İçeriğe geç

4NOTA

Bölüm 36 · 5 dk okuma

4NOTA

Bölüm 36

DENİZDEN KORKMA ( 1999 )

...

( NEVRA ANLATIMIYLA) Nikah vakti

Hayat bazen bilinmezliklerin üzerine kuruludur . Hayat bazen cidden sigara gibi bağımlı eder adamı .

Ama tek farkı onu kontrol etmeyi öğrenirsen iyi sonuç alırsın . Ama ben yapamıyorum. Korkuyorum . Ellerim titriyor . Nikah memuru önünmde dikili duruyor .

Ateş hemen karşımdan sırıtarak göz kırpıyor . Asya ve Utku zaten mutluluktan bir azdan ,uçacak gibi duruyordu .

Saçları mükkemeldi Asya 'nın , gelinlik değil sade beyaz resmi bir elbise seçmişti , yandan minik bir örgü yapmıştı birde ...

Utku ise bildiğimiz takım elbise giymişti. Aynı bir damat adayı gibi bakıyordu önümde.

İkinci şahit olan Ateş 'te ise asla takım elbise giymediği için en az o havayı veren polo yaka kısa kolu gece mavisi bir bluz giymişti.Altında ten rengi bir şort vardı .

Elimdeki tükenmez kalemi vura vura gerilimimi atıyordum elbisemdeki mor , mavi , yeşil çiçeklere bakıyordum .

İyi düşünceler düşünmek kendimi tutuyordum . Mutsuz olmalarını istemiyordum. Ya kaderleri annem ve babam gibi olursa ...

Ateş bana tatlı tatlı bakıyordu . Sanki her şey çok iyi gidecekmiş gibiydi bakışları kendi kendine bakıyordu .

Bana verilen kalemi kavradığımda bir anda elimden titreyerek imza atmıştım.

İkisininde " Evet !"diye bağrışları kulağımdan çıkmıyordu nispeten kendimi onların mutlu olabilceklerini inanmıştım...

" Asya ben bir tuvalette gitmem lazım! " diye haykırdım, hafif onaylar bir ifade ile onayladı.

Tuvalette kaçmıştım, Asya 'ya tuvallet bahanesiyle gitmiştim . Derin bir nefes verdim . Ve kendimi tuvalletin kapısına yaslanıp oturdum .

Daha yeni bir şey oturuyordum...

Ve her şey bana kalmıştı.

...

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

Çiçekli elbisesi ile karşımda oturmuş bekliyordu. Kesinlikle zevkliydi . Ama gergin görünüyordu , yine ne vardı !? Onla bir şekilde konuşmalıydım , sabah benle konuşmamıştı.

Ne oluyordu ,nikah bittiğinde tuvalette gitmek istemişti. Biliyordum bilmesine Kızıl Tilki her zaman korkunca bir yerlere kaçardı . Benimde bir bahaneye ihtiyacım vardı.

" Şey ben de bir su almaya gideceğim . Siz bekleyin. " dedim telaşlı bir hal ile .

Tuvallet nerdeydi ki !? Yada belki tuvallete bile değildi . Neyse önce tuvalettin oraya gidecektim.

Bir sürü insan ile karşılaşmıştım. Koskoca nikah dairesinde tuvallet nerdeydi ki !?

Sonunda bulduğumda ise bir ses yoktu , kadınlar tuvaleti bir yerde ayrı olduğu için kapıyı kibarca toklattım. İçerden gelen tek ses , nefes sesiydi sadece nefes ...

" Orada olduğunu biliyorum Kızıl Tilki'm ! " diye haykırdım kapıdan kibarca .

Nefes alış verişi her esnada daha derinleşiyor, her defasında. Bana doğru kapının önü bakıyordu . Açmıyordu ki ...

Kapı aralanmıştı , kafasını hafif çıkardıktan sorna tamamen kapıdan çıkıverdi . Ve konuşmama dahi izin vermeden ...

" Ateş , neyim ver diye soracaksan , ben artık korkuyorum Ateş herkesin benle aynı kaderi paylaşmasını istemiyorum . Asya ve Utku 'nun mutsuz olmasını istemiyorum korkuyorum anladın mı !? "

Derin bir nefes aldım .

" Bunu niye bana söylemedin!? " dedim uçup gitmeyen bir meraklı bir sesle .

" Sen çok mutluydun. Bölmek istemiyordum. Ama ben yine korkularımı gizlemeyi seçtim ."

" Bir şey olmayacak . Sana söz veriyorum bir şey olmayacak! " O anda bana kollarını sardı .

Ve konuşmaya devam etti .

" Bana güveniyor musun Ateş!? "

" Her zaman . Ben tanıdık mıyım !? "

" Evet hemde her zaman sen benim sevgilimsin. " dedi gülerek.

" Sakın üzülme tamam mı !? Her şey mükkemel olacak. Şimdi gel benle . Yoksa ikiside beklemekten elma ağacı olacak. "

Bana güldü ve rahatlamış bir sesle .

" Seni seviyorum. "

...

( UTKU ANLATIMIYLA)

Evet ben çılgının tekiyim. Ama mutluyum . Ben artık evliyim . Bir eşim var bir ailem var . Sorumluluklarım var ama bunlar evliliğin bir parçası zor ama güzel parçası ...

O anda Nevra ve Ateş'in geldiğini gördüm , ne güzellerdi!? Artık Ateş cidden itiraf etmeliydi.

Asya Kıtam gülmeye devam ediyordu , o gülünce bende içimden gülüyordum . Hemde çok içten dışarı vuran bir sesle .

Ateş , Nevra'nın elini içtenlik bir şekilde kavramıştı. Bu garibime gitmişti biraz . İkiside son günlerde çok tuhaftı. Şu son iki gün içinde hele .

Barıştıklarından beri hep dipdibelerdi. Ne olmuştu ki o gece !? Alaçatı akşamı !? Ne olmuştu !? Bunlar nasıl bir anda birbirlerine melek kesili vermişti . Mütemadiyen birbirleri ile didişen Nevra Günöz ve Ateş Parlar beraber her şeyi yapar hale gelmişti .

Yoksa bizden bir şeyler mi saklıyorlardı !? İnanın belki Asya ile benim yaptığım gibi sevgili olduklarını gizliyorlarsa. Sanırım ben fazla kitap okuyordum . Normal dostlar işte .

Sadece Ateş aşık ve Nevra 'da , Asya Kıtam , canım müstakbel eşim ,hayatımın insanın 'dan aldığım bilgilere göre Nevra 'nında boş olmadığı söylenemezdi. Ben mi ayarlasam acaba !? Bir meyhane nasıldı !?

Gerçi orası biraz sıkıntılı olurdu . Malum dansöz falan olabilir. Riske gerek yok .Alaçatı gecesi ucuz atlatmıştık.

Kahvehane nasıl ? Gerçi Nevra çay sevmez pek. O biraz daha kahve insanı .

Kahveci nasıl peki!? Ama Ateş kahve sevmez .

En sevdiğim romantik komedi kitabında ilk buluşmada sahille gidiyorlardı. Nasıl bir fikirdir valla bal gibiydi.

İzmir 'de ücretsiz sahillerde vardı. Valla mükkemel.

Neyse şimdi ikna süreci vardı...

" Asya Kıtam 5 gün sorna sahille gitmeye ne dersiniz !? "

Ateş ve Nevra 'dan tık çıkmazken canım karım , tatlış Asyaaaaa Kıtammmm 'dan bir ses çıkmıştı:

" Çok iyi fikir . Gidelim 5 gün sorna olur bana uyar . Size arkadaşlar. " dedi parmağı ile Ateş ve Nevra 'yı göstererek. Nevra bir anda onaylayan bir tonla konuşmaya başladı.

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

Göz kaş yapmaya başladığım an konuşmaya başladı bu sefer Asya 'dan aldığı özgüven ile ;

" Bana olur bana uyar , gideriz . " dedi bana minik bir göz kırpıp . Bana bakışlarını hiç çekmiyordu.

Asya ve Utku 'nun nikahı bittiğinde ise artık nikah salonundan çıkmanın zamanı gelmişti .

Kızıl Tilki ise elimi kavramaya devam etti . Asya ve Utku öden giderken ben Kızıl Tilki ile hafiften elini tekrar kavradım .

Hafif yutkunmasını duyduğumda ise hemen elimi çektim . Çekilmiştim aslında çokta utanmıştım . Rahatsız etmiştim , ayıp olmuş muydu !?

Evet ...

O anda elimi tekrar kavradı , sıkıca tekrar kavradı.

" Utandın mı? "

" Evet . " dedin cesurca.

" Ateş sen bana ' Denizden Korkma ' dedin o sinemada . Ben o günden beri asla denizden korkmadım. Ve şimdi sahille gidelim . " dedi ve çaktırmadan yanağımı öptü. " Seni seviyorum . "

☆♥︎ BÖLÜM FİNALİ ☆♥︎

☆♥︎ BÖLÜM BENCE GÜZELDİ , DÜŞÜNCELERİNİZİ MERAK EDİYORUM . MİNİK TATLIŞ BİR BÖLÜMDÜ. VE BÖLÜMLERE GÖRSEL KOYMAYI BECERDİM . ♥︎☆

Bölüm sonu

3 yorum