İçeriğe geç

𝐈𝐌𝐀𝐆𝐈𝐍𝐄 𝐖𝐈𝐓𝐇 𝐌𝐀𝐑𝐕𝐄𝐋

Bölüm 10 · 5 dk okuma

𝐈𝐌𝐀𝐆𝐈𝐍𝐄 𝐖𝐈𝐓𝐇 𝐌𝐀𝐑𝐕𝐄𝐋

Bölüm 10

Vision

Tek His

İçinde birikmiş bir güç var ve bunu tamamı ile yüz üstüne çıkartırsan, sonu ölümünle bile sonuçlanabilir

💥

"İyi de ya sorun olursa?"

Odada bir bu yana bir o yana yürüyordun.

"Thanos bizi mahvedecek..." dedin korkuyla.

Titreyen ellerini kalbine bastırıp nefes almaya çalıştın.

"Lanet..." Nefes nefese kalmıştın.

Vision, seni kendine çevirdiğinde kafanı salladın."Seni kaybedemem" Ellerini saçlarına koyup, kafanı göğüsüne yaslattı.

"Hiçbir sorun olmayacak Y/N. Söz veriyorum."

Çenesini kafana koydu.

"Nefes al hayatım..." Zor olsa da bir iç çektin.

"Her gün olduğu gibi... "

Bu cümlesi ile gözlerini yumdun. Vücudundaki enerji ikinizi sarmalarken saçların uçuştu.

"Tek hissettiğim sensin...." dedin onu daha sıkı kavrarken.

"Tek hissettiğim... Sensin." dedi Vision seni tekrarlayarak.

"Söz veriyorum. Hep seninle olacağım..."

💥

Kendini toparladığında Taş çıkarma operasyonu için Shuri ve Vision'ın yanında kaldın.

"Canı yanmayacak değil mi?" dedin korkarak. İstemsizce ayaklarını yere vuruyor, saçını parmağına dolayıp çekiyordun.

"Amacımız bu Y/N"

"Sorun yok..." dedi Vision iç çekip. Sen ise kenardan onları izlemeye devam ettin.

Vision'ın olaylı oluşumunda senin de parmağın vardı. Tony ve Bruce'a ön ayak olduğunda En fazla Thor'dan tepki almıştın. Sonradan halletmiş olsanız da, sen bile hayatının aşkını yaratmış olduğunun farkında değildin...

Bir kaç dakikanın ardından dışarıdaki durumun ciddiyetinin farkına vardın. "Sanırım iyi değiller" dedin endişe ile.

Shuri itina ile Vision'ın taşıyla ilgilenirken konuştu.

"Yardımına ihtiyaçları var Y/N"

Sen ise kararsızdın.

"Yani..."

Vision'ı bir saniye bile tek bırakmak istemiyordun. "Sorun Yok Y/N. Hadi git kurtar onları."

Vision'a yaklaşıp eğildin.

"Ben dönene kadar sağlam kal"

Gülümsedi. "Sen de sağlam kal"

Yavaşça kalkıp son kez onlara baktın ve Tanrıya onları koruması için dua ettin.

💥

"Siktiğimin garip şeyleri!"

Kalkan sayesinde herkesi korumuştun.

"Çocuklar, galiba Vision'ın yardıma ihtiyacı var." Bu ses seni falzasıyla gerdi. "Sadece bir kaç dakikalığına ayrıldım."

"Ben giderim!"

diye yanıtladığın esnada, aldığın darbe ile geniş çukur yola düştün. Acıyla sırtüstü bir pozisyona geldiğinde, asla tanımadığın o yüzle karşılaştın.

"Şu Thanos'un garip Garidyan yaratıkları" dedin kendi kendine.

"Tıpkı onun gibi... Sen de yalnız başına öleceksin"

Dişlerini sıkarak yüzüne bakarken gelen ses ile gülümsedin.

"O yalnız değil"

"Yaratık Gardiyan" Sesin sahibine döndüğünde gülümsedin.

"İşte benim kızım!"

Natasha seni korurken kendini toparlayıp ona yardım ettin. Garip keskin bıçaklar düşmanı parçaladığında mavi kan Nat'in yüzüne fışkırdı.

"İğrençti..."

Onlara elinden geldiğince yardım ettikten sonra Soluğu Vision'ın yanında aldın.

"Aptal taş çıkmadı mı?"

Endişe ile Sevgilinin yüzünü ellerinin arasına aldın.

"İyi misin?"

"Y/N-..."

O esnada Steve konuştu.

"Çocuklar. Hepinize burada ihtiyacım var."

Esen rüzgar ile arkanı döndün.

"O geliyor..."

Ellerini sıktın, ayağını yere sıkıca bastın ve açılan portaldan koca vücudu göründü. Yüzüne bakınca midende oluşan bulantı ve kalbindeki kin seni mahvediyordu.

"Bu o..."

Bir an için hayat kesinlikle durmuştu ve herkesin tek bir amacı vardı.

Bu adamı yok etmek.

Ama onu durdurmak imkansızın da ötesindeydi. Her adımında herkesi mahvediyordu ve size daha da yaklaşıyordu. Vision'ı korumak zorundaydın. Ne olursa olsun, bunu yapmak zorundaydın.

Geride kalan herkese baktın. Şuan çaresizdiniz. Bunca sene sonra, ilk defa onları böyle görmüştün ve o başarmak üzereydi. Tek yapması gereken Zihin taşını Vision'ın kafasından söküp almaktı.

Thanos size yaklaştığında, taşların gücüne karşılık geniş bir kalkan yaptın. Vision arkanda kalırken tüm kuvvetinle ve acınla bağırdın.

"O çok güçlü!" dedin acıyla ama bir an için arkada kalan herkes geldi aklına. Bunu onlar için yapmalıydın.

"Yapamazsın..."

Dedi Thonus donuk sesi ile.

"Başaramazsın..."

Gözlerini sıkıca kapadın ve kollarını iki yana savurup taşların gücünü resmen kestin. Bedenin geri savrulurken kollarını arkaya uzatıp Vision'ın bedenini ittirdin. Güçlükle öne gelirken Thanos koca elini saçlarına koydu.

"Beni bir tek sen anlarsın..."

Kafanı savururken nefretle baktın ona. Titreyen bacaklarında kuvveti bulup dikleştin ve kafa tutarmışcasına öne geçtin.

"Bilmediğin şeyler var..."

Ona doğru bir adım daha atıp mesafeyi kapadın.

"Bana başaramazsın dedikleri halde buradayım ben..."

Thanos kaşlarını çattı.

"Sen benim lanetim oldun Thanos... Ama ben senin sonun olacağım."

İçinde biriken gücü hissettiğinde hırsla soludun. Thanos eldiven ile hamle yapmaya kalktığında, koca elini iki elinle kavradın. Tüm gücünle bastırmadan önce arkanda kalan Vision'a hafifçe kafanı çevirdin.

Uçuşan saçların ve geniş enerjin ortama garip bir hava verirken, sevgilin maalesef durumun farkındaydı.

"Tek hissettiğim sensin..."

Vision yaşlı gözlerle sana bakıyordu

"Y/N..."

Sen ise gözünden akan son damla ile derin bir nefes aldın. Bunu herkes için yapıyordun.

Onlar sana bu hayatı vermişti. Şimdi ise yeni bir hayat için sen hayatını vermeye hazırdın.

Onlara minnettardın.

Tüm gücünle koca elini kavradığında, içindeki enerjinin resmen Thanos'un bedenine dolduğunu hissettin. Brunundan durmaksızın akan kanlar ile acıyla bağırdın. Her kuvvetli nefesinde enerji Thanos'u sarmaladı ve Thanos da acıyla bağırdı.

Vücudu resmen parçalanacaktı. Ayaklarını yere bastırdın ve gözlerini yumdun.

"Sizleri seviyorum çocuklar..."

💥

Bir kaç gün sonra

Genç Peter Parker'ın ağlamaktan dolan gözleri, dikkat çekiyordu.

Onu teselli eden ise, Tony'nin, sırtındaki eliydi.

Steve yüzünü gizlemek için taktığı siyah şapka ile ağaca yaslanmış, ortamdan uzaktı.

Natasha ise onun yanında gözlerini kaçırarak bakıyordu.

Barton, Vision'un hemen arkasındaydı.

Banner Shuri ve Tchala ise yan yana sıralanmış, mezar taşının hemen arkasındaydı ve mezar başında ise Vision vardı.

Onlardan başka birisi yoktu. Annen vasfında biri, kardeşin veya baban yoktu. Hiç olmamışlardı zaten hayatında. Hep söylediğin gibi, onlar senin ailendi...

Vision seni kaybetmiş olmanın verdiği hüznü doruklarda yaşarken, seni koruyamadığı için sinirli; bir bakıma da herkes için kendini feda ettiğin için gururluydu.

Herkes seninle gurur duyuyordu.

Vision elini toprağa sürdü.

"Teşekkürler Sevgilim..."

Derin bir iç çekip toprağa kırmızı elini biraz daha bastırdı. Ona bu görünümünü daha hoş ve tatlı bulduğunu milyonlarca kez söylemiştin...

Yavaşça dudaklarını araladı ve gözyaşı akıp gitti.

"Tek hissettiğim, sendin Y/N. Hep Sendin..."

💥

Bölüm Sonu

Umarım beğenmişsindir, beğenmişsinizdir. İstediğiniz bir karakter olursa yazmanız yeterli hemencecik yazarım sizin için. Bir dahaki bölümde görüşmek üzere Moronlar!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.