“kokusu” için sonuçlar
Arama sonuçları
Kokusuz
Hamit
Bakma
Kokusuz
Hamit
Sadace kitapi oku
çilek kokusu
Eyüp İmam
Aslı Burak yalandan aşk hikayesi dizisi
misk kokusu
Şüheda Yigit
Belki bir gün karşılaşırız umuduyla gergin aynı vakitlerde iskeleye gidiyor ve bekliyordum.. sonra günlerden bir gün.......:)
intikam kokusu
Furkan Çelik
Savaşta babasını kaybeden prensesim iz babasını gömmek üzere mezarlığa gider ve orada bir baygınlık gecirir ve o sırada istemsizce olanlar olmustur ve annesi onu sürgün etmiştir ardından prenses sürgün edildiği ülkenin düşman ülke olduğunu ve aynı zamanda babasını şehit düşürmüş olan ülke olduğunu öğrenince intikam almak için geceleri suikastçı rolünü oynar. Ve ona yardım eden bir çete lideri de vardır işin içinde. Prensesim izin peşinde bir baş muhafız vardır onu öldürmek için görevlendirilmiştir. Evet varmisiniz okumaya?...
çilek kokusu
Eyüp İmam
Aslı Burak yalandan aşk hikayesi dizisi

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.

menkşe kokusu
Di
Kalbim durdu sanki. Ölmüşmüydüm, yada bi kabus, onu görmek artık bi kabustu benim için hiç istemediğim yada öyle zannediyorum. Ama böyle olmamalı bu kadar özlemiş olmamalıyım nefret etmeliyim ondan. Gidip doya doya sarılmak , sesini duymak, kokusunu solumak, öpmek istememeliyim. Sanırsın o çekip gitmemiş gibi elleri titriyodu gözünden bir damla yaş aktı süzüldü sakallarına doğru, ne çok isterdim sakallarını okşamayı. Gözünden düşen damlayı silmeyi ama benim gözümden akan yaşları kimse silmedi aksındı. Daha fazla dayanamadım döndüm arkamı hızlı adımlarla yürümeye başladım boş sokakta. Eve gitmeliyim saatlerce ağlamalıyım şimdi olmaz evde sabret, sabret... "Mihri..." dedi onun yıllardır duymadığım sesi, ne çok özlemişim adımı onun ağzından işitmeyi. Durmadım ama duramazdım. "Mihri..." dedi bir daha hızlandırdım adımlarımı. "Mihri'm" dedi adımlarım kesildi bir anda öylece kaldım dondum adım sesleri geldi yaklaştı. "Mihri'm dönsene bana görsemya gül yüzünü" dedi. Hızla döndüm arkamı "Yok senin Mihrin öldü gömeli çok oldu onu. Anma adımı, zamanında nası çekip gittiysen şimdide öyle çek git!" diye bağırdım.
Aşkın Kokusu
Minari
Mina 5. Boyut olarak adlandırılan 'Karanlık Ruhlar Dünyası'ndaki siyah ruhlardan biridir. Burdan kurtulmak için dualar ederken bir anda kalbi beyaz ruhlardan birini ruh eşi olarak seçer. Ancak farklı renk ruhların değil eş, görüşmesi bile yasaktır. Mina ruh eşiyle birlikte olmaya karar verir ve başka bir ruh onları görür. Bu ilişkinin açığa çıkmasıyla hikayemiz başlar...
ask kokusu
Şeyma
Küçükken başlayan bir aşk hikayesi.
SÜT KOKUSU
Emine
Daha evrenin büyüklüğünün bile farkında değilken o minicik kalbinde büyük bir umut beslemişti. Zaten 11 yaşında küçük bir kız çocuğu kalbini kötülükle doldurabilir miydi? Acının tarifi her çocuk için farklıdır elbette. Fakat onun tozpembe hayatında acı kavramı; bisikletten düşmek, saçının çekilmesi, zayıf not almak gibi şeylerdi. Bilemezdi ki yeni bir acı öğreneceğini...
Ceset kokusu
Gökçe
Sıla ve emir ormanda kaybolmuştur ve karsılarına morg cıkmıstır ve içeri girip yemek aramaya baslarlar ve baslarına geliceklerinden daha haberleri yoktur...
Deniz kokusu
Kpop
Jensoo aşk hikayesi
Aşk Kokusu||Texting
Zülal K.
057********: Demek beni sevmiyorsun? 057********: Dünya, hayır anlamında başını salladı. 057********: Svidrigaylov umutsuzlukla fısıldadı: 057********: Beni... Sevemez misin? Hiç bir zaman?..
Yağmur Suyu ve Toprak Kokusu
Hayrunnisa Kaya
Yıllar önce açılan bir cinayet soruşturması iki cinayete daha sebep verir. Anne babasını bu cinayette kaybeden Yağmur'u amcası ve teyzesi evlatlık edinir. Yağmurlu bir günde geçmişini öğrenen Yağmur aynı gün içerisinde hayatının aşkı olacak Toprak'la karşılaşır. Anne babasının katili Orhan, cezasını çektikten sonra intikam uğruna Yağmur'u öldürmeyi planlar. Yağmur ve Toprak Orhan'ın bir açığını bulup onu tekrardan hapse tıkmanın yollarını arar. * Geçmişin gizi günbegün ortaya çıkarken müphem bir gelecek Yağmur'u bekliyordu. Hüzün yağmurları hayatına ölümün acı gerçeğiyle girmişti ama o, bunun hayatını yerinden oynatacağının farkında değildi. Farkına vardığında kendini ölümün kör ihtimalinde bulacaktı. Her şeyin bir ölümle başlayıp bir ölümle bitmesi ihtimali ona yolun başındayken sonu yaşatıyordu. Sonu yaşarken çözülmeyen kader düğümleriyle zamanın zehirli sarmaşıklarının dolandığı salıncakta sallanıyordu. Sallandığı hayat salıncağında toprağa yağmur olarak düşüyordu. Toprak kokusu etrafa yayılırken o bu kokuda hüznünün, acısının, korkularının dinişini izleyecekti. Bulutlar ağladı. Yağmur yağdı. Yağmur suyu toprağı ıslattı. Toprak kokusu etrafa yayıldı. "Yağmurun yolu her zaman toprağa çıkar. Ne olursa olsun toprak yağmurla ıslanır." ___ Bu benim rüzgara karşı direnme hikayemdi. Rüzgarda kırılan dalın kimsesizliğinin hayata direnişiydi. Bu benim yağmurken toprağa düşmemin anlatılışıydı. Rüzgarın sert esişiyle sarsılan hayatımın toprakta durulmasıydı.
Amber Kokusu 1977
Gidiciyim_ben
" Boraa! ." Çırpındıkça dibe batıyordum sanki gözlerimin önünde alıp götürüyorlardı onu göz yaşlarım boynumu doldurduğunda dizlerimin üzerine düştüm.. " Bırakın onu yalvarıyorum bırakınn!!." Jandarma arabasına bindirdiklerinde gözleri gözlerimi buldu tüm sevgisini aşkını görüyordum bir kızgınlık vardı oda benim bu hale düşmemdi. " Sil gözündeki yaşı! Geri geleceğim Narin'im alacağım seni Şerefsizlerin elinden." Jandarmanın tüfeği karnına deyince geri çekildi.. ayağa kalktım alacaktı beni buradan.. " Gitmee!" Araba hareket ettiğinde parmaklarım tenimi yırtarcasına bastırdım. Kollarımdaki parmaklar gevşediğinde koştum nefesim kesilene kadar ayaklarım uyuşa kadar koştum.. ayağımdaki babetlerin çıktığını biliyorum ama umursayamadım.. "Kaç Narin'im!" dediğini anlamıyordum bildiğim tek şey onun gitmesi benim sonumdu.. " B..Bora..seni seviyorum .." ayağıma batan taşlara aldırmadım arabanın hızına aldırmadım gözlerime deyen kara gözlerdeki sevdayı takip ettim. Kalbim yerinden çıkıyordu sanki boğazıma oturan yumru git gide büyüyordu acım öylesine büyüktüki umudum zedeleniyordu.. Ayağımın altındaki dikenler ile ağladım sevdamın içinde yanıp kavrulurken nefesim kesildi dizlerimin üzerine düştüğümde göğsüme ağrıyordu konuşmak zorlaşıyordu.. " G..Gitme.." *** Kara sevdanın hikayesi..♡. 1977 yılında geçiyor hikâye argo konuşmalar vardır sadece. Çalınması ve taklit edilmesi halinde hukukî işlem uygulanacaktır. Başlangıç: 01. 12. 2025 Bitiş:
BİR ŞİŞE ÖLÜM KOKUSU
Hüsna Çetin
❝Gökyüzünden kan yağıyor ve insanoğlu bunu lütuf sanıyor.❞ ❦ Kayla Neva Ertekin bindiği otobüste uyuyakalır ve gözlerini açtığında kendini insanlardan parfüm yapan acımasız insanların olduğu Koku Şehri'ne düştüğünden habersizdir. Kendisini evine davet eden Alpkutay Kayaer'e güvenerek onun evine gider ve yağmur dinince ise evine döner. O tuhaf evreni sadece bir İstanbul semti sanan Kayla'nın yolu bir kez daha Koku Şehri'ne düşer. Ama işler bu sefer yolunda gitmez. Kendisini acımasız katillerin arasında bulan Kayla etrafındaki herkesten şüphelenmeye başlar. Çünkü Koku Şehri'ndeki herkesin tek bir isteği vardır: Kayla Neva Ertekin'in kanı. Başlangıç tarihi: 4 ocak 2024
GEÇMİŞİN İZBE KOKUSU
Sümeyye Elif İçöz
Gözler bazen bize anlatan, bazen ise bizi anlatan büyük bir kudrettir. Kelimeleri yakarsın o an çünkü ihtiyacın yoktur. Gerek duymazsın dilini oynatmaya gözle bakınca, ömrünün sonuna kadar sussan bile o gözlerin seni anlatır yeter ki gözlerinle konuşmayı bilen biri olsun karşında. Ama insanoğlu yanlış anladı bu öğretiyi ya gözlere bakıp konuşturtmadı iki kudreti, ya da dilini oynatıp kelimeleri doğru kullanamadı. Konuşmak tek taraflı olabilir, anlaşılmak değil ama, diye geçirdim içimden. Anlaşılmak için sayısızca yıldız yakarsın ama anlaşılmadığını görünce tüm yaktığın yıldızlarla beraber kendi ışığını da söndürürsün ve Tanrı elini tutup kendi ışığıyla aydınlatana kadar kalırsın kendi yarattığın karanlıkta. Gerçek ışığa kavuşturur Tanrı seni. Bırak Tanrı tutsun ellerinden, bir tek o anlasın gözlerinden, hislerinden, anlattıklarından... Zaten Tanrıdan başka kimsen yoktur ki bu Dünya da, ruh eşini de bulmamışsan eğer. Sürekli hayatımızı yanlış yaşadığımızı düşünmek, yanlış kişilerin doğru kişi olduğunu düşünüp hayatımıza dahil ettiğimizden değil mi? Mesela içimizdeki savaşı anlatırken onlar gözlerimizdeki duygularımıza kör, ağzımızdan çıkan cümlelere iyi bir dinleyici oluyorsa yanımızda olmalarının ne anlamı var ki? İşte bu yüzden seni yaratandan başka kimseden yanında kalıp, anlamasını bekleme. Ama gözlerin görmediğinde de sana yol tarif edecek insanları aramaktan da vazgeçme. Gözleri müebbet yemiş gibi kapanır kızın, mahkûm olduğu yer hapis değil oğlanın kollarıymış. Her bakışmaların da yaseminler açar, her birlikteliklerin de solarmış o yaseminler. İblislerin kanlı mızrakları meleklerin kanatlarını kirletmek için hazırlanmış. "Göğsün ne ulu bir mâbed." Bir bebek uysallığıyla sindi oğlanın göğsüne. Yakıcı, kavruk tenine dokundu. Burnundan aldığı nefesle ciğerlerine kadar doldurdu kokusunu, ardından usulca kaldırdı başını bir ok gibi sapladı gözlerini gözlerine. "Diline yemin içtirmiş ruhum her gün kutsal kıldığı yerde ibadet etmeye." İnancın seni esir edebilir miydi acılara? Her ne kadar kabul edilmese de bir inanca bağlı kalıp tüm yanlışlarıyla o inanca göre yaşamak çok acınasıdır. Ve bir inanca bağlı kalmak onun getirdiği tüm acıları da kabul etmek demektir. Hüküm giymişti oğlanın dudaklarında sahte gülüşler. Ta ki ona kavuşana dek. "Eğer tek bir an bile huzur bulamayacağını düşünürsen..." Hiç düşünmeden söyledi ve bir an durdu. Bir şeyler düşündü ve bir şeyler yıkılmaya yüz tuttu ardından sözlerine devam etti. "Kutsal kıldığın bu mâbed üzerine yıkılsın kalbimin, ama altta çürüyen kalbimin üzerindeki enkaz, senin yaseminler gibi kokan ruhun olmasın." Piyanist son tuşuna bastı. Tüm ışıklar söndü. Tüm yalanlar karanlığa gömüldü. Birleştiler... Ve meleklerin kanatları kirlendi. Yaseminler çiçek açtı ve aynı anda oğlanın göğsü, kızın mâbedi yıkıldı. İkisinin de dudakları kurudu, ikisinin de evi yerle bir oldu. Yaseminler soldu... Ölüm koktu... Kurumuş yasemin çiçeği kokusu ölüm kokusuna karıştı. Kız, oğlanın kokusu karşısında diz çökmüşken, oğlan bilmeden ölümü soludu ve kızın boyun girintisine bir öpücük bıraktı;yumuşak ve aynı zaman da şehvetli bir öpücük. Ve kızın gözlerinden bir damla ölüm aktı oğlanın avuçlarına. Artık her şey için çok geçti. Her şey bitiyordu. İkisi de birbirine yemin etmişti oysa ölüme beraber yürüyeceklerine dair. Bir de ne vardı biliyor musunuz? Güneş Tanrısına aşık olan güzeller güzeli prenses vardı. Prensesin, Güneş Tanrısı tarafından reddedilişinin ardından intihar edip bedeninin de yakılıp, küllerinin toprağa karışması sonucu açan yasemin çiçekleri; ve yasemin çiçekleri ile birlikte doğan yasemin kokulu Evra, ve Güneş Tanrısına meydan okuyan Kamran. Şimdi boş verin bunu, ne de olsa geçmişte yaşanan bir olay nedeniyle birbirlerinin hayatına dahil olan insanların, gün geçtikçe aşklarına birbirlerinin sırlarını öğrenirken şahit olacağız. Ve korkularına ve yalanlarına. Şimdi sadece kendi zihnimizin yarattığı gökyüzünün altında gözlerimizi kapatıp yıldızlarımızı oluşturalım, sonra o yıldızların tek tek yeryüzüne düşüşünü izleyelim ve yıldızlarımızı kimlerin avucuna emanet edeceğimize karar verelim.
Modanın Kokusunda Aşk
Ela Yılmaz
Her şey sıradan bir kafede başlamıştı... Desem de inanmayın. Her şey bütün ünlülerin,fenomenlerin dışarıya çıktıklarında ilk durağı olan bir kafede başladı. Bir yaz dizisi gibi çıtır atıştırmalık tadında bir roman..
vanilya kokusu
jeonjk
𝗳𝗹𝘆 𝗺𝗲 𝘁𝗼 𝘁𝗵𝗲 𝗺𝗼𝗼𝗻. 𝗅𝖾𝗍 𝗆𝖾 𝗉𝗅𝖺𝗒 𝖺𝗆𝗈𝗇𝗀 𝗍𝗁𝖾 𝗌𝗍𝖺𝗋𝗌. 𝗅𝖾𝗍 𝗆𝖾 𝗌𝖾𝖾 𝗐𝗁𝖺𝗍 𝗌𝗉𝗋𝗂𝗇𝗀 𝗂𝗌 𝗅𝗂𝗄𝖾 𝗈𝗇 𝗃𝗎𝗉𝗂𝗍𝖾𝗋 𝖺𝗇𝖽 𝗆𝖺𝗋𝗌. 𝗂𝗇 𝗈𝗍𝗁𝖾𝗋 𝗐𝗈𝗋𝖽𝗌, 𝗁𝗈𝗅𝖽 𝗆𝗒 𝗁𝖺𝗇𝖽. 𝗂𝗇 𝗈𝗍𝗁𝖾𝗋 𝗐𝗈𝗋𝖽𝗌, 𝗯𝗮𝗯𝘆, 𝗸𝗶𝘀𝘀 𝗺𝗲. 𝗳𝗶𝗹𝗺 𝗺𝘆 𝗵𝗲𝗮𝗿𝘁 𝘄𝗶𝘁𝗵 𝘀𝗼𝗻𝗴 𝗮𝗻𝗱 𝗹𝗲𝘁 𝗺𝗲 𝘀𝗶𝗻𝗴 𝗳𝗼𝗿𝗲𝘃𝗲𝗿𝗺𝗼𝗿𝗲. 𝗒𝗈𝗎 𝖺𝗋𝖾 𝖺𝗅𝗅 𝗂 𝗅𝗈𝗇𝗀 𝖿𝗈𝗋. 𝖺𝗅𝗅 𝗂 𝗐𝗈𝗋𝗌𝗁𝗂𝗉 𝖺𝗇𝖽 𝖺𝖽𝗈𝗋𝖾. 𝗂𝗇 𝗈𝗍𝗁𝖾𝗋 𝗐𝗈𝗋𝖽𝗌, 𝗉𝗅𝖾𝖺𝗌𝖾 𝖻𝖾 𝗍𝗋𝗎𝖾. 𝗂𝗇 𝗈𝗍𝗁𝖾𝗋 𝗐𝗈𝗋𝖽𝗌, 𝗶 𝗹𝗼𝘃𝗲 𝘆𝗼𝘂.
Erik Kokusu
tanem

