İçeriğe geç

Accidentally yours

Bölüm 26 · 18 dk okuma

Accidentally yours

Bölüm 26

{25}

İyi Okumalar 🔥

____________

~Seungmin~

Önümüzdeki siyah arabalar yolu açtıkça Chan da arabayı onların arkasından ilerletiyordu. Benim tüm odak noktam ise bacağımı sıkıca saran eldeydi.

Bedenim sıcaklıktan yanarken, kasıklarımdaki ağrılar zevk isteğine dönüşmüştü bile. Hiçbir zaman bu denli şeyler düşünmeyen ben şimdi düşüncelerimi durduramıyordum.

Bacağımın üzerinde duran damarlı ele kendi elimi yasladım ve parmaklarımı onun parmaklarına sıkıca sararak tutundum.

S: "Chan.."

Sesim kulağına kötü gelmiş olacak ki endişeli bir şekilde bana taraf döndü ve iyi olduğumu gördüğünde bakışlarını cama çevirerek elini kornaya bastı.

Korna sesi kulaklarımda çınlıyor, bedenim her geçen seniye daha da zor duruma sokuyordu beni. Fazlasıyla ciddi bir şekilde errekte olmuştum. Patlayacakmış gibi hissetmem yetmezmiş gibi üzerimdeki kıyafet beni ağlatacak derecede sıkıyordu.

Daha fazla dayanacak gücüm yoktu, ki dayanmak fikrim de yoktu. Ruh eşim yanımdaydı ve istediğim gibi kullanacaktım.

Sıkıca kavradığım eli kendime doğru çekerek gözlerimi sıkıca kapattım ve canımı fazlasıyla acıtan, önümdeki şişliğe bastırdım.

Chan'ın sıcak avuç içini en hassas noktamda hissetmem durumları iyiye götürmek yerine daha da kötüleştirmişti. Deli gibi onu istiyordum.

S: "Ahhmm"

İnlemem tüm arabada yankılanırken, araba aniden karşıdaki koruma arabasına çarpmıştı. Hafif bir çarpışma olsa da şokla gözlerimi açtım. Gerçekten durumları daha kötü hale getirmiştim.

C: "Çıldıracağım"

Sabrını tamamen tüketmeyi başardığım Thita, deli gibi korna çalıyordu. Arabaların polis ışıkları yetmezmiş gibi.

Benimse şu an onları veya önü ezilen arabayı düşünecek mantık kırıntılarım yoktu.

Sanki ellerim arasından çıkıp gidecekmiş gibi sıkıca tuttuğum Chan'ın elini kendime bastırıyor, kalçamı kaldırarak sıcacık büyük eline sürtünüyordum.

Dudağımdan dökülen küçük inlemeler ortalığın sesine karışıp kayboluyordu ama bu seslerin arasında Chan'ın beni çok net bir şekilde duyduğuna emindim.

S: "Chan.."

Yardım ister bir şekilde ismini mırıldandım ve belimi dikleştirerek iki elimle de onun elini kendime bastırdım.

Yardım fısıltımı duymuş olacak ki bu sefer beni beklemeden kendisi şişmiş aletimi avuçlayarak parmakları ile okşadı. Tanrım aklımı kaybediyordum!

S: "Ahhhh"

C: "Koltuğun sağ tarafındaki kolu çekerek, koltuğunu arkaya yasla güzelim"

Başımı hemen onaylar anlamda sallayarak elimi koltuğun sağ tarafına attım ve çok geçmeden oradaki kolu bularak çektim. Anlaşılan çarpma sonucu bir şey olmuştu ki koltuk otomatik olarak yatırılmıyordu.

Rahat bir şekilde sırtımı koltuğa yaslayıp uzandığımda elimi Chan'ın bileğine sardım. Dokunuşları fazlasıyla iyi hissettiriyordu.

S: "Gelmedik mi?"

Sitem eder bir şekilde konuştum ama hala arabaların içinde olduğumuzun farkındaydım. Thita elinin içini daireler çizdirerek penisime bastırdı ve orayı yumuşak olmayacak şekilde okşadı.

O kadar çok iyi hissediyordum ki zevkle yan tarafa dönerek kıvrandım ama kemer bağlı olduğu için hemen eski konumuma geri döndüm.

Thita'nın parmakları pantolonumun üzerinde kımıldayarak düğmemi ve fermuarımı açmış sıcak hava misali kıyafetimin içinden geçerek tenime dokunmuştu.

S: "Cha- ahh"

Sıcak parmakları aletimi kavradığında derin bir nefes kaçtı ağzımdan delirmek üzereydim. Aletimin üzerindeki dokunuşlar beni olduğum koltuğa kitlemişti resmen.

Parmakları ile zevkten patlamak üzere olan aletimi sıkıp yukarı doğru sıvazladığında inleyerek elimi bileğine sardım ve var gücümle sıktım.

S: "Chan.."

İnleyerek başımı yan tarafa çevirdiğimde artık araba hızlanmıştı. Sonunda cehennem gibi yerden çıkabilmiştik. Ama dikkatimi çeken başka bir şey de Chan'ın önündeki şişlikti.

Hala penisimi sıvazlayan el yerini koruduğu için öylece koltukta kıvranmaya devam ettim. Normalde çoktan boşalmam gerekiyordu ama vücudumun hiç öyle bir niyeti yok gibiydi.

Yetmiyordu, aletimdeki dokunuşlar yetmiyordu. Islanan deliğim daha fazlasını istediği için hala yerimde kıvranıyordum.

Bileğini kavradığım eli çekiştirerek biraz daha aşağı indirmeye ve kalçamı havalandırarak oraya dokundurmaya çalıştım. Ama Thita direksiyona odaklandığı için daha fazla çekiştiremiyordum.

Şaka gibi o uzun parmakları deliğimin etrafındaydı ama içimde hissedemiyordum. Ağlamak üzereydim.

C: "Bekle güzelim az kaldı. Sonra istediğin her şeyi yapacağım"

Tükenmiş bir şekilde kendimi koltuğa geri yasladım. Sözünü hemen tutarsa iyi olurdu çünkü içimdeki azgınlık bana hiç yardımcı olmuyordu.

Chan'ın baş parmağı penisimin başındaki deliği yumuşak bir şekilde okşadığında belim yay gibi gerilerek koltuktan ayrıldı.

S: "Ahhhmm"

C: "Geldik güzelim"

Sonunda...

Chan arabayı durdurduğunda elini pantolonumun içinden çıkardı ve boşluğa düşmeme neden oldu.

Ben koltukta öylece sızlanırken kapım açılmış, kemerim çözülmüştü. Baygın bakışlarımla üzerime doğru eğilen Thita'nın suratına baktım.

Kulakları kızarmış, alnındaki damar daha belirgin hale gelmişti. Sanırım onu da çok fena bir şekilde azdırmıştım.

Üzerindeki kot ceketi çıkararak omuzlarıma bıraktı ve kolunu dizlerimin altından geçirerek beni kucağına alıp diziyle kapıyı kapattı.

Sıcaklık yüzünden terleyen vücudum soğuk hava ile buluştuğu için titremişti. Bu yüzden başımı Chan'ın omzuna yaslayarak onun sıcak vücuduna sokuldum.

Hala boşalamadığım için kasıklarım fena sızlıyordu. İki saniye içinde odaya varsak iyi olurdu.

Thita odaya gitmek için hızlı hızlı adımlarken ben daha olayı yeni kavrıyordum. Onunla sevişmek ve mühürlenmek üzereydim.

Pantolonundan kendisini belli eden şişliği bile fazlasıyla büyüktü. İçimi korku sarsın isterdim ama bugün korkamayacak kadar çok istiyordum onu.

Chan kollarını benden uzaklaştırdığında sıkıca sarıldım boynuna. Beni bırakıyor sanmıştım ama oysaki ben düşüncelerimle boğuşurken o çoktan odaya varmış beni yatağa bırakmaya çalışıyordu.

C: "İki saniye ver bana güzelim"

Dudaklarımı büzerek kollarımı boynundan uzaklaştırdım. Ben yatakta uzanıyorken üzerimde dizleri üzerinde doğrulmuş Thitamı izledim.

Kollarımın arasından kurtulur kurtulmaz belindeki kemeri tek eliyle çözerek kurtuldu. Önündeki şişlik onu da fazlasıyla rahatsız ediyordu anlaşılan.

Onu izlediğimi gördüğünde gözlerimin içine bakarak yan bir şekilde gülümsedi ve ellerini kazağımın eteğine atarak yukarı doğru sıyırdı.

Üzerimdekileri çıkarabilmesi için belimi havalandırdım ve çıkan kazağımı bir tarafa fırlatışını izledim.

Aynı şeyi kendisi için de yaparak üzerindeki kazaktan kurtuldu ve üzerime doğru eğilerek ellerini yatakta başımın iki tarafına yasladı.

C: "Beni ne hale soktuğunun farkında mısın gammam?"

Cevabını vermemi beklemeden dudaklarını benim dudaklarıma bastırdı sesli bir öpücük bıraktıktan sonra alt dudağımı dudakları arasına alarak emdi.

Tek eli ile yataktan destek alırken diğer elini omzumdan karnıma doğru vücuduma sürterek indirdi ve karnımı okşadı.

Onun sert hareketlerine ayak uydurarak dolgun üst dudağını öpmeye çalışıyordum ama alt dudağımı o kadar hırçın bir şekilde emiyordu ki hızına yetişemiyordum.

Alt dudağımı bırakıp üst dudağıma geçtiğinde mutlu bir şekilde ben de alt dudağını dudaklarımın arasına aldım. Dudakları o kadar yumuşaktı ki saatlerce kendi dudaklarım arasında sıkıştırmak istiyordum.

Ben öpüşlerine karşılık verirken karnımı okşayan elini göğsüme çıkardı ve çoktan uyarıldığı için dikleşen göğüs ucumu işaret ve baş parmağı arasında sıkıştırdı.

S: "Mmmh"

Ağzına inler inlemez tekrar yan bir şekilde sırıtarak benden uzaklaştı ve elini göğsümün üzerinde gezindirmeye devam etti.

C: "Normalde sakin olmam gerekiyor ama beni bu denli delirttikten sonra sakinliğimi koruyacağıma söz veremem"

Adam resmen ne konuşmama ne de nefes alamam izin vermiyordu. Başını göğsüme gömerek az önce parmağı ile sıktığı göğüs ucumu dişleri arasına alarak ısırdı.

S: "AAHHH"

Ağzının içinde daha da uyardığı dikliğe sonrasında öpücük bırakıp emmeye başladı. Sıcak ağzını, pütürtülü dilini hassas bölgemde hissetmek beni delirtecekti.

Üzerimde çok rahat bir şekilde sanki şeker emiyormuş gibi sesli bir şekilde göğüslerimi emiyordu. Dudaklarını uzaklaştırdığında derin bir nefes almak adına ağzımı açtım ama diğer göğüs ucumu dudakları arasına aldığı için tekrar çığlık attım.

Dişlerini tekrar göğsümde hissettiğimde ellerimi saçına daldırarak sert bir şekilde çekiştirdim. Tanrım zaten çoktan kötü durumdaydım neden bunu bana yapıyordu ki.

S: "Daya-dayanamı-ahhh"

Bugün beni konuşturmamaya yemin etmiş bir şekilde sıcak dudakları ile karnıma doğru yol çizdi ve öpücüklerini oraya dizdi.

C: "Birazdan beni buranda hissedeceksin güzelim"

Başımı sert bir şekilde yastığa yasladım ve gözlerimi sıkıca kapattım. İstiyordum, Tanrım onun aletinin mideme baskı yapmasını, en derinlerimde hissetmek istiyordum.

S: "Y-yap o zaman"

Normalde olsa kafamı kesseler bile söyleyemeyeceğim şeyleri söylüyordum. Bu evrenin sonunda utanç evresi beni heyecanlı bir şekilde bekliyordu.

Gülümseyerek üzerimde doğruldu ve çoktan düğmesini açtığı pantolonumun belini tutarak boxerim ile birlikte tek hamlede çıkarıp bir kenara fırlattı.

İlk kez önünde çıplak kalmanın utancı ile yanaklarım kızarırken bacaklarımı birbirine bastırmaya çalıştım ama bacaklarımın arasında durduğu için bu mümkün değildi.

C: "Acele etme güzelim önce seni hazırlamamız gerekiyor"

Heyecanlı bir şekilde yutkunurken bacaklarımın arasında dizlerinin üzerine oturdu ve uzun parmaklarını ayak bileklerime sararak orayı okşadı.

Kendimi yumuşak dokunuşlarına kaptırmıştım ki beni beklenmedik bir şekilde bacaklarımdan tutarak kendisine doğru çekti.

Bulunduğum pozisyon o kadar utanç vericiydi ki kalbim kulaklarımda atıyordu. Boynuma kadar kızarmıştım.

Bacaklarımı iki omzunun üzerine atarak elini belime sardı ve beni biraz daha kendisine doğru çekerek belimi dizlerine yasladı.

Başım yatakta, belim dizlerinin üzerinde ve bacaklarım iki omzundan sarkılı olduğu için tüm mahremimi ona sunuyordum.

Bana bakan gözlerinden kaçınmak adına başımı başka tarafa çevirdim. Parmak uçları ile bacaklarımı okşayarak ellerini uyluğuma indirdi ve etimi parmakları arasında sıkarak kızarmasına neden oldu.

C: "Sen bu kadar güzelken nasıl sakin kalabilirim ki?"

Ellerini bu sefer belime sararak beni olduğum yerde tuttu ve başını eğerek önüne sunduğum manzaraya yaklaştı. Önce uyluklarıma sıcak ve sulu öpücükler bıraktı sonra dolgun dudaklarını daha da yukarı çıkararak kasıklarımı öptü.

Tutunacak hiçbir yerim olmadığı için elimin altındaki çarşafı sıkarak derin bir nefes aldım. Artık rahatlamak istiyordum..

Chan, beklemediğim bir şekilde belimde duran ellerini kalçama yasladı ve dolgunlukları sıkarak kendine yer açtı ve yüzünü kalçamın arasına gömdü.

S: "Chan!"

Önce sıcak duraklarını deliğimin etrafında hissettiğim için belim yay gibi gerildi ama beni öyle bir pozisyona sokmuştu ki onun izni olmadan kıpırdayamıyordum.

Yatakta gerileyerek uzaklaşmaya çalıştım lakin beni tuttuğu için bu da mümküm değildi. Başımı geriye atarak derin nefesler almaya çalıştım.

Sıcak öpücüklerinin yanına deliğimin üzerinde gezinen dil de eklendiğinde dolan gözlerime engel olamamıştım artık.

Benim için son damla ise içimde dilini hissetmemdi. Çığlık atarak ellerimle yataktan destek alarak doğrulmaya çalıştım ama daha da derinlerime inen dil tüm gücümü söküp aldığı için yatağa geri bıraktım kendimi.

S: "Ahh Chan.. ahhmm"

Kalçamı ayırarak kendine daha çok alan açmış ve dilini daha da derinlerime gömmüştü. Ağzından gelen şapırdatma seslerine göre halinden gayet memnundu ama ben zevkten ölmek üzereydim.

S: "Chan.. çok derin ahhh"

Tekrar çığlık atarak kendi sıvımın karnıma boşalmasına izin verdim ve rahat bir nefes aldım. Sonunda boşalabildiğim için daha iyi hissediyordum.

Thita'nın sıcacık dili deliğimden uzaklaştığında bayık bakışlarımla alttan ona baktım. Daha başlamamıştık bile ve ben şimdiden yarı baygındım.

C: "Dilimle mi boşaldı güzelim"

Beni daha da utandırmaya yemin etmiş gibiydi...

Belimden tutarak beni kaldırıp kucağına doğru çekti ve saçlarımın arasına öpücük kondurarak yatağın üzerinde ilerledi.

Sırtını yatak başlığına yaslayıp bacaklarını uzattı ve beni de kucağına oturtarak burnuma küçük bir öpücük bıraktı.

Önce yüzünün her santimini süzdüm sonra ise bakışlarımı kaslı gövdesine indirdim. Baklavaları o kadar güzel gözüküyordu ki..

Az önce boşaldığım için zevkten hafif titreyen elimi kabarık olan kaslarına yasladım ve orayı okşadım.

C: "göğsünü göğsüme yasla bebeğim"

Onu bekletmeden elimi kaslarının üzerinde gezindirmeyi bıraktım ve göğsümü göğsüne yaslayarak başımı da omzuna yasladım.

Dizlerimi hafif bükerek beni dizlerim üzerinde doğrulttu. Göğsüne yaslandığım ve dizlerim üzerinde durduğum için kalçam geriye doğru çıkıyordu.

Açıkçası içimdeki boşluğun bir an önce tekrar dolmasını istiyordum.

C: "Acırsa söyle tamam mı?"

Başımı onaylar anlamda salladıktan sonra alnımı omzuna yasladım ve derin bir şekilde nefes aldım. Boşluk bulduğumda bol bol nefes almaya çalışıyordum...

Az önce dili ile ıslattığı ve genişlettiği deliğimin etrafına sürttü parmaklarını ve zevkten şişen deliğimi yokladı.

Sadece dokunuşları ile çoktan tekrar errekte olmaya başlamıştım bile.

Orta parmağını içime doğru ittiğinde ellerimi onun koluna sardım ve inlememek için kaslı kolları sıktım.

C: "Çok darsın, iyice genişletmemiz lazım küçüğümü"

Parmağımı içinde hafif hafif oynatarak duvarlarımı eziyor beni tekrar kötü duruma sokuyordu.

Sadece parmağı bile iç duvarlarıma temas ederken kalın bir aleti nasıl içime alacaktım.

İleri geri hareket ettirmeyi durdurmuş ve işaret parmağını da yavaşça diğer parmağının yanına eklemişti.

S: "Chan.. mmhh"

İçime giren parmaklar yüzünden dizlerim üzerinde doğrulmaya çalıştığımda Chan diğer kolunu belime sararak beni durdurdu.

C: "Acıyor mu?"

S: "Çok acıyor"

Sesim o kadar kalınlaşmıştı ki zevk yüzünden kendi sesimi ben bile tanıyamadım.

C: "Geçecek güzelim"

Başımı omzundan kaldırarak derin nefesler almaya çalıştım ama içimde ileri geri giderek makas hareketleri yapan parmaklar varken bu çok zordu.

Ama Thitamın kokusu tüm bunları unutturuyordu bana. Oksijen umrumda değildi onun kokusu yeterdi bana.

Burnumu hemen dibimde olan boynuna gömerek oraya ıslak bir öpücük bıraktım. Dudaklarımı teninde yavaş yavaş kaydırarak adem elmasını önce emdim sonra küçük öpücükler bıraktım.

S: "AHMM Chan"

Öpücüklerim yüzünden etkilenerek parmaklarını daha da derinime gömdü. Daha fazla dayanamıyordum onu istiyordum. Parmaklar beni çoktan rahatsız etmeye başlamıştı bile.

S: "Yeter bu kadar"

Sitem ederek yanağımı omzuna yasladım ve kalçamı eline doğru iterek parmaklarını daha da derinimde hissettim.

Acı gittikten sonra anlatılamaz bir zevk yükleniyordu vücuda..

C: "Küçüğüm, bu darlıkla içine girmem mümkün değil"

Mızmızlanarak yanağımı omzuna sürterek boynuna küçük öpücükler bıraktım. O da durmadan saçlarımı öpüyordu.

Parmaklarını içimden çıkararak komidine uzandı ve diğer eli ile beni sıkıca turarken çekmeceyi açtı.

Bakışlarım onun her hareketini takip ediyordu. Siyah bir kutu çıkardığında kaşlarım çatıldı. Kondom olmayacağına emindim çünkü mühürlenmemiz için içime boşalması gerekiyordu.

Kutuyu komidinin üzerine bırakarak tek eli ile kapağını açtı ve poşetin içindeki şeyi çıkararak gözlerimin içine baktı.

Kalbim boğazımda atarak ağzımdan çıkıp gitmek üzereydi. Ben bakışlarımı siyah dildoya dikmişken o da benim mimiklerimi izliyordu.

Başı parmak kadar ince olan alet aşağılara doğru daha da kalınlaşıyordu ve düz olmak yerine yuvarlak kıvrımlara sahipti. Büyüyen şey ise yuvarlakların boyutuydu.

C: "Biraz saha genişlemen için"

Gözlerimdeki korkuyu görmüş olacak ki açıklama yapmaya çalışıyordu. Bu beni sadece genişletmek içinse Chan'ın aletinin büyüklüğünü hesaplayamazdım. Aldığım eğitim bu kadarını öğretmemişti maalesef.

S: "İstemiyorum. Seni istiyorum"

Başımı kaldırarak gözlerinin içine baktım ve dudaklarımı büzdüm. Yeterince genişlemiştim bence.

C: "Çok zorlanırsın bebeğim"

Başımı hayır anlamında sallayarak dildoyu tutan elini ittim. Genişleyeceksem de eğer onun aleti ile genişlemek istiyordum. Kesinlikle korktuğumdan değil!

S: "Seni istiyorum"

Boşta olan eli ile başımı omzuna yaslayarak saç diplerime öpücük kondurdu. O da uzun süredir zor durumdaydı ve onun da rahatlamasını istiyordum.

C: "Güzelim bu şekilde beni alırsan deliğin yırtılır. Gözlerini kapat ve kendini bana bırak"

Sesli bir şekilde yutkundum. Haklı olduğunu biliyordum. İlk seferimdi ve genişlemem biraz zordu. Onun kalın aletini almak yerine inceden kalına büyüyen dildoyla genişlemem daha mantıklıydı ama mantık umrumda değildi.

C: "Korkma bebeğim canın yanmayacak çok güzel hissedeceksin"

Başımı hayır anlamında sallayarak kaldırmaya çalıştım ama diğer eliyle başımı kendi omzuna yasladığı için yapamadım.

S: "İstemiyo- ahhhmm CHANN"

Soğuk aletin ince yeri aniden içime girdiğinde çığlık atarak tek elimi Thitamın saçlarına atarken diğer elimle Chan'ın elini itmeye çalıştım.

Belime sarılı olan tek eli beni tutamazken durmadan kıpırdanıyor, elimle onun elini itmeye çalışıyordum.

Beklemeden içime bir etap daha giren aletle resmen çığlık attım.

S: "İstemiyorum"

Sürekli kıpırdandığım ve Chan'ı itmeye çalıştığım için daha fazla yanıyordu canım. Thita kolunu daha sıkı belime sararak beni durdurdu ve sıkıca tuttu. Ama hala elini itmeye çalışıyordum.

C: "Elini çek ve uslu dur gammam"

Yorulmuş bir şekilde elimi çekrek iki elimle de Chan'ın siyah saçlarına asıldım. Tüm hırsımı saçlarından çıkaracaktım.

Alet biraz daha içime girdiğinde başımı Thita'nın boynuna gömerek derin bir şekilde inledim. Her seferinde alet biraz daha büyüyor ve biraz daha derine gidiyordu.

S: "Chan.. ahhhh"

Daha da derinime giren aletle dayanamayarak bu sefer kendimi Chan'ın karnına bıraktım ve dişlerimi omzuna geçirerek orayı ısırdım.

C: "Aferin güzelime"

Boşalmanın verdiği etkiyle bedenimi biraz daha onun göğsüne soktum ve titreyen vücudumla ona daha da sokuldum.

Aleti hızlı bir şekilde içime sokup çıkarması odaya yapış yapış sesler bırakıyordu. Çoktan ikinciye boşalmıştım ama daha fazlasını ister bir şekilde Chan'a sokuluyordum.

Belimi okşayarak benim sıvımla ıslanmış dildoyu içimden çıkararak yere bıraktı ve yanağımı okşayarak dudaklarıma sıcak bir buse kondurdu.

C: "İyi misin?"

S: "Seni istiyorum"

İki elimi yanaklarına yaslayarak yüzünü kendime doğru çektim ve üst dudağını dudaklarım arasına alarak emmeye başladım.

Tekrar şişen aletimi bir taraftan onun karnına bastırarak kaslarına sürtünüyor diğer taraftan da dudaklarını dişlerimin arasında eziyordum.

Sert kaslarına, sertleşmiş aletimi daha da bastırarak ağzına doğru inledim. Onun beni delirttiği kadar benim de onu delirtmek hoşuma gidiyordu.

Dudaklarımızı ayırarak bana gülümsedi. Ben ise alnında belirginleşen damarı ve kendini uzun süre tuttuğu için alnında biriken terlere baktım. Ona iyi hissettirecektim..

Beni iki eliyle belimden kavrayarak havaya kaldırdı ve sırtımı yatakla buluşturarak üzerimde doğruldu.

Gözlerimin içine bakarak çoktan kemerini çözdüğü pantolonunun fermuarını açtı ve boxeri ile birlikte aşağı indirerek üzerindekilerden kurtuldu.

Artık onu sıkan kıyafetler olmadığı için aleti karnına kadar uzanıyordu. Şimdi beni genişletmek için neden bu kadar uğraştığını anlıyordum.

Tanrım.. aletinin alt kısmından ucuna kadar uzanan damarı bile parmağım kalınlığındaydı. Fazlasıyla şişmiş gözüküyordu.

C: "Şimdi seni zirveye taşıyacağım gammam"

Üzerime doğru eğilerek kollarından destek aldı ve az önce yutkunduğum için inip kalkan adem elmama öpücük bıraktı.

Tek eli ile yatakta destek alırken diğer eli ile bacaklarımı araladı ve karnına kadar uzanan aletinin başını tutarak sıvazladı. Aletini çekiştirirken öyle tok bir ses çıkıyordu ki içimdeyken onu düşünemiyordum bile..

Hareketlerini durdurdu ve gözlerimin içine bakarak aletinin başını deliğime bastırdı.

S: "Mmhhh"

Otomatik olarak kollarımı boynuna sardım ve ona sıkıca tutundum. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Onu içimde istiyordu.

Yavaşça başını içime ittiğinde ağzımı açarak derin bir nefes aldım. Burnumdan aldığım oksijen bana yetmiyordu.

C: "Mmh lanet olsun"

Chan'ın inlemesini duyduğumda boşalacakmış gibi tüm vücudum titredi. Onun sesine inlemek fazlasıyla yakışıyordu.

Biraz daha kendini içime ittiğinde istemsizce karnımı içime doğru çekerek inledim. Karnımı içe doğru çekmem onu da zor durumda bırakıyor, hareketlerini kısıtlıyordu.

S: "Ahhmm Chan.. ahh du-dur"

Nefes almaya çalışıyordum ama tek yapabildiğim karnımı içime doğru çekmekti. O fazlasıyla büyüktü.

C: "Sakin ol çiçeğim"

Tek elini karnıma yaslayarak orayı gıdıklarcasına okşadı.

C: "Sıkma kendini, böyle daha zor oluyor"

Okşamaları sayesinde derin bir nefes alarak kasılan vücudumu rahat bırakmaya çalıştım. Yavaş yavaş içime girmeye devam ediyordu ve her daha derine inişinde gözümden bir damla yaş firar ediyordu.

C: "Çok darsın Seungmin, kendimi kaybedeceğim"

Parmaklarımı saçlarına dolayarak başını kendime doğru çekerek onu boynuma gömdüm. Ne yaptığımın farkında değildim kesinlikle.

S: "Chan.. ahh duralım lütfen"

Gözlerimden akan yaşlar teker teker yanğımdan süzülüyordu. Başını boyunmdan kaldırmadan önce oraya bir öpücük bıraktı.

Gözlerimin içine bakarak saçlarımı okşadı. Çoktan hareketlerini durdurmuştu ben durmamızı istediğim için. Hala canım yanıyordu ama hareket ettiği zamanki kadar çok değildi.

C: "Özür dilerim güzelim"

Alnıma yumuşak bir öpücük bırakarak saçlarımı okşamaya devam etti. İkimiz de bunun zor olacağını bildiğimiz için olacaklara hazırlıklıydık.

S: "Chan.."

Başımı kaldırarak aşağılara baktım ve kesinlikle daha yarısını bile içime almamıştım. Dudaklarımı öne doğru uzattığımda gülümseyerek dudaklarımızı birleştirdi ve yumuşak bir şekilde öpmeye başladı.

Üst dudağımı hafif hafif emerken içime doğru hareket etmeye devam ettiği için tekrar saçlarına tutundum sıkıca.

Duvarlarımı parçalıyordu resmen. İkimiz de birbirimizin ağzına inlesek de öpüşmelerimizi durdurmuyorduk.

Nefes nefese kaldığımda bile dudaklarını dudaklarımdan çekmeden alt dudağımı dişleri arasına aldı ve yumuşak bir şekilde ısırdı.

Zevkle inleyecekken en derinlerime vuruş yapan aleti sayesinde inlemelerim çığlığa dönüştü.

S: "AAHHHH"

C: "Çok güzelsin Seungmin"

Saçlarında duran ellerimi omzuna indirerek tırnaklarımla sırtını çizmeye başladım. Aldığım zevki kontrol edemyecek bir şekilde tırnaklarımın iziyle süsledim sırtını.

Dudaklarımdan uzaklaşarak alnını alnıma yasladı ve aletini geri çekerek tekrar içime doğru girdi. Hayalarının kalçama çarpmasını çok net bir şekilde hissediyordum.

İçimde en derin noktalara kayarak, gözlerimin de kaymasına neden oluyordum. Kalın aleti hassas iç duvarlarımı ezip her köşeme zevkle ulaşıyordu.

Thita kolunu belime sararak yatakta sallanan bedenimi sabitleyerek giriş çıkışlarını daha da hızlandırdı. Rahmimin en derinlerini ezen alet, içime sığmadığı için iç organlarıma baskı yapıyordu.

S "Chan ahh Cha-ahh"

Daha da hızlanan hareketleriyle gözlerimden akan zevk gözyaşları da artıyordu. Onun da gözleri zevkle kayıyor daracık duvarlarım aletini sıkı bir şekilde kavrıyordu.

C: "Sen böyle adımla inlemeye devam edersen ben bu geceyi bitiremem güzelim"

Sıkıca saçlarına tutunarak kalçamı havalandırdım ve daha da derinime inmesi için ona alan yarattım.

S: "Daha hızlı lütfen.. mmhh"

İçime girişleri ile eş zamanlı bir şekilde kalçamı yataktan havalandırarak onu daha da derinime alıyordum.

Odada yayılan yapış yapış sesler, inlemelerimize karışmış, kulaklarımızı okşayan melodilere dönüşmüştü.

Thita kendisini tamamen geri çekerek tek seferde içime girerek beni tekrar çığlıklara boğdu. İçimdeki şişliği karnımdan bile belli oluyordu.

Chan'a sarılı olan kollarımdan birini indirerek elimi karnıma bastırdım ve şişliğe baktım.

C: "Bebeğimizi de orada taşıyacaksın gammam"

Dolu gözlerimi gülümseyerek Chan'a çıkardım boynuna sarılarak onu biraz daha kendime doğru çektim.

Nefes seslerimiz odada yankılanıyordu..

Kolu belime sarılı olduğu için içime yaptığı sert girişler beni yatakta çok geri itmiyordu. Ama zevkten kıvranmaktan yorulmuştum.

Bacaklarıma inen titreme ile sona yaklaştığımın farkındaydım. Belimi kaldırarak aletimi Chan'ın kaslarına sürtmeye çalıştım.

İçime giren aletle eş zamanlı bir şekilde belimi kaldırıp ona sürtünüyor, aldığım iki taraflı zevk yüzünden kayan gözlerimi kontrol edemiyordum.

S: "Geleceğim"

Chan'ın belimde duran eli aletime sarıldığında belim tekrar yay gibi gerildi. Aletimi o kadar sıkı kavrıyordu ki aklımı kaybedecekmiş gibi hissediyordum.

C: "Ben bu sıcaklıktan çıkmak istemiyorum"

Giriş çıkışlarını daha da sertleştirerek eş zamanlı bir şekilde benim aletimi de çekiştirmeye devam ediyordu.

S: "Chan mmhh çok iyi ahh"

Boynuna sarılı olan elimi saçlarına çıkararak çekiştirdim. Tanrım bacaklarım öyle bir titriyordu ki sanki saatlerce soğukta kalmıştım.

Derin bir inlemeyle birlikte Chan'ın eline boşaldığımda başımı güçsüz bir şekilde yatağa bıraktım.

Thita da son birkaç kez daha içimden tamamen çıkıp kendisini en derinlerime gömmüştü. İçimde hissettiğim sıcaklıkla zaten çoktan kayan gözlerimi sıkıca kapattım.

Chan, yatağa yaslı olan elini boynuma sararak başımı yatağa sabitledi. Neyin geldiğinin farkındaydım. Kıpırdayacağımdan korktuğu için tek eli ile belimi sararken diğer eli ile başımı sabitliyordu.

Son güç kırıntılarımla gözlerimi açarak simsiyah olmuş gözlerine baktım. Dişleri kendisini belli ettiğinde önce mühür yerime sulu bir öpücük bıraktı sonra da dişlerini derime geçirdi.

Şu an beni tutmasaydı acıdan kıvranıyor olacaktım. Hoş tutmasına rağmen hala kıvranıyordum.

S: "Chan.."

Konuşmak istediğimde sesim o kadar kısık çıktı ki bir an Chan beni duyamayacak diye çok korktum. Ama belimi okşayan parmağını hissettiğimde yaşlarla dolu olan gözlerimi kapattım.

Boynumda hissettiğim uyuşma hissi yavaş yavaş tüm bedenime, parmaklarımın ucuna kadar yayıldı.

Kalbim sanki anlık olarak durmuş sonra tekrar atmaya başlamıştı. Yeniden doğmuş gibi hissediyordum...

Thita yavaşça dişlerini boynumdan çıkardı ve diliyle boynumu yalayarak mühür yerime küçük bir öpücük bıraktı. Her dokunuşunda içim gıdıklanıyordu.

Gözümü açacak, parmağımı kımıldatacak halim yoktu ama zor da olsa kısık bir şekilde gözümü açarak Chan'ın göğsünde parlayan ve eski rengine geri dönen çiçeklere baktım ve huzurlu bir şekilde gülümsedim.

C: "Çiçeklerimiz yeniden filizlendi güzelim merak etme uyu sen"

Başımı sallayarak eşimi onayladığımda o da içimden dikkatli bir şekilde çıkarak kendisini yanıma bırakmıştı.

O gece, en huzurlu uykuma dalmadan önce duyduğum ses yine Chan'ın sesi olmuştu...

C: "Ruhumu ruhuna bağladığın için teşekkürler gammam"

______________

3.5K smut gözünüzü doyurmuştur umarım?

Bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken Chan favorim, Angel'dan biliyorsunuz...

Smut sessizliği olursa bir tur da kendimi sikerim tşk

Bölüm sonu

11 yorum