İçeriğe geç

40 santimlik bela

Bölüm 4 · 1 dk okuma

40 santimlik bela

Bölüm 4

Sanemi’nin Şalterleri Atıyor

Sanemi kılıcı tam burnumun ucuna dayamışken ben hala o 40 santimlik, sevimli ama asabi minyon halimdeyim. Herif öyle bir bakıyor ki, sanırsın az önce taze pişmiş hamsi tavasını yere dökmüşüm. "Ne dedin sen, ne nişanlısı be?" diye kükredi. Sesindeki o öfke... Uyyy, insan bir "merhaba" der, "hoş geldin küçük iblis" der. Bu direkt "öl" modunda."Haçan sağır mısın?" dedim 40 ağızdan koro halinde. "Diyorum ki, o kılıcı indir de bir konuşalım. Ben senin hayallerindeki o Trabzonlu, hırçın ama bir o kadar da marifetli yarin olabilirim! Ama sen ne yapıyorsun? Direkt boynuma hamle! Bu mudur senin centilmenliğin?"

Sanemi Shinazugawa, hayatı boyunca çok garip iblislerle savaşmıştı. Çok kafalılar, çok kollular, hatta davul çalanlar... Ama hayatında ilk kez, kendisine "yarim" diyen, 40 santimlik, Trabzon şiveli ve 40 parçaya bölünmüş bir "fındık belası" ile karşı karşıyaydı. Sinirden alnındaki damarlar, Karadeniz otoyolu gibi şişmişti."Benim senin gibi bir iblisle işim olmaz!" diye bağırdı Sanemi ve Rüzgar Nefesi'ni kullanmak için derin bir nefes aldı. "Birinci Form: Toz Kasırgası Kesici

Uyyy, herif cidden ciddi! Etraf bir anda toz duman oldu, rüzgar sanki yayladaki fırtına gibi esmeye başladı. "Kızlar dağılın!" diye bağırdım diğer minyon kendilerime. Hepimiz bir tarafa çil yavrusu gibi dağıldık. Sanemi kılıcı salladıkça biz pıt pıt zıplıyoruz."Iska geçtin rüzgar gülü!" diye bağırdım havada uçarken. "Bak bu hırçınlığı bırakmazsan, evlenince sana her gün mısır ekmeği yerine bayat ekmek yediririm haberin olsun!"

Sanemi tam bir hamle daha yapacaktı ki, arkadan o gıcık ses duyuldu: "Sanemi-san! Neler oluyor orada?" Gelen Tanjiro’ydu. Hah, tam eksik olan şey! Sanemi sinirle arkasına döndü, o sırada ben bir fırsatını bulup...

Bölüm sonu

4 yorum