Aras'a baktım.
Telefonum hâlâ elimdeydi.
Ekrandaki mesaj birkaç kelimeden ibaretti ama sanki bütün odayı dolduruyordu.
“Çünkü o gece yanında olan kişi Aras'tı.”
Aras bir adım geri çekildi.
“Mira, dinle.”
“Sen miydin?”
“Ne?”
“O gece benim yanımda olan kişi sen miydin?”
Aras cevap vermedi.
Bu kez susması daha farklıydı.
Önceki susmalarında korku vardı.
Şimdi ise sanki doğru cümleyi seçmeye çalışıyordu.
“Evet,” dedi sonunda.
Lara gözlerini kapattı.
Ben ise nefes almayı unuttum.
“Bunu neden bana söylemedin?”
“Çünkü sen hatırlamıyordun.”
“Bana söyleyebilirdin.”
“Hayır.”
“Niye?”
“Çünkü seni korumaya çalışıyordum.”
Bu cümleyi duyunca öfkelendim.
“Artık bu cümleden nefret ediyorum!”
Sesim odada yankılandı.
“Beni korumak için herkes benden gerçeği saklıyor. Sonra da neden hiçbir şeyi hatırlamadığımı anlamaya çalışıyorum.”
Aras başını eğdi.
“Ben de o gece ne olduğunu tamamen hatırlamıyorum.”
“Peki neyi hatırlıyorsun?”
“Eren'i.”
“Başka?”
“Seni.”
“Sonra?”
“Bir araba.”
“Ne arabası?”
“Bilmiyorum.”
“Rengi?”
“Siyah.”
“Plakası?”
Aras gözlerini kapattı.
“Hatırlamıyorum.”
Ben de gözlerimi kapattım.
Ve o anda bir görüntü geldi.
Siyah bir araba.
Yağmur altında.
Farları açık.
Eren arabanın önünde duruyordu.
Ben onun yanındaydım.
Aras birkaç metre uzakta duruyordu.
Sonra arabanın kapısı açıldı.
Birisi dışarı çıktı.
Yüzünü göremiyordum.
Ama elinde bir şey vardı.
Küçük, metalik bir cisim.
Bir anahtar.
Sonra Eren bana döndü.
“Bunu sakla.”
Elimdeki anahtarı hatırladım.
17.
Görüntü bir anda kayboldu.
Gözlerimi açtım.
“Araba vardı.”
Aras hemen bana baktı.
“Siyah.”
“Evet.”
“Ben de hatırlıyorum.”
“Kim kullanıyordu?”
“Bilmiyorum.”
“Bir kadın mıydı, erkek mi?”
“Erkek.”
Lara bir anda araya girdi.
“Emin misin?”
Aras ona baktı.
“Evet.”
Lara'nın yüzü değişti.
“Ben kadın olduğunu hatırlıyorum.”
Sessizlik.
Üçümüz birbirimize baktık.
Birimizin hafızası yanlış olmalıydı.
Ya da…
Birimizin hafızasına bir şey yapılmıştı.
Bilgisayarın ekranı yeniden açıldı.
Kimse dokunmamıştı.
Yeni bir video belirdi.
Dosya adı:
00_17_03
Aras ekrana yaklaştı.
“Bu dosya daha önce yoktu.”
Video başladı.
Kamera bir odadaydı.
Masa.
İki sandalye.
Bir saat.
Saat 00:17 gösteriyordu.
Sonra kapı açıldı.
Odaya ben girdim.
Arkamdan Aras geldi.
Eren ise masanın diğer tarafında oturuyordu.
Kalbim hızlandı.
Bu görüntü daha önce gördüklerimden farklıydı.
Çünkü bu kez ses vardı.
Eren konuşuyordu.
“Bunu yaparsanız, hiçbirimiz eskisi gibi olamayız.”
Ben ağlıyordum.
“Başka çaremiz yok.”
Aras bana dönüyordu.
“Emin misin?”
Ben başımı sallıyordum.
“Evet.”
Lara nefesini tuttu.
“Sen bunu hatırlıyor musun?”
Başımı salladım.
“Hayır.”
Videoda Eren ayağa kalktı.
“Eğer bir şey ters giderse, Mira'nın hafızasını silmek zorunda kalacağız.”
Aras'ın yüzü ekranda dondu.
Benim de.
Lara geriye doğru bir adım attı.
“Ne?”
Video devam etti.
Ben Eren'e baktım.
“Bunu gerçekten yapabilir miyiz?”
Eren başını salladı.
“Başka türlü seni koruyamayız.”
Ekran karardı.
Bir sonraki görüntü geldi.
Eren dışarı çıkıyordu.
Ben arkasından bakıyordum.
Aras yanımdaydı.
Ve tam o anda kapının dışında siyah kapüşonlu kişi görünüyordu.
Ekrandaki ben ona baktım.
Ve korkuyla tek bir isim söyledim:
“Emir.”
Video burada kesildi.
Odanın içinde uzun bir sessizlik oldu.
Sonra Aras bana döndü.
“Artık anlıyorum.”
“Neyi?”
“Sen Emir'i gördüğünü sanıyorsun.”
“Evet.”
“Çünkü sana onu görmüş gibi hatırlattılar.”
“Kim?”
Aras cevap vermedi.
Lara ise fısıldadı:
“Eren.”
İkimiz de ona baktık.
Lara devam etti:
“Eren'in ölümünden önce sana bir şey yaptığını sanıyordum.”
“Ne?”
“Senin hafızanı değiştirdiğini.”
“Eren mi?”
Lara başını salladı.
“Hayır.”
“Peki kim?”
Lara gözlerimin içine baktı.
“Bunu bilmiyorum.”
Telefonum titredi.
Yeni mesaj:
«Yanlış.»
Bir sonraki:
«Hafızanı değiştiren kişi Eren değildi.»
Son mesaj:
«Ama o gece Eren bunu engellemeye çalıştı.»
Ve ardından telefonumda daha önce hiç görmediğim bir numara belirdi.
Numara arıyordu.
Ekranda tek bir isim yazıyordu:
EMİR.