İçeriğe geç

Acıların kadını

Bölüm 3 · 10 dk okuma

Acıların kadını

Bölüm 3

Bölüm 3: Uyanış

Her insan kendince bir şeyler saklardı her insanın kendine özgü bir sırrı vardır ama benim sırrım kendim hariç bir çok kişi biliyordu benim şuan hastanede yatıyor olmam lazımdı ama şuan bir mafya adamın kucağında evine gidiyordum.

Evinin kapısının önüne gelince kapıyı 1.60 boylarında esmer ve minyon tipli bir kadın açtı "Hoşgeldiniz efendim, buyrun" dedi ve kapıyı ardına kadar açtı içeriye girdiğimde şok geçirdim çünkü koridor o kadar büyüktü ki hem de yüksek tavanlıydı " Hay maşallah bu ne böyle be" dedim bana baktı "Ne o etkilendin herhalde" dedi.

Başımı salladım o kadar güzel diki, savaş beni biraz yukarıya kaldırdı ve büyük kapılı bir odaya girdik burası büyük ihtimalle salondu gri tonlarında koltuk takımı ve yine gri tonlarında duvarlar vardı anladık gri rengini çok seviyorsun be, koltukların birinde bir kadın oturuyordu bizi görünce kalktı, kadın oldukça yumuşak birine benziyordu 1.70 boylarında saçı koyu kızıl ve biraz çilliydi yanımıza geldi;

- Hoşgeldiniz. Dedi.

Bana baktı

-Merhaba ben Cindy ama sen bana Merve diyebilirsin dedi.

Kendi kendime Merve ile Cindy ne alaka diyordum "Merhaba bende Asena memnun oldum" dedim kendimi tanıtarak başını salladı, Savaş beni yere indirmeyi hiç düşünmüyordu hâlâ kucağında' ydım sonra Savaşa baktım "beni indirsen olur mu? Acaba" dedim bu sorum onu biraz kırmıştı herhalde ya da bana mı öyle geliyor.

Beni indirdiğinde ufak bir baş dönmesi geçirdim ama toparladım yanımdaki tekli koltuğa oturdum ve yere düşen kabanını alıp silkeleyip üstüne geçirdi."Benim biraz işim var Cindy sen Asena'ya göz kulak ol tama mı? İşimi halledip gelecem" dedi Cindy elini beline dayayıp Savaşa baktı;

- Saat kaç gibi gelirsin abi?dedi.

Savaş saatine baktı.

- 9 gibi gelirim.

Saat öğlenin 12 isi idi Cindy eliyle tamam işareti yaptı ve savaş çıkıp gitti. Cindy yanımdaki koltuğa oturdu " kaç yaşındasın sen? Dedi heyecanlı şekilde ilk önce gülümsedim ve "17, sen kaç yaşındasın?" Dedim. " Ben 20 yaşımdayım, okuyor musun?" Dedi başımı salladım " 11. Sınıf öğrencisiyim ve yarın da okul var ya nasıl olacak bilmiyorum" Cindy üzgün bir biçimde bana baktı " aslında açığa geçsen öyle okusan olmaz mı? Canım".

Kulağa mantıklı geliyordu ama nasıl olacağını bilmiyordum "Mantıklı aslında ama nasıl olacak" dedim. Cindy ile bu konu ile tam 1 saat boyunca okulla ilgili konuşmuştuk çok sıcak kanlıydı hemen kaynaştık sonra karnımın açıktığını hissettim ama söylemeye de çekiniyorum en sonunda bu fikir Cindy den çıktı "Acıktın mı? Birşeyler yiyelim mı?" Dedi bu soru karşısında o kadar sevindim ki "olur yiyelim" dedim Cindy kolumdan tutarak kaldırmaya çalıştı "hadi gel mutfakta yiyelim, bir sürü yemek var ne yersin patates kızartması, yaprak sarma, makarna, fasulye, daha bir çok var".

Açıkçası canım yaprak sarma çekiyordu. "Yaprak sarma, birde üstünde yoğurt olacak off" kendimi iyice kaptırmıştım Cindy güldü sonra salondan çıktık ve çaprazımızda duran mutfağa girdik masanın üzerinde yaprak sarması durmuş beni bekliyordu "Beni ye! Beni yee!" Diye bağırıyordu sanki.

Sandalyeler den birisini çekti ve oturmamı sağladı. Cindy çekmecelerden birisini açtı ve iki tane çatal aldı buzdolabından da yoğurt aldı geldi yoğurt un kapağını açtı ve yaprak sarmanın üzerine döktü çatalın bir tanesi verdi ve ben direkt dolmaya saldırdım Cindy bana bakarak güldü " Asena hiç mi sarma görmedin be" dedi güldüm bende "ya neredeyse 3 aydır yemiyorum özledim be ya" dedim Cindy elindeki çatalı bıraktı.

-Ay ben sarma yerken hiç medeniyetli olamam eline alacaksın sarmayı ağzına direkt atacaksın mağara kadını olacaksın. Dedi

Ya bu kız tam benim kafadandı, bıraktım çatalı ve bende elimle alıp yedim sanki içimizdeki hayvanlığı cıkarmıştık. Dolma ile dolan tabak 5 dakikanın içinde bitmişti.

-Ay doydum ha, gel benim odama çıkalım sana odamı göstereyim. Dedi.

Başımı salladım tam kalkacak ken Cindy gelip koluma girdi mutfaktan çıkıp merdivenlere yöneldik ikinci kata çıktıgımızda sola döndük ve odasına girdik odası baya büyüktü.

Çift kişilik baza büyük bir dolap makyaj masası koltuk kitaplık giyinme odası ve banyosu bile vardı ıslık çalarak baktım "hay maşallah Cindy bu ne böyle baya büyük odan varmış ha" Cindy güldü ve beni yatağına otutturdu. "Evet büyük bir odam var " dedi dolabın üzerinde şarap kırmızı bir renkte elbise vardı uzun ve yırtmaçlı idi;

-Elbisen de güzelmiş. Dedim.

-He evet akşam eğlence varda onun için hazırlamıştım ama sen geldin ya gitmem ben.

Bu beni oldukça üzmüştü benim yüzümden kız eğlenceye gidemeyecekti.

- Benim yüzümden gidemeyeceksin ya özür dilerim. Dedim.

Cindy yanıma oturdu ve omzumu okşadı.

"Hayır! Aksine varya bunun için sana teşekkür ederim çünkü ben o eğlenceye gitmek istemiyorum beni zorla davet ettiler orada sevmediğim bazı şahıslar var onların yüzünü bile görmek istemiyorum, ayy hatırladıkça daha çok iğreniyorum." Dedi bu beni az da olsa tatmin ettirdi "Niye özel değilse anlatır mısın?" Dedim Cindy derin bir nefes çekti.

-Ben ortaokulda iken bir tane arkadaş edindim adı da Sena ilk başlarda aramız iyi idi ama sonra ben birisine aşık oldum, adı da Rüzgar çok yakışıklı bunu da Sena'ya söyledim kız bana ' Ben ondan hoşlanıyorum ben ona açılacam sen aşık olamazsın' falan filan dedi beni burnumdan getirdi ertesi gün Sena yanıma geldi 'Biz rüzgar ile sevgiliyiz tamam mı? Aramıza girme' diyordu bende mal gibi buna uydum tabi bende ortaokul zamanlarında çok güzelim sonra Barış diye erkek vardı ama nasıl yaşıklı ona aşık oldum gittim bunu Sena'ya söyledim ertesi gün ise Sena'yı Barış ile sarılırken gördüm bende buna sinirlendim öğlen arası kızı tenha yerde sıkıştırdım saçından tuttum 'Sen artık çok olmaya başladın' dedim ve dövdüm o zamandan bu zamana kadar bir daha benimle konuşmuyor hani dedim ya akşam eğlence var diye o eğlencede Sena da var o yüzden gitmek istemiyorum dedi.

-Senin yerinde olsam o kızı oracıkta öldürürüm varya. Dedim sırtını sıvazladım "Boşver takma kafana ne hâli varsa görsün" dedim. Ayağa kalktım yavaşca " o zaman kendi aramızda yapsak olur mu?" Dedim sonrasında sorduğuma pişman oldum sanırsın 40 yıllık dostum, Cindy hevesle başını salladı "Ay olur olur, eğlence değilde pijama partisi yapalım ben de Tom lu pijama var ben onu giyeyim sanada Jerry li vereyim cips var kola var çekirdek var projeksiyonu indirim film izleriz yastık savaşı yaparız, ama başın da yara var o yüzden yastık savaşı yapmayalım illa akşama şart değil biz akşama kadar yaparız ne dersin.

İki dakikanın içinde hemen planı kurmuştu banada sadece olur kelimesi düşerdi "olur hadi yapalım" Cindy dolabından pijamaları çıkardı banada da uzattı. "Şurası giyinme odası istersen orada giyebilirsin" dedi pijamalarla oraya gittim bir sürü dolap vardı bir sürü ayakkabı 50 ye yakın çanta paltolar onları geçtim duvarın bir köşesinde bir sürü takı vardı, ben onları bırakıp pijamaları giydim kapının arkasında ayna vardı oradan kendime baktım çok güzel olmuştu yalnız kafamdaki sargı bezi dışında.

Odasına geçtim Cindy bana şaşırarak baktı "Ay çok güzel oldu bu pijama artık senin olsun, itiraz istemem senin olacak" dedi ben ise gülümsedim "Sen ayrı bir tatlı oldun ya Tom lu bundan sonra sana Tom diyecem" dedim ve Cindy yanıma geldi ve sarıldı yatağa geçtik ve Cindy yatağının altından cips, kola, bardak çekirdek çıkardı. Şaşırarak baktım "Sen herhalde önceden planladın galiba" dedim Cindy cips paketini açtı ve bana baktı "Yok kız benim yatağımın altında her zaman abur cubur olur bir dakika başka ne varmış" dedi ve yataktan sarkarak altına baktı " hmm kuruyemiş var, jelibon var, fıstık ezmesi var, gofret var, gazoz var, noodle var, kurabiye var, başka başka sakız var, çikolata var, ha birde turşu var".

Ağzım açık şekilde baka kaldım "Kız başka daha ne olsun yatağının altında market acmışsın" dedim, Cindy kalktı ve bana baktı;

-Aynen ya, hadi projeksiyonu indireyim de film izleyelim" dedi ve komidinin üzerinden küçük bir kumanda aldı ve tuşa basarak karşımızda projeksiyon iniyordu "Ne izleyelim Asena sen söyle" dedi düşündüm aklıma Anabellal filmi geldi "Anabella , onu izleyelim hiç izlemedim ve izlemek istiyorum" dedim Cindy onu yazdı ve ilk çıkana tıkladı "hadi başlıyor" dedi ve kolaları bardağa koydu ve kalkıp perdeleri çekti.

1 saat sonra film tam bitmeye yakınken "Lan Allah'tan ki gerçek değil" dedi ve film bitince arkasından "ADAPTED FROM REAL LİFE çıktı Cindy ufak bir çığlık attı tam o esnada kapı aniden açıldı. Biz Cindy ile çığlık attık çığlık atınca projeksiyon kapandı kapıda Savaş vardı "Noluyor lan burada".

Cindy "Abi sen misin?" Dedi nefesini rahatlamış şekilde verdi Savaş yanımıza gelerek "Başka kim olacaktı manyak" dedi Savaş bana baktı halimi görünce gülecek gibi oldu ama gülmedi "korku filmi izledikte abi " dedi Savaş Cindy bin kolunu cimcikledi " sende beyin olsa gidipte korku filmi izlemezsin" dedi. Suçu Cindy atmasına gıcık olmuştum "Ben istedim korku filmi izleyelim diye" dedim savaş bana baktı gözlerimin içine bakıyordu bende ona baktım " Tamam hadi aşağıya yemeğe gelin" dedi.

Ayağa kalktım ve üstümü değiştirecektim " değiştirme zaten birazdan yatarız " dedi saate baktım saat akşam 10 olmuştu "Ya ne ara saat 10 oldu" dedim Cindy dudaklarını büzdü sonra kol kola girerek mutfağa gittik masanın üzerinde tavuk budu ve çay vardı masaya oturduk ve savaş çatal ve bıçakla tavuğu alıp tabağına koyup bıçakla ayırıp yiyordu ben ise Cindy'ye baktım, nasıl yiyecektim ben bunu, ben hayvan gibi elime alıp yiyordum ama şimdi savaş vardı nasıl yiyecektim.

Çatal ve bıçakla tavuğu alıp tabağıma koydum Cindy eline almış yiyordu içimden küfürler ediyordum en sonunda bir parça kopardım ve yedim çatal ve bıçağı bıraktım elime alıp yedim Cindy eliyle bana işaret yaptı "işte böyle yiyeceksin medeniyetli olmak yakışmıyor" dedi. Savaş bana baktı bana bakması içimden bir şeyleri kıpır kıpır ettiriyordu gözlerimi kaçırdım bakmamaya çalışıyordum ama hâlâ bana baktığına emindim yemeğimi yiyip elimi yıkadım Cindy'e baktım " benim odam nerede Cindy" dedim. Cindy hâlâ yemek yiyordu ağzı dolu şekilde;

-Benim odamın yanı. Dedi ve öksürdü savaş kardeşinin sırtına vururken "ağzın doluyken konuşma diye kaç kere söyledim sana hala konuşuyorsun" dedi.

-Ben odama çıksam olur mu? Dedim Savaş ayağa kalktı ve yanıma geldi "Ben sana eşlik edeyim" dedi ve beraber merdivenlerden çıktık parfüm kokusu burnuma gelmişti çok güzel kokuyordu odaya girdiğimde ışığı yaktı Cindy nin odası ile aynı büyüklükte olduğunu anladım savaş dolabı göstererek "giysilerin burada tamam mı?" Dedi başımı salladım ve bir anda yıldırım sesi duydum ve korktum Savaş yanıma geldi "yıldırım sesinden mı korkuyorsun" dedi.

-Evet çünkü bir arkadaşımın evine yıldırım düşüp hayatını kaybetti ondan dolayı korkuyorum. Dedim.

Savaş sadece başını sallamakla yetindi sonra çıktı telefonumu aldım annemi aramak istiyordum aramalı mıyım acaba, sabah ararım diyip telefonu komidinin üzerine bıraktım ve yatağa girdim.

Acaba doktorların neden öldüğü aklıma geldi bir doktor 'radyasyon' dedi sonrasını anlayamamıştım tam uykuya dalacakken bir anda gök gürledi yorganın altına saklandım titriyordum ve hâlâ filmin de etkisinde de kalmıştım tırsıyordum, odanın kapısı açıldı başımı kaldırıp bakamadım sonra üstümden yorgan çekildi ve savaş bana bakıyordu;

-Korktun mu? Dedi.

Korkarak başımı salladım. Üstünde gri kareli pijama ve gri bir t-shirt vardı.

-Cindy nin yanına git diyecem de salak kapıyı kitlemiş. Dedi

Tek yatmaya alışkınım ama yağmurlu havalarda biraz korkuyordum.

Savaş yorganı kaldırıp yanıma geldi " ne yapıyorsun" dedim. Savaş yatağa yerleşerek kolumdan tutup beni göğsüne dayadı "korkuyorsun ya hani küçük hanım" dedi.

Bana bu kadar samimi davranması biraz tuhafıma gitmişti. Kollarını belime doladı ben de ona dolamak istiyordum ama bende o yürek yoktu savaş kollarımı tutup beline koydu ve "iyi geceler Asena" dedi ben konuşmayı unutmuştum "sanada" diyebildim sadece, parfüm kokusu hâlâ buram buram kokuyordu.

Yüzüne baktım o kadar güzeldi ki anlatılamazdı gözlerini açtı ve bana baktı "ne oldu" dedi bakışlarımı kaçırdım " hiç birşey sadece annemi ve babamı merak ediyorum" dedim , Savaşın nefes verişini duymuştum ve tam o esnada gök gürledi ve ben savaşın belini biraz sıkmış oldum. "Asena korkmamaya çalış korkma, şöyle düşün hava gürlüyor sanki sevdiğin birisi gelecek yağmurun altında el ele tutup dans edeceksiniz" dedi.

-Beni sadece annem ve babam seviyor başka biri yok sınıftaki arkadaşlarım ise sadece bana ders sormak için konuşuyorlar beni seven hiç kimse yok. Dedim.

-Olsun bak Cindy var onunla konuşursunuz artık o seni seviyor hatta bana 'Asena burada kalsın' diyordu. Dedi başımı salladım.

-hadi uyu artık. Dedi ve bana biraz sarıldı.

Bende ona sarıldım kokusunu içime çektim tekrardan ve uyudum o sırada beynim "Bu aşk değilde ne" diyordu. Yüreğim ise "başkasına aldanma" diyordu ben ise "aşık oluyorum" diyordum ben Asena Yıldırım. Benim hayatım bundan sonra başlıyordu başkalarına güvensem kendime güvenmezdim, ağlamak isteyen ağlamayan bağırmak istediğinde bağırmayan sorunlu birisi.

Sorunlu kişi ben miyim yoksa tanıştığım kişiler mi, ben yaşamayı seçmiştim ölmeyi değil herkes birilerince sevilirken ben ise sevilmiyordum. Bu Benim hayatım bu benim kaderim, bunu değiştirmek benim elimdeydi. Annem babam bana sevgiyi öğreten başkalarına saygılı davranmayı beni aykata tutan kişilerdi ama bir yere kadar...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.