İçeriğe geç

00.17

Bölüm 14 · 2 dk okuma

00.17

Bölüm 14

Bölüm 14 — Aras'ın Sesi

Aras'ın son cümlesini duyduğumda odadaki bütün sesler kesildi.

“Videodaki ses benim.”

Bir süre sadece bilgisayarın fan sesi duyuldu.

Sonra Lara fısıldadı:

“Bu mümkün değil.”

Aras ekrana bakmaya devam etti.

“Ben de böyle düşünüyordum.”

“Videoda tarih neydi?” diye sordum.

“15 Eylül.”

“Eren'in ölümünden sonraki gece.”

Aras başını salladı.

“Evet.”

“Sen o gece neredeydin?”

“Bilmiyorum.”

“Yine mi?”

“Hayır, Mira. Bu kez gerçekten bilmiyorum.”

Sesindeki korku gerçekti.

Ama artık kime güveneceğimi bilmiyordum.

Bir adım geri çekildim.

Aras bunu fark etti.

“Mira…”

“Bana yaklaşma.”

Durdu.

“Videodaki kişi sen olabilir.”

“Olabilir.”

“Ve sen Eren'in ölümünden sonraki üç günü hatırlamadığını söylüyorsun.”

“Evet.”

“Belki de hatırlamıyorsun çünkü hatırlamanı istemiyorsun.”

Aras gözlerini kapattı.

“Belki.”

Lara bize bakıyordu.

“Bunun nasıl mümkün olduğunu anlamıyorum.”

Ben de anlamıyordum.

Bilgisayar ekranındaki görüntüyü tekrar açtım.

Videoda ben ağlıyordum.

Karşımda yüzünü göremediğim kişi vardı.

Ama ses…

Gerçekten Aras'ın sesiydi.

“Videoyu tekrar oynat.”

Aras başını salladı.

Video başladı.

“Bunu unutman gerekiyor, Mira.”

Ses yine aynıydı.

Aras'ın sesi.

Ama bu kez başka bir şey fark ettim.

Konuşmanın arka planında hafif bir tıkırtı vardı.

Düzenli.

Sanki bir saat çalışıyordu.

Tik.

Tak.

Tik.

Tak.

“Durdur.”

Aras videoyu durdurdu.

“Ne oldu?”

“Arka plandaki sesi duydun mu?”

Lara başını eğdi.

“Hayır.”

Videoyu tekrar açtım.

Ses yükseltildi.

Tik. Tak. Tik. Tak.

Aras bir anda dondu.

“Bu sesi biliyorum.”

“Ne?”

“Eren'in odasındaki saat.”

Kalbim hızlandı.

“Eren'in odasındaki saat mi?”

“Evet.”

“Emin misin?”

“Evet. Çocukken ona ben vermiştim.”

Lara bize baktı.

“Eren'in odasında böyle bir saat var mıydı?”

Aras başını salladı.

“Ölümünden sonra ailesi odasını boşalttı.”

“Peki saat?”

“Bilmiyorum.”

Bilgisayarın yanında duran eski dosyalara bakmaya başladım.

Bir klasörün üzerinde Eren'in adı vardı.

Açtım.

İçinden olay raporları, fotoğraflar ve birkaç belge çıktı.

Bir fotoğrafı elime aldım.

Eren'in odası.

Fotoğrafın çekildiği tarih ölümünden iki gün sonraydı.

Duvarın üzerinde küçük bir saat vardı.

00:17

Saat durmuştu.

“Bu saat…”

Aras fotoğrafa baktı.

“Benim verdiğim saat.”

Lara yaklaştı.

“Peki neden 00:17'de durmuş?”

Kimse cevap vermedi.

Dosyanın içindeki son belgeyi açtım.

Bir polis raporu.

Raporda Eren'in ölüm saati:

00:17

Yani saat tesadüfen durmamıştı.

Tam ölüm anında durmuştu.

Bir anda başım ağrımaya başladı.

Görüntüler gözümün önünden geçti.

Yağmur.

Eren.

Siyah kapüşon.

Sonra başka bir görüntü.

Ben bir odada oturuyordum.

Ağlıyordum.

Ve karşımdaki kişiye:

“Ben ne yaptım?” diyordum.

Birden kulağımda Eren'in sesi duyuldu.

“Mira, bana güvenme.”

Başımı tuttum.

“Hatırlıyorum…”

Aras bana yaklaştı.

“Ne hatırlıyorsun?”

“Eren'le konuştuğumuzu.”

“Ne konuştunuz?”

“Bana bir şey verdi.”

“Ne?”

“Bir anahtar.”

“Sonra?”

Gözlerimi kapattım.

Bir görüntü daha geldi.

Eren bana bakıyordu.

Korkmuştu.

Arkasında siyah kapüşonlu biri duruyordu.

Ve ben o kişiye bakıp bir isim söylüyordum.

Ağzımdan tek bir kelime çıktı:

“Emir.”

Gözlerimi açtım.

Aras ve Lara bana bakıyordu.

“Ne dedin?”

“Emir.”

Lara'nın yüzü bembeyaz oldu.

Aras ise hiçbir şey söylemedi.

Telefonum titredi.

Yeni mesaj:

«Sonunda hatırladın.»

Sonra:

«Ama Emir orada değildi.»

Bir saniye sonra üçüncü mesaj geldi:

«Çünkü o gece yanında olan kişi Aras'tı.»

Başımı yavaşça Aras'a çevirdim.

Aras'ın yüzündeki ifade değişmişti.

Ve ilk kez onun da korktuğunu gördüm.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.