MISRA: Son 9 gecemiz…
MISRA: Ruhum çekiliyor sanki.
MISRA: Gerçekten beni yavaş yavaş yok ettiğini hissedebiliyorum.
MISRA: Artık seni görmek istiyorum.
MISRA: Lütfen, Ogün.
MISRA: Lütfen, Ogün Enes…
MISRA: Kapından ufak bir açıklık bırak benim için.
MISRA: Eski Mısra Karataş için.
MISRA: Bacaksız’ın için.
OGÜN: Bir film izledim.
MISRA: Dublajını yaptığın bir film mi?
OGÜN: Denilebilir.
MISRA: Nasıldı?
OGÜN: Kötüydü.
MISRA: Sevemedin mi?
OGÜN: Sevemedim.
MISRA: Bana biraz anlatsana…
OGÜN: Bir insanın parçalanmış ruhunu toparlamak için ne yapılabilir sorusunu sormuşlardı izleyiciye.
OGÜN: Fakat hiç cevabı bulamıyorsun izlerken…
OGÜN: Kaybettiklerini kabulleniyorsun zamanla, yitirdiğin şeyler gibi siliniyorsun yeryüzünden. Ve insanlar, tabiattın dengesini altüst eden o et topluluğu, sadece yanından akıp gidiyor.
OGÜN: Gerçeğe ne yakın değil mi?
OGÜN: Bir tek değişmez var. Tek bir evrensel doğru var. Sonuç, hareket, tepki, neden… Ve sonuç.
MISRA: Fransız…
OGÜN: Bildin.
MISRA: Birlikte izlerdik filmleri.
MISRA: Seninle yaptığımız şeyleri unutmak ne mümkün…
OGÜN: Doğru, ne mümkün…
MISRA: Bu sefer vizyonda ne var?
OGÜN: Sessiz sinema.
MISRA: Renkleri?
OGÜN: Siyah ve beyaz…
MISRA: Anlattıkları?
OGÜN: Yolculuk.
MISRA: Ogün, ben yarın 18’ime giriyorum.
MISRA: Elinde ehliyeti olan bir 18’lik olacağım.
MISRA: Birlikte uzağa gidebiliriz.
OGÜN: Biliyorum.
MISRA: Benimle gelecek misin?
OGÜN: Sorun şu.
OGÜN: Sen benimle gelebilecek misin?
MISRA: Evet, geleceğim.
OGÜN: Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
MISRA: Çünkü bu benim seçimim.
OGÜN: Seçim, güçlülerle güçsüzler arasında yaratılmış bir illüzyondur.
MISRA: Yine Fransız…
OGÜN: Yine bildin.
MISRA: Bu vizyonda artık sadece sessiz sinema varsa başkarakteri benim demektir.
MISRA: Sen de siyah ve beyazsın.
MISRA: Biz ise yolculuk eden bir film şeridiyiz.
MISRA: Bunu inkâr etme.
OGÜN: Etmiyorum, bacaksız.
OGÜN: Sadece artık filmin sonunda ne olacağımızı biliyorum.
