
( ATEŞ ANLATIMIYLA)
Evet hastanedeyiz , ne bekliyordunuz !? Hepimizde ayrı problem . Asya 'nın gözüne denizde yüzerken cam girdi . Utku 3. derece yanık oldu .
Benim kolum kırıldı , evet kolum bildiğimiz altı ay alçıda kalacak yani ve şuan bunu öğrendiğim, ikinci dakika ...
Nasıl kırdığıma gelirsek kaydıraktan düştüm tepe taklak . Asya 'nında gözüne cam girmiş meğerse , zaten Utku 'nun problemini tahmin etmek zor değildi . Havuç yağını sürdü. Yandı çocuk.
Kızıl Tilki ise şaşkınlıkla bakıyordu. Zaten karavanıda o sürmüştü. Kabusun kabusu ne hız o , bende bile hızlı.
Tam herkes koluma dikilmişti. Doktor yine bizi görünce şaşırmıştı aslında . Bana iğne yapacaklarını anladığım an ise şuydu :
" E , çocuklar sizi sürekli görüyorum siz kimlerdensiniz ? "
O anda Utku atıldı. " 4NOTA efendim." dedi haykırarak , Asya bir anne edasıyla Utku'ya elini salladı .
" Biz namımız 4NOTA 'dır efendim. Ateş , Nevra , Utku ve ben Asya. "
" Memenun oldum çocuklarda. Sen Kızıl Zürafa . "
" Ben mi!? " dedi Utku.
" Başka kim oğlum !? "
" Efendim doktor amca ? " dedi çaresizce haykırdığı sesi ile...
" Evladım senin şeyinde yanmadı demi !? Sen tuvalette gidip baksana."
" Peki doktor bey. "
" Yoksa biraz sıkıntı. " dedi Utku'ya bakarak.
" Sana ne oldu evladım !? " dedi Asya 'ya dönerek.
" Gözüme cam girdi . " dedi bu sefer Asya doktorun yüzüne baktı.
" Evladım senin gözündeki cam çıktı mı !? Yoksa hasar mı gördü yüzün. "
" Cam çıktıda, gözümden kan geliyor."
" Sende şu bandajcı hemşire Ayşe'ye gir o halleder. " dedi bu sefer Asya doğruldu ve çıkmıştı.
O anda bakışlar bana doğruldu .
" Ver kolunu evladım. " dedi sakince bende verdim. Sedyeye oturdum , ve yattım.
" Açalım bakalım kolunu. " diye mırıldandı. Kızıl Tilki ise bana bakıyordu. Asya ve Utku acaba ne yapıyordu!? Utku'dan korkuyordum.
Çok kötü yandı , Asya 'nında gözü gitti . Acaba nasıl cam soktu !?
Kızıl Tilki ise biraz öfke patlaması yaşamıştı trafikte. Sakinleşiyordu yavaş yavaş...
Eli ile koluma dokunuyordu, sıkıyordu doktor amca...
" Haraket etirebiliyor musun ? "
" Hayır ... " dedim acımış bir sesle ...
" Evladım sen nasıl düştün ? " Şimdi bunu söylersem ...
O anda Kızıl Tilki daldı.
" Kaydıraktan düştü. " dedi sırıtarak.
" Senin sevdiceğin mi !? "dedi Kızıl Tilki 'ye dönerek. Eskiden bu sorudan hiç ama hiç hoşlanmazdım. Arkadaşım olduğunu söyleyince , " Yok , aşk var oğlum . " derlerdi .
Ve şuan cidden dediklerinde haklı çıkmışlardı.
Ben söyleyemeden. Daldı .
" Evet . " dedi Kızıl Tilki. Gülmeye devam ederek.
" Buarada 6 ay alçıya altında durması gerek , beslenmene dikkat edeceksin. Kolun şuan benim gözlerimde kırık ve iğne yapmam gerekiyor evlat. "
İğne mi !? Ne !? Hayır ,hayır , hayır ! Olmazdı. 5 yaş doğum günümde en son iğne olmuştum. O gün üflediğim mumun başında :
"Kanka niye 5 yaşına giriyorum!? Zaten odun olacağım belli Utku ! " demiştim iğneden sorna yüzüne Utku'nun . Kuduz olmuştum o zamanlar ...
Kızıl Tilki 'ye gelirsek tüm İzmir 'i inletecek bir kahkaha atıyordu. Bense doktorun yüzüne yalvarır bir yüz ifadesiyle bakıyordum .
" E ,evladım siz hemşireye gidin . Orada iğne yaparız. Gel benle . "
...
" Ateş çok eğlenceli olacak ."
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Ay çok eğleniyordum valla , acaba 6 ay gitar çalmamayacağını öğrenince ne hale gelecekti !?
Sedyeye oturdu yine . Ateş 'e önce kolunu uzaltılması talep oldu ve Ateş acıyarak uzatı:
" Aaaaaaa ! " diye bir haykırış duyuldu ağzının ta ses tellerine kadar.
Hemşire iğne ile dikilir halde kalmıştı.
" Evladım daha yapmadık bile. "
" Peki. " dedi korkuyla. Ve tekrar bir haykırış , tekrar ve yine tekrar. Aşı olmak istemeyen 7 yaşındaki bir velet gibiydi. Elini tutsam ne tepki verirdi denemesi bedava idi ...
Diğer elini kavradım anında , bana baktığı an derisine giren iğne onun için sinek ısırığı gibi olmasını beklerken... Bağırmaya devam etti . Hatta elime sarıldı . Ağladı , zırladı. Ama haklıydı, cidden en sert iğnelerden birini olmuştu.
( ATEŞ ANLATIMIYLA )
Eline baskı uygulamıştım, ya ne acıymış? Yak yak bitmemişti. Gerisi zaten bağırma çınlamaydı.
( NEVRA ANLATIMIYLA)
" Evet bitti , sinek ısırığı gibiydi. Demi ? "
" Aynen doktor bey, aynen. " dedi kusacak gibi bana bakarken.
Tamamdır ben diğer tarafa gidiyorum. Arkadaşlar gelmiştir.
" Ay sevgilim sen iyi misin ? Çok mu acıdı. "
" Yok hiç acımadı . "
" Aynen Ateş az önce koluma sarıldın." dedim gülerek.
" Seni seviyorum. " dedi bu sefer saçımı severek, kızıl saçlarımın arasında kırık olmayan elinin parmakları ile saçlarımı sevmişti.
" Senden beklemezdim açıkçası, sana narkoz falan mı verdiler Ateş yoksa !? " dedim gır gırına ,ama biraz alıngandı .
" Aşk olsun Kızıl Tilki. "
" Olsun tabi aşk güzeldir. Hem güzel bir hissmiş . Bir sevdiğim öğretti ."
" Kim !? " dedi telaşla .
" Sen kendini mi kıskandın Ateş !? " dedi bu sefer tekrar yüzüne alayla bakarak.
" Galiba evet. " Ve o anda benim yanağıma minik bir buse kondurdu.
" Valla karakol vardı, nezarette düştük senle , şimdi de hastane . Düşmediğimiz yer kalmadı valla . "
" Kaldı ya Kızıl Tilki. "
" Sen bana niye Kızıl Tilki diyorsun ki !? "
" Çok sevdiğim bir romantik komedide " Kızıl Tilki "diye bir lakap vardı. Hem ondan hemde nazar değmesin diye . " dedi gülerek.
Alemdi ya , koluna baktım. Altı ay alçıda kalacaktı. İğne olmuştu. Ve şimdi yine doktor beklemeye başlamıştık. Acaba Utku ve Asya doktor ile ne yapıyordu!?
( UTKU ANLATIMIYLA)
Tamam en azından bazı bölgelerim yanmamış. Ve acımıyor. Acaba yasak olan şeyler var mı !?
Canım eşim ise gözünde bir bandaj takılmıştı bile . Aynı şu korsanlara benziyordu aynı bir korsan gibi görünüyordu. Gönüllümün korsanı!
Tamam biraz gaza gelmiştim. Asya ise bana " Kızıl Zürafa . " diyordu. Neden ya !? Karıcım neden !? Canım benim!? Neden !?
" Bakın şimdi size krem yazdım. Bunun dışında hiç bir şey sürmeyin .Krem olarak. " Zaten bir su ile yüzümü yıkıyorum sabah tamam..
" İkinci olarak ise size yazdığım şu besinleri tüketmeyin . " dedi doktor ,peki tüketmem zaten . Pek sevdiğim şeyler yok .
" Utku , bak yaprak sarma yok. " diye güldü bana bakarak.
" Yok , onu tüketsin. A ,C ve K vitaminleri açısından yaprak sarma gayet iyi bir besin . Hem yanık vakalarında C vitamini tüketimi önemlidir . Sıkıntı yok . "
" İşte bu be ! " diye bağrışım duyuldu. " Alayım onu doktor bey. "
" Burda soğuk şeylerde tutbilirsiniz. Her akşam kremi sürün ."
" Teşekkür ederiz doktor bey. " dedi Asya bana bakarak. Tek gözü ile onayladı.
" Hanım efendi sizinde iki ay geçsin gözünüzdeki bandaj çıkartabilirsiniz. Sizin arkadaşın kolunu alçı yapacağız , az önce iğne yaptık. Allah hepinize şifa versin ."
O sırada tekrar bir haykırdım.
" İğne mi oldu !? " dedim ben gülerek. Asya ise bakışlarını benden çekmişti.
Ve oradan çıktık. Hastane çok küçüktü. Tavana elimi kaldırınca değiyordum. Asya ise bana bakmıyordu. Trip falan mı yiyordum!?
" Bir gelsene sen . " dedim nazik bir ses tonuyla . " Öyle deme ! "
" Nasıl diyeyim Asya Kıtam !? " dedim ona dönerek . Sırtını dönmüştü.
" Daha kibar ve bana Asya Kıtam deme ! " dedi minik tribal bir sesle .
" Asya , sen cidden trip atıyorsun . "
" Yok yapay atıyorum ! " dedi sornasında yüzüme tükürerek.
"Asya bir gelir misin konuşalım lütfen!"
" Peki. "
...
Hastanenin bilmem neresindeydik!? Asya ise yüzüme hala bakmıyordu.
" Sen iyimisin Asya ? Bana niye trip atıyorsun ? Sarmayı mı kıskandın valla bırakırım. "
O anda yüzünü bana doğru döndü ve dilini gördüm. Tatlış gülüşünü gördüm.
" Asya şaka mı yaptın !? " dedim şaşkınlıkla . O anda Asya 'nın gelmesiyle birlikte bende gülmeye başladım. Omuzlarımı kavradı ve bana sarıldı.
" Şaka yaptım ya Şapşik. "
" Hayır sensin şapşik. "
" Ya Utku ya ! " dedi gülerek kalktı, ve benim yanağıma minik bir öpücük kondurdu.
" Buarada ben sarmayı kıskanmıyorum Utku! "
dedi tekrar bana bakarak.
" Acaba Ateş 'in alçısı acaba ne durumda ? "
" Bilmem az önce iğne olmuş. "
" Nevra nerde buarada ? "
" Ateş ile gitti o . "
" Peki . " dedim onaylayan bir sesle .
Asya ile yürümeye başlayarak ...
✨️BÖLÜM FİNALİ ✨️
EVET BEN BÖLÜMÜ SEVDİM ÇÜNKÜ HASTANE BÖLÜMÜYDÜ VE YAZMASI EĞLENCELİYDİ. GÜZEL GEÇTİ. SİZ BEĞENDİNİZ Mİ �
✨️ ✨️ ✨️ ✨️


