Kuzey, o dar, nemli koridorda, kanlar içinde yatan Yağmur Yazgıçı'ya baktı. Sadece bir meslektaşını değil, on yıldır her an aklından çıkmayan, kalbinde gizli bir yara gibi taşıdığı o tek kişiyi görüyordu. "Yağmur..." diye fısıldadı, sesi kuru bir hıçkırık gibi çıktı. Onlar, hiçbir zaman birbirlerini gerçek anlamda "kardeş" olarak görmemişti. Kuzey'in annesinin, Yağmur'un babasıyla evlenmesi, onlara sadece bir soyadı ortaklığı vermişti. Aile toplantılarında herkesi kandırmışlardı, ama koridorlarda karşılaştıklarında, Yağmur'un gözlerindeki o alaycı, meydan okuyan bakış, Kuzey'in yıllardır bastırdığı duyguları hep yüzeye çıkarmıştı. Kuzey'in casusluk kariyerini seçmesinin bir nedeni de buydu: Yağmur'dan, o imkânsız aşktan kaçmak. Ama o kaçış sona ermişti. Yağmur, en son Kuzey'in görmeyi hayal ettiği yerde, bir hainin tuzağında, neredeyse ölmek üzereydi. Kuzey, Yağmur'un alnına titreyen elini koydu. "Neden?" diye mırıldandı. "Neden her şeyin ortasındasın?" Yağmur'un son sözleri—"Kuyu... anahtar..."—şimdi daha farklı bir anlam kazanıyordu. Bu, sadece bir ipucu değil, Kuzey'i kendisinin başladığı bu karanlık görevi bitirmeye çağıran, bir üvey kardeşin son isteğiydi. Kuzey, Yağmur'un yanından kalktı. Acı ve öfke, damarlarında zehirli bir kokteyl gibi dolaşıyordu. Aksoy, Kuzey'in akıl hocasıydı, ama Yağmur... Yağmur, Kuzey'in yeryüzündeki tek kırılgan noktasıydı. Aksoy'un onu vurması, bardağı taşıran son damlaydı. Bu artık sadece bir görev değildi; bu, kişisel bir hesaplaşma ve intikamdı. Son Anahtar Kuzey, ağır, paslı kapıya ulaştı. Kapının üzerinde, tam da haritada gördüğü yerde, eski bir anahtar deliği vardı. Aksoy'un adamlarının boğuk sesleri artık hemen arkasındaki tünelden geliyordu. Zaman tükeniyordu. Kuzey, elindeki parçalanmış telefon kılıfına baktı. Yağmur'un son sözleri... "Kuyu... anahtar..." Kuzey aniden jetonun düştüğünü hissetti. Kuyu, hanın avlusundaki oyuktu. Anahtar, Kuzey'in elindeki şeydi. Bu kılıf, ajansın en üst düzey şifreleme cihazıydı ve sadece bir veri deposu değildi; aynı zamanda biyometrik bir anahtardı. Hayalet, hafıza kartını kılıfla uyumlu hale getirerek, onu bu yeraltı kapısının kilidine uygun bir kilit açma cihazına dönüştürmüştü. Kapı, elektronik bir kilitle korunuyordu, eski görünümlü anahtar deliği sadece bir kamuflajdı. Hızla Yağmur'dan aldığı kayıt cihazının kablosunu kılıfın şarj girişine taktı. Kılıfın ekranında bir komut satırı belirdi: GİZLİ BAĞLANTI KURULUYOR... Kuzey, eliyle kılıfı kapının üzerindeki anahtar deliği gibi görünen bölüme bastırdı. Bir saniye içinde, yeşil LED hızla yanıp sönmeye başladı ve kılıfın içinden ince, yüksek frekanslı bir ses yayıldı. Kapının metal yüzeyinde hafif bir titreme oldu. Ardından, kalın bir klik sesi yeraltı tünelinde yankılandı. Kapının ağır sürgüleri, yıllar sonra ilk kez geriye çekildi. Tam o anda, tünelde bir ses duyuldu: "Orada! Kapıyı açmaya çalışıyor! Ateş!" Kuzey'in tereddüt etmeye vakti yoktu. Kapıyı omuzlayarak içeri itti ve kendini karanlık bir odaya fırlattı. Arkasından, kurşunlar vızıldayarak geçti ve kapının metal yüzeyine saplandı. Kuzey, gürültüyle kapanan kapının arkasına geçerek kapının içindeki eski, paslı mandalları hızla indirdi. Kapı mühürlenmişti. Nihayet güvenliydi. Şimdilik. Moskova Dosyası Kuzey, bulunduğu odaya göz gezdirdi. Burası, Aksoy'un yeraltı sığınağı veya gizli bir operasyon merkezi olmalıydı. Oda, nemli havaya rağmen şaşırtıcı derecede düzenliydi: Ortada bir harita masası, duvarda eski iletişim cihazları ve tek bir metal kasa duruyordu. Kasa, haritadaki X işaretinin tam üzerindeydi. Kuzey, nefesini tuttu. Aradığı dosya buydu. Hayalet'in ifşa etmeye çalıştığı, Yağmur'un uğruna vurulduğu ve Aksoy'un kendisini Köstebek olarak ifşa etmesini sağlayan bilgi. Hızla kasaya yaklaştı. Kasada, geleneksel bir şifre paneli yerine, biyometrik bir tarayıcı vardı. Kuzey, elindeki hafıza kartına baktı. O kartın içinde, Aksoy'un kirli planının kanıtları vardı. Ama kasayı açacak anahtar neydi? Tam o sırada, Kuzey'in cebindeki Yağmur'un kanlı çantası titredi. Yağmur'un son aldığı nefeslerle doldurulmuş gibiydi. Kuzey, çantayı açtı ve Yağmur'un son dokunduğu şeyi, yıpranmış kayıt cihazını çıkardı. Belki de son anahtar, Yağmur'un sesindeydi.
Bölüm 8
Yasak kan
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.