını mermere vurdum bunu hızlı ve acı şekilde yapıyordum;
Sağ elini kaldırarak.
-Bu elinle bana zehiri içirdin değil mi?
Sağ elinin parmaklarını tek tek kırdım her parmak kırışım da acıyla bağırıyordu ve sol elini kaldırdım
-Bu elinle anneme ve babama dokundun değil mi? Dedim.
O elinin parmaklarını tek tek kırdım "hadi karşılık versene hadi beni öldürmeye kalkış hadi ,sıkıyorsa denesene" dedim ayağa kalktım ve mutfağa gittim çekmeceden kaşık aldım ve tekrardan üstüne çıktım "bu gözlerle baktın değil mi" dedim ve gözlerini elimle açtım kaşığı gözüne sokup çıkardım sol gözünü çıkarmıştım ama sağ gözü kalmıştı tekrardan mutfağa gittim ve bıçak aldım.
Üstüne çöküp bıçağı boğazına sapladım ve karnına kadar kestim tam o esnada kapı açıldı ve içeriye Cindy girdi, ufak bir çığlık attıktan sonra yanıma geldi yağmuru gördüğünde şok geçirmişti hemen elimden tutup çıkardı o sırada bıçağı yere düşürdüm dışarıya çıktığımda Cindy yüzüme baktı ve tokat attı " Asena kendine gel" diyordu ama ben hiç bir şey duymuyordum sadece annemin ve babamın cesedi gözümün önüne geliyordu ağlamak istiyordum.
Cindy kolumdan tuttu ve arabaya bindik üstüme baktım beyaz bluzum kıp kırmızı olmuştu yağmurun kanıyla, gözlerim kuru'ydu ama içim feryat ediyordu benim bakışlarım boşluğa düşmüş sadece bundan sonraki hayatımın nasıl geçeceğini düşünüyordum ellerim titriyordu Cindy ise beni hayata döndürmeye çalışıyordu ama bundan sonra benim hayatım olmayacaktı.
Araba bir anda durmuştu ve kapı açıldı kapının önünde Savaş vardı yüzü sertti sanki biliyormuştu olanı yüzüm kan içindeydi çünkü yüzüm geriliyordu arabadan indiğimde karşısına dikildim gözlerine baktım "ben ne yapacağım annem yok babam yok kimsesiz kaldım" dedim gözlerim yavaş şekilde doluyordu Savaş ise "Arka tarafa git de ağla, ağlaman bitince gel" dedi üstüne biraz yürüdüm "Bana emir veremezsin" dedim.
Yüzünde biraz gülümseme oldu "Asena bundan sonra artık ne yapacaksın normal bir insan gibi hayatına devam mı edeceksin yoksa bu duruma düştüğün için bunları yapan kişileri öldürmek mi istersin".
Bana seçenek sunmuyordu bana, bunu yapan kişileri bir bir öldürmemi istiyordu oysaki bu işin içinde yağmur ve Murat vardı Murat'ı da öldürebilirdim ama şerefsiz hemen kaçmıştı bakışlarım boşluğa düştü tekrardan, hıçkırdıktan sonra çenemi kaldırıp yüzüme baktı "Arka bahçeye git ağla ve öyle karşıma çık" dedi tekrardan.
Oradan uzaklaştım ve büyük bir bahçeye girdim yere oturdum ilk başlarda sessiz sessiz ağladım, sonrasında ağlayışlarım bağırarak hıçkırarak devam etti, ellerime baktım kan içindeydi üstüme baktım kan içindeydi biraz sakinleştikten sonra eve döndüm salona girdiğimde Cindy, Savaş ve Murat denen adam vardı Cindy koltukta otururken, Savaş ve Murat ayakta geziniyorlardı içeriye tamamen girdiğimde Cindy ayaklanıp yanıma geldi;
-Asena gel canım otur şuraya.
Elimle dokunma işareti yaptım ve koltuğa oturdum Savaş karşımda dikilmiş bana bakıyordu.
-Bende ne var? bunu kısık bir sesle söylemiştim Cindy bir Savaş'a bir bana baktı.
- Bir şey yok ki ne olacak.
Savaş'a baktım, gözleriyle her şeyi bildiğini ifade ediyordu.
" Daha erken Asena" dedi sesi hem sakin hemde bir emir verici bir sesti "Ben şimdi şu dakika da öğrenmek istiyorum, benim içimde ne var sürekli sinirlendiğimde cihazlar bozuluyor, neden doğru düzgün ağlayamıyorum, neden her insan gibi bağıramıyorum neden, madem benim her şeyimi biliyorsun bunu da biliyorsundur bana bunu açıkla madem bu benim sorunum ben sorunumu öğrenmek istiyorum bende ona göre davranayım" sesim sonlara doğru baya yükselmişti.
Savaş bir süre yüzüme baktı o tehditkâr bakışları üzerimde gereksizce oyalanmıştı "Zamanı gelince öğrenirsin Asena şimdi acın taze sabret" ne olacak tı bana ölecek miydim sanki, herkes yüzüme gülüyor arkamdan iş çeviriyorlardı.
"Cindy sen biliyorsundur sen anlat" eminim ki biliyordur ama söyleyemiyor dur abisine baktığında bakışları ile susturdu onu, ayağa kalktım ve Savaşın yakasını tuttum "Anlatacaksın lan anlat bana her şeyi" bağırıyordum bileklerimden tuttu ve bırakmaya çalıştı ama başarısız oldu, Murat ise sağ kolumdan tutarak çekiştirdi ben ise yakasından tutmaya devam ettim;
- Bırak lan beni.
-Sen açıklayana kadar bırakmayacağım.
-Eee yeter lan sen çok olmaya başladın. Dedi ve bileklerimden tuttuğu gibi fırlattı.
- Senin vücudunda ışın var ve bu işte insanları öldürüyor.
Beynimden vurulmuşa döndüm söylediği sözlerle bir süre afalladım ve elimle başımı tutarak kanepeye oturdum.
-Senin vücudunda bir ışın var ve sen her sinirlendiğinde bu ışın bir şekilde doluyor doluyor ve bağırdığı'nda bu çıkıyor ağladığında çıkmaya devam ediyor bu yüzden ailen sinirlenmene izin vermiyor ağlamana ve ya bağırmana izin vermiyor ailen bunu senden sakladı çünkü bunu yanlış şekilde kullanırsan olup olamdık kişiler öldürmesin diye o yüzden birazcık aklın varsa bunu yapmazsın öğrendin işte mutlu musun? Artık bundan sonraki hayatın toz pembe bir hayat olmayacak, artık annen baban yok, seni koruyacak kolluyacak bir kimsen yok, sadece ben ve Cindy varız eğer bize güveniyorsan yanımızda kalırsın, Asena başının çaresine bakman lazım güzelim artık diğer kızlar gibi gülüp eğlenip geçemeyeceksin ailene yapan kişileri bulup öldürmek istemez misin, sen kuzu mu? olacaksın yoksa kurt mu?
Ben nasıl başımın çaresine bakacaktım elim kanasa direkt annemin yanına giderdim bir sorunum olsa direkt babama koşardım ama artık ikisinde yoktu ve benim vücudumda öldürebilecek bir cins ışık vardı bu ışık ise insanları öldürüyordu ama nasıl olur da beni öldürmemişti, iki elimi başımın arasına aldım olanları sindirmeye anlamaya çalışıyordum Savaş yanıma geldi tekrardan sordu;
-Asena tekrardan soruyorum kuzu olup herkesin seni yenmesini ezmesini seni küçük düşürmesini mi istersin yoksa kurt olup gücünü gösterip hırslanıp daha da üstüne gidip seni küçük düşürmeye çalışanların tek tek toprağa gömmek mi istersin.
Ayağa kalktım ve tam önünde durdum gözlerine baktım "kurt olup ailemi öldürenleri tek tek parçalayacağım" dedim ve yüzümde muzip bir gülümseme oluştu ve elimdeki kanı yaladım Savaş'ın yüzünde de bir gülümseme oluştu.
Benim hayatım bu değildi benim yaşamım bu değildi ben küçükken hiç büyümek istememişimdir ama şuan elimde ablam yağmurun kanı vardı ben yolda ölü bir hayvan görsem korkup kaçardım ama yarım saat önce birisini vahşice öldürmüş elimde yüzümde onun kanı vardı omuzlarımı dikleştir dim elimle dudaklarımı gülücük şekli yaptım;
- lalalalala you will diye by the killer
*Katil tarafından öleceksin.