
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Size bir şey söylemem gerekseydi. Ne kadar öfkelendiğimi söylemek isterdim. Kaç kere disipline gidip ,kaç kere uzaklaştırma aldığımı. Nezerhathanelere girip , karakola düştüğümü anlatırdım.
Ama tek söz konusu bile etmediğim şey korkularımdı, hemde her zaman ...
Herkes beni korkusuzca duran bir gladyatör gibi görürdü ama bir kişi hariç :
Ateş Parlar...
Bana çok farklı bakardı, savunmaya ihtiyacı olan , ve bunu yapabilen , ancak patisi acımış ama tekin bir tilki gibiymişim gibi görüyordu beni .
Herkesin bir erkek gibiymiş olduğum, gladyatöre benzediğimi düşündüğü gibi , bazılarıda işe yaramaz bir ahmak olduğumu söylerdi.
Tek işim para ve gayrimenkul işleriymiş gibi tasvir ederlerdi beni. Ama ben öyle biri asla ama asla değildim.
...
O gün hastaneden çıktığımızda ilk defa bir neşe tomurcuğu vardı içimizde. Aylardır gitmeyen akrabalarıma karşılık , Ateş ile gizlediğimiz romantik bir ilişki vardı. Bunuda gizliyorduk aynı anda ama bu sefer annem benim tarafındaydı.
Sarı Manken Civciv 'e söylemiştim ben , hatta zaten onun dükkanında Ateş halla iki gün çalışıyordu. Ben açıkçası artık onu pek kıskanmıyordum. Çünkü bir ilişkimiz olduğunu duyduğunda resmen havalara uçmuştu.
Hatta bir gün gizli gizli onu gözlemlediğimde bunu görmüştüm. O bizim çok mutluydu ve yakıştırıyordu. Yıllardır ... Eski ben bundan asla hoşnut olmazdı.
Akrabalara gelirsek daha dedikodu patlamamıştı bile ...
Daha büyük dedikodu 4. baba tarafı kuzenim Merve 'nin evlenmesiydi. Benim kaç kuzenim var diye sormayın ben bilmiyordum. Yazık kızcağız bizim evin içinde yok " Kahve yap ! " Yok. " Çay yap ! " diye emirler almasıydı.
Zaten birbirlerini seviyorlardı, baba tarafı ise onun bu sevgisinin bir bedelini yaşatıyordu.
Benimde başıma bu gelebilirdi belki . İlişkim yayılınca ikimizde rezil rüsva olabilirdik Ateş ile. Ama ben onların elinde asla pas pas malzemesi olmazdım. Ateş ile zaten bunu daha öncede konuşmuştuk.
Asya ve Utku'nun kızacağını hiç düşünmüyorduk. Hatta belkide onalara daha çok ihtiyaç duyacaktık.
Ben halla Merve 'yi düşünürken :
Ateş 'in alçısına habire yazılar yazılıyordu. Eğlenceliydi aslında. Bu etkinlikte en sevdiğim şey ise ancak alçı çıkınca tamamen görebilecek olmasıydı :
"Seni seviyorum! "
" İyiki varsın! "
" Tatlış Odun ! "
" Odun kankam ! "
" Kocamın kankası ! "
" Kankaaa !✨️✨️✨️ "
" ❤️Sarmaaa ! "
" Odun Ateş !♡ " ve yine
" Sarmaaaaaa ! ☆☆☆☆ "
Ve daha bir sürü şey ...
Büyük zevk alıyorduk bundan , yemek olarak ne vardı acaba ? Yoksa markette mi gidecektik.
Acaba salata mı yeseydik? Sanki her gün yiyoruzda löp löp yedik. Sonunda salataya mı kaldık !?
Utku yapardı ya bir şeyler . Burada Ateş'in 6 ay gitar çalamayacağı gerçeğini söylediğimizde sakin bir tepki vermişti yani kendine göre sakin yani , normaldi. Değil mi ?
( YAZARIN ANLATIMIYLA) 2 saat önce
Hafifçe Nevra saçlarına dokunurken o anda kalaktı yerinden .
" Hey bir dakika güzelim , gitarımı gördün mü ? "
" Karavanda Ateş . " dedi gülerek.
" Alayım o zaman ben . " dedi normal bir ses tonuyla .
" Alamazsın. "
" Nedenmiş o !? " diye haykırdı. " Gitar depresyona mı girdi!? "
" Yok kolun kırık ya , doktor dedi bana . "
" Yani 24 hafta , 180 gün, 4320 saat , 259200 dakika, 155 52000 salise demek bu ! Şaka yapıyorsun demi ! Şaka ! " kafasını iki yana salladı .
" Gerçek yani. " dedi gözlerinden yaşlar süzülürken. Fazla duygusaldı.
" Bak zaten alçı o kadar kalın değil kazakta bile dikkat çekmez hem onu boyarız ne dersin ? He odunum he güzelim . "
" İki saniye verir misin bana? Ve kulaklarını kapa." dedi ve arkasını döndü . " Aaaaaaaaaaaaaaaaa ! " diye haykırdı arkasına bir şekilde sakinleştirmeyi başarmışlardı ama Ateş , hamile kadınların çikolatalı turşu tarzı şeyler aşerdiği gibi
gitarını aşeriyordu.
.
Evet biraz kendini geliştirmiş olsa da arasıra oda bozuluyordu bende . Utku 'ya gelirsek o duş alacakatı. Doktorun emirleri gerekçesiyle tabiki. Asya ise markette gidecekti. Kalemleri yere bıraktıklarında Ateş ile toplamaya başlamıştık.
Utku ise duşa girmişti. Serin bir duş onu iyi gelirdi ki eminim. Asya 'ya ise Kaptan Kanca 'ya benziyordu. Ama gözüne bir şal bağlayıp dışarı çıkmıştı.
Bense Ateş ile hint dizisi izleyecektim yine çünkü neden olmayacaktı ki !? Kanepeye ikimizde uzanmıştık.
Belkide deniz kokulu saçllarımızla. Katıydı saçlarımız zaten ben sadece saçımı su ile yıkayacaktım.
Ateş ise yıkanamıyacaktı zaten sadece saçını yıkardık biterdi giderdi.
Bense bu süreçte yatardım dururdum başka bir şey yapmazdım.
Kuzenim Merve 'nin nişanına ise zaten gidecektim ama tek değil onlarla , kimler mi ?
Sizce , tabiki grubum ile başka birini düşünebilir misiniz ?
Kusura bakmayın ama hayır tabiki onlar ile gidecektim. Saçlarımı yıkarken yarın ne giyeceğimi düşünüyordum. Asya ise gözünün bandajını sökemeyeceği için oda saçlarını yıkyacaktı.
Ama yarın için Asya 'dan minik bir ricam olacaktı. Bizimkilere takım elbise alması, rica değil , emir ...
Almaz ise kırk yılın tribini çekerdim. Asya bunu çok iyi bilirdi , ve bundanda ötürü ilk kelimesi telsizden yankılanışı " Tamam " olmuştu.
Utku ise halla banyodaydı. Ateş ise bu fırsatı bilmiş saçlarım ile oynuyordu. Fırsatçı Odun 'du resmen. "Seni gidi Köstebek. "diyesim tutuyordu. Çok şapşik ve tatlıydı bir o kadarda naif.
Sargı bezini izliyordum. Gömleğe geçrdi sanırım. Kravat takmasınıda istiyordum. Ateş 'i hayatımın bir noktasında bile takım elbise ile görmemiştim.
...
O vakit bizim hint dizimizde oğlan kızın üzerine düşmüştü. Hemde kızın ninesinin bastonuna takılarak.
Neyse o anda kapı çaldığında. Açmıştı kapıyı. Utku ise pijamalarını çoktan üzerine geçirmiş bize geliyordu.
" Asya Kıtam bu nedir !? "
" Ne sence Utku!? "
" Torba ! "
" Nasıl torba !? " dedi aptalla anlatır gibisinden.
" Beyaz , siyah torba . "
" Utku! " diye haykırdı Asya aslan edası ile gürleyerek.
"He , torba Beşiktaş taraftarı anladım. " dedi Utku son derce inanmış bir şekilde, ne kadar olduğu tartışılır tabi .
" Yahu yarın için takım elbise aldık size . "
Ateş 'in gözleri resmen fal taşı gibi açılmıştı böm böm bakıyordu torbalara.
" Ya ben giymesem . Ayıp mı olur ? "
O anda tribal bir biçimde kalktım ve hafif inandırıcı bir cilve ile . " Evet olur hemde çok ayıp olur . Kuzenim Merve 'nin istemesi var . Hem herkes orada olacak . Annem , yılan yengelerim, halalarım. Ve daha bir sürüsü . "
Dedim nerdeyse bayılmak üzere gibi yaparak . " Sen onu giyip gelmezsen unut bizi Ateş . "
" Peki . " dedi çaresizce . Ama yarın için sabırsızlanıyordum. Akrabalarımı göreceğim için değil. Ateş 'i takım elbise ile göreceğim için.
...
♦️✨️♥️BÖLÜM FİNALİ ♥️✨️♦️
BİR SORNAKİ BÖLÜM İÇİN SABIRSIZIM. BU BÖLÜM DAHA SADE BİR BÖLÜM YAZMAK İSTEDİM. İNŞALLAH BEĞENMİŞSİNİZDİR. NOTA GİBİ KALIN HOŞÇAKALIN DİĞER BÖLÜM GÖRÜŞÜRÜZ .♥️✨️


