Fotoğrafa bakıyordum.
Lara.
Babam.
Aynı koridorda.
Aynı karede.
“Bu ne?”
Sesim sandığımdan daha sert çıktı.
Lara cevap vermedi.
“Lara, bu ne?”
“Bilmiyorum.”
“Babamla ne işin var?”
“Ben onunla konuşmadım.”
“Fotoğrafta yan yana duruyorsunuz.”
“Biliyorum.”
“Ne zaman çekilmiş?”
Lara fotoğrafı yakınlaştırdı.
“Geçen hafta.”
“Geçen hafta?”
Başımı kaldırdım.
“Benim babam geçen hafta okulda ne arıyordu?”
Lara dudaklarını ısırdı.
“Bilmiyorum.”
“Sen biliyorsun.”
“Hayır.”
Tam o sırada sınıf kapısı açıldı.
Aras içeri girdi.
İkimize baktı.
“Ne oldu?”
Telefonu hemen kapattım.
“Bir şey yok.”
Aras birkaç saniye bana baktı.
“Yalan söylüyorsun.”
“Sen nereden biliyorsun?”
“Yüzünden.”
“Bugün herkes yüzümden bir şeyler anlıyor zaten.”
Aras gülmedi.
“İyi misin?”
“Değilim.”
Lara çantasını aldı.
“Ben çıkıyorum.”
“Lara.”
Durdu.
“Bu konuşma bitmedi.”
Başını salladı.
“Biliyorum.”
Çıkıp gitti.
Aras yanıma oturdu.
“Ne oldu?”
“Sen neden bu kadar meraklısın?”
“Çünkü son iki gündür herkes garip davranıyor.”
“Sen garip davranmıyor musun?”
“Ben normalim.”
“Bu okulda normal kalan tek kişi sensen daha da şüphelisin.”
Aras hafifçe güldü.
“Sonunda bana da sıra geldi.”
“Ne demek?”
“Benden de şüpheleneceğini biliyordum.”
“Niye?”
“Çünkü anonim hesap ilk açıldığında A harfiyle başlayan birinden bahsetti.”
“Aras.”
“Evet.”
“Sen hesabı biliyor muydun?”
“Hayır.”
“Yemin et.”
“Yemin ederim.”
Telefonum titredi.
İkimiz de ekrana baktık.
@12b_konuşuyor
Yeni paylaşım.
Bu kez sadece bir fotoğraf.
Aras’ın fotoğrafı.
Fotoğrafın altında:
“Bana güvenmeyin.”
Bir sonraki satır:
“Çünkü Aras’ın size anlatmadığı bir şey var.”
Aras’ın yüzündeki ifade değişti.
“Bu ne?”
“Bilmiyorum.”
“Sen biliyorsun.”
“Hayır.”
Aras telefonu elimden aldı.
Fotoğrafı açtı.
Bir süre sessizce baktı.
Sonra telefonu bana verdi.
“Bunu ilk kez görüyorum.”
“Fotoğraf nerede çekilmiş?”
“Bilmiyorum.”
“Üzerinde tarih var.”
Fotoğrafın köşesine baktım.
17 Ekim 2019.
İkimiz de sustuk.
“Bu sen olamazsın,” dedim.
Aras bana baktı.
“Niye?”
“Çünkü o zaman küçüktün.”
“Evet.”
“Fotoğraftaki kişi sana benziyor.”
“Derin…”
“Senin ailende o zaman bu okulda çalışan biri var mıydı?”
Aras cevap vermedi.
“Aras?”
“Annem.”
“Ne?”
“Annem burada çalışıyordu.”
Kalbim hızlandı.
“Öğretmen miydi?”
“Evet.”
“Deniz’i tanıyor muydu?”
Aras gözlerini kaçırdı.
“Evet.”
“Sen nereden biliyorsun?”
“Annem yıllarca bu konuyu konuşmadı.”
“Peki neden?”
“Çünkü Deniz’in kaybolduğu gün…”
Durdu.
“Ne?”
“Annem okuldaydı.”
Telefonum tekrar titredi.
Bu kez paylaşım yoktu.
Anonim hesaptan mesaj gelmişti.
“Aras sana doğruyu söylemedi.”
Ardından:
“Ama bu kez sebebi o değil.”
Bir mesaj daha geldi.
“Sebebi annesi.”
Aras telefon ekranını gördü.
Yüzü bir anda değişti.
“Bunu sana göstermemeliydim.”
“Ne?”
Aras cebinden telefonunu çıkardı.
Galerisinden eski bir fotoğraf açtı.
Fotoğrafta genç bir kadın vardı.
Yanında Deniz.
Ve arkalarında okulun koridoru.
Fotoğrafın altında tarih:
16 Ekim 2019.
Fotoğrafı dikkatle inceledim.
Sonra kadının elindeki dosyayı fark ettim.
Dosyanın üzerinde bir isim yazıyordu.
Derin’in babasının adı.
Başımı kaldırdım.
“Senin annen benim babamı tanıyordu.”
Aras sessizce başını salladı.
“Evet.”
Tam o anda anonim hesap son mesajını gönderdi:
“Artık gerçeğe çok yaklaştın, Derin.”
Bir saniye sonra:
“Ama yanlış kişiye güveniyorsun.”
Ekranın altında yeni bir isim belirdi.
Lara.

