“hikaye” için sonuçlar
Arama sonuçları
Hikaye Hikaye
Ali Panel
Bdfgnfjnpj
Bizim Hikaye
Asya
Bu dizide Tülay,Tufan,Selim,Savaş(barış),Filiz,Fikri,Cücü,Kiraz,İsmet,Rahmet,Hikmet,Deniz ve bir Sürü kişi oynamakta, başlıyorum. Bir gün Filiz ve Tülay dışarı çıkma kararı alır, mahallelerinin bir kaç sokak aşağısına geldiklerin de az kalsın onlara araba(barış var içinde) çarpıyordu, Tülay çantasıyla arabaya vurmaya başladı. Barış'ta arabadan çıkıp özür diledi. Bir tane kap kaç Filiz'in çantasını alıp kaçtı. Barışta hemen o kap kaçın peşinden koşmaya çalıştı. Barış çantayı almak üzere kap kaç ona cam attı, eli kanamaya başladı ama çantayı alıp Filize götürdü. Filiz Barışa teşekkür etti, Tülay Barışın elinin kanadığını görünce onu eve götürmek istedi, Filiz ilk başta bir tane açık eczane aradı, hepsi kapalıydı Tülay onu Filizin evine götürme kararı aldı. Rahmet ve Hikmet o adamın kim olduğunu daha bilmiyorlardı, Tülay yardım çantasını aramaya başladı Filizde aramaya başlamıştı, Tülay adamın çok yakışıklı olduğunu Filize söylemişti. Çoktan Barış Filize aşık olmuştu, Tülayda aşk işlerinden anladığı için Barışın Filize aşık olduğunu anlamıştı. Tülay Barışın elini sararken Tülay'ın kocası Tufan gelmişti Tülayda o adama azcık aşık olmuştu, Tufan Tülayı alıp evlerine gitmişti. Barış sonradan lavaboya gidip evden gitti.
olmayan hikaye
Süveybe
Şimşek gürütüsüyle uyandım dün gece kalkıp yatagımdan yagmuru seyretmeye başladım sonra bırden sen geldin aklıma. Dünyada sevılmeye değer herşeyden çok sevdığım sen...//kim bu?
Hikaye
Filiz Akyol
Bir güneş bir ya****rak
Hikaye
Gülveren Aslan
Bir çizgi romanda geçen şeyler aslında gerçek hayatta da oluyor ve bu çizgi roman dan bı çocuk ve kız tanışıyorlar ama nasıl bı tanışma olur yada nasıl birbirlerini tanıdılar orenmek için okuyalım
Hikaye
Hasan
Bir insanın başına daha ne gelebilir
Hikaye
fruit gacha
Ruhu kayıp bi adam
Hikaye
İlayda şenal
Yok
Hikaye
Zehra Çelik
Aksiyon
Hikaye
omgg
"sen tabi bunu da anlamazsın" diyordu karşımdaki zorba kız. sevmiyordum onu. tabi ona aşık olduğumu varsaymazsak. bu okul yılının bitmesine az kalmıştı ancak ben hala her gün zorbalanıyordum. hiç sesimi çıkarmadığım içindi herhalde, belki çirkin olduğum için. günler böyle geçti ve sonunda yaz ayına girdik. yeni bir arkadaş edinidim ilk defa. Adı Lee-han'dı. bana bir sürü şey öğretti. yeni taşındığı için bu sene okulumuza gelemedi ancak diğer sene gelecekti. bana okulda neler yapacağımı öğretiyordu bu çocuk ve ben bu halimden çok memnundum. aradan 3 ay geçti ve okullar açıldı. hem tarzım, hem yüzüm, hem tipim, hemde konuşma stilim değişmişti. kısaca bu benim glow up'ım oldu. sınıfa girince beni zorbalayan kıza doğru hızlı adımlar atmaya başladım. arkası dönüktü ki arkasına gittim ve elimi hızla yanındaki masaya vurdum. "hadi beni bir daha zorbala" dedim sırıtarak ve sırama oturdum. sonra bana bakmaya başladı ve arkadaşlarına "bu kim ya" dedi. bağırarak "Jae-won" dediğimde birden şaşırdılar ve ayağa kalkıp yanıma geldiler, tabi ben yine sıraya bakıyordum. "demek sensin ha" tam enseme vuracakken bileğinden kavradım ve ona sert bakışlar attım. bileğini çekince gülerek "evet ben" dedim ve o sırada Lee-han geldi. hemen ayağa kalkıp yanına gittim ve selamlaştık. çantasını bıraktıktan sonra dışarı çıktık. sınıf kapısından çıkarken arkaya doğru gülerek zorbama baktım, o da bana sinirli bir şekilde bakıyordu. sonra onume döndüm ve yürümeye devam ettim. bu arada zorbamın adını söylemiş miydim, adı So Young'tu. ders zili çaldığında içeri girdik ve yerlerimize oturduk. bu sene yeni yer düzeni olacaktı. yoklama alınırken benim ismim geldiğinde ben burada dediğimde herkes fısıldaşmaya başlamıştı, sonra yoklamaya devam edildi. yer düzeni zamanı geldiğinde herkes yerleşti. bir tek So Young ile ben kalmıştık ve bir masa kalmıştı. bir anda gözlerim büyüdü ve kafamı hayır anlamında sallamaya başladım. bir anda ağzımdan "hocam benim gözlerim iyi görmüyor" diye bir söz çıktı. ve hoca tabikide "o zaman gözlük al" dedi ve bizi oturttu. dizimi sıraya koyup elimi alnıma koydum ve düşünmeye başladım. ya beni buradada zorbalarsa. ders matematikti ve ben önceden hepsini çözmüştüm. kafamı tam sıraya koydum ki hoca "o zaman sıradaki soruya Jae-won gelsin" dedi. püfleyerek yerimden kalkıp tahtaya doğru ilerledim. biraz soruya baktım ve soruyu hatırladıktan sonra tahtaya yazdım. hoca "bizimki akıllanmış" dedikten sonra yerime geçtim. yerime geçince So Young'tan "sen matematik yapabiliyor muydun ya" diye bir ses çıktı. hoca tam o anda So Young'u tahtaya çağırdı, bende "evet, bakalım sen yapabiliyor musun" dedim. So Youngtahtaya çıktıktan sonra arkadaki Hea-woo'dan "kesin yapamayacak" diye bir ses geldi. Hea-woo sınıfın en pick-me'siydi. birkaç dakika sonra Ceren yanlış yapmış bir şekilde geri geldi. zil çaldığında So Young tabikide sevgilisinin yanına gitti yani Jung-hoo. Jung-hoo beni göstererek So Young'a birşeyler söyledi ancak pek de umrumda değildi. sonra So Young tiksinerek beni gösterdi ve konuşmaya başladı. o da pek umrumda değildi ancak yinede biraz kırıldım, çünkü hala aşığım. So Young'a aşık olan birkaç kişi daha vardı ve birisi de Jung-hoo'nun en yakın kankası Min-soo'ydu. bana söylemişti çünkü ben sessiz çocuktum, ancak şuan elimde büyük bir koz vardı. sonra birkaç ders dha geçti ve öğle teneffüssünün zili çaldı. Sonra yemeğimi kantinden alıp banka geçtim. birkaç dakika sonra So-young benim biraz ilerimdeki banka oturdu. yemeğimi yerken son ısırığımda So-young'un yanına Min-soo oturdu, elinde bir buket gülde vardı. onları az çok duyabiliyordum. "senle birşey konuşmak istiyorum" dedi Min-soo. So-young da"Evet, dinliyorum" dedi. Min-soo "biliyorum biraz yasak aşka kaçacak ancak, ben senden hoşlanıyorum" dedikten sonra gülleri uzattı ve So-young bir anda dondu. o sırada Jung-hoo hızlı adımlarla geldi ve Min-soo'yu duvara yaslayarak kaldırdı. birinci yumruğu attığı anda kalkıp koşarak oraya gittim ve ikinci yumruğu tam atacakken kolunu arkadan tuttum. ancak beklenmedik bir hareketle dirseğini benim dudağıma geçirdi. alt dudağım kanamaya başladığında hemen ayağa kalkıp suratına bir yumruk çaktım ve yere düştü, o sırada Min-soo kaçmıştı. Jung-hoo ayağa kalkarken bende koşmaya başladım ancak benim peşinden gelmeyince durdum ve arkaya baktım, sinirlice So-young'la birşeyler konuşuyordu. bir anda yanıma Min-soo geldi ve "çok teşekkür ederim" deyip gitti. kanayan dudağıma aldırış etmeden sınıfa gittim ve birden Mi-sun gelip "benimle çıkar mısın" dedi. "bir anda ne oluyor" dediğimde "bir anda değil, uzun zamandır senden hoşlanıyorum Jae-won" dedi. "düşünmem lazım" dedim ve sırama oturdum. aslında güzel bir kızdı ve iyi de anlaşılırdı. ders zili çaldı ve ders başladı. aradan zaman geçti ve ders bitti. sanırım Mi-sun'u kabul edecektim ki yanıma geldi. "karar verdin mi" dedi heyecanla. ayağa kalkıp "seninleyim" dediğimde So-young bize bakıyordu, anlayabiliyordum. Mi-sun bir anda yanaklarımdan tutup beni öptü ve bende karşılık verdim. öpüşmemiz bittiğinde el ele tutuştuk ve dışarıya çıkıp teneffüs sonuna kadar yürüdük. ders zili çaldığında yerimize geçtik ve o anda hoca sınıfa girdi. So-young "demek yeni sevgili yaptın Jae-won" deyince evet anlamında kafa salladım. "bende ayrıldım" dediğinde çok şaşırdım. "neden ayrıldınız" dedim ve "sanırım başkasını seviyorum" cevabını aldım. zaman geçti ve ders bitti. Sang-hee, So-young'la konuşmayalı çok olmuştu ve ikisi önceden çok yakınlardı. Sang-hee So-young'u çağırdıktan sonra bana el sallayıp So-young'la beraber gitti. aradan iki ders daha geçti ve okulun ilk günü bitti. bu yıl yeni motor aldığım için motorumla gelmiştim, onunla gidecektim. sevgilimle vedalaştık ve o gitti. bende tam gidecekken birde So-young beni durdurdu ve şaşırdım. "beni de bırakır mısın, malum artık bir sevgilim yok" bu kız bana mı sarkıyordu? aldırmadan "tamam" dedim ve arkama bindi. kaskımı ona verdim ve "bence tutun" dedim ama dinlemedi. ben gaza basınca geriye savrulduğu için birde sırtıma yapıştı. "oha bu kadar hızlı sürmek zorunda mısın!" dedi bende "zorunda değilim ama istiyorum" diye karşılık verdim. olamaz, polis vardı. bizi durdurdu ve 1 ay ehliyetim alındı. "kahretsin ehliyetim alındı, neyseki bir ay" dediğimde So-young "ben sana demiştim hızlı gitme diye" diye cevap verdi. birlikte yürümeye başladık, on onbeş dakika uzaklıktaydı evlerimiz. konuşuyorduk ki bir anda bir konu açtı So-young "dünyadaki son kız olsam ve benimle çıkmak zorunda olsan çıkar mıydın?". "bu soru ne alaka?" dediğimde bir karşılık alamadım. "çıkardım" dedim "yani muhtemelen. peki ya sen benimle çıkar mıydın?" dediğimde anında "evet" dedi. hafifen şaşırmadım değil. acaba başkasına aşık olduğunda bana mı olmuştu? olamaz, o benim zorbamdı. ona sordum "yoksa..." dediğim zaman konuşmamı bitiremeden o konuştu "evet..." o anda durdum sonra o da durdu. onu gösterdim, sonrada kendimi. sonra yavaş yavaş üstüne doğru yürüdüm ve onu duvara sıkıştırıp öptüm. biraz sonra o da karşılık verdi. birkaç dakika öpüştük, tabi sonra bıraktık. bir santimden daha yakındı dudaklarımız. "teşekkürler" dedi sırıtarak. sonra arkaya doğru çekildim ve yürümeye devam ettik. evine vardığımızda "yarın görüşürüz" dedi. bende ona "görüşürüz" dedim. ve kendi evime yola koyuldum. eve geldiğimde bir duş alıp yatağıma yattım ve düşündüm. düşünürken uyuya kalmış olmalıyım ki gözlerimi açtığımda sabah olmuştu. olamaz, okul! hemen saate baktım sekizi kırk bir geçiyordu hemen duş aldım ve üstümü giydim saat sekiz elli olmuştu. hemen evden çıktım ve okula koşmaya başladım. sekiz elli beş, sekiz elli altı, sekiz elli yedi. saat tam dokuzda sınıf kapısından içeri girmiştim ve hoca neyseki gelmemişti. sırama doğru giderken arkamdan birisi boynuma doğru atlayarak sarıldı ve konuştu "ya geç kalsaydın" hemen Mi-sun olduğunu anladım ve "ama kalmadım" dedim. birkaç dakika sonra beni bıraktı ve hoca geldi, bende yerime geçtim. So-young "bence hangimizi sevdiğine karar vermelisin" dedi fısıldayarak. bende onun elini tuttum ve evet anlamında kafamı salladım. bu ders geçti ve Mi-sun'un yanına gittim, dışarı çıktık. onun üzüleceğini biliyordum ancak bunu söylemem gerekiyordu. "ben başka birini sevmeye başladım" dedim direkt. durdu ve "n-ne..." diye bir ses çıktı ağzından. "en azından, bunu söyledim. özür dilerim, üzülmeni hiç istemiyorum." dedim sonra. "tamam" deyip yanımdan ayrıldı. birkaç dakika sonra da ders zili çaldı. sınıfa gittiğimde onu normal bir şekilde arkadaşlarıyla konuşurken buldum ve yerime geçtim. So-young "ne oldu" diye sorunca "ayrıldık" diye cevapladım. sonra ders başladı ve zaman geçti, ders bitti. tüm sınıfın içinde So-young'a çıkma teklifi ettim ve cevabı biraz düşünmem gerek olduğu için şaşırdım. sonra birkaç arkadaşım yanıma geldi ve "cidden onun seni kabul edeceğini mi düşünüyorsun. o okulun en güzel kızı ve seni eskiden zorbalıyordu. muhtemelen ya seni kullanacak yada birkaç gün sonra ayrılacaktır, haberin olsun." o anda jeton kafama düştü. O benim zorbamdı. nasıl onunla çıkabilirdim. diğerlerinin dediği gibi, ya beni kullanacak yada birkaç güne benden ayrılacaktı. bunlar aklımda kalmalıydı. sırama oturdum ve zilin çalmasını bekledim. zil çalınca So-young yanıma geldi ve "kabul ediyorum" dedi. birkaç kişi bize bakıyordu ve şaşırdılar. So-young'a aşık olan bir başkası ise Woo-suk'tu. bu haberi alınca azıcık delirebilir diye düşünüyordum çünkü bugün okula gelmemişti. bu derste bitti ve bugünlük okul bitmişti. okul bittikten sonra So-young yanıma geldi ve "bu gece sende kalabilir miyim, evde ailemle biraz tartıştık da" dediğinde hafifçe gülerek "tabiki, neden olmasın" dedim. birlikte benim eve yürüyorduk ve sonunda geldik. "ben bir duş alacağım, sende evi incele" dediken sonra duşa girdim. çıktığımda üzerimde sadece bir havlu vardı. giyinmek için odama geçerken So-young karşıma çıktı ve "vay canına, sen bu kadar kaslı mıydın" dedikten sonra üstüme gelmeye başladı. "ilk bir üstümü giyeyim isersen" deyip odama geçtim. dar siyah bir üst seçip altıma bugün için hello kittyli pijamamı giydim. çıktığımda salona gittim ve So-young orada oturuyordu. beni görünce hafifçe güldü. "neden gülüyorsun" dediğimde altımı gösterdi. bende "merak etme sende giyeceksin" diyerek onu kaldırdım ve kıyafetlerinin olduğu odaya götürdüm. "sen bunları giyeceksin" dediğimde "ben mi? rüyanda görürsün" dedi. "o zaman zorla giydirmemi mi istersin" dediğimde püfleyip odaya girdi ve üstünü değiştirdi. o kıyafetlerini değiştirirken bende mutfakta mısır patlatıyordum. giyindiğinde yanıma geldi ve çok tatlı gözüküyordu. "hangi filmi izleyelim" dediğim zaman "film mi izleyeceğiz" diye cevap aldım. evet anlamında kafamı salladığımda hemen bir korku filmi açtı. "korku filmi mi" dedim ve "evet bir sorun mu var" dedi. "benlik bir şey yok, sadece sen korku filmi izliyor muydun" diye sordum "evet" diye cevapladı. oturduk ve korku filmini açtık. ilk başı o kadarda korkunç değildi ancak ortalara doğru So-young biraz korkmaya başladı. sonra So-young tuvalete gitti. ben otururken içeriden bir çığlık sesi geldi. Hemen oraya gittim, "ne oldu" dediğimde eliyle duvarı gösterdi. duvarı baktığımda ne göreyim, kocaman bir böcek. onu ben bile almazdım. hemen bir tane kap aldım ve böceğe doğru yaklaştım. böcek tam kaçacakken kabı üstüne koydum ve böcek kabın içine sıkıştı. So-young'a bant getirmesini söyledim ve bantı aldıktan sonra kabı duvara bantladım. So-young "o hep orada mı kalacak" dedikten sonra "arkadaşım gelince alır, böceklere dokunabiliyor" dedim ve konuyu kapattık. ben yatağıma yattığım sırada So-young da yanıma uzandı. "burada yan yana mı yapacağız" dedim ve kafasını salladı. konuşurken uykuya dalmış olmalıyız ki gözümü açtığımda sabahtı. okul vardı ve So-young'u uyandırdım. hazırlandık, yemeğimizi yedik ve evden çıktık. okula doğru yürürkende biraz konuştuk ve sınıfa gelmiştik bile.
Hikaye
jxqqw8hmzcnull
John adlı kahraman,esir köylüleri kurtarma macerası.
Bu aşk bir hikaye değil
Beren
Bu aşk sadece kitaplarda değil gercektede olur Bu sadece bir aşk değil...
Hikaye Yarışması
Beyza°
Korku içeren bir olay
Temel hikaye
Semih
Temel Ahmet soğuk odada masur kalma macerası
Hikaye Gezgini
Son_anka
Hayatını kitaplara adamış bir kıza, yüzyıllar boyu sürdürülen bir görev verilir. O, yeni Hikaye Gezgini idir. Girdiği hikayelerde, ana karakterlerin hayatını kurtarmaya çalışırken kendini uzun süren bir maceranın içinde bulur... °°° "Sen de kimsin!? Daha doğrusu nesin!?" "Ben Lulu. Sana hikayelerde yol gösterecek olan periyim. Memnun oldum yeni Hikaye Gezgini!" (Kitap tamamen kurgudan ibarettir! İsimler, olaylar tamamen kurgudur! Tarihle bir alakası yoktur!)
Bizi Yazmayan Hikaye
Sinem
Devam edecek En nefret ettiğin insan, hayatının en önemli hikayesini yazarken yanındaki tek kişi olursa ne yaparsın?" Maya için lisenin son yılı tek bir şey demekti: Mükemmel notlar, garantilenmiş bir burs ve sorunsuz bir mezuniyet. Ancak Edebiyat öğretmeninin "Yıl Boyu Sürecek Bitirme Projesi" için onu okulun en umursamaz, en ukala ve kesinlikle en çekilmez çocuğu olan Eren ile eşleştirmesiyle tüm planları altüst olur. Eren ise kurallarla yaşamayan, her şeyi alaya alan ve kimseyi hayatına sokmayan biridir. Maya’nın düzenli ve garantici dünyası, Eren’in umursamaz tavırlarıyla çakıştığında aralarında geri dönülemez bir savaş başlar. Sırf projeyi kurtarmak için başladıkları bu mecburi ortaklık, kasabanın dışındaki gizemli bir yazarın peşine düştükleri tehlikeli bir yolculuğa dönüşür. Yağmurlu araba yolculukları, sahaf kafelerde fısıldanan sırlar ve kaçamak bakışlar arasında, ikisi de aynı gerçeği fark etmeye başlar: Nefret ile aşk arasındaki çizgi, bir kitabın sayfaları kadar incedir.
Kısa hikaye
Medine
Mitte yeni çalışmaya başlayan acemi bir genç
Çok kısa bir hikaye
Guldun Firidi
Lütfen Tanıtımınızı Girin
Kaybolan Hikaye
B.
Hayattaki pek çok seçim, içerisinde bir kayıp barındırır. Kendiniz için verdiğiniz en doğru karar bile bir diğer seçeneği kaybetmenize sebep olabilir. Tüm bu kayıplar, zamanla hayatımızı şekillendirir. Bu hikaye, kayıplarla sınanmalarının ardından birbirini kaybetmiş iki kişinin yıllar sonra birbirlerini yeniden buluş hikayesi, bu bir geri dönüş hikayesi... Onlar yeniden bir araya gelip kaybolan hikayelerini tamamlayabilecekler mi bilinmez. İster düşünür, ister görür, istersen okursun satır satır. Bu hikaye onlar ve senin aranda bir sır.
Saçma Bir Hikaye
Erva Yaylı
Saçma bir hikaye...
Saçma Bir Hikaye
busedurmz
Merhaba ben Cemre İnsanlar mizahı olan kişileri severler benim arkadaşlarımın mizah seviyesi biraz ilerde gibi size bir olay anlatayım direk önümüzde bir adam öldü Hira ordan dediki üff kesin bana düştü Özkan kendini tutamayıp güldü ben ise bayıldım yani anlayacağınız saçma bir hikaye...
Sıradan bir hikaye
Lost
Sıradan bir şehirde yaşayan Tyler’nın tekdüze hayatı, karşılaştığı gizemli bir yabancıyla yavaş yavaş değişmeye başlar
Acı hikaye
Ali Uysal
Aşkın acı hikayesi
Korkutucu bir hikaye
Lisa
Bir küçük kız ve arkadaşlarının korkutucu hikayesi
MİNEL
Imposiblety
Kaba saba, ailesine bile fazla gülümsemeyen bir adam 3 yaşında bir kızı olduğunu öğrenirse ne olur?
Elzem||Yarı Texting
Nycto🍷
054********: çıkar o ipi boynundan 054********: bu kadar aciz misin yani 054********: bu kadar korkak mısın 054********: bu kadar mısın sen 054********: yapma 054********: lütfen yapma 054********: bunu kendine yapma 054********: Elzem... Görüldü
ŞEHİRLİ DAMAT
hayalrafya
İclal, Mardin'in köklü aşiretlerinden Meran ailesinin en büyük kızıdır. Çevresindekilerden farklı olarak; kurallara uymaktansa kendi kurallarını yazarak yaşamayı tercih etmiştir. Ancak bulunduğu coğrafyanın bedelini ödemek mecburiyetindedir. Berkay, Mardin'in bir başka isim yapmış aşireti olan Karaevrenler'dendir. Lise yıllarında ailesini bırakıp yurt dışına çıkmıştır. Kendini töreye göre değil, farklı kültürlerin farklı medeniyet anlayışlarına göre yetiştirmiştir. Ancak geride bıraktığını sandığı hayatı, ansızın, onu yeniden çağırır. Günlerden bir gün, aralarındaki kan davasını bitirmek isteyen Meran ve Karaevren aşiretleri kan berdeli yapmaya karar verir. Fakat planlamadıkları bir şey vardır: Berdeli gerçekleştirmek için töreye kurban vermeyi düşündükleri İclal ve Berkay, aykırı kişilikleriyle yıllardır süregelmiş olan formatı bozacaktır. "Bir varmış bir yokmuş diye başlar mutlu sonla biten masallar. Bizimki bir zamanlar diye başladı."
Zerdali Çiçeği (Berdel-Kitap Oldu)
Rana Babaoğlan Taşlı
Gözlerimi bir sabah görmemek için açtım. Karanlık tüm düşüncemi mahkûm etmişti siyaha. Yol bitmiş, izim silinmiş, sıfırı tüketmiştim. Dallarda gezen beyaz çiçeklerin adı değildi artık adım. Umudum, hayallerim, güzelliğe dair tüm sermayem, sabırla bekleyişlerim... Döküldü inciler gibi birer birer, tutamadım. Ama tek bir şeyi kazıyamadılar ruhumdan: "Sevgi!" Allah'a, dünyaya, denize, "İnsana!" Gözlerimi bu kez görmek için kapadım ve ben beni yine bende buldum. Göz kapaklarımda kanat çırpan bir kuş ve kanadında kalbime akan keşfedilmemiş gözlerin orman yeşilleri...
AİDİYET - ADEN & DEVRİM
Ruyam
''Yıllardır beni görmeni bekliyorum.'' Bir eli çıplak sırtımdayken diğer eli bacağımı okşuyordu. Sıcak nefesi dudaklarıma vururken ifadesiz kalmak benim için çok zordu. İçimden yükselen duygularla ona teslim olmak istiyordum. ''Her zaman bir adım arkandaydım. Sadece bir kere... kafanı çevirseydin beni görürdün, Aden.'' Sesindeki muhtaçlık ona hiç yakışmıyordu. Herkes onun gücünden ve ne kadar yenilmez olduğundan bahsederken onun tek istediği bendim. Hem de yıllardır. Hislerini bilmediğimi ve onu görmediğimi düşünüyordu. Ne kadar yanıldığını ah bir bilse! ''Kokunu özledim.'' Kafası boynuma sokulurken bedenim istemsiz olarak titredi. Ben... daha önce bu hislerle hiç kuşatılmamıştım. Bedenim benden bağımsız hareket ediyordu. ''Devrim...'' Anında işaret parmağıyla dudaklarımın üzerini örttü. ''Şhhh,'' ''Bugün benim sıram, Aden Özkan.'' Hem aklımı başımdan alıyor hem de konuşmama izin vermiyordu. ''Ben Devrim Soypak, seni kendime alacağım.'' ''Hazırlan Aden, çok yakında gelinim olacaksın.''
Kırılgan temas
Rana__rr
Dokunmanın gücünü hiç düşündünüz mü? Peki, ya hiç kimseye dokunamayan bir adamın hikayesini? Gizemli bir adam, hayata dokunamadan, yalnızca var olmanın ağırlığını taşır. Onun için her temas ölümcül bir tehlike taşır, ta ki bir gün genç bir kızla karşılaşana dek....
Şirkete aşk 🏳️🌈
Gotik
Patronun oğlu ile şirket çalışanın inanılmaz aşkı bu aşkın önünde inanılmaz Engeller Var ateşle deniz sevgili olabilecek mi ve aşkları gerçek mi 24.5.2025 gay onur ödülü 🏆 11.6.2024 lgbt onur öbülü 🏆 Türkçe dil bilgisi kavram arayışı lgbt temesına destek 🏆ödülü 🥈Lgbt gay ikincilik ödülü 🥉Eğitim destek ödülü üçüncülük Bu kitap yaya yayın evinin ait ©™

ACAR KURT
deniz
Acar gözü pek demekti. Daha öğrenciyken bu lakabı uygun gören komutanı bu zamanlara geleceğini bilerek ona böyle seslenmişti. Bade Demir. Askeriyenin Acar Kurt'u, Asenası. Bu zamana kadar tek başına çalışmış ve yalnızlığa alışmış olan Bade, ilk başarısız görevi sonrasında yaşananlarla değişen hayatının yönetimini elinde tutabilecek miydi? (Bu hikayedeki olaylar, kurumlar, kuruluşlar ve şahıslar gerçeği yansıtmamakla birlikte hayal ürünüdür.)
Ger�ek ailem
Fatıma
Merhaba bu bir gerçek ailem kurgusudur Umarım beğenirsiniz Aleyna öztürk (demirin) hayatına hoş geldiniz Başlangıç tarihi 1/09/2024
İntikam Ateşi
🧝🏻♀️
İntikam Ateşi Mert, ailesinin gözleri önünde acımasızca öldürülmesinin ardından duygusuz bir dede tarafından yetiştirilmiştir. İntikam yemini etmiş ve hayatını bu amaca adayan Mert, hiç bilmediği duyguları keşfedeceği bir döneme adım atmaktadır. "Sara, benim çocukluğumu geri getiriyor." Sara, Mert'in hayatına girdiğinde, onun duygularını yeniden canlandırır. Ancak Sara'nın babasının uyuşturucu ticaretiyle ilişkisi ortaya çıktığında, Mert'in kararları zorlaşır. Aşkı ve intikam arasında bocalarken, Mert'in hedefi olan adam, yıllar önce Mert'in ailesini öldürenler arasında yer alır. Bu gerilim ve aksiyon dolu hikayede, Mert'in içsel çatışmaları ve duygusal mücadelesi sizi soluksuz bırakacak. İntikam Ateşi, intikamın soğukluğuyla aşkın sıcaklığının kesiştiği noktada, bir adamın kendi kalbini ve hayatını yeniden bulma, içsel mücadelesini ve aşkın gücünü keşfetme hikayesidir.
MAHKUM
Eyşan yağmur
İki düşman çete şans eseri aynı cezaevine düşerler. Bu düşmanlığı korukleyecek olan Alev, İki çetenin cezaevinde , birbirine oynadıkları oyunlar , Ansızın geçmişten gelen bir düşman iki çetenin hayatını nasıl etkileyecek. Kimsenin göremeyeceği bir yere geldiğimiz de " Bir şey mi oldu? " Dedim. "Evet, sana aşık oldum." " çalıntı durumunda gerekli işlemler başlatılacaktır "
Kopya | Texting
alice
Elçin: O gün senden kopya çekmemiştim Elçin: Ama şimdi çekebilirim Elçin: Verirsen tabi Pars: Yanındaki çocuğu kaldır Pars: Sol tarafa otur "İnsan akademik başarı hırsı arasında duygularına yenilip kalbinin kapılarını aşka açar mı, açarsa ne olur?" bunun üzerinde duracağız.
Aslı Gönül (Anlaşmalı Evlilik)
Rana Babaoğlan Taşlı
Her şey 2018 yılının soğuk bir Şubat ayında 25 yaşında bir hemşire olan Aslı Gönül’ün omzunda taşıdığı yükleri ile hiç bilmediği bir yalının su yeşili kapısından içeri girmesiyle başladı. Saltuklu Beyliği‘nin günümüzde varlığını sürdüren torunlarının meskeniydi bu yalı. Böylece bu beyliğin 12. yüzyılda vermiş olduğu çetin mücadelenin bir benzerine 21. Yüzyılda da şahit olur Aslı Gönül. Kabarık göz kapaklarına sahip kahyanın güneşi arkasına almış, kılıç tutan aslan figürlü anahtarlığında dahi giz barındıran bu romanı okurken en ufak bir detayı atlamamaya çalışacaksınız. Çatı katındaki sırların tek tek uçuşuna, Saplantılı aşıkların zamanla beraat edilişine, Yarım kalmış bir intikamın tamamlanışına satır satır şahit olacaksınız. Gaziantep’ten Erzurum’a, İstanbul’dan Bodrum’a uzanan nefes kesici, macera dolu bir aşk hikayesi; Aslı Gönül… • • • “Bu hayatta şu iki şeyi çok iyi anladım: Birincisi, yağmur durdu diye şemsiyeni kimseye vermeyeceksin. İkincisi can yeleğini giymeden asla aşk denizinde yüzmeyeceksin! Zira birincisi ve ikincisi arasında hiçbir fark yoktu.”
Sahte Sevgilim
Ecem Ziyagil
Sahte olmak için yeterince gerçek miydi? Belki de bu oyun gerçekleri ortaya çıkaracak kadar sahteydi.
AŞİYAN
Büşra Hatay
Bu kitap,İstanbul'dan mardin'e gelen Esila Avşin ve ona ilk görüşte aşık olan Mardin'in en güçlü ağası Aram Haznedar'ın aşkını anlatıyor. Bu ikili töre,berdel,zoraki evlilik ve acı gibi zorluklarla mücadele ederken,bir yandan da birbirlerine bağlanırlar. Kitap dramatik,romantik ve heyecanlı bir hikaye sunuyor. ∆• -"ben ne olacam peki ben ölüyorum ama kimse görmüyor nefes alıyorum diye sağ sanıyorsun beni ben yaşayan bir ölüyüm aram neden yapıyorsun bana bunu yapma zorlama işte bizden olmaz" Gözyaşlarım akmaya devam ediyordu bağırmaktan boğazım ağrımıştı artık ama kimse beni duymuyordu yere çöküp kalbimi tutmaya başlamıştım avazım çıktığı kadar ağlamaya devam ediyordum çünkü şuan tek isteğim ağlam aktı Aram önüme çöküp bana sarıldı ben bu yaptığına anlam verememiştim onu itip kendimden uzaklaştırmaya çalışıyordum ama nafileydi başaramıyordum -"bırak, bırak beni" .... @yazar:busrahatsy iyi okumalar herkese
VİRAN
TÜLAY DEMİRKOL
Kızı odaya sokan adam , gözü dönmüş bir vahşilikle kızı odadaki yatağın üzerine attı. Bir taraftan üstünü çıkarırken bir taraftan da yatağa doğru gitmeye başladı. Kızın yataktan kalkmasını görüp hızla kızı tutup tekrar yatağa attı. Kızın ağlamalarını, yalvarmalarını aldırmayıp üzerine çıktı.Kızın kendini iteklemeye çalışmasına aldırış etmeden ona saldırmaya başladı. Kızın üzerindeki tişörtü çıkarmaya çalışan adam kızın çırpınmaları yüzünden bunu başaramayınca hırsla tişörtü ön kısımdan yarıya kadar yırtmıştı. Adamın son yaptığıyla çığlık atıp daha çok çırpınmaya başladı. Adamdan bu şekilde kurtulamayacağını anlayan kız bir süre durdu ,etrafında kendini koruyacak bir şey aramaya başladı. Adam kızın pes ettiğini düşünerek kadının bedeni üzerindeki iğrenç dokunuşlarına devam etti.Ne kadar üzerindeki adamdan tiksinse de kurtulmak için yol arıyordu. En son yatağın yanındaki gece lambasını buldu gözleri. Yaşadıkların dehşetiyle lambayı tuttuğu gibi adamın kafasına geçirdi. Bayılan adamla hızla yataktan kalkıp, nasıl bir halde olduğunu bile umursamadan kendini evden dışarı attı. Yalın ayak koşmaya başladı. dakikalarca koştu ve en sonunda kendini çalıştığı restoranda buldu. Hızla içeri girdi.Gizlenecek yer ararken kendine arkadan bir ses duymuştu.Giray’ın sesiydi bu.Onu arkasından tanıyamadığından seslenmişti genç adam. “Sen de kimsin ? Ne işin var burada? Sana diyor-” Arkasını dönen kızla neye uğradığını şaşırdı .Kaşları anında çatılmıştı.Kızın üzerini baştan aşağı incelemişti. Geçen her dakika siniri artıyordu. Konuşmadan bile bir insanı korkutabilecek bir potansiyel vardı şuan Giray da . İleriki bir bölümden kesit...
YAZ YAĞMUR’U
R. Rabia Oduncu
Hayatımdaki en büyük doğruydu Aren Soykan. En büyük yanlışım olduğu gibi. Yıllardır kalbimin en derininde saklı kalan gizli bir duyguydu benim için. Sakladığım bu gizli gerçeği ortaya çıkaran bir canavar olduğu gibi. Aren Soykan. Kalbinde Dalgaları Taşıyan Canavar. En derin arzum. En gizli gerçeğim. En yakınım, bir o kadar da uzağım. Bir Yaz Yağmuru’nda ortaya çıkan itirafım. Aren Soykan. Hikayemin başı, ortası, sonu. Elimi Aren’in kalbinin üzerinindeki doğum lekesinin üstüne koydum. Gözlerinin içine baktığımda hissettim onunla aynı duyguyu. Tüm o soğukluğun nedenini. “Kalbinde dalgaları taşıyan canavar.” Devam ettirdi beni. “Yara izleri ve doğum lekeleri.” Her Canavarın Kalbi Kötü Değildir!
Ayrılsak Ölürüz Biz Texting
sevipgidenbirisi
Yaren, Komutan Akın'ı mesleği yüzünden bırakır. Yaren bu duruma daha sonradan pişman olsa da geri dönmek ister. Ve Akın' a mesaj atar. Devamını hadi gelin birlikte okuyalım. Siz: Ayrılsak ölürüz biz. Siz: Bir bedende bütünüz biz. Siz: Ellerde ölürüz biz. Siz: Yok dokunduğun her yerim acıyor şimdi. Siz: Gidemezsin ki, gidemezsin ki. Siz: Biliyorum deli gibi sevdin. Siz: Ayrılalım artık diyemezsin ki, diyemezsin ki. 053**: Sen kendin gitmeyi tercih ettin. 053**: Ben her şeye rağmen sana kal dedim. Siz: Hatırlar mısın? Siz: Bu şarkı bizim şarkımızdı. Siz: Senden sonra bir daha bu şarkıyı dinleyemedim. Siz: Dinlemeyi geç. Siz: Şarkıyı duyduğumda seni hatırlamamak için kuytu köşe bir yere geçip ağlıyordum. 053**: Sahi, söylesene. 053**: Ağlamak unutmak için çözüm niteliğinde mi? 053**: Eğer öyleyse gittiğinde benim senin için döktüğüm gözyaşları neydi?
BENZEMEZ KİMSE SANA
Mavili Yazar
BENZEMEZ KİMSE SANA Bu kitapta; umudun, azmin ve çabalamanın sonucunda gelen zaferi okuyacağız. Asla umud etmekten vazgeçmememiz gerektiğini göreceğiz. Her zaman umutlu olup, kararlı adımlarla hedefe yürüyerek, başarılı olunabileceğini göreceğiz. O, Akasya Makbule Öztürk. Mucizelere inanarak, asla pes etmeden, herkesin imkansız gördüğü aşkının peşinden koştu. Neler neler yaşadı. Tam vazgeçeceği zaman, yüreğindeki aşk avaz avaz 'asla vazgeçme' diye bağırıp durdu. O sesi dinledi Akasya ve hayatının en iyi şeyini yaptığını anladı... Küçücük yüreğinde ki kocaman aşkına sahip çıktı. Şimdi hep birlikte, Akasya'nın birbirinden eğlenceli ve macera dolu dünyasını keşfedelim mi?☺ Umarım başladığımız bu yolda sonuna kadar beraber oluruz...🤗🌸 Mavili Yazar🌸
Bir Yaz Hikâyesi
Gecenin Gölgesi
Mavi mi? Kahverengi mi?
Batuhan ve Sema
Ela
Sema: Özür dile. Batuhan: Gitmeliyim. Sema: Yanımda oturma. Batuhan: Oturmak zorundayım. Sema: Aynı sırada oturmayalım. Batuhan: Yerimi değiştiremem. Sema: Bizden arkadaş olmaz. Batuhan: Çok daha iyisi olur.
Dinle Beni Bi' -Texting-
Umay
Her şey arkadaşımın kız kardeşini işletmemi istemesiyle başlamıştı. * Aras: Lütfen dinle beni bi' Aras: Vallahi her şeyi en başından anlatacağım ama lütfen görüşelim önce bu şekilde anlatamam Yağmur: Ne senin açıklayacak ne de benim dinleyecek bir şeyim kaldı. Yağmur: Defol git hayatımdan. Aras: Yapma, lütfen bir şans ver anlatmam için Yağmur: Bitti, anlıyor musun? Artık bitti Aras "abi"! *** Kitabın klişeler barındırdığını bilerek başlamanızı istiyorum. Tamamen eğlencesine yazılmış bir kitaptır. Çerezliktir. Keyifli okumalar. •Tüm hakları saklıdır! Çalınması ve taklit edilmesi durumunda gereken hukuki işlemler yapılacaktır! `wattpad'de 280k okunmuş bir kitaptır fakat uygulama yasaklandığı için burada yeniden yayımlanıyor. Hepinizi beklerim.
Gecenin Esintisi
Defne
Kimseye ithaf edilecek kadar hak edilemedi.
Geriye Kalanlar
Durumavii
Lalin sıradan bir kızdı. Herkes kadar herkes gibiydi. İlk aşkını tehlikeli bir oyunun ortasında bulacağını bilemezdi. En yakın arkadaşının ısrarıyla o gece ilk kez evden izinsiz çıkarak, kaçak bir gençlik partisine katılmıştı. Parti bir teknede gerçekleşiyordu ve katılanlardan bir kısmını tanıyordu. Onlar, bir süre önce okullar arası basketbol müsabakasında kendilerini yenmekle kalamayıp, küçümseyen kolejli öğrencilerdi. Beyninden zonklayan müzik ve şişelerce içki ve tanıdık garip bakışlar... Lalin partinin bir an önce bitmesini istemişti. Ancak o parti, yaşadığı süre boyunca kafasının içinde devam edecekti. Korkunç bir patlama oldu; ardından sürüklenen çınlama ve korkunç bir sessizlik. Lalin ve diğer altı kişi gözlerini küf kokan bir depoda açtıklarında, karşılarında kara bir maske ve maskenin ardına gizlenmiş bir adam vardı. Korktular. Ağladılar. Bağıranlar, çıkış arayanlar ve titreyenler... Adam, her birine bir böceğe bakarmış gibi bakarken, görünen tek yeri olan kızarık gözleri ölüm saçıyordu. "Birazdan evinize gideceksiniz." Haykırışlar ve yardım çığlıkları dindi. Ancak Lalin hissediyordu; asıl çığlığı bundan sonrası için atmaları gerekiyordu. "Ailenize dönecekseniz. Birazdan kana bulanan ellerinizle kalem tutmaya hazır olacaksınız." Parti gecesi her birinin hafızasında pusluydu. Kimse bir şey anlamamıştı. Biri bile anlamak için çabalamamıştı. Tek istedikleri adamın söylediğiydi; evlerine gitmek. "Ama önce... Sizinle sevdiğiniz bir şey yapacağız." Bakışlarıyla yedisini de infaz ediyordu. "Oyun oynamayı hepiniz seviyorsunuz, değil mi?" Adamın neden bahsettiğini bilmiyorlardı. Neden orada olduklarını bilmiyorlardı. Bildikleri hiçbir şey yoktu. Bazılarının dizleri titredi, bazılarının ise kalpleri. "Bu oyunda hepinize sırasıyla bazı görevler verilecek. Belirtilen sürede görevini yerine getiren, bir üst tura geçecek." "Ya, ya geçemeyen." diye sordu titreyen bir ses. "Cezalandırılacak." Adam gülümsedi. Lalin, adamın gülümsemesinden süzülen kanın kokusunu alabiliyordu. "Cezası mı?" Deri eldivenlerini çıkardı. Parmak boğumları taze sıyrıklarla doluydu. "Ölüm." Lalin. Cihangir. Berika. Asır. Su Can. Yekta. Onların artık iki seçenekleri vardı. Onların ölmek için sebepleri vardı. Oyna Ya Da Öl.

