İçeriğe geç

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 32 · 5 dk okuma

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 32

💥༻31. Bölüm༺💥

Keyifli okumalar canlarım ❤

Oylarınızı ve yorumlarınızı eksik etmeyin canlar yaa 🌟❤

31.Bölüm

🌸OSMANLI TOKATI 👋🌸

Onun bana sarılmasıyla kendime geldim.Gözlerimi kocaman aşarak Sinan'ı tüm gücümle omuzlarından ittim.

Şaşkın şaşkın bana bakan Sinan'a karşı hafifçe geri gittim elimi kapatıp, ağzıma parmaklarım ile boğazımı temizledim. Ve kibar bir şekilde konuştum.

"Ordusu askerlerinin silahsız savunma ya da saldırı durumunda kullandıkları, elin her iki yanıyla yapılabilen düşmanı sersemletmek amacıyla uygulanan bir vuruştur. Elin ve kolun omuzdan hızlı ve açısız bir şekilde hedeflenen noktaya sert bir şekilde temas etmesiyle gerçekleşir."

Bana şaşkın şaşkın baktı sonra kaşlarını yukarı kaldırarak başını kaşıdı.

"Melek ne dedin anlamadım?"

Ellerimi arkada tutarak ona bir kaç adım yaklaştım,kafamı yukarı doğru tutarak konuştum.

"Ben tarihçiyim unuttun mu?..Diyorum ki!"

Cümlemi bitirir bitirmez yüzüne en güzelinden bir Osmanlı tokadı geçirdim.

Başı hafif yana düştü. Eliyle vurduğum yeri tutarak bana baktı.

Bunu benden beklemediği yüz iradesinden belliydi.

Doğrusu bende kendimden beklemedim ama insanın canı yanınca yapacaklarının bir sınırı kalmışyormuş bunu acı bir şekilde aylar içinde deneyimlerimden öğretmişti hayat bana.

"Sen..Sen daha yeni ne dedin?"

"Osmanlı tokadının tanımını yaptım canım. Osmanlı tokadı, Osmanlı Ordusu askerlerinin silahsız savunma ya da saldırı durumunda kullandıkları, elin her iki yanıyla yapılabilen düşmanı sersemletmek amacıyla uygulanan bir vuruştur. Elin ve kolun omuzdan hızlı ve açısız bir şekilde hedeflenen noktaya sert bir şekilde temas etmesiyle gerçekleşir. Ve bundan sonra benden af dileyen herkes tadına bakacak!"

Kaşlarımı çatarak ona baktım ve onun konuşmasına izin vermeden devam ettim.

"Tamam kardeşinin başına iyi şeyler gelmemiş buna ilk bir kadın olarak ben üzüldüm. Ama şuan onun başına gelenleri sağolsun bizzat abisi yaşattı bana-"

Lafımı bitirmeme izin vermeden kesti.

Doğruları söyleyememden hoşnut olmamıştı.

"Sen onun yaşadıklarını yaşamadın!"Sesi tonu hem acılı hemde sert çıkmıştı.

Bir adım atarak ona iyice yaklaştım kafamı kaldırım gözlerinin içine bakarak sordum.

"Emin misin Sinan!..Emin misin?.."

Biraz düşündü..Aklına ne geldiyse tabiki tahmin etmek zor değil bana yaptıklarını düşündü sonra derince bir yutkundu.

Cevap bekledim alamayınca göz kırpıp başımı 'Evet cevap bekliyorum 'imajında salladım.

Gözlerini açıp kapattı.

Gerçeklerden kaçmayı tercih etti.

"Be..Ben sana do..dokunmadım."

Onun bu söylediğine karşılık olarak sırtımı dönüp yürüdüm dört beş adım attıktan sonra durup ona sırtım dönük konuştum.

"Hmmm haklısın düşünüyorum da..Beni tecavüzle tehdit edip dini nikâh kıydıran..Sırf sadece annemin sesini duyduğum için beni yatağa kelepçeleyen de sen değilsin. Ben hamile de degilim şuan hemde üçüz! Tabi haklısın sen bana dokunmadın! Sen benim hayatıma zorla dokundun be..Ben buraya bile kendi isteğimle mi geldim be?.."

Dönüp yüzüne baktım gözlerini sıkarak kapatmıştı.

Gerçekleri bir bir yüzüne vurmuştum.

Gözlerini bana çevirince bu seferde gözlerindeki acıyı gördüm.

Ama bu seferde ben görmezden gelmek istedim..

Bir kezde şu hayatta ben sorumluluk almayım ya..

Merhametli olmayım meselâ gaddar, duygusuz olsam..

Çok mu şey istiyorum?

Bakışlarımı kaçırdım.

"Ne oldu üzüldünüz mü? Ben bunları yaşadım ama.."

Verecek cevabı yoktu, nefes alamıyor gibi ilk bakışlarını kaçırdı benden sonra yerinde geri geri gitti sırtını döndü.

Düşündü bor çıkış kapısı aramak istedi sanki bir nebzede olsa vicdanını rahatlatmak istiyor gibi bor hali vardı.

"Sana hiç elim kalktı mı, dövdüm mü seni hiç?"

Tahmin ettiğim gibi öylede oldu.

Beni kız kardeşi ile kıyaslandığında

Doğru onun kız kardeşi gibi değildim ben gözlerimle gördüğüm kız yani onun kız kardeşi.

Düşünmek hatta gözümün önünde canlandırmak bile istemediğim bir haldeydi..

"Hayır hayır, bak hakkını yiyemem hiç dövmedin beni, sövmedin de bana. Fiziksel şiddet uygulamadın da sen bana...Ama psikolojik şiddetini ne yapacağız ? Zerda gibi dışardan yaralarım belli değil ama..İçime sen yaralar diyarı açtın ..İki ay boyunca hastanede kaldığım sürede fiziksel şiddetinde babasını gördüm sen merak etme. Senin bana başka Zerda'dan iyi bir tutsak olduğumu.. Abimin ona yapıp senin bana bir lütuf gibi görüp şükretmem gereken

şunu yapmadım ben sana' dediğin ne var?..."

Yoktu!

"Sinan önemli olan ne biliyor musun?.."

Derin bir nefes aldım.

"Göz yaşı..İnsanın canı yanınca akar biliyorsun.Ne sözlü şiddete bakar nede fiziksel şiddete..Zerda eminim çok ağlamıştır çünkü cani yanmış.Şimdi sen ban diyebilir misin,Melek senin canın hiç yanmadı..Sinan benim canımda yandı inan bana çok yandı, yanmayada devam ediyor.Senin kardeşinin artık toprağın altında canı yanmıyordur.Al beni de göm bitsin bu dava..Allah aşkına bırak artık beni,ölü yada diri artık umrumda değil..Yeter bırak ben bu hikayede yeri hiç olmayan suçsuz biriyim..Bul abimi gör hesabını onunla benimle değil."

Daha fazla dayanamadı.Verecek cevabı da yoktu hızlı bir şekilde odayı terk edip çıktı.

Niye ağlıyordum ki içli içli!

Koltuğa kendimi zar zor atarak ağladım.

**********

Ayaklarımı sürüyerek Zerda'nın fotoğraflarından birinin yanına gittim akan göz yaşlarımı sildim.

"Ben onların bana yaptığını sana yapmayacağım Zerda..Senin yüzünden bunları çektim asla demeyeceğim! Sana onları kim yaptı bulacağım bulduğumda..Eğer abim bile olsa elimden kurtuluşu asla yok!..Zade yeğenim mi şimdi benim? Bilmiyorum..Ama tek bildiğim ben o meleğe yardım edeceğim kayısı çiçeği..Sana sözüm olsun."

Elimi fotoğrafın üstünde gezdirdim. Gülüşüne baktım sonra en son hali aklıma gelince..

Elim ayağım titredi..

Yapmazsın sen böyle bir şeyi abi.

Değil mi?..

"Hiç bir kadın bunu haketmez! Senin gülüşünü solduran her kimse.. En kısa zamanda Rabbimin adaletiyle cezalandırsın!!.

Mekanın Cennet olsun gülüşü güzel kadın."

Yerdeki çarşafları alarak tabloların üzerlerini örttüm. Kapıya doğru yürüdüm, kapıyı kapatacağım zaman bugün bu odada bazı sırların, gerçeklerin, yüzleşmenin olduğu oda olduğunu düşünerek kapıyı örttüm.

Aşağı indim salonda kimse yoktu!

Nereye gitmişti şimdi bu..Mutfak olan yere doğru gittim pencereden dışarı baktım.

Karanlıkta bir ses geldi, ağlama sesi. Dikkatlice bakınca ayın ışığıyla Sinan olduğunu gördüm suyun kenarına oturmuş ağlıyordu..

Kendi kendime,telkinler verdim.

"Sakın Melek sakın..Gözlerindeki pişmanlığı görsende, affetmek yok kızım ! Onlar bana sağır kör olduysa bende onlara sağır, kör olacağım.."

.

.

.

.

..

Yeni bölüm en kısa zamanda gelecek inşallah ama oy ve yorumlarınızla yanımda bana destek olun.🌸🌸🌸

Bölüm sonu

6 yorum