“İrem…”
Eylül geri çekildi.
“Bizi takip mi ettin?”
İrem başını eğdi.
“Hayır.”
“Öyleyse neden buradasın?”
İrem gözlerini mektuplara çevirdi.
“Çünkü artık öğrenmen gerekiyordu.”
Aras öne çıktı.
“Defne'ye ne oldu?”
İrem uzun süre sustu.
Sonunda konuştu.
“Defne benim ablamdı.”
Eylül şaşkınlıkla ona baktı.
“Ne?”
“Okuldaki herkes onun kaybolduğunu söyledi. Ama aslında okul yönetimi bazı şeyleri sakladı.”
“Ne gibi?”
İrem masanın üzerindeki eski fotoğrafı aldı.
“Bu okulda yıllar önce öğrencilerin yaptığı gizli bir kulüp vardı. Kulübün adı 13'tü. Okulun bazı sırlarını araştırıyorlardı.”
“Defne de mi üyeydi?”
“Evet.”
“Peki sonra?”
İrem'in sesi titredi.
“Bir gün kulübün eline okul yönetimini ilgilendiren eski belgeler geçti. Defne bunları ortaya çıkarmak istedi.”
Eylül mektuplara baktı.
“Sonra okuldan ayrılmak zorunda kaldı.”
“Evet.”
Aras bir anda başka bir kâğıt buldu.
“Burada bir isim var.”
Kâğıdı açtı.
İsim yalnızca iki kelimeydi:
Müdür yardımcısı Selim Kaya.
İrem başını kaldırdı.
“Hayır…”
Koridordan yeniden ayak sesleri geldi.
Bu kez daha yakındı.
Kapı kolu hareket etti.
Üçü de sustu.
Kapı açıldı.
Ama gelen kişi müdür yardımcısı değildi.
Defne'ydi.