İçeriğe geç

°_Oyun Bozan_°

Bölüm 8 · 6 dk okuma

°_Oyun Bozan_°

Bölüm 8

Zincir

Hepimiz bir kalemden ibaret sayılabiliriz aslında. Çünkü hayat bize kitap verir. Kitabı anılarımızla, düşüncelerimizle, başarılarımızla ve en önemlisi başarısızlıklarımızla doldurmamızı ister hayat. Hani derler ya, hissederler ya bomboş bir insan olduklarını ve hiçbir başarısının olmamasını. Aslında birden fazla başarıları var, hepimizin var. Çünkü biz kalem iken doldurduk hayatın bize verdiği kitabı.

Kimimiz bunu fark edemedi, çünkü o zaten doldurduğu hiçbir sayfanın farkında değildi. Asıl önemli olan bunu fark etmemiz, o sayfaları doldurmaya çalışmamız. Ve en büyük başarı ise ne zaman kazanılır biliyor musunuz? Hayatın size verdiği kitapta boş sayfa kalmadığında kazanılır en büyük başarı. Her bir sayfa tamamlandığında ise diğer sayfaya yazılabilecek bir başka başarı kazanılmış olur. Hatta çoğumuzun tamamlanmadı kitabı. Şimdi sen söyle, tamamlandı mı kitabın? Hiç tamamlamaya çalıştın mı?

Ben daha kitabımı yazmaya başlayamadım. Çünkü benim kitabım, oyunum bitince başlayacaktı.

Şimdi ise Lavinya tam karşımdaydı. Hayır, bana dokunmadılar bile. Bu hangi kural, hangi kanundu? Onun kaçmasına ben yardım ettim, beni de kelepçelemeleri lazımdı. Bu işte bir terslik var...

"Lavinya, seni tekrar kurtaracağım." diye bağırdım. Hayır, bu söylediğimi kanıtlayamazlardı ama beni büroya götürebilirlerdi. Veya karakola, emin değilim. Polisler bana baktı, bir süre sonra birkaçı kaşlarını çatıp bana doğru yürümeye başladı. Onlara baktım, çok çaresizlerdi. Hayır, acımıyorum. Sadece nedense... Hoşuma gidiyor onların bu çaresizliği.

Hiçbir şey konuşmadım. Ellerimde kelepçeler ile yanlardan koluma girdiler. Lavinya'ya baktım ve yüzüme cesaret verici bir gülümseme takındım. Gülümsemedi.

Arabanın arka kısmına geçtim fakat Lavinya normal bir polis arabası ile gidiyordu. Sanırsın azılı suçluydum. Oysa söylediğim sadece dört kelimeden ibaretti. Bu dört kelime beni suçlu göstermişti.

Kapıyı kapattılar ve zincirlediler. Nasıl olabilir? Lavinya'ya suçlu demek istemiyorum ama sanki gerçek suçlu benmişim gibi davranıyorlar.

Bunları düşünmeyi bıraktım. İki adam ön tarafa geçti ve haraket etmeye başladık. Birkaç dakika sonra adamlardan birinin telefonu çaldı. Telefonu açar açmaz konuşmaya başladı. "Evet, aldık." dedi. Neyi aldı? Beni mi? Eğer öyle olduğunu sanıyorsa hayır, ben kendi isteğimle geldim.

"Bir taşla iki kuş vurduk." dedi birden. "Evet, Almina Hell." Olamaz... Bunlar kim? Lanet olsun, ne yapmalıyım? Arkalarını dönüp onlarla aramda olan demirin küçük kapağının kilidinin açıldığını duydum. Sonra da o kapağı açıp baktıklarında sonunda ışık gözlerimi bulmuştu. "Düzgün dur, karakola gidicez." dedi. Ayağa kalktım ve kapağa yaklaştım, nerede olduğumuzu görmem gerekiyordu.

Göl kenarındaydık. Ne yapmalıyım, ne yapmalıyım, ne yapmalıyım... Bir anda araç durunca şaşırdım. Lavinya'yı nereye götürdüler? Benim bulunduğum yerin kapısı uzun zincir seslerinden sonra açıldı. Onlara baktım. "İn şuradan. Dur yerinde." dedi ve gömleğini hafiften açarak belinde duran silahı gösterdi. Göz dağı veriyordu. Aptal...

Adamlar uzaklaşmaya başlayınca düşünmeye başladım. Ne yapabilirdim? Arka bölmeyi kilitledikleri zincire baktım. Yeterince uzundu. Hızlıca elime dolandım ve sessizce göle doğru gittim. Bir anda çığlık attım ve kendimi suya bıraktım.

"Hadi hadi ağlamayın, ben hepinizden iyi nefesimi tutuyorum. Jüri benim." dedi Mercan. "Sebep ne? Gel buraya altımız da yarışacak." dedi Furkan. Kuzey kaşlarını çatıp konuştu "Furkan hâlâ anlamadın değil mi? Jüri olmazsa hepimiz hile yaparız. Hayır, biliyorum yani kendimi, yaparım." dedi.

Lavinya ve Yazel'e baktım. Mercan, Furkan ve Kuzey arasında olan bu garip kavga bize çok saçma geliyordu çünkü biz asla kavga etmezdik. Ben konuşunca susacakları için konuşmaya başladım."Furkan, Mercan jüri olacak." Bana baktı ve iç çekti. "Tamam o zaman."

Gölün içinde Yazel, ben, Lavinya, Kuzey ve Furkan şeklinde sıralandık. Mercan saymaya başladı, "Bir... İki... Üç!" hepimiz kafamızı suya gömdük. Birkaç dakika sonra sesler tamamen kesilmişti. Nefessiz kalmıştım ve kafamı azıcık kaldırdığımda Mercan Furkan'a bakıyordu.

Kafamı burnumdan nefes alabileceğim şekilde kaldırdım. Hepsi teker teker çıkarken ben fark edilmemek için tekrardan derin bir nefes aldım ve suya gömüldüm. Oyunlar kuralları yok etmek için vardı ne de olsa. "Almina, sen kazandın!" dedi Mercan ve hepsi beni alkışlamaya başladı. Gülümsedim, sanki kendi hakkım gibi gururlandım.

Almina Hell, ikinci oyun bozan.

Git gide derine gidiyordum gölde. Yukarıdan sesler duyuluyordu. "Onu patrona canlı götürmeliyiz!" diye bağırdı telefonla konuşan adam. İkisinin de suya atladıklarını gördüm. Zinciri daladığım elimden çıkardım. Daha fazla aşağıya gidemezdim. Sanki cansız gibi kendimi yere bıraktım ve gelmelerini bekledim.

Gözlerimi açtığımda ikisi de bana çok yaklaşmıştı. Suyun izin verdiği kadarıyla hızla dağa doğru kaydım ve adamın bana bakmasını sağladım. Ona doğru yaklaştım ve elimi ona verecekmiş gibi uzattım. Adam tam elimi tutacakken diğer elimde sakladığım zinciri çıkardım ve hem eline hem boğazına doladım. Diğeri ayak bileğimden tutmaya çalıştı fakat ben hızlıca yukarıya çıkıyordum. Boğazına zinciri doladığım adam iyice çırpınmaya başladı. Kafamı yukarıya çıkardım ve nefes alıp tekrardan aşağıya indim.

Diğer adamın üstüne doğru gittim. Tam elini kaldıracakken kafasının üstünde daire çizerek zinciri ona da doladım. Zincir sayesinde birbirlerine resmen yapışmışlardı. İkisi de nefes alamıyordu. İkisinin etrafında daire çizmeye başladım. Elleri bağlı olduğu için haraket edemiyorlardı. En sonunda zincire sıkı bir düğüm attım ve yukarıya baktım. Tekrardan aşağıya baktığımda acizler çırpınıyordu.

Hayır, boğuluyorum! Yukarıya hızlıca çıkmam gerekiyordu. Adamlara baktım onlara doğru yüzdüm ve bir adamın sırtına hızlıca ayakkabılarım ile bastım ve yukarıya çıkmaya başladım. Kafamı kaldırdım ve nefes almaya çalıştım. Tekrardan onlara baktığımda kıpırdanma yoktu. Kaşlarımı çattım "Hak ettiniz aptallar. Hak eden herkes yok olmaya mahkum." dedim ve araca doğru yüzdüm.

Sudan çıktığımda kıyafetlerim üstüme yapışmıştı ve sırılsıklamdım. Etrafa bakındım ve az önce adamların bindiği ön koltuğa doğru yürüdüm. Hayır, kahretsin! Keşke ellerinde duran silahı alsaydım! Tekrardan suya girersem planım işlemezdi. Koltuğa baktım ve bir neşter gördüm. İşte bu!

Dışarıya çıktım ve adamların koşarak geldiği yere baktım. Telefon yerdeydi. Neden hiçbir şey ters gitmiyordu? Dışarıya çıktığım an polislerin veya dedektifleri gelmesi gerekiyordu. Gerçi en büyük terslik benim kaçırılmamdı ama olsun.

Koşarak telefonun yanına gittim. Elime aldım, parmak izim geçebilirdi ama önemli değil. En son mesajlaştığı kişiye baktım. Evet, patron dedikleri şerefsiz buydu. Beni kaçırmaya çalılan adamın nasıl konuştuğuna baktım, kısa ve saygı çerçevesinde konuşuyordu. Mesaj yazmaya başladım. "Patron, kız kaçmaya çalışıyor. Gölün Güney Doğu kısmındayız, kasabaya bakan kısım." yazdım ve gönderdim.

Hızlıca koşarak gölün önüne gittim ve telefonu olabildiğince uzağa attım. Ön koltuğa doğru tekrardan yürüdüm. Neşteri elime aldım ve arka kısma yöneldim. Kapıyı kapatmaya çalıştım ama içten tam olarak kapanmadı. Sorun yok.

Birkaç dakika derin nefes aldım. Kendimi hazırlamam gerekiyordu. Bir süre sonra sakinleştim. Daha sonra hızla yaklaşan bir araba sesi duyuldu. "Nerede bunlar! Arkaya bakın!" diye emirler yağdırıyordu biri. "Durun!" dedi aniden aynı kişi. "Siz etrafı arayın."

Hayır, buraya geliyor! Kapıya doğru yaklaştı. Adım sesleri sanki kalbimin etrafına demirler yerleştiriyor ve hapsediyordu. Kapı yavaşça açılmaya başladı. Yaklaştım. Nefesim tekrardan düzensizleşti. Kapı açıldığında adama baktım e hiç düşünmeden neşteri boğazına sapladım. Gerçekten sapladım. Neşteri geri çıkardığımda tekrardan sapladım. Hayır, bir şey bu kadar hoşuma gitmemeliydi. Adam en sonunda yere düştü.

Ve o anda gördüm, o gün sadist katilin boynuna sapladığım çivinin izi, aynı yerdeydi ve üstünde sargı bezi parçası vardı. Hayır, yoksa o mu?

SON

Sizce katil o mu?

Almina da katil oldu, ne düşünmektesiniz? İdlaşxlsşsl

Bu arada olaylar kendiliğinden gelişti ve hikayenin neredeyse sonu değişti şamsşamsş

Bir sonra ki bölümde görüşmek üzere :)

Bölüm sonu

5 yorum