BÖLÜM 8: İHANETİN YÜZÜ
Ertesi sabah dağ evindeki hava, bir önceki gecenin huzuruna tezat oluşturacak kadar gergindi. Viktor, çalışma odasındaki haritanın başında ana karargâhıyla uydu telefonu üzerinden iletişim kuruyordu.
Rachel sabahın erken saatlerinde uyanmış, davanın eksik parçalarını tamamlamak için dosyaların başına geçmişti. Babasının ölümüyle ilgili belgelerdeki çapraz incelemeleri yaparken, emniyet içi yazışmalarda sürekli geçen tek bir kod ad dikkatini çekti: Gölge.
"Gölge kim Viktor?" diye sordu Rachel, elindeki belgeyi masaya koyarak.
Viktor telefonu kapatıp arkasını döndü. Yüzü yine o eski, soğuk haline dönmüştü. "Emniyet teşkilatı içindeki yozlaşmış halkanın başı. Babanın dosyasını kapatan ve bana kurulan kumpasın arkasındaki gizli el. Ama henüz yüzünü kimse görmedi."
O sırada odanın kapısı çalındı. İçeriye Viktor’un çocukluk arkadaşı ve en güvendiği sağ kolu olan Marco girdi. Marco’nun elinde siyah bir deri çanta vardı.
"Patron," dedi Marco, bakışlarını Rachel’dan kaçırarak. "İstediğin kurye geldi. Dava için gerekli olan orijinal banka dökümleri ve kamera kayıtlarının tutulduğu hard disk elimizde."
Rachel heyecanla ayağa kalktı. "Bu mükemmel bir haber! Bu belgeler duruşmada Savcı’nın tüm tezlerini çökertir."
Viktor belgeleri incelemek için masaya yaklaştı. Ancak Rachel’ın dikkatli gözleri, Marco’nun üzerindeki tuhaflığı kaçırmadı. Marco’nun elleri hafifçe titriyor, gözleri odadaki güvenlik kameralarının ekranına kayıyordu. Normalde son derece rahat olan bu adam, sanki bir yangının ortasındaymış gibi huzursuzdu.
"Sertifikalı orijinallik belgesi nerede Marco?" diye sordu Rachel aniden.
Marco irkildi. "Şey... kurye aceleyle verdi Avukat Hanım, belgenin aslı merkezdeki kasada."
Rachel, Viktor’a baktı. Viktor da durumu fark etmişti. Tam o sırada malikanenin dışındaki alarm sistemleri çınlamaya başladı. Ekranlarda, taş duvarların dışına yaklaşan siyah araçlar belirdi.
"İhanet," dedi Viktor soğuk bir sesle. Bakışlarını yavaşça Marco’ya çevirdi. "Bunu bize kaç paraya sattın Marco? Yılların dostluğunu kaç kuruşa gözden çıkardın?"
Marco’nun yüzündeki maske düştü. Belindeki silahı çekmeye yeltendi ama Viktor ondan çok daha hızlıydı. Tek bir hamlede Marco’nun bileğini kıvırıp silahı elinden düşürdü ve adamı duvara çarptı.
"Sokolov..." diye hırladı Marco, acı içinde. "Devir değişti! Seni içinden çıkamayacağın bir çukura gömecekler. Avukatın da seninle birlikte ölecek!"
Dışarıdan silah sesleri yükselmeye başladı. Düşman çete, Marco’nun içeriden açtığı güvenlik açığından faydalanarak dağ evine baskın düzenlemişti.
"Rachel, hard diski al ve arka tünale koş!" diye bağırdı Viktor, belinden iki silah birden çıkarırken.
"Seni burada bırakmayacağım!" dedi Rachel kararlılıkla.
"Bırakmıyorsun!" dedi Viktor, Rachel’ı tutup gözlerinin içine bakarak. "Bu deliller olmadan ikimiz de yaşayamayız. Tünele gir, seni nehrin kenarında bekleyen araca ulaş. Arkandan geleceğim, söz veriyorum!"