YEDİNCİ BÖLÜM: 90+1 Aşk bazen 90 dakikada kazanılmaz. Bazen maç biter derken gelir en gerçek gol. Hayat da öyledir. Bitti sanırsın, ama kaderin elinde hâlâ bir dakikalık sürpren vardır. Alp ve Duru yeniden başladılar. Bu kez yavaş, bu kez savunmasız ama bilinçli... Önce birlikte susmayı öğrendiler. Sonra aynı cümleye birlikte gülmeyi. Artık Alp, Duru'nun sessizliğini anlamayı; Duru ise Alp’in gözlerinde konuşmayı seviyordu. Bir gün Alp, Duru'yu Dolmabahçe Sarayı’nın bahçesine götürdü. O eski, tarihle dolu taşların arasında yürürken Duru sordu: “Bugün neden buradayız?” Alp durdu. Cebinden küçük, siyah bir kutu çıkardı. “Çünkü her şey burada başlamıştı. İlk sana buradan bakmıştım. Tribünden değil... kalbimden.” Duru'nun gözleri doldu. “Alp...” “Ben seninle sadece aşkı değil, sessizliği de paylaşmak istiyorum. Çünkü anladım... Sevgi, sadece ‘seni seviyorum’la değil, ‘ben buradayım’la yaşanır.” Kutuyu açtı. İçinde zarif, sade bir yüzük vardı. Ne gösterişliydi, ne pahalı. Ama içindeki yazı her şeydi: > “90+1: Beklediğine değer.” Duru gülümsedi. Sessizce başını salladı. Evet. Bu kez hiçbir fırtına onları savuramayacaktı. Çünkü artık aşklarını saklamıyor, sakince yaşıyorlardı. --- Aylar sonra bir nikâh salonunda, basından uzak, yalnızca yakın dostlarının olduğu bir törende “evet” dediler. Ve o gece, Alp onu dansa kaldırdığında kulağına fısıldadı: “Beni tribünde değil, kalbinde tuttun. İşte o yüzden hep kazandım.” Duru gözlerini kapadı. “Sadece kitaplarda değil… gerçek hayatta da sonlar böyle olabiliyormuş demek.”
Bölüm 7
YEDİNCİ BÖLÜM: 90+1
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.