İçeriğe geç

4NOTA

Bölüm 37 · 8 dk okuma

4NOTA

Bölüm 37

SAHİLDEYİM ŞEKERİM ( 1999 )

( ATEŞ ANLATIMIYLA) 5 gün sorna ...

Allah seni ne yapmasın Utku!? Nerden çıktı bu sahil !? Allahım geç kaldım ya !? Saat yedide sahil planı mı !? Şaka gibi . Birde ben alacağım onları .

Asya ve Utku'nun zaten hala Asya 'nın evinde kalıyor yakkında gelecekler . Kızıl Tilki 'yi zaten ben ilk onu alacağım.

Her şey tam idi . Havlu , top , şemsiye ve daha neler neler ...

İnanın hepsi karavana zor sığdırmıştım. Nerden aklına geldi be sahil oğlum !? Utku sen cidden çok kitap okuyorsun! Hadi bak sahil iyi fikirde saat yedi de yapmazsın ya!?

Mart ayındaydık , ama İzmir 'de bitmek bilmeyen bir yaz güneşi vardı . Ama iki hafta sorna yerini yağmur alacağı zaten tahmin edilen bir şeydi . Ama kime neki !?

Denize girmeye devam ederdik , her zaman ...

( YAZARIN ANLATIMIYLA)

Ateş sürdükçe sürdü karavanı, arkasına attığı eşyalar , karavan bagajından düşmesin diye bir kaplumbağa edası ile sürüyordu karavanı normalde hız sınırlarını aşan Ateş Parlar' dan kaplumbağaya dönüş...

Nevra'nın annesi Şule teyzeye yakalmadan onu alması gerekiyordu , bilmiyordu ki aslında o her şeyi biliyordu . Aslında sadece bir kişi değil bir kişi daha ilişkilerinden haberdar olmuştu.

Hatta onlar için havalara uçmuştu. Çünkü yıllardır onları gizliden gizliye yakıştırıyordu... Kimi : Filiz Toprak...

Ama bugünün konusu bu değildi . Eskilerin hatrına buluşmak isteyen 4 farklı insandı. Onları bir araya getiren noktaları vardı ...

...

Evden fırlamıştı bile...

Elindeki deniz havlusu ve kocaman hazırladığı plaj çantasıyla sevgilisinin yanağına kocaman bir öpücük kondurmuştu . Sevgilisi için namı değer Kızıl Tilki...

" Nasılsın? " dedi flörtöz bir sesle Ateş ,minik bir cilve ile karşılık vererek . " İyiyim ama sen daha iyi görünüyorsun . " dedi minik iltifat edici sözüne karşı ise Ateş yavaşça karavanı kenara çekip .

" Bence sen olmasan bu kadar iyi görünmezdim. Sana benziyorum şekerim. " dedi bu sefer Ateş , Kızıl Tilki 'sinin yanağına minik bir buse dudaklarını değdirerek...

Nevra ise dalmış bir şekilde minik bir tebessüm ifadesi belirmişti...

Gayet memnundu halinden. Malum otobana girene kadar ...

Çeşme Otabanı...

Herkes kalabalıkta bir birlerine sövüyor , kendilerinin resmen patlatacak bir ses ile bağrışıyorlardı . Nevra ise boş duramıyordu. Her zaman olduğu gibi oda bağıracaktı. Çünkü o kaostan beslenirdi.

Yavaşça camı açtı ve arkasındakilere tam küfür edecekken:

" Lan sizin e ... " o anda sözler boğazında dizildi . Büyük bir el ağazını kapadı . Karavanı hafifçe güvenli bir yere koydu Ateş." Çok ayıp Kızıl Tilki 'm . " dedi gülerek bu sefer yanağına bir öpücük kondururken :

Arkadan bir korna sesi yankılandı bu sefer . Ateş öpücüğünün bölünmesine sinir olmuştu. Hemde park etmişti güvenli bir yere adam resmen onun yerine park etmek istiyordu .

" Ya kardeşim senin a ... " Bu sefer Nevra 'nın elleri Ateş'in ağzını buldu .

" Çok ayıp sevgilim, yakışmaz sana. " dedi bu sefer hayatında hiç kimseye göstermediği bir cilve ile. Ter içindeydi Ateş . Adam ise bunlar olurken " Tövbe haşa. " çekti bir tane ve hiç uğraşmak yerine defolup gitmişti.

Hafifçe saçlarını okşayarak, gözleri birbirine bakıyordu . Yollun yanında olan zeytin ağaçlarına karşıllık ikisi duruyordu . " Gitti mi ? " dedi dalgın şekilde Ateş ,sevgilisine bakarken..." Kim !? " dedi etrafına bakarak.

" Şey korna çalan . "

Nevra ,Ateş'e güldü.

" Gitti . " dedi bu sefer sevgilisinin yanağına gözünü dikmişti. Minik şekilde öptü Ateş'i ...

" E , ne duruyorsun !? Bizi bekleyenler var . " dedi tek gözünü kırparak.

" Ama yolda küfür etmek yok . " dedi bu sefer gülerek Ateş. " Bize yakışmaz . "

" Peki. "

Direksiyonu kavramıştı bile Ateş...

Ve yine yollara atılmışlardı...

( ASYA ANLATIMIYLA)

Kusura bakmayın ! Ama saatlerdir bekliyoruz . Kesin " Çeşme Otaban 'nına girdiler ve kavga çıkardılar . Nevra 'yı bir kereden fazla armaya yeltenemiyorum bile çünkü biraz sinirli bir arkadaşımız.

Ateş zaten , yanımdaki canım kocammmm gibi odun türüne girdiği için yani pek kavga çıkarmamak gibi bir mevzu göremiyorum.

Neyse ben mutluyum. Evlilik güzel bir hissmiş . Ama ben sanırım bir Arizona Kertenkelesi ile evlenmişim. Öve öve bitiremediği " Havuç Yağı " 'nı vücuduna bocalanmıştı...

Hayatımda gördüğüm belki en bronzlaştırıcı şeydi. Birde yatış tarzı bir garip . Daha önce yatış tarzını görmüştümde. 9 yıldır tanıdığım adamı bir kere olsun , denize girerken görmemiştim.

Ama onu seviyorum , canım benim ,bazen odun oluyor ,bazen Arizona Kertenkelesi ama onu böyle seviyorum . İşte çeşitlilik neyse .

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

Elimi direksiyondan çektiğim an kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Elimdeki zibilyon eşyayı taşıyacak olmak pek beni zorlamıyordu.

Asya 'nın çektiği " Oh ! " sesine karşıllık, Utku yine bizi görmezden gelerek ayı gibi yatıyordu . Bense denize girmek için can atıyordum ama dokunamıyorum ki !? Yağlanmış resmen pehlivan gibi ben ne yapayım!?

" Bir fikrim var . " dedi Kızıl Tilki bize hafifçe mırıldanıp, Utku yatarken yavaşça kendisi yanmaktan tiksindiği için bilmem kaç faktörlük güneş kremini Utku 'nun yüzüne doğru birkaç kez fıslatı önce kendisini evde zaten yoğurtlayıp gelmişti güneş kremi ile.

Utku ise gözleri yanmıştı, hafifçe ovuşturdu. Asya hala nasıl havuç yağını gözüne sokmasına rağmen yanmamasına şaşırıyordu.

O anda Utku ' da havuç yağından bir kere fısllattı, Kızıl Tilki 'nin koluna doğru geldiğinde ise Utku'nun artık kaçış şansı yoktu .

Kızıl Tilki birazdan güneş kremini ya başından aşağıya dökecek yada kendi elleri ile yedircekmiş gibi görünsede .

Gülmeye başlamıştı.

" Seni uyanık Arizona Kertenkelesi. " dedi gülerek , bu sefer bana baktı .

" Odun kankan , Arizona Kertenkelesi yani sen , ve müstakbel eşin Asya kıtan ile bence artık denize girelim. Şu havuç yağından bir an önce kurtulmak istiyorum.

" Peki. " dedi huzura ulaşmış bir sesle Utku her an her şeye hazırlıklı olmalıydı. En azından artık denizden korkmuyordu Kızıl Tilki.

Ondan gün rahat geçecekti. Açıkçası bizim şakalarımız genelde biraz fazla mistik olurdu .

Ama Utku'nun elindeki oyuncak kovada gözümden kaçmamıştı. Serdikleri havlunun önündeki oyuncaklardan biriydi . Neden oyuncak var demeyin . Birileri hala oyun oynamayı çok seviyor . Aslında hepimiz severiz.

Asya ise denizin bir köşesinde durmuştu. " Ben buraya kadar geleceğim !? " diye haykırdı . O anda Utku bu sefer uzaktan haykırdı .

" Uzak mı geldi Asya Kıtam !? " dedi kibarca ...

" Yok saçlarım ıslansın istemiyorum! "

Utku o anda yüzünü büzdü. Ve bu sefer denize kendini attı. Kızıl Tilki ise suyun altından çıkıp parmağı ile saçlarımı gösterdi.

" Saçlarını ıslatmaması gereken kişi bence Ateş. " dedi gülerek. Haklıydı. Kurmuyordu ki saçım !?

" Tamam ya Kızıl Tilki . " dedim . Gülen bir nida biçiminde.

( NEVRA ANLATIMIYLA)

Kusura bakmayın ama yıllardır denize girmiyordum. Ne güzelmiş ya cennet gibi. Utku'nun havuç yağını saymazsak. Ama onu şakasına yapıyorduk.

Ama çok daha eğlenceli bir şey vardı . Hemde çok daha eğlenceli ...

Elimdeki kova ile yüzmeye başladım derine doğru ... Aynısını Utku 'da yapıyordu. Şaka yapacaktık !? Gerçi benimki bir tribal ama olsun. Kafamı sudan çıkardığımda ise ...

O anda Ateş'in kıyıda oturduğunu gördüm. Dalgındı biraz taşlar ile oynuyordu. Mayomun üzerine geçirdiğim ıslak tişört beyazdı suya uyum sağlasın diye. Neyi vardı ki!?

Elimdeki kovayı yavaşça kumun üzerine monteleyip. Ben sudan çıktım. Ve Ateş'in yanında oturdum. Oynadığı taşları , cebine koyuyordu. Sorna başka taşlar ile oynuyordu.

" Neyin var senin? " diye sordum onun yamacına çömelip. Asya ise hala masum masum Utku'nun onu ıslatmasından habersiz bekliyordu.

" Bir şey yok beş taş oynuyorum. " dedi gülerek bazı taşlarıda ben alıyorum.

" Banada taş verir misin ? " dedim hafiften bir cilve ile . Son günlerde Ateş'e çok cilve yapar hale gelmiştim . Asya ise denizde saçlarını çoktan Utku sırılsıklam hale getirmişti.

Gülüşüyorlardı ikisi birden ...

" Al. " dedi bana en güzel renkli taşlardan birini vererek Ateş o anda.

" Teşekkür ederim . " dediğim an deniz suyu dolu montellediğm kovayı yerinden çıkarıp sertçe Ateş'in yüzüne doğru döktüm. Asya gülmüştü. Ateş 'te gülerdi demi !?

O anda başını yavaşça kovadan çıkardı. Ve gülümsedi.

" Çok iyi yakaladın beni. " dedi bu sefer daha büyük bir kahkaha atarak. O anda Ateş'e dalmıştım ki ...

Üzerimize bocalanan suyu hissetmem tamamen dökülmesi ile olmuştu. Nefesiz kalıyordum nerdeyse .

Manyak ya . O anda Utku ve Asya 'nın komik gülüşlerine rastladım. Benle dalga geçer gibi bir halleri vardı. Al kırmızısı kalmış yanaklarıma karşıllık , Ateş'in hafif utanmış yanakları vardı.

Masumcuk iki insan gibi görünüyorduk ki . Utku bir anda Ateş'in kolunu çekiştirmeye başladı.

" Gelin benle ! Bakın ne buldum ." dedi , Asya 'da şaşırmıştı. Bu ne miydi !?

Gizemli hazine falan beklemeyin. Geldiğimiz yer :

" Çocuk Parkı " 'idi ...

O anda Ateş ve Utku çoktan koşmuştu. Asya ve ben ise bende biraz tereddüt ile yaklaşmıştık ilk .

Utku kaydıraktan kayıyor , Ateş arkasından...

Resmen oyun oynuyorlardı.

O anda bize döndü ikisi. " Kızlar hadi gelin salıncakta sizi sallayalım. " dedi biri sarı , biri yeşil salıncağı kavramış şekilde . Yavaşça öne çıkıp Ateş 'e elimi uzatım.

" Oturuyorum dedim . " gülerek ...

Ateş kibar kibar sallıyordu beni ama yan tarafta aynı mevzular geçtiği söylenemezdi.

Utku resmen salıncağı kaldırıp havaya atıp salıncağa vurup ileri götürüyordu . Asya ise eğlence trenindeymiş gibi gülüyordu.

( ASYA ANLATIMIYLA)

Size söyleyim ben cidden uçuyorum . Utku cidden yediği sarmalar mı bunu yapıyor hala çözemedim . Ateş kibarcık kibarcık sallarken . Gerçi sallamasa Nevra ötürü biter .

" Ateş ! Sende benim gibi sallasana! " diye haykırdı Utku .

" Yok ben yapmam Utku bırak kızı artık ! " dedi Ateş gülerek.

Ve bizi indirdiklerinde ise resmen kusmak üzere gibiydim.

" İyi misin Asya Kıtam ? "

" Sence !? " dedim gülerek. " Gayet iyiyim."

( NEVRA ANLATIMIYLA)

O vakit Ateş cebime bir şey sıkıştırdı.

Bir fotoğraf benim fotoğrafım . Birkaç saat önce çekilmiş ayaklarımı denize uzatmış kumda otururken. Ne ara çekmişti ki !?

" Nasıl ? " dedi gülerek.

" Senin kadar olmasada mükkemel. "

" En başta dediğim gibi, ben senle güzelim. Sen tek ikende güzelsin. "

" Ben hep güzel olmanı istiyorum. Yani hep benim. "

" Her zaman Kızıl Tilki ... " BÖLÜM FİNALİ .

Bölüm sonu

4 yorum