İçeriğe geç

Accidentally yours

Bölüm 25 · 6 dk okuma

Accidentally yours

Bölüm 25

{24}

İyi Okumalar 🦋

____________

~Seungmin~

Bakın ben filme odaklanmaya çalışıyorum tamam mı? Ama yanımdaki koltukta yan yatmış bir şekilde her mimiğimi izleyen bir Thita varken bu çok zor.

Kendimi parçalayacağım resmen. Kafamı yan tarafa çevirmeye korkuyorum. Ona bakmamama rağmen bana ne kadar derin baktığının farkındayım.

Filmin neredeyse yarısına gelmiştik ama size yemin ederim ki başrollerin ismini, yüzünü dahi bilmiyordum.

Dikkatli bir şekilde yüzümü incelemesi, arada derin bir şekilde iç geçirmesi beni de delirtiyordu. Bana fazlasıyla aşıktı ve ben bu aşkın altında ezilmek üzereydim.

Bir saattir kalp atışlarım onun yüzünden düzensizdi ve genç yaşımda kalp krizi geçirmek üzereydim. Acaba beni bakışları ile ne hale getirdiğinin farkında mıydı?

S: "Niye ağlıyor ki bu şimdi?"

Son çare olarak rastgele bir şekilde film ile ilgili bir soru sordum belki bu onu biraz filme odaklar diye.

C: "Bilmem ben seni izliyorum"

Ama o bırakın filme odaklanmayı, bir milim bile başını ekrana taraf dönmemişti. Bu kadar açıksözlü olması mideme ağrı saplanmasına neden oluyordu.

S: "Filmi izle o zaman"

Gülümseyerek başını salladı ve koltukta biraz da ileri gelerek daha da yaklaştı bana. Arabanın ön koltuklarının ayrı olduğuna dua edeceğim aklıma gelmezdi.

C: "Bakışlarımla minik kalbinin ritmini bozmak daha çok hoşuma gidiyor"

Dayanamıyordum.. bugün beni bayıltmaya yemin falan etmiş olmalıydı.

Derin bir nefes alarak sonunda başımı yana çevirdim gözlerine bakmak için. Uzun süre boynumu kıpırdatmadığım içindi sanırım boynumda rahatsız edici bir acı hissettim.

Keşke başımı çevirmeseydim. Şimdi kalbim karnımda atmaya başlamıştı. Büyük ekrandan yansıyarak arabayı hafif aydınlatan loş ışığın altında yüzü parlıyordu.

Benim de yüzüm aynı öyle parlıyor olmalıydı ki uzun süredir beni kıpırdamadan izliyordu. Şimdi ona hak verdim.. böyle izlemek çok güzelmiş.

C: "Canın mı yanıyor?"

S: "Küçük bir sızlama sadece"

Hemen cevap verdim çünkü konuşmadan sadece onun bana bakışlarını izlemek, parlayan yüzünün her detayını ezberlemek istiyordum.

Söylediğim gibi tüm şansımı ruh eşimi Chan olarak seçmeye harcadığım için bu isteğim de yerine gelmemişti. Daha birkaç dakika olmadan camımız tıklatıldı.

Chan hemen yerinde dikleşerek hafif üstten açtı camı ve korumalardan biri olduğuna emin olduğunda tamamen indirdi.

"Efendim yiyecek bir şeyler getirdik"

Thita başını onaylar anlamda salladı ve camı kapatarak arabadan indi. Arabanın kapısını kısa süreliğine açıp kapatmış olsa da dışarıdan gelen soğuk hava garip bir şekilde tüylerimi diken diken etti.

Sanki dışarıdan içeri gelen soğuk hava vücuduma yapışmıştı beni üşütmek için. Chan gelir gelmez klimayı açmasını isteyecektim.

Üşüyen ellerimi ısıtmak adına birbirine sürterek koltuğa geri yaslandım. Boynumdaki sızlama hala yerini koruyordu. Sanırım boynum tutulmuştu.

Kendimi ısıtmak adına elime doğru hohladığımda vücudumu saran sıcaklık dalgası öylece koltuğa sinmeme neden oldu. Az önce deli gibi üşüyor değilmişim gibi şimdi bir anda sıcaklama basmıştı.

Boynumdaki sızlamanın yanına kasıklarımdaki sızlama da eklenince elimi alnıma vurdum. Gerçekten tüm şansımı kumarda para harcayan amcalar gibi tek seferde harcamıştım..

Arabanın içine yayılan eskisine nazaran daha koyu olan manolya kokusunu da aldığımda beyaz bayrak sallayarak arbadan atlamaya karar verdim.

S: "Hayır ya!"

Ben ilk film gecemiz unutulmaz olsun dediğimde bunu kastetmemiştim ki. Lütfen geri alıyorum dediklerimi. Lütfen ben buna hazır değilim.

Ben tüm bunları geri almaya çalışırken kasıklarımdaki ağrı "çok geç" diye bağırırcasına beni kıvrandırıyordu.

Chan gelmeden arabadan inip kaçarsam en fazla ne olurdu ki?

C: "Güzelim?"

Ben beynimde planlar kurarken arabanın kapısı çoktan açılmıştı. Bana seslenmesine rağmen dönüp ona bakamadım bile.

Arabayı dolduran manolya kokusunu almış olacak ki hemen arabaya oturarak kapıyı kapattı ve elindeki yiyecekleri arka koltuğa bıraktı.

Yine bana dikkatli bir şekilde baktığını, tüm bedenimi süzdüğünü biliyordum. Titreyen ellerimi saklamak adına dizime yasladım ve orayı sıkarak derin bir nefes aldım.

Korkmama gerek yoktu.. Chan yanımdaydı.

Thita endişeli bir şekilde elini alnıma uzattığında o kadar dalgındım ki elini iterek geri çekildim. Şu an farklı duygular beni ele geçirdiği için ne yaptığımın farkında değildim.

Yaptığımı anlar anlamaz hemen Chan'a taraf geri döndüm. Hala bana anlayışlı gözlerle bakması içim rahatlattı. Umarım benim için ne kadar zor olduğunun farkındadır.

C: "Sorun değil güzelim"

Elini şefkatli bir şekilde alnıma yasladı. Vücut ısım onu fazlasıyla şaşırttı. Bunu gözlerinden anlayabiliyordım. Her ne kadar saklamaya çalışsa da her şey apaçık ortadaydı.

S: "Y-yeni bitmişti ama"

Kendimi açıklama gereğinde bulunmuştum hem de bu kadar saçma bir cümle ile. Bugün fazlasıyla rezil olacaktım.

Alnımda duran elini yanağıma indirdi ve baş parmağı ile yüzümü okşadı. O bu kadar narin ve şefkatli davranıyorken ben nasıl azmadan duracaktım?

C: "Önceki ilacın etkisiydi güzelim. Kızgınlık değildi"

Başımı onaylar anlamda sallayacaktım ki karnıma giren bıçak saplanma acısıyla bacaklarımı refleks olarak kendime çektim.

Her ay kızgınlığa giriyordum ve ilk kez bu kadar büyük bir acı ile karşılaşıyordum. İlaç etkisiyle olduğunda bile bu kadar canım yanmamıştı.

Gözlerimi sıkıca kapattım dolmaması için. Chan'ın elini dizlerimin üzerinde hissettiğimde gözlerimi kısık bir şekilde açtım.

Be durumda olduğumu biliyorken, o damarlı ve büyük elleri ile bana niye dokunuyordu ki?

C: "İndir bacağını bebeğim"

Elinin baskısıyla karnıma çektiğim bacaklarımı geri indirdim ve çoktan dolan gözlerimle Chan'a baktım. Onun sakin yüz ifadesini görmek beni rahatlatıyor, içimdeki kaygıları söküp atıyordu.

C: "Kemerini de takalım"

Thita koltukları eski konumuna getirmiş ve kemerimi de takarak telefonunu eline aldı.

C: "Nasıl çıkacağız buradan"

Fısıldayarak kendi kendine konuşmuştu ama ben çok net bir şekilde her şeyi duymuştum. Daha yeni dank etmişti kafama bizim nerede olduğumuz!

Camdan etrafa bakındım.. keşke bakmasaydım bu her şeyi daha da kötü duruma sokmuştu.

Her yer araba kaynıyordu. Bırakın arabamızı buradan çıkarmayı, inip yürüsek bile arabaların üzerinden geçmemiz gerekiyordu.

Yaşadığım panik yetmezmiş gibi şiddetlenen ağrımla kollarımı karnıma sardım. Ben ağlamayayım da kim ağlasın? Aptal Murphy kanunları sadece beni buluyordu.

C: "Arabaları açın çıkmamız gerekiyor"

Chan'ın telefonla konuştuğunu duyduğumda bakışlarımı camdan çektim ve ona çevirdim. Ruh eşimin yüzünü görmek, varlığını hissetmek beni daha da zor duruma sokuyordu.

Thita'nın emri ile saniyeler içinde bizim için gelen koruma arabaları, üzerlerindeki polis ışıklarını açarak vatandaşa anons yapmaya başlamışlardı.

Arabalar her ne kadar yer açmaya çalışsa da çok sıkışık bir yerde olduğumuz için bu fazlasıyla zaman alacaktı. Ve ben de acıdan, azgınlıktan ölecektim.

Kalçamdaki sıcaklık zaten çoktan ıslandığımın belirtisiydi, ama önümdeki şişkinlik beni utandırıyordu.

Ağrı yüzünden karnıma sardığım kollarımı biraz aşağı indirdim kendimi kapatmak için ama her şey daha da zorlaşıyordu.

Sadece Chan'ı istiyordum. Küçük dokunuşlarına bile muhtaçtım şu an. Tek eli ile telefonu tutarken diğer eliyle arabanın direksiyonunu tutuyordu.

Onun da gerildiği apaçık ortadaydı, kolundaki ve elindeki damarlar belirginleşmişti. Ya da benim kokum onu da azdırıyordu..

S: "Chan.."

Fısıltılıyla, inleme karışık çıkan sesim beni daha da utandırmıştı. Chan ise hemen elindeki telefonu kapatıp koltuğa bıraktı.

Artık kiminle konuştuğu umrumda değildi ama sanırım az önce Hyunjin'e sorun olmadığını sadece saraya dönmeleri gerektiğini anlatıyordu.

Bir süre daha da bunlara utanacağım..

C: "Çıkacağız şimdi güzelim"

Yavaş yavaş karşımızdaki yol genişlediğinde ayağını gaza basarak arabayı yavaş yavaş çalıştırdı.

O araba buradan çıkana kadar ben ölürdüm..

Nefes nefese bir şekilde başımı koltuğa yasladım. Artık kollarımı belime saracak durumda bile değildim. Üzerimdeki kıyafetler rahatsız ediyordu beni.

Milim milim ilerleyen arabayı söküp parçalarına ayıracaktım. Ama nefes nefese olduğumu gören Thita beni sakinleştirmek adına tek elini bacağıma sararak orayı okşadı.

Ben kesinlikle sakinleşemiyordum... biri bunun beni sakinleştirmekten çok azdırdığını Chan'a söyleyebilir mi?

_______________

Sonraki bölümü atmam hıh

Oysa sonraki bölüm ne biliyor musunuz? 3.5K+ kelimelik ChanMin Smut.

Bu kadar bölüm yazıyoruz hala yorum sayısı 50,60,40 olan bölümler var.

Siz yorumlarla, oylarla beni tatmin edin ben de sizi tatmin edeyim 😉

Bölüm sonu

26 yorum