Benim bu yaşadığım hayatın yaşadığım darbeler ve yaşattıklarımı hiç bir zaman düşünmemiştim ben kuklaydım ve birileri beni yönetiyordu sırlar vardı bu sırları çözecektim.
Eve gelmiştim salona girdiğimde hiç kimse yoktu merdivenlerden çıkacağım zaman Mutfaktan Murat'ın bağırma sesini duydum mutfağa ilerledim kapı ile aramda üç adım kalınca Murat'ın Yasinle konuştuğunu duydum, tam gireceğim zaman benim hakkımda konuştuklarını işittim;
"Yasin bak Asena'nın durumu kritik biliyorsun değil mi bu olayı öğrenirse kaldıramaz zaten kız sinirlendiğinde ışın saçıyor birde bunu öğrenirse bırak öldürmeyi dünyadaki herkesi yakar atar"
Mutfağa aniden girdiğimde ikisi bir süre bana baktı yüzümdeki kanlı maskeyi çıkarmamıştım "Ne oluyor! Ne olayı ne saklıyorsunuz benden" bir süre birbirilerine baktılar Murat'ın üstüne yürüyüp yakasını tuttum.
"Söyle lan söylesene ne oldu"
Murat hiç bir tepki vermedi.
"Bak sinirlenmeye başlıyorum söylemezseniz öldürürüm"
Yasin elini kaldırdı ve bana baktı. "Tamam, söyleyeceğim öncelikle maskeyi çıkar ve otur"
Maskeyi çıkardım ve sandalyeye oturdum karşıma Yasin oturdu yanımda Murat oturdu. Ellerimi masanın üstünde birleştirdim ve Yasin'in söyleyeceklerini bekliyordum.
"Şimdi Asena öncelikle sakin ol sinirlenmeni istemiyorum hem bizi hemde kendini yakarsın"
Dudağımı ısırdım.
"Tamam sakinim konuş"
Gözlerimi ona diktim.
Tam konuşacağı zaman bodrum'dan çığlık sesi duydum Cindy nin sesiydi bu hemen ayaklanıp bodrum'a indik Cindy ağzını kapatmış karşısına bakıyordu. Baktığı yöne bakınca gerilmiştim adamın bedeni sandalyedeydi ama kafası yerde idi ağzı açık bir kağıt vardı.
Önüne eğildim ve eldivenli elimle ağzındaki kağıdı aldım kaşlarım çatıldı nefesim kesilmişti;
Tekrardan karşılaşacağız Asena Yıldırım.
K.
Bunu yazan kişi beni çok ama çok yakından tanıyordu böyle yazdığına göre, sinirlenmeye başlıyordum vücudum uyuşuyor başım dönüyordu kağıt ellerimim arasından düşerken "Asena iyi misin?" Yasin'in sesi kulaklarımı doldururken başım öne düşmüştü "dışarı çıkın" sesim kısık çıkmıştı.
Arkamı döndüm hepsinin yüzüne baktım "dışarıya çıkın" bağırmamla hepsi dışarıya çıktılar ve sinirimi daha fazla içimde tutamıyordum karşımda duran adamın cansız bedenine vurarak sinirimi ondan çıkardım. Cebimdeki bıçağı çıkararak defalarca karnına sapladım, karnı delik deşik olunca eldivenli elimi karnına soktum ve yukarıya kaldırarak kalbini tutup hızla çıkardım bir süre kalbe baktım.
Bu insanların kalbi ise benim kalbim nasıldı öfke, kin üzüntü ile doluydu gözlerim adamın kafasına gitti yere eğildim ve kalbi adamın ağzına soktum.
Yüzüm aynı sert ifadeyle dururken bir bedene bir kafaya baktım "ben nasıl bu hale geldim" dedim. Yaşadığım bu olaylar bu kaoslar benden ibaretti.
Adımlarımı kapıya yönelterek bodrum'dan çıktım derince nefes aldım bu azıcık da olsa sakinleşmemi sağlamıştı. Elimdeki eldiveni çıkardım ve bir taşın üzerine koydum cebimdeki çakmağı çıkararak eldiveni yaktım.
Bir süre ateşe baktım benimde yüreğim böyleydi, ne yapsam geçmiyordu benim bu sönmeyen ateşim daha da harlanacak ve herkesi yakacaktı buna bende dahil olacaktım.
Bakışlarımı küllenmiş eldivenden ayırdım ve ayağa kalktım eve hızla yürüdüm kapıyı açıp adımlarımı salona yönelttim Cindy oturduğu koltukta ağlıyordu Murat ve Yasin ayakta deli danalar gibi dolaşıyorlardı. Hepsi benim geldiğimi fark ettiler. Bakışlarımı Cindy'e çevirdim ve yanına gittim, üstten ona baktım "Niye ağlıyorsun hayatında ilk defa mı başı kesilmiş birisini mi gördün?"
Başını kaldırarak bana baktı gözleri hem kızarmış hem şişmişti. "Evet ilk defa gördüm Asena ilk defa ve bu benim psikolojimi etkiler"
Yasin tam bir şey söyleyeceği zamanda elimi kaldırdım ve susmasını sağlamıştım. Dizlerimin üstüne döktüm ve saçımda ki tokayı çıkardım. "Cindy benimde psikolojim bozuldu ben bundan daha beterini gördüm, hemde kendi gözlerimle, o ölen kişi ölmeden önce bana yalvararak baktı" derin bir nefes aldım.
Murat kolumdan tutarak beni kanepe otutturdu. " Benim elimden bir şey gelmedi be Cindy, ne senin gibi korkudan Çığlık attım ne de gözlerimi kapatabildim o an nefes bile alamadım" gözlerim doldu dolacak gibiydi. "Ben onları kurtaramadım Cindy düşün kurtaramadım".
"Peki onlar kimdi Asena" dedi Murat.
Bakışlarımı ona çevirdim zor yutkundum, çenem titriyordu ve dudaklarımdan iki kelime çıktı "Annemle babam" derin bir nefes aldım ağlayacaktım tutamıyordum hızla salondan çıktım ve odamın yolunu tuttum kapıyı hızla açıp kapattım sırtımı kapıya yasladım ve gözyaşlarımı serbest bıraktım.
Bağıra bağıra ağlamayı özlemiştim ellerimi saçlarıma geçirdim, yanaklarım gözyaşlarımla ıslanmıştı yüreğimde ki alev daha da korlanmış yanıyordu.
En sonunda ağlamalarıma hıçkırıklarda eşlik etti, gözlerimi açtım ve ellerime baktım morarmıştı ayaklanıp kendimi balkona attım ellerimi balkonun trabzanına dayadım sanki son günlerim miş gibi derin nefes alıp verdim ve yere yavaşça oturdum gözlerimi kapattım sanki beynim durmuş du üstüme rahatlık çöktü.
Gözlerimi açtığımda yanımda bir siyahlık belirdi başımı çevirdiğimde Savaş olduğunu farkettim başımı tekrardan önüme çevirdim Savaş yanıma geldi ve kucağına almaya çalıştı "hayır burada durmak istiyorum" dedim ve sakince yanıma oturdu o da gözlerini benim baktığım yere çevirdi "iki günde iki kişi öldürmek, baya iyi" bakışlarımı ona çevirdim.
"Ne iki kişisi bir kişi, oda kevini öldürdüm"
Oda derin bakışlarını yüzüme çevirdi.
"Bir de gençliğini"
Burnumdan güldüm.
"Onu öldüreli bir yıl oldu" dedim.
"Ya öyle mi peki daha temin ağlaman"
Omuzlarımı silktim.
"Sen ne zaman geldin?"
"Yarım saat önce geldim"
Elini omzuma koydu ve askerlik dostuymuşum gibi sıktı.
"Adam parayı gönderdi" tek kaşımı havalandırdım ve sinsi bir gülüş oldu dudaklarımda "vay para olunca benim için akan sular durur kaç lira?"
Şaşkınca baktı "Lira mı? Asena sen iyi misin?" havalanan kaşlarım bu sefer çatılmıştı ayağa kalktı. "Gel bak bakalım lira mı?" Elini uzattı kalkmam için, o sert elini tuttum ve kalktım balkondan çıkarak odama girdik. Yatağın üzerinde büyük siyah bir kumaş çanta vardı.
Gözleriyle çantayı işaret etti, yatağın önüne gittim ve yatağıma oturdum. Çantanın fermuarını açtım ve gördüğüm görüntü ile yüzümde gülümseme oluştu elime tek tek bağlanmış olan dolarları aldım burnuma götürdüm ve kokladım "off, para kokusu bir ayrı oluyor ya" Savaş duvara yaslanmış bana bakıyordu yataktan kalktım Savaşa yürüdüm önünde durunca dudaklarını araladı.
"Benim bunda kârım ne olacak?"
Dudaklarımı büzdüm ve bakışları dudaklarıma kaydı "Ne bekliyor-" sözümü kesen şey dudaklarını dudaklarıma bastırması olmuştu iştahla öperken bacaklarımı kaldırıp beline doladım onun kucağındaydım, elleri belime giderken benim ellerim ise ensesinde birleşmişti. Dilini ağzımın içinde tango yapıyordu.
Olduğu yerden ayrıldık ve zırhlı odama girdik beni dolaba yapıştırdı ve daha çok öpmeye başladı eli tulumumun fermuarına gitti ve yavaşça indirmeye başladı ama tek sorun içimde sadece iç çamaşırlarımın olmasıydı karnımda durduğunda eli karnıma gitti soğuk eli tenime değince nefes alamaz olmuştum dudaklarından ayrıldığımda kapanmış olan gözlerimi açtım ve yüzüne baktım.
"Herkes bir şeyleri kırar ya bizde mi kırsak"
Yüzümde gülümseme oldu ensesinden tutarak kendime çektim ve öpmeye devam ettim eli yukarıya doğru çıkınca nefes alışım sıklaşmıştı " güç erkeğe güzellik kadına verilmiş ya her güçlü olan erkek bir güzelliğe yenilirmiş bende sana yenildim" sesi kısılmıştı "unutma bende güçlüyüm bende ikiside var"
Tam öpmeye devam edecek iken hayvanın birisi kapımı deli gibi yumrukluyordu savaş nefesini zorlukla vererek kucağından indim ve fermuarımı yukarıya çektim odadan çıkıp kendi odamın kapısını açtım karşımda Yasin ve Murat vardı.
"Ne var lan! Hayvan gibi çalıyorsunuz kapıyı"
Yasin eliyle beni çekil işareti yaparak odama girdi ardından da Murat girdi kapıyı hızla kapattım ve onlara döndüm "evet niye geldiniz" Yasin üşümüyor olacak ki kısa kollu giymişti, sanki kendi odasıymış gibi koltuğuma yayılarak oturdu "sıkıldım geleyim dedim iyi yapmışmıyım".
Dudağımı ısırdım ve zırhlı odamdan Savaş çıktı Yasin şaşkın gözlerle bir bana bir Savaşa baktı ayağa hızla kalktı ve benim önümde durdu. "Siz savaşla ne yapıyorsunuz burada, hemde tek başınıza" sanki bir şey yakalayacaktı.
"Sanane lan top birde sana hesap mı verecem"
Başını salladı.
"Evet bana hesap vereceksin, söyle ne yapıyorsunuz"
Sonlara doğru bağırınca benim şalterler atmıştı.
"Eğer bir daha bağırırsan boğazını kesip ses tellerini koparırım"
Ben ise ona göre sakin konuşmuştum.
Korkarak yutkundu "cidden ne yapıyorsunuz?" Dedi Murat ellerimle çantayı işaret ederek "adam parayı getirmiş onu konuşuyorduk hayır yani ne yapacağız" tabi canım ne yapacağız en fazla fin fan fon yaparız.
İkisi ikna olmuş olacak ki Yasin kolunu omzuma attı "Afferim uslu dur çocuk" kolunu tutarak ters çevirdim acıyla bağırırken "ne diyon la gevşek sensin çocuk" hâlâ bağırmaya devam ederken "tamam, tamam bırak lan yavşak" kolunu biraz daha büktüm"Ne duyamadım bir daha söyle" kolunu hızlı bir şekilde kurtararak boyunumu tuttu ve kolunun altına aldı. Savaşa ve Murat'a baktım hiç bir şey yapmıyorlardı ancak bizi izliyorlardı.
"Sen misin lan bana gevşek diyen" yaşlı teyzeler gibi gülerek kolunu ısırdım ve çıktım "köpek lan bu köpek aaa kolum" saçlarımı arkaya atarak "senin kadar değilim habeş maymunu, çık lan odamdan" Yasin kolunu acı içinde tutarak Murat la birlikte çıktılar.
Savaşa döndüm "bu çocukken de mi böyleydi" başını salladı ağzımı silerek "ığğ bide kolunu ısırdım acıymış tatlı bir şey yemem lazım" dedim.
Savaş sağ elini çeneme koydu ve gözlerime baktı "Benim ağzım dururken tatlı da neymiş" dedi ve dudağını dudaklarıma bastırdı hemen karşılık verince beni kucağına aldı, tekrardan odaya girdiğimizde beni silahlarla dolu masanın üstüne yatırdı.
Eliyle silahları yere iterek üstüme çıktı tek hamle ile üstümde ki tulumu çıkardı ve bir süre izledi "kırmızı olaymıştı yakışırmıştı" çıldırtacak şekilde "al o zaman" tekrar öpmeye başlayacağı zaman odanın kapısı hızlı bir şekilde açıldı masanın üstünden kalkarak tekrardan üzerime tulumu geçirdim ve odama geçtim Cindy elindeki telefonla bana baktı.
"Asena açığa çıkmışsın"
Kaşlarımı çatarak baktım.
"Ne açığı noldu lan"
Elindeki telefonu verdi bir kadın vardı.
"İki gün önce ünlü iş sahibi Kevin jasmeni evinde ölü olarak bulundu, yapılan araştırmalar sonucunda bunun bir katil olduğu anlaşıldı ve hatta ses kayıtları dinlendiğin de ise katil 'you will diye by the killer' denildiği açıklandı gelişmelerle tekrardan karşınızda olacağız"
Yüzümde gülümseme oluştu ve savaşa baktım "vay vay demek ki tanınmaya başladım darısı ünlü olmaya"
Şimdi ölecek olanlar düşünsün hallerini ben keskin bir kılıç isem onları tek tek kesecektim ters tarafıma gelirlerse kırarım ucuna gelirlerse kanatırdım.