İçeriğe geç

Accidentally yours

Bölüm 16 · 5 dk okuma

Accidentally yours

Bölüm 16

{15}

İyi Okumalar 🦋

___________

IN: "Bırak kollarımı diğer yanağını da morartayım!"

Jeongin durmadan kıpırdanıyordu ve iki kolunu da tutan alfa'dan uzaklaşmaya çalışıyordu ama ne yazık ki gücü ona yetecek kadar çok değildi.

CB: "Tanrım çok fazla konuşuyorsun. Kapatma düğmen yok mu ya senin?"

Jeongin gözlerini devirerek kollarını çekiştirmeye devam etti. Neden buraya getirildiğini biliyordu. Bu yüzden korkuyordu ve hemen buradan kaçmak istiyordu. Ne yazık ki bu mümkün değil gibiydi.

IN: "Kapatma düğmem var bırak kollarımı da göstereyim!"

Omega, alfa'nın kasıklarına tekme atmak için dizini kaldırdığında Changbin anında elinin tekini çekerek ince bacağı eliyle yakaladı ve yaramaz omegayı durdurdu.

CB: "Orası bana lazım güzellik"

Jeongin tekrar göz devirerek sinirli bir şekilde bacağını Changbin'in elinden kurtarıp geri çekti ve boşta kalan elini kaldırdı havaya. Ama eli de anında tutulmuştu.

IN: "Bırak beni artık bırak!"

C: "Bırak onu Changbin"

Odada yankılanan kalın ses diğer ikisinin dikkatini dağıtmıştı. Şimdi tüm gözler Chan'ın üzerindeydi.

CB: "Kralım, o biraz tehlikeli bir tip, psikopatımsı bir şey"

Chan sorun yokmuş dercesine elini havada salladı ve tüm odağını artık debelenmeyi bırakmış, süt dökmüş kedi gibi bekleyen omegaya verdi.

C: "Beni yurmurklamayacağına eminim"

Jeongin hem korktuğu için hem de kral ile ilk kez karşılaştığı için öylece donup kalmıştı. Evlenmeyi hayal ettiği kişi şu an karşısındaydı. Gerçi bu hayaller uçup gideli çok olmuştu.

C: "Fazla zamanım yok Jeongin, tüm olanları anlat"

Omega ellerini önünde birleştirdi ve dolan gözlerini saklamak adına başını önüne eğdi. Tüm suç onundu ve bunları üstlenecek kadar cesaretli miydi emin değildi.

C: "Kaldır başını"

Thita'nın sert ses tonunu duyduğunda aniden başını kaldırdı. Changbin ise duyduğu sesten irkildiği için bir adım geriledi.

C: "Gözlerime bak"

Omega hipnoz olmuş bir şekilde Thita'nın simsiyah olan gözlerine baktı ve o kara deliğin içinde tüm benliğinin kaybolup gitmesine izin verdi.

C: "Söyle bana omega, o gece neler oldu"

Gözlerini dahi kırpamayan omega, sarı gözleri ile Thita'nın sıyahlıklarına odaklandı ve büyüye kapılmış bir şekilde kontrolü dışında kıpırdadı dudakları.

IN: "Seungmin'in saraydan atılmasını istediğim için ona kızgınlık ilacı verdim. Böylece onu ahlaksız şeylerle suçlayıp saraydan uzaklaştırabilirdim. Böylece kral ile ben evlenebilirdim"

Chan, istediklerini aldığı için ve omega'yı daha fazla yormamak için hemen gözlerini eski haline çevirdi ve kollarını arkasında birleştirerek omega'nın kendisine gelmesini bekledi.

Jeongin vücuduna saplanan yorgunluk ve söylediği gerçeklerini ağırlığı ile dizleri üzerinde yere çöktü ve gözlerinden akan yaşları saklamak için başını önüne eğdi.

IN: "Niyetim ona zarar vermek değildi. Ruh eşiniz olduğunu bilmiyordum. Gerçekten özür dilerim lütfen affedin beni efendim"

Chan derin bir nefes aldı. Tüm bu olanların en büyük sorumlusu kendisi olduğu için diğerlerine de kızamıyordu. Ama omega'nın bu kadar düşüncesiz davranması, tehlikeli bir ilacı kullanması hiç doğru değildi.

C: "İlacı nereden buldun?"

Jeongin stresten terleyen ellerini dizine yasladı ve biraz daha eğdi başını.

IN: "Revirimizdeki ilaç dolabından"

Thita elini alnına yasladı ve sinirden gerilen alnını okşadı. Güvende zannettiği eşinin eslında tehlikenin kollarında olduğundan habersizdi bile.

C: "Kaldır başını omega ve kalk ayağa"

Jeongin kralın emrine hemen ayak uydurmuş, eli ile yerden destek alarak ayağa kalkmıştı. Ama hala dolu gözlerini kaçırmakta inatçıydı. Tekrardan Thita'nın gücüne kapılıp hipnoz olmaktan korkuyordu.

C: "Aldığınız eğitimi istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. İsterseniz birkaç sınavdan sonra üniversiteye başlayabilirsiniz veya saray eğitimine devam edip buradaki işleri üslenebilirsiniz. Seçim hakkı hepinize sunuldu. Bol bol zamanın var bu sefer düzgün karar ver. Ve unutma gözüm her zaman üzerinde olacak"

Omega hemen başını onaylar anlamda salladı. Yıllardır tanışmak istediği kral karşısındaydı ama nedensizce ona karşı hiçbir şey hissetmiyordu artık.

CB: "Öhm! Ben bu görevi üstlensem mi?"

Chan, kaşlarını çatarak Changbin'e baktığında, Jeongin de sert bakışlarını alfaya çevirdi. Bu alfa biraz daha dövülmek istiyor gibiydi.

C: "Sen bilgisayarından ayrılır mıydın ya?"

CB: "Şöyle ki kralım, bilgisayaralsrdan çok psikopatımsı omegaları sevdiğimi anladım. İki gözüm de onun üzerinde olacak hiç şüpheniz olmasın!"

Thita, kaşlarını kaldırarak alfanın suratına ve morarmış yanağına baktı. Sonra da umursamaz anlamda omuzlarını silkti. Changbin'e güveni sonsuzdu.

C: "Dikkat et de gözlerinden olma"

...

Chan dikkatli bir şekilde sessizce açtığı kapıyı aynı şekilde geri kapattı ve loş ışığın altında aydınlanan odasında gezdirdi gözlerini.

Her zaman uyumak için girdiği bu oda bu sefer ona farklı hissettiriyordu. Odayı hafif sarmış olan huzurlu manolya kokusu kapıdan içeri girer girmez ona sarılmıştı.

Gözlerini kapatarak derin bir nefes çekti ve ciğerlerini sıcacık kokuyla doldurdu. Normalde asla düzgün uyuyamadığı için hep odasından nefret ederdi, burada geçirdiği uykusuz ve zor geceler yüzünden.

Ama ilk defa bu kadar sıcacık ve bu kadar evindeymiş gibi hissediyordu...

Sessiz adımlarla yatağa doğru ilerledi ve yumuşacık, kıvırcık saçları yastığa serpilerek uyuyan gammaya baktı. Gözleri kapalı olduğu için yüzü daha da tatlı ve şirin gözüküyordu. Sanki gözlerinin yerinde ince bir çizgi vardı ve o çizgileri öpmek istiyordu.

Masum yüzü süzerken aklına dolanlarla hafifçe sırıttı. Onu daha fazla öpmek, öpücükleriyle onu halden düşürmek istiyordu.

Büyük ve üzeri damarlarla kaplı olan elini, yumuşak saçlara daldırdı ve şefkatle okşadı. Seungmin yorganı neredeyse çenesine kadar çekmişti, bebek gibi yorganın altında kıvrılmış uyuyordu. Anlaşılan biraz yorulmuştu.

Thita, uykunun kollarında olduğu için dudakları ara ara titreyen gammaya baktı. İlk defa uyurken dudakları titreyen birisini görüyordu. Çok tatlıydı.. bebek gibiydi.

Elini dikkatli bir şekilde geri çekti ve dolabına doğru ilerledi üzerini değiştirmek adına. Çok geçmeden sessiz hareketler eşliğinde pijamalarını giyindi ve yatağın boş olan tarafına gitmek için yorganı kaldırdı.

Beyaz yorgan havalanır havalanmaz biraz daha yayılmıştı manolya kokusu odaya.

Güzel koku eşliğinde ilk defa sıcacık olan yatağına girdi ve dirseğinden destek alarak başını kaldırarak yatakta uyuyan bedene doğru yaklaştı arkadan.

Vücudu tamamen, Seungmin'in sırtına temas ettiğinde durdu ve kaslı kolunu yorganın etrafında hareket ettirerek incecik bele sardı.

Sanki oraya aitmiş gibi hemen yerini alan el, küçük bedeni biraz daha kendisine doğru çekti ve arkadan sıkıca sarıldı ona.

Chan, son kez arkadan boylanarak huzurlu bir şekilde uyuyan eşine baktı ve manolya kokusuyla dolup taşmak için derin bir nefes daha aldı.

Uzun süre sonra ilk defa başını isteyerek ve huzurlu bir şekilde yastığına yasladı ve burnunu yumuşacık saçların arasına daldırarak biraz daha kendisine yaklaştırdı küçük bedeni ve sıkıca sarıldı.

Seungmin ise hissettiği karıncalanma hissi yüzünden gözlerini kırpıştırarak açtı ve uyku mahmurluğuna rağmen hemen hissetti beline sarılan sıcacık eli.

Midesi kasılıyor, sırtında hissettiği kaslı vücut daha da bastırıyor, daha sıkı sarılıyordu ona. Zaten az önce yaşadıkları bile Seungmin için çok fazlaydı ve şimdi de na yapacağını bilemiyordu.

Başını arkasına bakmak adına çevirdiğinde, Chan'ın burnu Seungmin'in saçlarına gömülü olduğu için burnu Thita'nın burnuna temas etti.

S: "N-ne yapıyorsun?"

C: "Şhhh şarj oluyorum"

____________

Bu şarj olma meselesi daha uzar eheheh

Alo? Merhaba yazar hanımla mı konuşuyorum acaba? Ne zaman ChanMin'in bebeğini göreceğiz acaba?

Az önce canlı yayında A mı? B mi oylaması yaptım. Ve bir oy farkla B kazandı. Eğer A kazansaydı bölüm sonunda Seungmin'in Chan'ın çavuşunu hissettiğine dair, dayama sahnesi olacaktı ama ne yazık ki kaldı. Artık başka bölümlere.

Bölüm sonu

11 yorum