İçeriğe geç

2 Yıllık Yalan

Bölüm 4 · 2 dk okuma

2 Yıllık Yalan

Bölüm 4

4. Bölüm

ZEHRA

Odadan çıktığımızda herkesin gözleri üzerimize çevrildi.

Annem daha biz bir şey söylemeden yüzümdeki ifadeyi anlamaya çalışıyordu.

“Ee?” dedi.

Erkek benden önce konuştu.

“Olumlu.”

Bir an herkes sustu.

Sonra sanki evin içine bir anda ışık doldu.

Annemin yüzü aydınlandı. Babamın gözlerindeki gerginlik kayboldu. Karşı tarafın annesi oğluna sarılacak gibi oldu.

Ben ise olduğum yerde kalmıştım.

Olumlu.

Gerçekten olumlu demiştik.

İki yıl sonra bitecek bir evliliğe…

Ama bunu burada kimse bilmiyordu.

Annem yanıma gelip ellerimi tuttu.

“Gerçekten mi kızım?”

Başımı salladım.

“Evet.”

Sesim sakin çıkmıştı.

İçim ise hiç sakin değildi.

Annem mutluluktan ne yapacağını şaşırmış gibiydi.

“Git kahveleri yap bakalım.”

Başımı sallayıp mutfağa geçtim.

Kahve cezvesini elime aldığımda parmaklarımın titrediğini fark ettim.

Ben ne yapıyorum?

Bir saat önce bu adamı tanımıyordum.

Şimdi onunla evlenmeye karar vermiştim.

Üstelik anlaşmalı bir evlilikti bu.

Ama salondakilerin hiçbiri bunu bilmiyordu.

Kahveleri hazırlarken annemin arkadaşının heyecanlı sesini duydum.

“Ben zaten bir şeyler ayarlamıştım.”

“Ne ayarladın?”

“Yüzükleri.”

Bir an elimdeki kaşık havada kaldı.

Yüzük mü?

Meğer onlar bizden daha hızlı davranmışlardı.

Ben kahve yaparken onlar evliliğin ilk adımını çoktan hazırlamışlardı.

Tepsiyi elime aldım.

Kahveleri salona götürdüm.

Herkese dağıttım.

Sonra onun yanına oturdum.

Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki sanki yanımdaki adam bile duyacakmış gibi hissediyordum.

Kahvemi ellerimin arasına aldım.

Bir yudum içtim.

Sonra farkında olmadan ayaklarımı sallamaya başladım.

Sağa.

Sola.

Sağa.

Sola.

Stresten duramıyordum.

İki yıl.

Kendime bunu tekrar edip duruyordum.

Sadece iki yıl.

Ama önümdeki herkes sanki hayatımın tamamı için karar verilmiş gibi mutluydu.

Tam o sırada yanımdan gelen bakışı hissettim.

Başımı çevirdim.

O bana bakıyordu.

Dik dik.

Kaşları hafif çatılmıştı.

Bakışlarında tek bir soru vardı:

Ne yapıyorsun?

Ayaklarım bir anda durdu.

Kendimi koltuğun içine doğru biraz geri çektim.

Başımı öne eğdim.

Kalbim daha da hızlı atmaya başladı.

Sanki yanlış bir şey yapmışım gibi hissettim.

O ise birkaç saniye daha bana baktı.

Sonra yüzündeki sertlik bir anlığına kayboldu.

Gözlerinde çok kısa bir merhamet gördüm.

Sanki korktuğumu fark etmişti.

Sanki bana “Korkma” demek ister gibi baktı.

Ama o ifade yalnızca bir saniye sürdü.

Hemen ardından yüzü yeniden sertleşti.

Ben de gözlerimi kahveme indirdim.

Bir süre sonra isteme faslı başladı.

Klasik sözler söylendi.

Babam konuştu.

Onun babası konuştu.

Ben ise yanımda oturan adamın varlığını hissetmeye çalışıyordum.

Biraz önce odada iki yıl için anlaşmıştık.

Şimdi ise herkes bizi hayatlarının en güzel başlangıcını yapan iki insan sanıyordu.

Yüzükler getirildiğinde nefesimi tuttum.

Küçük kutu açıldı.

İçinde iki yüzük vardı.

Bir anda ellerime baktım.

Ben gerçekten bunu yapıyordum.

Annemin gözleri dolmuştu.

Babam gülümsüyordu.

Karşı tarafın ailesi mutluydu.

Herkes mutluydu.

Ben de gülümsedim.

Çünkü başka ne yapabilirdim?

Yüzük parmağıma takılırken içimden yalnızca tek bir cümle geçti:

Allah'ım… ne olur bu karar beni gerçekten kurtarsın.

Sonra yanımdaki adama baktım.

O da yüzüğüne bakıyordu.

Yüzünde hiçbir mutluluk belirtisi yoktu.

Sanki o da benim gibi bunun bir başlangıç değil, bir anlaşma olduğunu biliyordu.

Ama o an ikimiz de aynı şeyi düşünmüş olabilir miydik?

İki yıl.

İki yıl sonra bitecek sandığımız bu evlilik…

İkimizin de hayatının en uzun iki yılı olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.