İçeriğe geç

𝙲𝙰𝚂𝚄𝚂

Bölüm 9 · 2 dk okuma

𝙲𝙰𝚂𝚄𝚂

Bölüm 9

acı gerçek

Kuzey, metal kasanın önünde durdu, ama zihninin bir kısmı hala tüneldeki o soğuk, kanlı köşedeydi. Yağmur. Onun üvey kardeşi, gizli aşkı, şimdi bir hainin elinden can çekiyordu.Aksoy'un adamları kapıyı zorlamaya başladılar. Metal, tazyikli darbelerle inliyordu. Kuzey'in zamanı yoktu; ya görevi bitirecek ya da Yağmur'a geri dönecekti. Bu ikilem, casusluk kariyerinin en ağır sınavıydı.Kuzey, kasanın başından hızla döndü. Görev duraklatılmıştı."Üzgünüm, Eren," diye mırıldandı, "Bana her şeyi öğrettin ama bir casusun kalbinin olmaması gerektiğini öğretemedin."Silahını kılıfına geri soktu ve kapının üzerindeki mandalları hızla açmaya başladı. Kapı açılır açılmaz, tünelden gelen yoğun bir spot ışığı Kuzey'in gözlerini kamaştırdı."Orada!" diye bağırdı bir ses.Kuzey, dışarı fırlamadan önce, içeriye doğru bir el bombası (sarsıcı bomba) fırlattı. Sarsıcı bomba, tünelin dar duvarları arasında sağır edici bir gürültüyle patladı. Gözleri geçici olarak kör olan Aksoy'un adamlarının çığlıkları yankılandı.Kuzey, sesleri takip ederek tünelde koşmaya başladı. Kan kokusu, ona doğru yolu gösteriyordu. Yağmur'un yanına ulaştığında, onu bulduğu gibi, duvarın dibinde büzülmüş halde buldu. Nabzı daha da zayıflamıştı."Dayan, lütfen dayan!" diye fısıldadı Kuzey.Hemen Yağmur'un yarasına tampon yapmak için ceketinden bir parça yırttı. Elinde, acil durumlar için taşıdığı, sadece yüksek rütbeli ajanların bildiği güçlü bir ağrı kesici ve uyarıcı şırınga vardı. Kuzey, tereddüt etmeden şırıngayı Yağmur'un koluna uyguladı.İlacın etkisiyle Yağmur'un gözleri hafifçe açıldı. Kuzey'in yüzüne baktı, bir anlık şaşkınlık ve ardından tarifsiz bir acı."Kuzey..." diye hıçkırdı, nefesi kesiliyordu."Biliyorum, kim olduğumu biliyorum," dedi Kuzey, onun yarasına baskı yaparken. "Ama şimdi gitmeliyiz."Kuzey, Yağmur'u sırtına almak için eğildi. O anda, Yağmur'un elindeki kayıt cihazının küçük ışığının titrediğini fark etti. Işık titrerken, ince bir ses sızıyordu."...kart... kasanın şifresi değil... kasanın anahtarı... O kuyu... bir şifreleme anahtarı... Biyometrik... kuyu suyuyla açılır..."Bu, Yağmur'un yaralandıktan sonra bilinci açıkken kaydettiği bir nottu. Son bir ipucu. Kayıt bittiği anda, Yağmur'un bedeni Kuzey'in sırtında gevşedi.Kuzey, hemen Yağmur'un nabzını kontrol etti. Hiçbir şey. Şırınganın uyarıcı etkisi bitmişti. Yağmur Yazgıçı, son nefesini, Kuzey'in kurtarma çabası sırasında, ona son bir ipucu vererek vermişti.Kuzey'in boğazı düğümlendi. Öfke ve yas, onu bir anda ezdi. Akıl hocasını kaybetmişti, masum bir kadını kaybetmişti ve şimdi... hayatının tek gerçek aşkını kaybetmişti.Sarsıcı bombanın etkisi geçen Aksoy'un adamlarının sesleri yaklaşıyordu. Kuzey, çaresizlik içinde bir karar vermek zorundaydı.Yağmur'u tünelde bırakmak, onu ikinci kez kaybetmek gibiydi. Ama Aksoy'un dosyası, Yağmur'un uğruna öldüğü şeydi. Kuzey, Yağmur'un cansız bedenini duvara yasladı, alnına son bir öpücük kondurdu."Söz veriyorum," diye fısıldadı. "Bunu ödeyecekler. Hepsi."Kuzey, hızla yeraltı odasına geri döndü. Artık kalbinde sadece buz gibi bir kararlılık vardı.Kasanın SırrıKuzey, odaya geri döndü ve kasanın yanına gitti. Yağmur'un son sözleri beyninde dönüyordu: "Kuyu suyuyla açılır."Bu, ajansın ultra-güvenli kasalarında kullanılan nadir bir güvenlik protokolüydü: Kilidi, biyometrik veriyi değil, sadece belirli bir bölgenin özel mineral yapısına sahip suyunu tanıyordu. Hanın avlusundaki kuyu suyu!Aksoy'un adamları kapıyı yeniden zorlarken, Kuzey harita masasına yöneldi. Masanın kenarında, küçük, boş bir laboratuvar tüpü duruyordu.Kuzey, tüpü hızla aldı ve tünel kapısını aralayarak içeriye iki el ateş etti. Bu, ona sadece birkaç saniye kazandıracaktı.Yeniden tünele daldı ve hızla merdivenlerden yukarı, avluya doğru tırmanmaya başladı. Ve Dayanamayarak yağmurun yanına yol aldı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.