İçeriğe geç

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 47 · 5 dk okuma

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 47

💥༻45. Bölüm༺💥

45.Bölüm

Yıldızı parlatmayı ve beni takip etmeyi unutmayın ❤

Keyifli okumalar canlar 🎈

🌸Hoş Geldiniz Cennet Kokulularım🌸

Göz kapaklarımı açmaya hâlim bile yoktu ama anladığım kadarıyla karanlık bir odada uyuyordum.

Burası nereydi?

Üstümü biri örttü ardından da başıma bırakılan öpücükle bunun kimin olduğunu anlamadım?

Ama burnuma gelen kokusuyla hemen gözlerimi açtım.

Karşımdaydı gelmişti.

Gelmiş.

Yataktan kalkıp heyecanla ona sarıldım.

"Geldin!!!"

"Geldim peri kızı. "

Omzuna bir tane vurup sitemle konuştum.

"Niye bu kadar geç geldin!"

"Ahh."

Vurduğum yerini tuttu.Bir kaç saniyede eli kanlar içinde kaldı.

"Sinan!.."

"Gitmelisin burdan!Onların sana ihtiyacı var bensiz yaparlar ama sensiz olmaz peri kızı..Git burdan."

"Kim bensiz yapamaz?"

"Onlar bak seni bekliyor. "

Gösterdiği yere baktım üç tane bebek vardı.

Bizim bebeklerimiz...

Elini tuttum onun kelimesini düzelterek konuştum.

"Hadi gidelim bizi bekliyorlar. "

Elini ellerimin arasından yavaşça çekti gözlerimin içine bakarak konuştu.

"Beni değil..Seni bekliyorlar benim gitmem gerek, sizin yanınıza gelemem.."

Arkasını döndü yürümeye devam etti karşısındaki kapıyı açınca alevler belirdi alevlerin içine girdi!

"Sinan gitme gel!!Yanacaksın!"

Sinanın peşinden giderken bebeklerin ağlama sesi yükseldi dönüp onlara bakınca siyah bir yılanın onlara doğru geldiğini gördüm hemen koşarak onları yerden aldım yılanın gelmemesi için kapıyı örttüm.

Uzaktan sesler geliyordu.

"Melek bırakma bizi!Haydi kızım,bak üç evladın için mücadele et!!"

"Şeyda doktor hasta öldü, bebekleri almalıyız."

"Kapa çeneni!!Elektro-şoku hazırlayın!Çabuk bakmayın öyle!!"

"Şeyda doktor hasta ile yakın bağınızdan dolayı mantıklı düşünemiyorsunuz ama şuan Melek Gümüş öldü!Evraklara geçsin Ölüm saati 12:45 eğer beş dakika içinde nejderi elinize alıp bebekleri dışarı çıkarmazsanız bebeklerin ölüm saatide 12:50 olarak yazarız."

"360 joune hazır mı hemşire!"

"Hazır efendim. "

Şeyda eline aldığı şok aletlerini "1,2,3!"

Diyerek Meleğin kalbine bastırdı .

"Hadi peri kızı gel.."

Monitörde ki grafik değişmeyince Şeyda elindeki şok aletlerini yere bıraktı Hemşirenin ona uzattığı nejderi eline aldı...

Son anda diğer hemşirenin onu uyarmasıyla nejderi bıraktı!

"Şeyda hocam bakın!Bu..Bu nasıl oldu?"

Şeyda göz yaşlarını silip gülerek heyecanla konuştu.

"İşte Bu!!Evet Melek sen güçlü bir kadınsın!Beni duyduğunu biliyorum kendine gel çabuk!!Bebekler kanala girdi biran önce ıkınman lazım hadi!!"

Melek gözlerini açmıştı başında tevasa bir ışık hüzmesiyle tekrar gözlerini kapattı, Şeydanın ona hızlı bir şekilde verdiği komutları ,elinden geldiğince denedi ama hem vücudu hem ruhu bitgin olduğu için doğum gerçekleşmiyordu.

"Melek olmuyor! Bak tüm gücünle yapmalısın bunu, içerde senin gücüne bağlı senden yardım bekleyen üç evladın var!!Hadi bir daha deniyoruz!1,2,3!"

Melek tüm gücüyle ıkındı ama elini tutan elle daha güçlü hissetti kendini

"Evet böyle Melek!!"

Bir kaç saniye içinde odayı miniklerin sesi doldurdu .Ardından da Şeydanın heyecan dolu sesi

"İlk paşamız geldi!Abi belli oldu.Hadiyin bakalım geride kalan minikler sizi bekliyoruz gelin

Melek Sinanın elini daha çok sıktı terler içinde bir yandan göz yaşları akarken bu çekdigi acılarını ilk evladının ağlayışıyla azaldı, biraz sonra ikinci oğluda odayı ağlayışıyla doldurdu.

Melek bir yandan oğulları bir yandan ağlıyordu.

Hemşireler sırasıyla bakımlarını yapıyordu küçük velihatların.

"Şeyda hocam kız niye gelmiyor hâlâ bir sıkıntımı var?"

Hemşirenin sorduğu soruyu diğer hemşire gülerek cevapladı.

"Yok ondan değil, kız evi naz evidir kızımız naz yapıyor bence Şeyda hocam."

Şeydanın ve minik prensesinin sesiyle Melek kendini bırakmıştı.

"Geldi prenses!!Çok şükür bitti.."

*************

"Ama bunlar çok tatlı"

"Lan bunları ekmek arası niyetine ye ."

"Şu dönemde başımıza gelen en güzel şeyler sizsiniz Gümüşler."

"Bunlar çok güzel kokuyor. "

"Babam bak sende abla oldun. "

Uzaktan gelen seslerle gözlerimi açtım.

Herkes karşımda sırtı bana dönük neye bakıp gülümşüyorlardı

Aşk olsun ya şurda bir değil üç çocuk doğum yaptımışım, te bana bakan yok

Böy-

Onlar benim miniklerime mi bakıyorlardı?

"Hadiyin bakalım yanlız bırakın yeğenlerimi, Meleğin dinlenmesi gerekiyor ama şu yaptığımız sesle imkansız hadiyin bakalım boşaltın odayı. "

"Ama ben bunları bırakamamm ne güzel uyuyorlar ."

"Hadi Mert çocuklara çok bakma sonra sana çekerler. "

"Bana benzerlerse babalarından çok sopa yerler kesin...Ben Sinan abimi özledim gelsin oğlum nerdeyse ben attığı sopayı bile özledim.."

"Bulacağız, bulmalıyız çocukları doğdu.Bulacağız onu."

"Yaşıyorsa...bulursunuz. "

Benim sözlerimle bana döndüler.

Fatih yanıma gelip konuştu.

"Bir şey mi biliyorsun Melek?"

"Hayır bir şey bilmiyorum.."

"Niye öyle dedin o zaman abim..öldü mü?

Ben rüyamda gördüğüm manzarayı hatırlayınca elimle yüzümü kapatım

Ellerimi Alnımın her iki tarafına koyup Fatihe baktım.

"Yaşasaydı..Burda Olurdu demi?"

Bebeklerin aglamasıyla konuşmayı bitirdim.

"Anne onları yanıma getirir misin?"

Annem göz yaşlarını silip miniklerimi yanıma getirdi.

"Bu..bunlar çok güzel anne"

"Allahın sana emanetleri onlar yavrum ."

"Son nefesime kadar onları koruyacağım..Rabbim acılarını göstermesin.."

Annem biliyor muydu, abimin öldüğünü..

"Amin yavrum amin onlara bir şey olsa iki kat acıyı sen çekersin. "

Göz yaşlarım akarken dışardan ağlamamın sebebi yavrularım gibi gözüksede gerçek şuydu hem abime hem anneme hem Sinana ağlıyordum.

Evet şuan dünyadaki ve hayatımda yaşamadığım çok güzel bir duyguyu yaşıyordum.

Anne olmuştum,Cennet kokuları beni benden almıştı..

Şimdi ben annemin yerine kendimi koydum evlad acısı..

Çok çok kötü bir şeydi düşüncesi bile yüreğimi sıkıştırıyordu!!

"Tamam deli kız ağlama..Hadi acıkmış torunlarım karnını doyur."

Odada tek biz kalmıştık farkında bile değildim. Annemin yardımıyla onları tek tek doyurdum.

Bir mucizeydi onlar benim için, dokunuşları, elleri,yüzlerine baktıkça içim de bir yerlerde o kadar farklı hissettiriyordu ki bana

Benim şimdiden şükür sebebim olmuşlardı bu minik aşklarım.

"Hoş geldiniz ,iyiki geldiniz cennet kokulularım."

Onları tek tek öptüm sonra annem uyuyan miniklerimi yerlerine koydu.

***************

"Şeyda Zade için ne yapılması gerekiyorsa yapın.."

"Sen ciddi misin Sinan abim senin iznin olmadan bizim bir şey yapmamamız konusunda bizi uyarmıştı ..Ve sen şimdi yardım ediyorsun!"

"Sen gerçekten ismin gibi Meleksin!Sinan abimin sana tutulmasını seni tanıdıkça daha iyi anladım. "

Şeydayla bana Zade için miniklerimden birinin nasıl bir operasyon geçireceğini, neler olacağını anlattı. Uzattığı evrağa imzamı attım.

****************

"Fatih gitme seninle bir şey konuşmak istiyorum. "

"Buyur yenge."

"Abim...nerde?"

"Seninde duyduğun gibi öldü..."

"Bir meza-"

"Yok daha fazla şey sorma be yenge."

*****************

Bir mezarı bile yoktu..

Ben artık annemin yüzüne bakmaktan utanıyordum..

"İçeri nasıl ,soğuk mu kızım?"

"Hı..Yok iyi Anne. "

Hastaneden taburcu olalı üç gün oluyordu kış ayında olduğumuz için annem minikleri üşütmemek için ikide bir odanın ısısını sorması beni güldürüyordu

Annem ev tutmuştu burda Yıldızın yanından ayrılmıştı. En sonki yaşanılanların etkisi büyüktü.

Yıldız annemin Bu fikrinin saçmalık olduğunu söylüyordu ama annem inatçı bir kadındı, önü ikna etmek zordu. Herkes ziyarete gelip gidiyordu Babanne ve Gül yenge ellerini hiç üzerimizden geçmiyorlardı.

Mert evden çıkmaz oldu,Fatih farklı biri oldu Uğur Lina ile gelip gidiyordu.

Yiğitde geliyordu onunla hastanedeki konuşmamız beni çok üzmüştü..

Yiğite çok üzülmüştüm

Ve bugün ben şunun farkına varmıştım.

Ben bu çocuklara alışmıştım.

Yaramaz, huysuz, komik, Kırgın..

Ve tabiki bunlara canımdan olan üç can daha eklendi.

Herkes burdaydı ama bi o yoktu..

Nerdesin be adam nerde..

Bölüm sonu

6 yorum