Ekranın altında tek bir isim duruyordu.
Lara.
Bir süre hiçbirimiz konuşmadık.
Aras telefonuna baktı.
Sonra bana.
“Buna inanma.”
“Hangisine?”
“Lara’nın suçlu olduğuna.”
“Sen de ondan şüpheleniyorsun.”
“Hayır.”
“Az önce ne dedin?”
Aras başını iki yana salladı.
“Ben sadece bu hesabın insanları birbirine düşürmeye çalıştığını düşünüyorum.”
“Peki senin annen?”
Aras’ın yüzü değişti.
“Annem ne olmuş?”
“Fotoğrafta Deniz’le beraber.”
“Evet.”
“Ve babamın adı dosyada.”
Aras cevap vermedi.
Telefonumu çıkardım.
“Ben eve gidiyorum.”
“Derin.”
“Ne?”
“Bu gece babana hiçbir şey sorma.”
“Niye?”
“Çünkü cevabını bilmediğin bir şeyi sorarsan…”
Durdu.
“Ne?”
“Baban sana yalan söyleyebilir.”
Eve geldiğimde salon karanlıktı.
Annem mutfakta oturuyordu.
“Baban nerede?”
“Çalışma odasında.”
Telefonumu cebime koydum.
“Anne.”
“Efendim?”
“Aras’ın annesini tanıyor muydun?”
Annemin yüzü düştü.
“Kim?”
“Aras’ın annesi.”
Bir süre sustu.
“Tanıyorum.”
“Deniz’i de tanıyor muydun?”
Annem cevap vermedi.
“Anne.”
“Derin, bu konuyu kapat.”
“Hayır.”
“Sen anlamıyorsun.”
“Anlamam için anlatman lazım.”
Annem ayağa kalktı.
“Bazen bazı şeyleri bilmemek daha iyidir.”
“Bunu herkes söylüyor.”
“Çünkü doğru.”
“Hayır.”
Sesim titredi.
“Benim hayatımla ilgili bir şey saklıyorsanız bilmek benim hakkım.”
Annem gözlerime baktı.
Tam konuşacakken çalışma odasının kapısı açıldı.
Babam çıktı.
“Ne oluyor?”
Annem cevap vermedi.
Ben cevap verdim.
“2019.”
Babam olduğu yerde kaldı.
Sadece bir saniye.
Ama gördüm.
Korktu.
“Ne olmuş 2019’da?”
Babam bana baktı.
“Kimden duydun?”
“Demek bir şey var.”
“Derin.”
“Deniz kim?”
Babamın yüzü değişti.
“Bu ismi nereden biliyorsun?”
“Okuldan.”
“Kim söyledi?”
“Baba, soru soruyorum.”
Babam cevap vermedi.
Sonra çalışma odasına geri döndü.
Kapıyı kapattı.
Annem bana yaklaştı.
“Bir daha sorma.”
“Niye?”
“Çünkü baban konuşmak istemiyor.”
“Ben de onun konuşmasını istiyorum.”
Annem başını eğdi.
“Derin…”
Telefonum titredi.
Ekrana baktım.
@12b_konuşuyor
Yeni gönderi.
Bu kez fotoğraf yoktu.
Sadece:
“Babanın neden sustuğunu merak ediyorsun.”
Altında:
“Cevap çalışma odasında.”
Bir saniye sonra yeni satır geldi.
“Masanın ikinci çekmecesi.”
Başımı kaldırıp çalışma odasının kapısına baktım.
Annem de ekrana bakıyordu.
“Derin, sakın.”
Ama ben çoktan kapıya doğru yürümüştüm.
“Derin!”
Kapıyı açtım.
Babam odada yoktu.
Masa tam karşıdaydı.
İkinci çekmeceyi açtım.
İçinde birkaç dosya, eski belgeler ve sararmış fotoğraflar vardı.
En üstte bir zarf duruyordu.
Üzerinde:
17.10.2019
yazıyordu.
Zarfı açtım.
İçinden bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta dört kişi vardı.
Deniz.
Ege.
Aras’ın annesi.
Ve…
Babam.
Fotoğrafı elimden düşürecektim.
Arkasında el yazısıyla bir cümle vardı:
“Eğer bir gün bunu biri bulursa, Deniz’in neden sustuğunu anlatın.”
Altında bir isim vardı.
Aras’ın annesi.
Tam fotoğrafı çevirecekken kapının arkasından babamın sesi geldi.
“Onu yerine koy.”
Donup kaldım.
Yavaşça döndüm.
Babam kapıda duruyordu.
“Baba…”
“Fotoğrafı yerine koy.”
“Sen Deniz’i tanıyordun.”
“Evet.”
“Ne oldu ona?”
Babam uzun süre sustu.
Sonra sadece şunu söyledi:
“Deniz kaybolmadı.”
Kalbim hızlandı.
“Ne demek bu?”
Babam gözlerini benden kaçırdı.
“Onu biri sakladı.”
“Kim?”
Babam cevap vermedi.
Telefonum titredi.
Yeni bildirim.
@12b_konuşuyor:
“Sonunda doğru soruyu sordun.”
Ve hemen ardından:
“Şimdi babana, Deniz’i kimin sakladığını sor.”
