Keyifli okumalarrr
******
“Ben alarmları kapatmadım mı? Bu ne şimdi?”
Telefonuma uzanıp alarmı kapattım ve tekrar uyumaya çalıştım. Alarm tekrar tekrar çaldı ve tekrar tekrar kapattım. En son çalan alarmla sinirden delirmiş bir şekilde uyandığımda bu sesin sebebinin alarmlar değil Avşin’in aramaları olduğunu fark ettim.
“Avşin ne oldu sa-“
“Maili görmedin mi? Özay Hoca sunumu sabah dokuz dersine almış.”
“Ne!”
Yataktan fırlayarak tuvalete doğru koşmaya başladım. Tam kapımı açmıştım ki karşımda gördüğüm fare ile kapıyı geri kapatıp yatağıma çıktım.
“Asya sakin ol kızım saat daha yedi. Her türlü yetişirsin. Bir yerini kırma sakın!”
“Şey… Ben hazırlanayım, geleyim. Okulda şey yaparız.”
Büyük bir kahkaha attı, “Ayıl gel hadi.”
Telefonu kapatır kapatmaz odamdaki masayı alıp ters çevirerek kapıya yasladım. Farenin kapının altında odama girmesi demek benim hayatımın son bulması demekti.
“Sakin, Asya sakin! Önce üstümüzü değiştirelim. Oda oda gideriz.”
Nefes almaya çalışırken yanaklarım ve kulaklarımdan dumanlar yükseliyor gibiydi. Dolabın kapağını açacakken bir an üstüme bir farenin fırladığını hayal ettim.
“Salak Asya! Kendini korkutma bir şey yok,” diyerek korka korka dolabımı açtım.
Gerçekten bir şey yoktu. Hızla üzerime bir şeyler geçirip tarağımı ve birkaç parça eşyamı çantama atarak odamdan çıkmak için kapıya yöneldim.
Korkudan mı tiksintiden mi emin olamadığım bir hisle titreyen vücudumu kontrol etmeye çalışarak masayı hafifçe çekip kapıyı açtım. Farenin dışarda olmadığını görünce hızla dışarı çıkıp masamı koridor ve kapım arasına çektim. Farenin odama girmesini engellemiş oldum kendimce. Tabii içerde başka bir tane yoksa…
Daha fazla dayanamayıp korka korka kapıya doğru ilerleyip koridordaki botumu ve montumu giydim. Farenin gece boyunca bunların üzerinde gezmiş olma ihtimali bile beni mahvetse de yapacak hiçbir şeyim, başka hiçbir seçeneğim yoktu.
Düşünerek kendimi yavaşlattığımı fark edince kendimi maketimi almak için salona attım. Tam o an farenin seslerini duyunca nefes bile almadan maketimi alıp evden çıktım.
Binanın içinde derin bir nefes alıp titreyen vücudumla olabildiğince hızlı bir şekilde kapıyı kilitleyip koşar adım merdivenleri inerek kendimi binadan dışarı attım.
Üzerimdeki her parça vücudumu kaşındırıyor midemin kasılmasına sebep oluyordu. Sabah sabah bir farenin beni bu hale getirmesi kendime acımama sebep olmuştu.
“Bunu hak etmedim,” dedim arkamı dönüp apartmanıma son bir bakış atarken, “O kadar çalışıp böyle bir evde yaşamayı hak etmedim.
**********
“60 mı? Ben bunu hak etmedim! Üç gündür uyumuyorum ben Asya. Bu ne şimdi!”
“Bana çok bile 58.”
“Şimdi gidip konuşamam da hocayla. Adam dinlemiyor bile.”
Gözlerim kararınca olduğum yerde durdum. Bir süre geçmesini beklesem de dizlerimin titremeye başlaması ile Avşin’e döndüm. Fakat o benim durduğumu fark etmemiş olacak ki kendi kendine konuşarak ilerlemeye devam ediyordu.
“Galiba bayılacağım.”
“Hani hatamı söyle düzelteyim değil mi?”
“Asya!”
Gözlerim tamamen kararmış vücudum uyuşmuşken en son hissettiğim şey yerden havalanışımdı.
**********
Kitabımı puanlamayı unutmayınn..


