İçeriğe geç

00.17

Bölüm 5 · 2 dk okuma

00.17

Bölüm 5

Bölüm 5 — Lara

Sabah olduğunda hiç uyumamıştım.

Perdelerin arasından giren güneş gözlerimi acıtıyordu. Telefonum yatağın yanında duruyordu. Gece boyunca ekranına defalarca baktım.

Yeni mesaj gelmemişti.

Bu, nedense daha kötüydü.

Çünkü artık mesajın gelmesini bekliyordum.

Saat 07:12'de yataktan kalktım. Aynada kendime baktığımda gözlerimin altındaki morlukları gördüm. Saçlarım dağılmış, yüzüm solgun görünüyordu.

Normal bir okul gününe benzemiyordum.

Zaten normal bir gün değildi.

Mutfakta annem kahvaltı hazırlıyordu.

“İyi uyudun mu?”

“Evet.”

Yalan söyledim.

Annem tabağı önüme koydu.

“Emir çıktı.”

Kaşığı elimden bıraktım.

“Ne zaman?”

“Sen uyurken.”

“Bir şey söyledi mi?”

Annem başını salladı.

“Hayır.”

Emir'in gece söyledikleri aklıma geldi.

Eren.

Eski basketbol sahası.

Gizli telefon.

Lara.

Çantamı aldım.

“Ben okula gidiyorum.”

Annem arkamdan seslendi.

“Mira.”

Döndüm.

“Bugün Eren'in yıldönümü. Kendini fazla yorma.”

Başımı salladım.

Keşke mesele yalnızca Eren'in yıldönümü olsaydı.

---

Okulun kapısından girdiğim anda Lara'yı gördüm.

Koridorun sonunda arkadaşlarıyla konuşuyordu.

Beni görünce gülümsedi.

“Mira!”

Yanıma koştu.

“Dün sana yazdım, görmedin mi?”

“Telefonum sessizdeydi.”

“İyi misin?”

Bu soruyu o kadar doğal sordu ki bir an tereddüt ettim.

Sonra gece gelen mesajı hatırladım.

“Ona bak. Sana yalan söylediğini anlayacaksın.”

Lara'nın gözlerine baktım.

“İyiyim.”

Gülümsedi.

Ama ben gözlerini izliyordum.

Bir insan yalan söylerken gözlerini kaçırır mı?

Yoksa tam tersine fazla mı bakardı?

Bilmiyordum.

“Bugün mezarlığa gidecek misin?” diye sordu.

“Bilmiyorum.”

“Ben gideceğim.”

Bir an durdu.

“Eren için.”

“Biliyorum.”

Sessizlik oldu.

Sonra ona yaklaştım.

“Lara.”

“Efendim?”

“Eren'i son gördüğün gece neredeydin?”

Yüzündeki gülümseme anında kayboldu.

Sadece bir saniyeliğine.

Ama gördüm.

“Ne?”

“Eren'i.”

“Ben onu…”

Durdu.

“Ben onu o gün görmedim.”

İçimde bir şey koptu.

Emir'in sözleri kulaklarımda yankılandı.

“O gece Eren yalnız değildi.”

“Emin misin?”

Lara kaşlarını çattı.

“Tabii ki eminim.”

“Bir daha düşün.”

“Niye böyle soruyorsun?”

Telefonum cebimde titredi.

Çıkarmadım.

Lara yüzüme bakıyordu.

“Bir şey mi oldu?”

“Hayır.”

“Bana söyleyebilirsin.”

Bu cümle beni daha da öfkelendirdi.

Çünkü bir yıl önce de aynısını söylemişti.

“Bana söyleyebilirsin, Mira.”

Ve ben ona her şeyi anlatmıştım.

Eren'le son konuşmamı.

O gece yaşananları.

Korkumu.

Suçluluğumu.

Her şeyi.

Ama o bana hiçbir şey söylememişti.

Ders zili çaldı.

Lara koluma girdi.

“Sonra konuşuruz.”

Elimi kolundan çektim.

“Olur.”

Sınıfa girdim.

Öğretmen henüz gelmemişti.

Telefonumu çıkardım.

Yeni mesaj vardı.

«Gördün mü?»

Bir sonraki mesaj hemen geldi.

«Yalan söyledi.»

Kalbim hızlandı.

Sonra bir fotoğraf gönderildi.

Fotoğrafı açtığımda nefesim kesildi.

Eren vardı.

Lara vardı.

İkisi de eski basketbol sahasının önünde duruyordu.

Fotoğrafın sağ alt köşesinde tarih görünüyordu.

14 Eylül — 23:48

Eren'in ölümünden sadece yarım saat önce.

Parmaklarım buz kesti.

Fotoğrafın altında tek bir cümle vardı:

«Şimdi ona neden yalan söylediğini sor.»

Başımı kaldırdım.

Lara sınıfın kapısında duruyordu.

Bana bakıyordu.

Ve bu kez gülümsemiyordu.

Bölüm sonu

1 yorum