İçeriğe geç

Açık Prangalar

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Açık Prangalar

Bölüm 8

(7)

Umut yaşatır insanı... İmkansızda olsa umuda sığınır insan. Hep bir yerlerde vardır umudum ışığı... Benim ise tüm o umut ışıklarım karanlığa bıraktı yerini. Bir bir beni terk etti hepsi... Rastgele girdiğim odaya göz gezdirdim. Ortada rahat duran yatağa. Hemen yanındaki duvarda boydan boya olan perdesiz camlara, köşede duran çalışma masasına. Genel olarak kahve tonların hakim olduğu odada bir soğukluk vardı. Hissizdi... Bu ev yada bu saray mı demeliyim bilmiyorum., gösterişli olabilirdi ama o aile sıcaklığından yoksundu. Soğukluk bu evin her yerindeydi. Camlara yaklaşarak dışarıda göz gezdirdim. Akşam olmasının etkisiyle her her zifiri karanlıktı, ve bu karanlıkda tek bir ışık kaynağı bile yoktu. Bir şekilde evden çıkmayı başarsam bile yardım bulamazdım. Abim beni bulurdu ama. Endişelenmeme gerek yoktu ki. Dışarıdaki karanlığa karşı düşünürken kapı tıklandı. Ben cevap vermeden de açıldı. "Küçük hanım Pars bey aşağıya, yemeğe gelmenizi söyledi." Orta yaşda bir kadındı. Evle ilgilendiği bariz belliydi. Pars beyimizin sınırı geçmişmi ki de beni aşağıya çağırıyordu. Yarım saat öncesine kadar yırtıcı bir hayvan gibiydi. Benden bir yanıt bekleyen kadına hafifçe anladığıma dair kafamı sallamakla yetindim. Üstelemedi kapıyı kapatarak odadan çıktı. Bir kaç dakika daha oyalandıkdan sonra derin bir nefes alarak odadan çıktım. Aşağı inecektim çünkü onun sinirlenerek yanıma gelmesini istemiyordum. O sinirliyken sanki kendini kontrol edemiyor gibiydi. Ve bu biraz tırsmama neden oluyordu. Koridorun sonuna geldiğimde ağır ağır merdiven basamaklarını indim. Yalın ayaklarım soğuk mermere deydikçe bu yaşadıklarımın gerçek olduğu birkez daha vuruldu suratıma... Salona adımladım. Her yer heryerdeydi. Kırılmadık bir şey yoktu. Her şey yerle buluşmuştu. Anlaşılan kolay sakinleşememişti. Hep böyle sinirlenirmiydi ki. Salonun diğer ucunda bulunan uzun yemek masasının en başında oturuyordu. Gayet, sakin gibi duruyordu. Sanki az önce öfkeyle her şeyi yerle bir etmemiş gibi. Tam yemek masasına doğru bir kaç adım atacaktım ki "Topuklularını giyin, ayağına bir şey batmasın." Onun söylemi beni durdurdu. "Şu an tek sorunumuz bumu." Dedim alayla cevap vermek yerine yalın ayaklarıma bakmayı sürdürdü. Gözlerimi yere indirip cam parçalarına ve kırıklara dikkat ederek parmak uçlarımda yemek masasına yaklaştım. Benim için açılan servis onun hemen sağ tarafındaydı. Ses çıkarmadım, usulca bana ayrılan yere oturdum. Masadaki yemeklere dokunmadım "Hiçbir şey olmamış gibi yemek mi yiyeceğiz?" Dedim gözlerim masada gezinirken. "Acıkabileceğini düşündüm." Kendi yemeğiyle ilgilenirken sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. "Yemeğini ye." Düz ve duygudan yoksun sesini duymak istemiyordum. Dudaklarımı aralayarak ona hakaret edecektim ki bir saat önceki öfkeli hali gözlerimin önüne geldi. Ürperdim, söyleceklerimi dudaklarımı birleştirerek yuttum. Bu korku muydu? Bakışlarım ona deydi. Hissiz yüzünden hiçbir şey anlaşılmıyordu. Hayatımda hiç bu kadar köşeye sıkışmamıştım. Gözlerim bu gün bir çok kez olduğu gibi yine yaşardı. Dirsekleri mi masaya yaslayarak ellerimle yüzümü kapattım. Ağlamak istemiyorum. Aciz gözükmek istemiyorum. Göz yaşlarım avuç içlerimi ıslattı. Ben durdurmaya çalıştıkca yeni bir yaş eklendi. "Yemek yemem." Sesim ne kadar duyulur çıkmıştı bilmiyorum. Bu yaptığım belki de sessizce yapabileceğim tek baş kaldırıldı. "Bal... Zorlama. Bu şekilde bir yere varamazsın" bir insanın hiç mi duygusu olmazdı. Nasıl bu kadar katı olabilirdi. "Abim, Kaya'yı istiyorum..." Ellerim hala yüzümü gizliyordu. Abimin adını andığımda kendimi tutamadım sessiz ağlayışım hıçkırıklara dönüştü. "Kaya'yı istiyorum..." Sandalyemin ani çekilmesiyle yüzümdeki ellerini panikle indirdim. Yaşlı gözlerle ona baktım. Sandalyemi yanına çekmişti, neredeyse sandalyelerimiz yapışıktı artık. Kulağıma dudaklarını yaklaştırdı, nefesi tenime değiyordu " Bir daha aileni görebileceğini sanmıyorum bebeğim." Fısıltısı ile neye uğradığımı şaşırdım " Alışsan iyi edersin..." Hayır, doğru değil ki. Onun dediği gibi olmayacak ki. Benim abim beni çekip alacak bu kaostan. Biliyorum ben...

Bölüm sonu

5 yorum