Sonunda intikam alacağım gün gelmişti. Herşey hazırdı bellek kanıtlar ve ben. Sabah balo için hazırlanmaya başladım. İlk önce banyo yaptım ve saçımı düzleştirdim. Bordo yırtmaçlı kadife parlak bir elbise giydim. Daha sonra makyajımı bitirdim ve kapının önüne çıkıp partnerimiz beklemeye başladım. Benim tüm bunları kısa kısa anlattığıma bakmayın bu hazırlık yaklaşık 5 6 saat sürdü. Sonunda bir limuzin geldi ve kapısı açıldı. Kapıyı açınca birde kimi göreyim. KARAN! Ah Allah'ım sen beni neyle sınıyosun ya. Neyse bozuntuya vermedim ama şaşırdığım her halimden belliydi. Arabaya bindim. Belleği elimde sıkıca tutuyordum. Karan konuşmaya başladı.
"Noldu şaşırdın mı? "
"Yok canım neden şaşıriyim. Sadece senin olmanı beklemiyordum. "
Güldü.
"Emin ol ki ben senden daha soyluyum. Ayrıca seni ben seçtim. Bu da demektir ki senden daha soyluyum.
"Şimdi kim daha soylu yarışına mı giricez? Ayrıca beni sen seçmiş olsan da bunu kabul edende benim. Şükret seni reddetmedim."
"Şükürler olsun Miray prenses hazretleri. "
Diyerek eğildi. Sonra devam etti.
"Ee bellek hazır mı? "
"Tabii ki de kaç gündür buna hazırlanıyorum. Sence unuturmuyum? "
"Tabi tabi. "
Şakayla karışık konuştum.
"Varya çok büyük olay çıkıcak. Bana bişey olursa beni korursun değil mi? Partnerimsin ya. "
"Yok korumam benim canım daha önemli. "
"Yaa öyle mi çok üzüldüm umarım ölmem. "
"Ölmezsin ölmezsin. "
Biz böyle konuşurken sonunda geldik. Karan kapıyı açıp indi ve elini uzattı. Bende elini tuttum ve içeri doğru yürümeye başladık. Heryerden flaşlar patlıyordu. Bu flaşlar yakında annemle amcamın yasak ilişkisi için patlayacaktı. İçeri girdik ve yerlerimize oturduk. Sonunda tören başladı. Birkaç aile konuşma yaptı ve dans zamanı geldi. Elbette kapanış konuşmasını ben ve Karan yapacaktık bu yüzden bekleyecektim. Herkes partnerleriyle kalktı ve dans etmeye başladı. Bende kalktım ve Karanla dans etmeye başladık.
"Miray sanki insanlar bizden daha çok yakınlık istiyo gibiler. "
Etrafıma bakındım. Gerçektende herkes bizden birşey bekliyordu. Ama yinede öyle birşey yapmayacaktım. Bende inkar ettim.
"Yok canım sana öyle gelmiş. "
Ben bunu söylerken annemin ordan yakınlaşmamı işaret ettiğini görebiliyordum. Ayrıca Karanın babasıda ona işaret ediyordu. Ama ben yinede görmezden geldim. Bir site sonra bir anda Karan elini belime attı ve beni biraz kendine çekti.
"Ne yapıyosun sen. "
"Yapmam gerekeni. Bu gece senin ortaya atacağın skandaldan daha büyük bir skandal çıksın istemiyorsak bunu yapmalıyız. Sana yardım etmeye çalışıyorum. "
Etrafa baktım ve flaşlar azda olsa patlıyordu.
"Bak eğer adımız çıkarsa açıklama yaparım haberin olsun."
"İyi yap tutan yok zaten. "
Sonunda dans bitti ve herkes yerine oturdu. Büyüklerle varislerin oturduğu masalar farklıydı. Herkese ayrı masa vardı. Karan la oturduk.
"Bi daha benden habersiz bana öyle dokunursan çok büyük skandal çıkar haberin olsun. "
Diyerek çatalı salladım. Oda tatmin olmuş gibiydi.
"Rahat gibiydin kollarımda ama tabi sen bilirsin bana söz düşmez. "
İmalı imalı bakarak sırıttı. Birşey demedim. Bir anda yaklaştı.
"Dur bakiyim kızardınmı sen? "
"NE hayır tabi ki de salak salak konuşma. "
Elimi yanağıma götürdüm ama zaten makyajdan görünmezdiki salak mıyım neyim bende. Arkama yaslandım ve bi ara önümüzden taş gibi bir çocuk geçti. O geçip giderken bende arkasından baktım açıkçası yaşını merak etmiştim.
"Kaç yaşında şu acaba tipsiz biride değil yani. "
Karan bana tip tip bakıyordu.
"Ne bakıyosun merak edemez miyim çocuk senden daha yakışıklı kabul et. "
"Yok ya bi bana bak bi ona. "
Bir ona döndüm bide çocuğa.
"O daha iyi. "
Hoşuna gitmemişti belli ki. Amaan banane canım kıskansın oh iyi oldu. Bir süre sonra herkesten Aaaa diye bir ses yükseldi. Karanla sesin geldiği yere baktık ve birde ne görelim. İki varis öpüşüyor. Karanla birbirimize baktık. Adeta bune oğlum der gibi bakıyorduk birbirimize. Bir anda flaşlar o tarafa doğru patlamaya başladı. O iki varis en az bizim kadar soyluydu ve bunu yaparlarsa büyüyünce de evlenmek zorunda kalırlardı. Bunu gerçekten göze almışlarmıydı? Garip. Bu olayda bittikten sonra sıra Karanla benim konuşmama gelmişti. Karanla birlikte sahneye doğru yürüdük. Sahneye çıktık ve ilk önce Karan konuşmaya başladı. O konuşmasını bitirdikten sonra arka perdede kanıtları yansıtmak için sahneden indi. Bense konuşmama başladım.
"İlk önce tüm misafirlere bu baloya katıldıkları için teşekkür ederim. Bu katılımınızla bazı gerçekler için bana yol açtınız ve bunun içinde teşekkür ederim. Hepimiz biliyoruz ki annem ve babam çok iyi bir partnerdi. Ta ki bu güne kadar. "
Ben konuşurken annemde bana şaşkın şaşkın bakıyordu. Paniğe kapılmıştı.
"Şimdi bu baloda ki tüm insanların önünde sizlere çok büyük bir gerçeği açıklamak istiyorum."
Elimi arkamdaki perdeye doğru çevirdim ve anında arkada annemle amcamın fotoğrafları belirdi. Herkes bir ağızdan aaa diye şaşırıp kulaktan kulağa konuşmaya başlamıştı. Her fotoğrafta fısıltılar daha da yükseliyordu. Anneme gelirsek annem paparazilerin flaş patlamaları arasından amcamın onu korumasıyla geçiyordu. Babamda hayal kırıklığına uğramıştı.
"Evet bu aldatmacada mağdur olanlar sadece ben ve babamız. "
Elimle babamı gösterdim.
"Şimdi izninizle babamı sahneye çağırıyorum. "
Babam sahneye doğru yürüdü. Perdedeki tüm kanıtlar bitmişti. Geriye boşanma belgesi ve benim babamdan olmadığıma dair belge kalmıştı. Bu ikisi yan yana verildi. Babam ağzı açık bir bana bir perdeye bakıyordu. İhanete uğramıştık. İkimizde. Babama sarıldım.
"Sen her zaman benim gerçek babam olucaksın. Onlar hiçbirşey ifade etmiyor. "
Bu sözüm üzerine babamda bana sarıldı ve flaşlar patlamaya başladı. Babamla sahneden inecekken bir anda kapı sertçe açıldı. İçeriye amcam ve arkasında silahlı adamlarla girdi. Daha sonra amcam silahı bana doğrulttu.
"Madem herşey açığa çıktı. O zaman açığa çıkaranı öldürme vakti geldi. "
Bir anda biri üstüme atladı ve kendimi yerde buldum. O bir el silah sesi kime geldi diye panikle etrafıma bakındım. O sırada yerde babamı kanlar içinde gördüm. Hızla kalkıp yanına koştum. Etraftaki insanlar kaçışıyor bense babamı uyandırmaya çalışıyordum. Resmen zaman durmuş gibiydi. Tek düşünebildiğim babamdı. Yan tarafta Karanı gördüm. Yanıma geldi ve elini omzuma attı.
"Hemen gitmeliyiz ambulansla polis çağırdım gelicekler tamam mı? "
Bense babamı bırakamıyordum. Karansa hala beni hafifçe çekiştiriyordu. Ben göz yaşlarımı babamın kanına akıtırken Karan neden hala buna engel olmaya çalışıyordu. Bir anda biri saçımdan tuttu ve beni ayağa kaldırdı. Bir anda kulağımda amcamın sesini duydum. Karan da amcama silahını doğrultmuştu. Amcam bağırmaya başladı.
"Bak çocuk silahı bırakmazsan ya ikinizide öldürürüm yada o silahı bırakırsın ve sadece miray ölür! "
Karan tereddütsüz silahı sımsıkı tutuyordu. Karanın silahı bırakmadığı her saniye amcam beni daha da sarsıyordu.
"Karan hadi bırak şu silahı lütfen! Şu saatten sonra ben ölsemde bişey olmaz! "
Karan hala bırakmıyordu. Silahı bırakmazsa ikimizde ölecektik. Bense bi insanın daha hayatını almak istemiyordum.
"Hayır Miray! Bu işe ikimiz girdik ikimizde çıkıcaz! "
Amcam beni yere fırlattığında iki el silah sesi duydum. Kimin mermisi kime isabet etmişti? Neredeyse ben öldüm zannedecektim. Bir an gözlerim karardı. Ama yinede kendime geldim ve gözlerimi açtım. Amcam kaçıyordu. Polis sirenleri duyuluyordu. Etraf adeta kan gölüydü ve bu gölde yüzen iki kişi vardı. Biri babamdı diğeride. Ağzım söylemeye el vermiyordu. Koşarak Karanın yanına gittim. Hala hayattaydı. Ellerim zangır zangır titriyordu.
"İyi misin!? Hepsi benim yüzümden seni bu işe hiç sokmamalıydım. "
Göz yaşlarına boğulmuştum. O ise hala ciddiyetsizdi.
"Sence iyi miyim? "
Diyip sırıttı.
"Dalga mı geçiyosun! Gidip sağlık ekibine haber vericem. "
Kalkacakken bileğinden tuttu.
"İlk önce isteğimi yerine getir. "
"Ne isteği bıraksana ölüceksin! "
"Söz vermiştin. "
Diyip beni kendine çekti ve öptü. Ellerin zangır zangır titrerken bide üstüne bu gelince hiç bir tepki veremedim. Bir süre sonra bıraktı ve vücudu ellerimden kayıp yere düştü. Bir an ona baktım ve kalkıp hızla sağlıkçıların yanına gittim. Onlarda beni görünce hemen içeri gittiler ve benide içeri geri almadılar. Ne kadar çırpınsamda Karanın ambulans a bindirildiğini göremedim. Sanırım ölmüştü. Artık hayatımın geri kalanında Karan diye biri olmayacaktı. İlk aşkımın böyle bir sonla elimden kayıp gitmesini kaldıramadım ve başka bir şehre yerleştim. Babamın cenazesini de en ihtişamlı haliyle yaptım ve gittim. O şehirde ki her bir yer bana Karanı hatırlatıyordu. Bende onu bir daha hatırlamak istemiyordum...
~Kim bilir belkide eskiler şimdi sana dününden daha yakındır. Unutmak istediklerin başka yollarla kendini hatırlatacaktır. Çünkü onları aslında hiç unutmak istemedin bu zamana kadar hep kendini kandırdın... ~