Bu kadar çabuk bağlanamazdım iki günlük arkadaşın bana şiir okuyup beni kendisine bağlanamazdı ama bağlamıştı ve şimdi bir yılın ardından bana bu kağıdı göndermesi çok saçma gelmişti.
Uyumuştum nasıl uyuduysam bu sinirle nasıl yanıma geldilerse.
Uyandığımda başım ağrıyordu ayağa kalktım ve aynadan kendime baktım saçım dağılmış makyajım akmıştı elbisemse buruşmuştu kendimi banyoya attım kısa bir duşun ardından üstüme yarım atlet giydim, altıma ise gri bir eşorfman giydim saçlarımı kurulayıp at kuyruğu yaptım, odadan çıktığımda merdivenlerin başında Savaşı'ın olduğunu farkettim bana gülümsedi "Günaydın".
Kafamı salladım ve yanına gittim bir süre yüzüne baktım "nasıl yanıma geldiniz" dedim elini omzuma attı ve merdivenlerden inmeye başladık "geldik işte sorgulama" bunu sakin söylüyordu sonra salona girdik Murat ve Yasin elindeki telefonlarla oyun oynuyorlardı Yasin geldiğimi fark ederek.
"Ooo Yavşak hazretleri uyanmış"dedi.
Burnumu kırıştırdım ve kanepe ye oturdum.
"Off seninle uğraşamam"
Elindeki telefonu bıraktı.
"Ne oldu sana birden kriz geçirdin" anlatsam mı diye bir süre düşündüm ama anlatmayacaktım "Boşver, üstüme gelmeyin söyle söyle diye".
Ellerimle yüzümü ovaladım sonra Savaş yanıma oturdu "Sana müjdeli bir haberim var" ellerimi yüzümden ayırdım ona baktım.
"Bir tane adam kiralık katil olarak seni tuttu"
"Daire miyim ben amına koyayım kim kimi tutuyor"
Yasin gülerek kanepeden düşmüştü "Yasin biraz daha gülersen ses diye bir şey kalmayacak ha" o hâlâ gülerken ben Savaşa baktım "Dom elin, seni tutan kişi ve öldüreceğin kişi ise Kevin jasmeni adam pis işlerle uğraşıyor" masanın üstünde duran sigara paketini aldım ve içinden bir tanesini çıkarıp yaktım.
"Pis işler derken yani ne ona göre bende adamı mahvediyim".
"Uyuşturucu kaçakcısı ve"
"Ve ne, filimin en heyecanlı yerinde gelen reklam gibi konuşma "
Yasin yine gülerken "la sende bir sus be" dedim, tekrardan Savaş'a döndüm "çocuk istismarcısı" beynim uyuşmuştu gözlerimi kapattım, Yasin'in gülmesi kesilmişti.
"Nerede bu manyak"
"Burada Fransa'da dijon'da yakın yani"
Ayağa kalktım "O pisliği yer yüzünde silecem lan" dedim Yasin elini kaldırarak "Yürü be" dedi "Sana noluyor lan" Murat Yasin'in omuzunu dürttü "lan oğlum madem sen böyle şeylere heveslisin git sen öldür" ellerini hayır der gibi salladı sonra salona Cindy uykulu gözlerle geldi.
"Ne oluyor ya sesiniz ta yukarıya kadar geliyor"
Ellerimle Yasin'i işaret ettim.
"Bu! Bunun sesidir havyan öyle bir gülüyor ki sanki eşek anırıyor"
Yasin tekrardan gülerken.
"La senin beynini sikim ben yoruldum la bir sus"
Hâlâ susmuyordu en sonunda kendimi dışarıya attım sigarayı ağzıma dayadım ve nefes çektim hava soğuktu ama umrumda değildi ilerideki çardağa gittim ve oturdum sessize sigaramı içtim sonra adım sesi duydum aynı pozisyonda durdum yanıma gelen kişiye bakınca şaşırdım Yasin gelmişti.
"Önceden içiyor muydun"
"Hayır bu duruma düştükten sonra başladım"
Cebindende kendine çıkardı ve yaktı, başımı gökyüzüne kaldırdım "anne bak artık senin o cici kızın yok babamın dediği cesur kızdım ama bir şey daha oldum be anne, katil oldum beni bu duruma Yağmur sürükledi".
Yasin sırtımı okşadı "üzülme Asena tek senin annen baban yok ki benimde yok" başımı ona döndürdüm sigarasından derin nefes çekerek dudaklarının arasından aldı.
"Ben on beş yaşında iken babam annemi vurdu sonra kendini vurdu. Savaşın annesi ile tanıştım beni yanlarına aldı Savaşı bir kardeş gibi Cindyi ise bir bacım gibi tanıdım, on sekiz yaşıma kadar onlarda kaldım sonra okumak için İtalya'ya gittim şimdi de buradayım annesini annem gibi sevdim babasını babam gibi sevdim ama şuan bu durumda olmaktan gururluyum çünkü beni okuttular ve bu duruma getirdiler".
"Benimse ablam, ablam annemi babamı
Başımı salladım sonra karşıya baktım "Üzülme Asena biz senin yanındayız seni daima koruyup kolluyacaz, bakma bana seninle sürekli tartıştığıma ben sevdiğim insanlarla tartışmayı severim" ufak bir gülümsedim sonra beni kolumdan tutup kendisine çekti ve sarıldı bir süre afalladım sonra aynı şekilde karşılık verdim bir süre öyle kaldık çenesini başımın üstüne koymuştu.
"Sağol Yasin"
"Ne için"
"Bana bir arkadaş gibi değil de bir abi gibi hissettirdiğin için bu duyguyu tattırdığın için"
Çenesini başımın üstünden kaldırdı ve yüzüme baktı.
"Bak Asena ne zaman başın bir sıkıntıya düşerse bu işi yapamam dediğin zaman kendini kötü hissettiğin zaman her daima bir adım arkanda olacağım"
"Teşekkürler" sesim kısık çıkmıştı.
Benden hızlıca ayrıldı yüzüme bir süre şaşkınca baktı "Lan hani adam öldürecektin hadi kalk kalkta işkence türlerini görelim" ayağa kalktım ellerimi belime koydum "He la o lavuğun işini bitirecem kodumun salağı çocuk istismarcısı" dedim ve direkt eve yürüdüm eve vardığımda direkt odama çıktım ve silah odama girdim üstüme siyah çelik tulum giydim ve aynadan baktım.
"Off şuna bak birde ghost maske taksam"
Çekmeceleri karıştırdım ve bulmuştum saçımı dağınık bir topuz yapıp ilk önce normal maskeyi taktım sonra da kuru kafalı maskemi taktım bir anda kapı açılmıştı "Asena neredesin çabuk gel" bu Cindynin sesiydi odadan çıkınca Cindy beni görüp çığlık attı "Babanın ağz- Asena sen misin?". Maskenin altından konuşarak;
"Başka kim olacak manyak, ne oldu"
Elindeki telefonu açıp bana uzattı ve karşımda Cindy'i omzuna alan o iri yapılı adam vardı konuşma yapıyordu " O gece barda bir kadın geldi ve adamlarımı dövdü o anı hiç unutmuyorum o kadın yere düşmüş ve bir adam gelip adamlarımın kafasına sıkmıştı hatta o adam kimdi biliyor musunuz? Savaş Korku idi " video kısa sürmüştü adamsa Cindy'i kaçırdığına dair hiç bir şey söylememişti.
"Cindy koş bu videoyu abine göster buraya gelebilirler" Cindy hemen abisinin yanına gitti hemen üstümdekileri çıkardım ve rastgele giyindim hemen aşağıya salona indim hepsi buradaydı "Savaş videoyu izledin mi" bana baktı sinirliydi;
"İzledim, izledim tek sorun bu adam benim düşmanım Harun bıyık evimi de biliyor, bu dallama her an gelebilir bir şey yapmamız lazım seni saklasak mı?"
"Sorun ben miyim sensin mal senin saklanman gerek"
"Doğru"
Bir süre düşündük ortaya fikirler attık ama hiç biri uygun değildi. Yasin elini ortaya attı.
"Benim fikrim var, bak şimdi Savaş sen bir kaç eşyanı alıp bir dağ evine git Cindy ve Asena burada kalacak, şimdi asıl olay şu Asena evrim geçirerek"
Kaşlarımı çatarak baktım.
"Anlamadın dimi salak bak şimdi sen Savaşın karısı olacaksın ve hamile kalacaksın"
"Neğ! Ne diyon manyak bir günde evlenip hamile mi kalacam"
"Hayır salak şöyle makyajla biraz kendini değiştireceksin, yani şaftını kaydıracaksın sonra karnına yastık falan koyacaksın sonra eşarpla bağlayacaksın düşmemesi için polisler gelecek diyecek sana 'sen kimsin?' sen diyeceksin ki 'avradıyım' yani karısı sonra kurcalayacaklar bir şey bulamayıp siktir olup gidecekler"
Pür dikkatle dinlemiştim kulağa mantıklı gelmişti yalnız bu hamilelik rolü beni zorlayacaktı "aslında mantıklı ama" sözümü kesmişti "aması yok hadi çabuk Cindy sende Asena'ya yardım et bende Savaşı kaçıttıracam" hemen odama çıktık Cindy'le ve on dakikanın içinde hazırlamıştık üstümde siyah vücuduma yapışık elbise vardı saçlarım sarı olmuş yüzümü ise minyon tip yapmışlardı ve birde bu karnımda ki büyük bir yastık koymuşlardı aynadan bakınca hiç de yastık gibi durmuyordu.
"La amına koyayım şu düştüğümüz duruma bak ya"
Cindy bir süre baktı.
"Aslında yakıştı ha hep böyle mi kalsan"
Şaşkınlıkla baktım "Hayır be siktir git" bir süre güldükten sonra "hadi aşağıya inelim" elimle saçlarımı düzelttim ve masanın üzerinde ki beyaz kumaşlı tancı alıp taktım.
Odadan çıktım ve salona indik Murat ve Yasin kanepe de oturmuşlardı beni fark ettiklerinde Murat bir süre baktı "kimsiniz?" Cindy'e gözlerimle sus işareti yaptım Yasin'e bakınca bana yandan bir bakış attı. "Ben kayboldum Türkçe fazla bilmiyor" sesimide biraz inceletmiştim Murat yerinde yayıldı "kimsiniz neyin necisin bacım kocan nerede". Elimle karnımı tuttum.
"Kocam yok kayboldu şuan bu durumdayım şuan bir oğlum olacak iki hafta kaldı"
Biraz da ağlamaklı gibi konuştum. Murat yerinden kalktı ve kolumdan tutarak kanepeye otutturdu sonra kahkaha patlattım.
"Ya Murat Allah seni benim be Asena"
Eliyle kolumu vurdu ve kanepeye oturdu Yasin gülmekten çatlayacaktı.
Bir süre bunun hakkında kavga ettik "Ay Asena ne değişmişsin be şuna bak evrim geçirmişsin amına koyayım" elimle sus işareti yaptım "şşt çocuğum duyacak" dedim elimle karnımı okşayarak "Çocuk kimden Savaştan mı?" Murat'a ters bir bakış atıp "He aynen tanışmadan yaptık".
Beklenen ses gelmişti siren sesleri geliyordu Yasin yerinden kalkıp camdan dışarıya baktı "geldiler hazırlıklı olun, Asena sen açacaksın kapıyı" başımı salladım. Zar zor yerimden kalktım ve ayakta durdum sonra kapı çaldı ve kapıya doğru ilerledim. Kapıyı açtığımda karşımda beş tane polis duruyordu sesimi incelterek.
"Buyrun kime bakmıştınız?"
"Savaş KORKU neyiniz oluyor"
Adam karnıma baktı sonra yüzüme baktı.
"Eşim olur bir şey mi oldu kocama?"
Elindeki kağıda bir süre baktı.
"Eşiniz iki adamı öldürmüş bulunmakta nerede eşiniz kendisini karakola götürmemiz gerek"
Elimle ağzımı kapattım.
Bu nasıl roldü birinci yüzüm şeytan iken diğer yüzlerim ise melek gibiydi ama hiç bir zaman o melek yüzümü kullanmayacaktım. Ancak gerektiği zamanda kullanacaktım.
"Şuan evde değil iki saat önce apar topar geldi bir şeyler aldı gitti 'ne oldu' dedim ama bir şey demedi sonra aradım aradım ulaşamadım ve şuan durumu sizden öğreniyorum".
Adam başını salladı.
"Tamam efendim adınız soyadınız nedir?"
Aha şimdi sıçmıştım ne yapacaktım,bu sırada Murat yanıma geldi.
"Linda ne oldu, buyrun komiser bey" adam ters ters Murat'a baktı sonra da bana baktı "siz kimsiniz bayım?" Murat ceketinin önündeki düğmeleri ilikleyerek "Linda hanımın korumasıyım" adam elindeki kağıda tekrar bakarak "Linda hanımın kimliğini alacağım da" Murat içeriye gitti ve elinde kimlikle gelmişti.
Nasıl lan ne ara sahte kimlik çıkarttılar bu kısacık sürede. Kimliği polise uzattı polis bir kimliğe bir bana baktı "tamam efendim biz daha sonra bir daha geleceğiz" Başımı salladım "Görüşürüz kendinize iyi bakın" gülümsedim ve kapıyı kapattım "amına kodumun yavşağı".
"Timam ifindim biz dihi sinra bir dihi giliciz siktir lan" ellerimi yana açarak adamın ağzını gevelediydim.
Murat gülerek elini omzuma attı ve salona ilerledik Yasin ayağa kalktı.
"Ne oldu? ne dediler? kimdiler? Ne sordular?"
"Lan bir desdur la yeni geldim"
Kanepeye oturdum ve karnımdaki yastığı çıkardım derin bir oh çektim bu da amma kötüydü "Ana nerede çocuk" dedi, Cindy'e gözümü devirdim ve Yasin'e döndüm. "Nerede olduğunu sordu bende 'bilmiyorum' dedim sonra kimlik istedi bende dedim aha sıçtım sonra Murat geldi kimlik verdi, hakikatten ne ara çıkartınız sahte kimliği" Yasin yanıma geldi "Orasıda bize kalsın üzümü ye bağını sorma" dedi.
Yanağımdan makas aldı ve aldığı gibi eline vurdum yüzünü buruşturarak elini tuttu "Bu ne lan duvar mı tokatladın sen, elimi kırdın" elimi boşver der gibi salladım saçımda ki peruğu çıkardım ve Murat'ın suratına attım. Bağırarak yerinden kalktı bende gülerek ona baktım. "Seni varya" kaşımı kaldırdım "eee devam"
Devamını getirmedi sonra Yasin'e döndüm "Savaş nerede?" Yandan bir bakış attı "Ne o özledin mi?" Yüzüme sahte gülümseme taktım "çok" dedim o yu uzatarak elini omzuma attı "dağ evi var orada" başımı salladım ayağa kalktım "Ben adam öldürecektim şu yaptığımıza bak ya hamile kadın rolüne girdim"
Elimle yastığı işaret ederek "hadi şu adamı öldürelim ve bende paramı alayım" dedim ve odama çıktım.
Ben ne ara bu kadar canisizleştim ben ne ara bu kadar adam öldürmeyi çok istedim bu ben değildim benim beynimi vücudumu aklımı yıkadılar.
Üstümdeki bu elbiseden kurtulup üstüme tekrardan çelik yelek giydim saçımı dağınık topuz yapıp yüzüme maskeyi tekrardan taktım ve koluma sis bombalarını yerleştirdim, bacaklarındaki ceplere küçük silahları yerleştirdim, diğer cebimede çakılarımı koydum ve belimede diğer silahları yerleştirip elimede keskin nişancı tüfeği aldım.
Salona indim, Yasin arkasını dönmüş biriyle konuşuyordu.
"Tamam, siz gereken tedbirleri alın, lan manyak polisler geldiler de evi aramadılar Asena'ya bir şeyler sordular sonra gittiler, sen iki üç gün kal ne olur olmaz ben Muratla şu olayı kapatırım, sende kafa dinlersin oğlum, merak etme hepsi bana emanet" belli ki konuştuğu kişi Savaştı telefonu kapattı arkasına döndüp beni görünce belindeki silahı çıkarıp bana doğrulttu.
"La salak benim lan indir silahi"
Elini dişine koyup başını yukarıya kaldırdı.
"Yavşak aklımı aldın lan"
"Hadi gidelim de şu adamı öldürelim"
Beni baştan aşağıya süzdü.
"Ghost polis gibi olmuşsun bende mi öyle giyinsem" tüfeğin namlusunu göğsüne dayadım "hadi la delirtme beni sinirlenmemi istemiyorsan yürü".
Koşarak çıktı salondan ve camın önüne geçtim dışarıya baktım, bir süre bakınca izlendiğimi hissettim arkamı döndüm ama hiç kimse yoktu büyük ihtimalle dışarıdaydı gözlerimi kısıp baktım görünürde kimse yoktu ta ki ağacın üstünde birisini fark edene kadar başımı kaldırmadan baktım.
Bir adam kamuflenmiş beni izliyordu camın önünden ayrılarak tüfeği kanepenin üzerine koydum ve dışarıya çıktım ağaca fazla yakın değildim önümdeki havuza bakarak sol elimle belimdeki silahı çıkarıp adama üç el ateş ettim adam hemen yere düşmüştü bacağından vurmuştum boynuna dokununca nabzın attığını hissediyordum.
"Murat Yasin buraya gelin" diye bağırdım.
Yasin ve Murat koşarak gelince önümdeki adama baktı "bu kim la?" Yasin eliyle adamı işaret ederek "Ajan gibi bişey baksana kamufle olmuş mal".
Murat adamın önünde diz çöktü ve adamı inceledi. "Ne o la ilk defa mı insan görüyorsun" dedim ayağa kalktı bana baktı "He ilk defa görüyorum".
Yana baktım fotoğraf makinesi vardı büyük ihtimalle benim fotoğrafımı çekip başkalarına gösterecekti, elime makineyi aldım bir süre baktım ve Yasin'e attım makineyi.
"Yasin içindekilerine bakın adam yaşıyor bodrumdaki sandalyeye bağlayın"
Murat bana yan yan baktı.
"Sen nereye" dedi.
"Kevin jasmeni yi öldürmeye, siz burada kalıyorsunuz tamam mı lan"
Yasin elini göğsüne dayadı.
"Nasıl yani bizsiz mi adam öldüreceksin kırıldım"
Üstüne yürüdüm.
"Ne diyon la top kadın gibi konuşuyorsun kendine gel be".
Eve girdim ve salondaki tüfeği aldıp dışarıya çıktım, Yasin'in kolundan tuttum "bu kevinin fotoğrafı var mı sende?".
Yasin cebindeki telefonu çıkardı ve bir kaç bir şeye tıklayarak adamın fotoğrafını gösterdi "Tipsiz orangutan, numaramı vereyim de bu fotoğrafı at bana"
Telefonunu verdi numaramı yazdım ve verdim.
Yan gözle bakarken beni yavşak diye kaydettiğini gördüm bu da orangutandı bana fotoğrafı gönderince bende onu gevşek diye kaydetmiştim "Ben gidiyorum kendinize iyi bakın, ben gelmeden adama bir şey yapmayın sakın" Murat elini kaldırarak "tamam, garajdan bir arabayı al"
Garaja indim ve hangi arabayı alacağıma karar vermeye çalışıyordum "hangisini alsam Lamborghini mi alsam yoksa Dodge mi ya da Bugatti mi" elimi çeneme koydum ve sonra telefonumu çıkardım, gevşek Yasin'e mesaj attım.
"Bir ile üç arasında sayı söyle".
Hemen çevrimiçi oldu ve yazdı.
"İki".
"Tamam".
Dodge çıkmıştı duvardan Dodgenin anahtarını aldım, arabanın plakasını söküp arka koltuğa koydum ve arabaya binip çalıştırdım sesi çok güzeldi. Hızla garajdan çıkıp hemen otobana indim Yasin den aldığım bilgilere göre adam tek yaşıyordu koruması falan yokmuş kendini güçlü sanıyormuş bakalım sesi duyunca ne hissedecek.
Evine yaklaştığımda telefonla kamera kayıtlarını iptal ettirdim ve arabayı arka bahçeye koydum arabadan inince eve baktım iki katlı küçük bir evdi.
Balkon kapısı açıktı tek kaşımı havalandırdım "bu kadar kolay olamaz be" kapıdan elimi kolumu sallayarak girdim.
"Lalalalala lalala lalala lalala you will diye by the killer lalalala lalala " dedim yukarıdan bir küfür sesi geldi ve ben tekrardan "you will diye by the killer" diyerek üst kata çıktım Merdivenlerin başında durduğumda adam bir odadan çıkıyordu beni görünce olduğu yere çivi gibi saplandı üstüne yürüdüm ve suratına yumruğu geçirdim adam baylınca kolundan tutup çıktığı odaya soktum.
Yere attıp odaya bakındım odada bir masa ve dolap vardı. Masanın üstünde bir takım Kağıtlar gördüm masanın önüne geçtim ve kağıtlara baktım bir tane küçük bir kız vardı on beş yaşında gibiydi kağıdı elime alıp inceledim altında bir yazı gördüm ÖLDÜ. Beynimden aşağıya kaynar sular dökülmüştü bir tane daha kağıt aldım onunda üstünde kız vardı ama bu kız biraz büyüktü.
Bu sefer üstünde hamile ve ölü yazıyordu başımı kağıttan kaldırıp adama baktım bu şerefsiz çok yaşamıştı. Yanına gittim ve saçından tutarak başını kaldırdım, adam korkuyla uyandı ve etrafına baktı.
"K-kimsin sen"
Gözlerimi irileştirdim.
"Celladınım"
Diyip yere fırlattım cebimde ki çakıyı çıkardım ve koluna sapladım adam acı içinde bağırırken bende bağırmaya başladım "Konuş ne için çocukların hayatını mahvediyorsun" bıçağı hızla çıkardım "sen söyleme nasıl olsa öleceksin" etrafa baktım bir tane kova vardı kovanın içine bakınca yüzümde sinsi bir gülüş oldu.
"Vücudun da güzel izler ister misin küçük şerefsiz"
Kovanın içinde köpek zinciri vardı, elime aldım uzundu birazını elime doladım ve adamın üstüne yürüdüm, korku gözlerle bakıyordu üstüne eğildim.
"Bak bu gözlere diğer tarafta da göreceksin" dedim ve zinciri vurmaya başladım yarım saatin sonunda Kevin tanınmayacak hâle gelmişti.
Telefonumu çıkardım ve adamla benim fotoğrafımı çekip Yasin'e attım. Oradan çıktım arabaya ilerlerken mesaj geldi Yasinden;
"Lan bune aaa miğdem kalktı"
Yüzümde gülüş oldu oysaki benim miğdem bulanmamıştı. Belli ki bu duruma şimdiden alışıyordum. Benim bu asiliğim onların gerçek yüzünü ortaya çıkaracaktı.