İçeriğe geç

Abi Terörü ~ Gerçek Ailem

Bölüm 8 · 11 dk okuma

Abi Terörü ~ Gerçek Ailem

Bölüm 8

8🍓

🍓

Şu an Ayaz'la beraber odamdan çıkmış, merdivenlerden iniyordum. Kadir Bey benimle bir konu hakkında konuşmak istemişti. Onun odasına gidiyorduk.

Evin ikinci katına geldiğimizde durduk ve merdivenlerin başındayken Ayaz bana bir odayı işaret etti. "Orası babamın odası. Seni bekliyor, ben aşağı inicem."

Ona başımı salladıktan sonra yollarımızı ayırdık. Ayaz'ın gösterdiği odaya doğru ilerleyip önüne geldiğimde durdum ve elimi kaldırıp kapıyı tıklattım. İçeriden Kadir Bey'in "Gel!" diyen sesini duyduğumda kapıyı yavaşça açtım.

Odanın içi daha çok beyaz ve gri ağırlıklıydı. Mobilyaların çoğu sanırım tüm odalarda olduğu gibi beyazdı. Kadir Bey ise masasının önündeki sandalyede oturuyordu. Beni gördüğünde gülümseyip "Hoş geldin kızım." dedi ve oturmam için odadaki bir tekli koltuğu işaret etti. Gidip oturdum.

"Benimle ne konuşacaktınız?" diye sorduğumda derin bir nefes aldı ve sandalyesini çevirip tamamen bana döndü.

"Test yaptığımız gün hastanede üvey babandan nasıl bahsettiğini hatırlıyor musun?" dediğinde bedenim kasıldı. O pisliği hatırlamak bile kötü hissetmeme yetiyordu. 17 yıl az bir zaman değildi sonuçta. Yıllarca onunla aynı evde yaşamış ve hem hakaretlerine hem de şiddetine maruz kalmıştım.

Kadir Bey'in sorduğu soruya döndüm. Hastanede söylediklerimi hatırladım.

"Bu adamın iğrenç ithamlarına ve şiddetine yıllarca katlandım ben!"

Gözlerimi yumdum ve birkaç saniyenin ardından yavaşça açtım. "Hatırlıyorum." diye cevap verdim.

Başını salladı. "Peki biraz bu konudan bana bahsetmek ister misin? Karıştırıldığını öğrenmeden önceki hayatın nasıldı mesela?"

Derin bir nefes aldım. Eski hayatımdan bahsetmek istemiyordum. "Bunları anlatırsam sonra ne olacak?" diye sordum.

"Onu dava etmek istiyorum."

Gözlerim şaşkınlıkla açıldı. Ciddi miydi? Gerçekten bunu yapar mıydı?

Hakan şerefsizini demir parmaklıkların ardında görmeyi çok isterdim.

"Anlatırsam onu dava mı edeceksiniz yani?" diye sorduğumda başını salladı.

"Kaç gündür söylediklerini düşünüyordum, içim içimi yedi. Seni zorlamak istemedim ama dayanamadım. Lütfen bana anlat da onu hapse attırabilelim. Tanıdığım çok iyi bir avukat var."

Kahküllerimle oynamaya başladığım sırada "Tamam." dedim. Hızla telefonundan bir şeyler yapıp masanın üzerine bıraktı. Sanırım sesimi kaydedecekti.

Derin bir nefes alıp 17 yıl boyunca çektiğim acıları anlatmaya başladım.

🍓

"Sen isteyecen de biz gelmeyecek miyiz balım? Bu hafta olur mu bilmem ama haftaya kesin aynı okuldayız." diyen Sinem'e ekrandan gülümsedim. Bu kızı yerdim.

"Aynen çilekli süt birkaç gün biz olmadan geçir günlerini bakalım dayanabilecek misin?" Sinem'in arkasından kafasını lap diye uzatan Sinan'a en ters bakışlarımı gönderdim. Bu ikisi nasıl ikiz olabiliyordu?

"Benim yanımda dağ gibi ikizim olacak bir kere." diyerek yanımda benimle beraber uzanan Ayaz aşkıma doladım bir kolumu. Sırıtarak uzandı ve yanağımdan öpüp geri çekildi. "Aynen. Benim o dediği."

Kadir Bey'e anlattıklarım bittiğinde bana bir konudan daha bahsetmişti. Ayaz ve diğerlerinin gittiği okulda onunla aynı sınıfta okumamı istemişti. Ayrıca okul müdürünün henüz tanışmadığım amcalarımdan biri olduğunu öğrendim. Bu yüzden biraz düşünmenin ardından kabul ettim çünkü okulda en küçük konuda bile olay çıkaran biriydim. Sürekli müdürün yanına gönderilirdim. Umarım adını bile bilmediğim amcam iyi biridir.

Odama döndüğümde Ayaz'ı yanıma çağırıp yatağıma uzanmış ve ikizleri görüntülü aramıştım. Onlara olanlardan bahsetmiş ve gideceğim okula gelip gelemeyeceklerini sormuştum. Tabii ki canım arkadaşlarım hemen kabul etmişlerdi. Ama ilk haftayı muhtemelen onlar olmadan geçirecektim.

Kadir Bey hemen kayıt için okul müdürü olan amcamı aramıştı. Sanırım yarın hemen başlıyordum.

Bu arada Hakan malını da en kısa sürede dava edeceğini söylemişti. Onu hapiste görüp zevkten dört köşe olmak için sabırsızlanıyordum. Umarım iftira ve yalanlarla davayı kazanmazdı.

"Sana güveniyoruz Ayaz. Sakın Defne'nin yanından ayrılma." dedi Sinem. Ayaz ona gülümsedi ve başını salladı.

Biraz daha sohbet edip aramayı sonlandırdığımızda aniden bastıran uykuyla kollarımı yanımda uzanan Ayaz'ın beline dolayıp gözlerimi kapattım. O da omuzlarımdan bana sarıldığında başımı göğsüne bastırdı.

"Defne sana okulla ilgili birkaç şey söylemeliyim. Sonra akşam yemeğine kadar uyuruz, olur mu?" diye sorduğunda merakla başımı kaldırdım. "Tamam."

İkimiz de yatakta oturur pozisyona geldiğimizde derin bir nefes verdi. "Ayza da bizimle aynı okulda, hatta aynı sınıfta."

Nee ıyy!

"Boş ver be görmezden gelirim o yellozu." güldü bu dediğime ama konuşmasına devam etti. "Sen görmezden geleceksin ama o rahat durmayacaktır. Sana bulaşırsa hemen bana söyle tamam mı?"

"Niye bana bulaşacakmış? Ne alıp veremediği var benimle?" diye sordum kaşlarımı çatıp.

"Kız gerizekalı çünkü Defne ben ne bileyim niye bulaşıyor?" dediğinde çatık kaşlarımı düzelttim. "Tamam ya neden kızıyosun, demedik bi şey."

Yüzündeki sinirli ifadeyi düzeltip bana hafifçe gülümsedi. "Özür dilerim, sinirim sana değildi. O kız ve yaptıkları aklıma gelince istemsizce böyle oluyorum."

"Size ne yaptı da ondan bu kadar nefret ediyorsunuz?" diye günlerdir içimde tuttuğum o soruyu sordum. Bakışları değişmişti.

"Bu konuyu kapatsak mı?" diye sorduğunda kaşlarımı çatıp üzerine eğildim. "Heyoo ben burdayım, niye duvara bakıyorsun?" evet benimle konuşurken duvara bakmıştı.

"Defne valla zorlama mutlaka anlatırım ama şu an değil." dediğinde üzülmüştüm ama belli etmedim. Bana güvenmiyor muydu?

"Peki. Sen bilirsin."

Birkaç saniyenin ardından aramızdaki sessizliği Ayaz böldü. "Her neyse, nerede kalmıştık?"

"Okuldan bahsediyordun." diye ona cevap verdim.

"Evet hatırladım. Okulun müdürü bizim amcamız. Fırat amca."

"Kadir bey söylemişti ama adını bilmiyordum. Öğrendiğim iyi oldu." dedim.

"Ve bir de sınıftaki puşt Baran var. Kendisi Ayza'nın sevgilisi olur. Gerçi belki ayrılmış olabilirler, ne de olsa kız kıyafet değiştirir gibi sevgili değiştiriyor." derken oldukça iğrenen bir ifade vardı yüzünde. "O pislikle tek kelime konuşursan ve o da seninle konuşmaya çalışırsa olay çıkarırım tamam mı Defne?"

Öfkeli suratına bakarken yavaşça başımı salladım. "Tamam."

"Ve son olarak kuzenlerimiz, öğretmenler, abim, Efe ve Sinan hariç hiçbir erkekle konuşmuyorsun."

Ohooo bu kıskançlıkla yakında beni dışarı da salmaz.

"Oldu paşam başka?"

Kaşlarını çattı. "Lan erkeklerle konuşup napacan sanki? Gül gibi ikizin var burda!"

"Sanane be arkadaş edinemez miyim ben!"

"Kız arkadaş edin, erkek değil."

"Tamam o zaman sen de başka kızlarla konuşamazsın."

"Tamam."

"Ben de tamam."

Bir süre gıcık gıcık bakıştığımızda dayanamayıp güldüm ve üzerine atlayıp kollarımı boynuna doladım. "Yaa şapşikk, sen beni mi kıskandın?"

"Saçmalama ne kıskanıcam ya." dediğinde yav he he der gibi baktım.

"Aynen. Ondan."

"Hadi uyuyalım." dedi aniden konuyu değiştirip. Gülerek başımı salladım. Ayaz kalkıp odanın ışığını kapattı ve tekrar yanıma geldi. Yan yana uzandıktan sonra yorganı üzerimize çekti. Kollarımı beline dolayıp başımı göğsüne yasladığımda gözlerimi kapattım ve kendimi uykuya bıraktım.

🍓

"Kalkın uykucular yemek yiyeceğiz." diyen bir ses duyduğumda uyanmaya başlamıştım. Yanımda hissettiğim hareketlilikle rahatsızlıkla kıpırdandım.

"Abi biz sonra yesek?" diye soran Ayaz'ın sesi doldu kulaklarıma. Ardından da tekrar Demir'in sesi.

"Olmaz. Sizi bekliyoruz aşağıda, hadi hemen hazırlanıp gelin."

Yanımda hissettiğim hareketlilik arttığı sırada odanın kapısının kapanma sesini duydum. Sanırım Demir gitmişti. Tam tekrar uykuya dalacağım sırada kolum biri tarafından deşilmeye başlandı.

"Kalk hadi ikiz. Yemek yiyeceğiz."

Homurdanarak kolumu ondan kurtardım. "Kolumu morarttın Ayaz. Sal beni uykum var."

"Defne aç kalmanı istemiyorum yine, kalk akşam yemeğine haydi!" dedikten sonra yorgan üzerimden savruldu. Hissettiğim soğukla gözümü açmadan bağırdım. "Ayaz ebenle çilek toplarım senin, yorganımı ver!"

"Vermiyorum."

"Verme." deyip yastığıma sarıldım. Yanımdan bazı sesler geliyordu, sanırım Ayaz bir şey yapıyordu ama anlayamıyordum. Tekrar iyice mayıştığımda tam karanlığa gömülecektim ki aniden havalanmamla dudaklarımdan bir çığlık koptu.

"Ayy! Noluyo lan?!"

Gözlerimi açıp etrafıma baktığımda kendimi Ayaz'ın kucağında buldum. Tam küfür edip beynini yakacağım sırada bir anda beni bırakmasıyla tekrar çığlık attım. Yere kapaklanarak götümün kırılmasını beklerken yumuşak bir yere düştüğümü fark ettim.

Bulunduğum yere baktım. Yerdeydim ancak yere yorganımı sermişti gerizekalı.

"Ayaz ağzına sıçayım senin." diyerek yavaşça ayağa kalkmaya çalıştım. O ise bu hâlimi izlerken hayvani, devasa bir kahkaha salmıştı.

Ayağa kalktığımda hızla yanına varıp omzuna sert bir yumruk attım. Gülen ifadesi sekteye uğradığında acıyla elini omzuna götürdü. "Naptın kızım ya?"

Gözlerimi kıstım. "Ayaz hemen çık odamdan." dediğimde kaşlarını çattı. "Beni odandan mı kovuyorsun?"

"Evet kovuyorum!" diye hafifçe sesimi yükseltip götüne tekmeyi bastım. Bana öyle olsun bakışlarını atarken odadan çıkıp kapıyı kapattı.

Deli ya.

Yorganımı yerden kaldırıp yatağımı topladım ve hâlâ yerleştirmediğim kıyafetlerimin bulunduğu koliye doğru ilerledim. İçinden çilekli bir pijama takımı çıkarıp hızla üzerime geçirdim. Ardından kuş yuvasına dönmüş saçlarımı elimle düzelttim.

Telefonumu cebime atıp odamdan çıktım ve merdivenlerden inmeye başladım. Zemin kata indiğimde yavaş adımlarla ilerleyip yemek odasına girdim. Herkes burdaydı.

Hemen Ayaz ile Efe'nin arasındaki boş yere geçtiğim sırada bir ses duyuldu. "Prensesimiz sonunda teşrif edebildi."

Bu iğneleyici sesin kime ait olduğu beni tabii ki şaşırtmadı. Barış.

Göz devirmekten başka bir şey yapmadım. Umursamamaya çalışıyordum.

"Barış önüne dön!" diyerek onu uyardı Kadir Bey.

Barış ise homurdanarak önüne dönmüştü. Ben de önümdeki yemeğe döndüm. Köfte patates vardı. Bayılırdım.

Yemek yemeye başlamamın ardından yaklaşık 5 dakika geçmişti ki kulaklarıma Kadir Bey'in sesi doldu.

"Okul işini hallettim kızım. Yarın başlıyorsun Allah'ın izniyle."

Ona dönüp gülümsedim. "Teşekkür ederim Kadir Bey. Haberiniz olsun diye söylüyorum diğer okulumdan iki tane arkadaşım var. Onlar da kayıt yaptıracaklarını söylediler."

Gülümsedi. "Yaptırsınlar tabii kızım. İyi olur senin için de."

Ben de ona gülümseyip önüme döndüm. Tam yemeğe tekrar başlayacağım sırada bir ses daha duyuldu.

"Bir de bu kıza öğretmenlik mi yapıcam ben?"

Kadir Bey tam ona bir şey söyleyeceği sırada dayanamayıp ben konuştum.

"Kimse sana bana öğretmenlik yapman gerektiğini söylemedi. Merak etme zaten büyük ihtimalle senin derslerinde sınıfta olmayacağım."

O bana ters bakışlarını atarken Sevgi Hanım söze girdi. "Olur mu öyle şey kızım. Matematik bu, önemli."

"Sorun değil, ben kendim konu anlatımı izleyerek hallederim."

Herkes sustuğunda tekrar önümdeki tabağa döndüm. Hiç yenilmemiş gibi duruyordu.

Bi rahat bırakmadılar ki yiyeyim anasını satayım!

🍓

Derin bir nefes alıp ellerimi belime yerleştirdim ve önümdeki manzaraya baktım. İçleri boş koliler odanın bir köşesinde, içlerinden çıkanlar ise yerlerini almıştı.

Evet sonunda kolilerdeki eşyalarımı yerleştirmiştim. Kitaplığım ağzına kadar dolmuştu ancak giysi dolabımın yarısından fazlası boştu. Çok kıyafetim olmadığını söylemiştim. Üvey annem ve babam zaten para harcamayı seven insanlar değillerdi, konu ben olunca umurlarında olmazdım.

Oflayarak kendimi yatağıma fırlattım. Çok yorulmuştum. Uykum da gelmişti. Ama yarın okul vardı. Lan yarın okul vardı!

Hemen kalkıp balkona girdim ve ordan da Ayaz'ın odasına daldım. Yatağına uzanmış reels izleyen canım ikizim benim bu ani girişimle adeta uçarak yere yapışmıştı.

"Lan!" diye bağırdığında büyük bir kahkaha patlattım. Bu anı kesinlikle video çekmeliydim. Keşke önceden düşünebilseydim. Elimde videosu olsaydı hiç sıkılmadan izler izler gülerdim.

O korkudan, ben ise gülmekten yere yattığımızda odanın kapısı bir anda açıldı ve odaya "Abi iyi misin!?" diye endişeyle seslenen Efe girdi. Ancak benim hâlâ kahkaha atan suratımı ve Ayaz'ın yerde boylu boyunca uzanan dehşetli ifadesini görünce anlamaz ve şaşkın hâlde ikimize bakmaya başladı.

Ben hâlâ anırarak gülerken Ayaz kendini toparlayıp yattığı yerden ayaklanmaya başlamıştı. Benim kahkahalarımı duydukça daha da sinirlendiği yüz ifadesinden belli oluyordu. "Bir sakinleşsen mi diyorum artık?"

"Bana olanları anlatsanız mı diyorum artık?" diyen Efe hâlâ şaşkınca bize bakıyordu.

Yaklaşık 30 saniye daha gülmemin ardından "Aayyhh ne güldüm bee!" diyerek durdum. İkisi de hâlâ aval aval suratıma bakıyorlardı. Efe muhtemelen neyin bu kadar komik olduğunu anlamaya çalışırken Ayaz ise nasıl bu kadar komik bir şekilde yere düşebildiğini anlamaya çalışıyordu.

Ayaz'a baktım ancak ifadesi tekrar gülmeme neden olunca içinden çıkması çok zor olan bir krize daha girdim. Efe ile Ayaz birbirlerine bakıp tekrar bana döndüler.

"Bence beyninde bir hasar oluştu. Ben gelmeden önce yere mi düştü?" diyen Efe'nin sorusuyla gülmem arttı. Biri düşmüştü ama düşen ben miydim tartışılırdı.

Ben gülmeye devam ederken bana doğru gelen Ayaz'ın ayakları görüş alanıma girdi. Arkama geçmişti. Neden arkama geçmişti?

Aniden ayak bileklerimden beni kavrayıp havaya kaldırdığında bir çığlık attım ve her şeyi ters görmeye başladım. "Efe neden amuda kalktın, salak mısın sen?"

Bu soruyu o kadar ciddi bir şekilde sormuştum ki Efe dayanamayıp kahkaha atmaya başladı. Kahkaha dediğime bakmayın fil kükrüyordu sanki. Öyle ki gülmekten şu an yerdeydi. Tıpkı az önceki ben gibi.

Bu arada hâlâ baş aşağıydım. Ayaz gerizekalısı beni sallandırıyordu.

"Ayaz beynim uyuştu indir beni!" diye bağırdığımda güldüğünü duydum.

"Gülmen geçti mi?"

Tam geçtiğine de bir şeyler söyleyecektim ki ortamda başka bir ses yankılandı ve Efe'nin açık bıraktığı kapıdan Miraç kafasını uzattı. "Noluyo lan bu odada?"

"Heh! Bir sen eksiktin!" diyerek Ayaz'ın elinden kurtulmaya çalıştım. Ancak inatla bırakmıyordu. "Lan bıraksana organlarım burun deliklerimden fışkıracak şimdi!"

Kahkaha atarak beni yavaşça yatağıma bıraktı. Kalkmaya çalıştığımda başımın dönmesiyle bağırdım. "Vallahi felç oldum!"

"Biri burda nolduğunu açıklayabilir mi?" diye soran Miraç ile varlığını unuttuğumu fark ettim.

"Bir şey olduğu yok abi, gülüyoruz öyle." dedi Ayaz. Aynen baya güzel gülmüştük. Mesela Efe şu an hâlâ gülüyordu. Sanırım bir tur da onu sallandırmak gerekecekti.

"Görüyorum onu." dedi yerde yatan Efe'ye bakarak. Bugün neden herkes yerdeydi?

"Komik bir olay yaşandı da biraz ona güldük. Daha doğrusu Defne güldü biz de ona güldük." dedi Ayaz.

"Peki bu komik olay ne?"

Ayaz ile göz göze geldiğimizde yere uçarak düştüğü an gözümün önüne geldi. Tam tekrar kahkaha atacağım sırada hem Ayaz hem de Efe üzerime koşunca dehşetle ikisine baktım. "Sakın gülme!" diye resmen aynı anda aynı şeyi bağırmışlardı.

"Tamam! Tamam gülmüyorum, sakin olun."

Birkaç saniye sessizlik olduğunda en sonunda Miraç konuştu. "En iyisi ben gideyim."

Aynen. Bence de git sen.

Odadan çıkıp arkasından kapıyı kapattığında Efe konuştu. "Gerçekten neden o kadar gülüyordun?" dedi bana bakıp. Yine güleceğimi anladığında "Tamam sormadım say." diyerek odadan çıktı.

Bir süre konuşmadan Ayaz ile bakıştık. Sessizliği bozan ben oldun. "O nasıl uçuştu lan öyle."

Somurtarak yatakta yanıma oturdu. "Uzatmasan mı?"

Bu hâline hafifçe gülerek yanaklarını sıktım. Ellerimi iteklerken konuştu. "Sen niye gelmiştin?"

Arkama yaslandım. "Yarın okul olduğu aklıma gelince heyecanlandım. Yanında yatacaktım." bu noktada gözlerimi kırpıştırdım. "Tabii sen de kabul edersen?"

Dişlerini göstererek gülümsedi. "Sorman hata."

Ayağa kalkıp odanın ışığını kapattı ve yanıma geldi. İkimiz de yorganın altına girip birbirimize sarıldık.

"Okulun forması var mı?" diye sordum.

"Var ama seninkini annem yarın halledecekmiş. Şimdilik serbest giyin."

"Kaçta kalkıcaz?"

"Ders 9'da başlıyor. 7 gibi kalkar, kahvaltı yapıp çıkarız."

"Bizi kim bırakacak?"

"Barış abim."

Iyy o salağın kullandığı arabada bulunmak hiç güzel olmayacaktı. Daha önceden yanına da oturmuştum ama o benim elimde değildi. Doğan gerizekalısı sağ olsun arabaya beni resmen fırlatmıştı.

"Başkası bıraksa olmuyor mu? Mesela biz ikimiz senin bisikletinle gidebiliriz." dediğimde cıkladı. "Olmaz, oraya varana kadar ayaklarım kopar pedal çevirmekten."

Ofladım. "İyi be uyu."

Güldü. "Sen de uyu."

"İyi geceler." dedim gözlerimi kapatırken.

"İyi geceler."

🍓

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.