“dip” için sonuçlar
Arama sonuçları
Dip
Zehra
"Ölmek mi istiyorsun!" "E...ev...evet." "O zaman şu an ölüme koşuyormuşuz gibi düşün tamam mı?" Ben, bir yabancı ve pellerinde olan ellerim. Birlikte ölüme doğru koşuyoruz, evet ölüme koşuyoruz bizi kucaklasın ve bir daha bırakmasın diye. O ve ruhum koşuyor aslında, bedenim zaten hiç önemli olmamıştı benim için. Bedenleri değil, ruhları ölmüş insanların mezarları nasıl olurdu? Zihinlerinde mi bitirirlerdi her şeyi? Peki onlarda öldükten sonra dirilirler miydi? Onları dirilten şey neydi? Gülüşleriyle küçük kalbimi kandıran adam bu satırlar sana Beni mutlu ettiğin her an için sana minnetarım Gözlerinin gözlerimi bulması mutluluğun ta kendisi Dip'e hoş geldin
DENİZİN DİBİ
ben_adiskoooo
Bir çiftin dramlı hikâyesi. (Tamamen kurgudur.)
wattpad'in dibi
serra
biz günahsız 5 gençtik sema en sakinimiz çocuklardan nefret eder ipek en hiparaktifimiz çok huysuzdur nil en güzel kurt dansçımız ayşe en catlağımız kargalara gaklamayı çok sever azap en kızılımız aynı zamanda en kurgucumuz kurar
YOKLUĞUNDA DİBİ
Şevnur TUNÇ
İnsanların seni önemsemeyişi ve sanki sen orda yokmuşcasına davranmaları üzerine yazdım bu şiiri. Şiirimi beğendiğiniz umuyorum...
Karanlığın Dibinde
Night
Ah güçsüzler! Ah saldırıya uğrayan kırılganlar, ayağa kalkan, büyüyen, ve yeryüzünü güçlü güçsüzlerle dolduranlar! ~Cesar Vallejo~
ENKAZIN DİBİ
Elif Gülcü
Mutsuz,sevgisiz,asosyal ve anksiyete hastalığına sahip Meva AKICI.Okula yeni başlayan ve Meva ile aynı sınıfa düşen Melih KOZCU.Babası doktor ve Meva'yı babasına tedavi ettirmeye çalışan Melih.Bir gün Melih'in babasının büyük sırrını öğrenen Mevaya neler olacak? OKUMAYA HAZIR MISINIZ?

Okyanusun dibi
ZyZy
Bazen aşk tesadüftür. Bazen aşk bile ihanet eder insan niye etmesi ki ?
Denizin dibinde yaşam
Ela
Sadece okul gezisinde bir gemide romantik bir an oluşmasını istiyorlardı. Nereden bilebilirlerdi bir fırtınaya doğru sürüklenip denizin dibine batacaklarını... Denizin dibinde yaşamak harika olmalı. Biliyorum çok meraklandınız. Evet uzattım bir an önce okumaya başlamalısınız. İyi okumalar:)
Cehennemin Dibindeki Karamel
Beste
Karanlığın içinde parlayan bir okyanus mavisi, ruhumu yakan bir karamel kokusu... Ve ben, o cehennemin ortasındaki küçük fare. Okulun arka sıralarında, siyah kapşonlusunun ardına saklanan Asi, dünyadan uzakta kendi halinde yaşamaya çalışan sıradan bir kızdı. Ta ki o kapı kırılırcasına açılana kadar. Varlas Karahanlı. Yer altı dünyasının kanunlarını kendi yazan, cellat bakışlı, karamel ve sigara kokan o tehlikeli adam... Okula adım attığı an herkesin nefesini kesmişti ama onun hedefi tekti: Asi. Biri ateşti, diğeri barut. Varlas, Asi’nin masasına bıraktığı o siyah kurukafalı çakmakla aslında hayatına ateş düşürmüştü. Şimdi iki düşman ailenin gölgesinde, sırlar ve tehlikelerle dolu bir sokakta hayatta kalmaya çalışıyorlar. Ateşten korksaydın ormanda olmazdın, sarışın. Cehennemin kapıları aralandığında, oradan sağ çıkmak o kadar da kolay olmayacaktı.
Dibe Dal Mabel
Birdeliyazariz
Faniler dalgalarda yatan sırların büyüsüne hep hızlı kapılmışlardır. Asırlardır kendi ölüm fermanlarını imzalayan çok fani gördüm. Kendi ölüm fermanımı imzalarken fanilerle ne kadar benzediğimi fark edemedim. Tanrılara yalvarmayın,deniz kızlarından da merhamet dilenmeyin. Çok güvendiğiniz tanrılar size savaş açtığında ilk sığınağınız şeytan olsun. Asla deniz kızlarından yardım istemeyin. Efsanelerimize kanın. Çünkü içinde gerçekler yatar. Hiçbir efsane yok yere doğmaz. Efsane olmaya çalışmayın. Sadece lanetlenir veya kıyıdan unutulan yan karakter olarak kalırsınız.
Koyu gölgelerin dibinde
Düşünürbirgenç
Bir gencin kendi içinde yaşadığı topluma ayak uyduramayip kendi kafasındaki düşüncelerini anlatamamasi boşluğun içinde olması
Denizin dibindeki kaybolmuş karanlık
Oreo_mero
Bu çocuk gerçek bir hikayeden esinlenmiş dir lütfen bu okuduklarınız aramızda kalsın >:) hadi başlayalım
Dipten Beslenen Kızın Hikayesi
Betül Aydın
Hayal ve gerçeklik arasında kalan minik bir kızın hikayesi. Hayallerinden çok küçük bir köyde doğan minik kız okuma yazma bile öğrenmeden derin sorgulara dalıyor. Çünkü hayalleri ile hayat arasındaki karmaşa ona o yaşlarda benliğini sorgulatıyor. Ailesi artık onun gerizekalı olduğunu bile düşünmeye başlıyor. Zamanla sorgular onu mücadelelere itiyor ve minik kız gittiği her yerde kendini bulmaya çalışıyor. Sanki Kaybettiği Ruhun Gerçek Bedeni Olmak İstiyor.
GÖKBÖRÜ~Dibi Görmeyen Zirveye Çıkamaz~
Siittaaree
Çolpan Yılmaz, kariyeri başarılarla dolu idealist bir teknik direktördü. Kariyeri boyunca yönettiği erkek futbol takımlarıyla başarılar elde etmişti. Ama bu kez işi hiç kolay olmayacaktı. Zira daha önceki yönettiği takımlar gibi değildi bu takım. GÖKBÖRÜ FUTBOL KULÜBU... Bu takımı yola getirmek resmen imkansızdı. Oysa imkansız Çolpan'a babasının hiç bir zaman öğretmediği bir kelimeydi. Eğer nefes alıyorsa her şey mümkündü ona göre. Gökbörüler ise şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir enkazdı. Takım son iki senedir zor zulüm ligde kalıyor, neredeyse hiç bir başarı elde edemiyordu. Kadro da eksikte vasatta çoktu. Çolpan'ın ise oldukça kısıtlı zamanı vardı. En azından bir stoper, bir kanat ve bir forvet bulması gerekiyordu.Lakin nasıl olacaktı? Nerden bulacaktı? Bazen hayatta sizin kontrolünüz dışında gelişir bazı şeyler. Kendi ayaklarıyla gelir size, kafanızı çevirdiğiniz yerde oluverir ya da siz gidersiniz bilmeden ona. Ama eğer varsa aranızda görünmez iplerle örülmüş bağlar -Buna ister kader deyin, ister şans, ister evrenin bir armağanı... - artık şehre gelen bu yabancıyla yeni bir hikaye başlar. Akınla Çolpan'ın hikayesi de böyle başlamıştı. Bir havaalanın önünde Çolpan İzmir'e ayak basar basmaz kendini Akın'ın taksisinde bulmuştu. Hayatta bazı şeyler tesadüf olabilirdi. Zira bu karşılaşma da onlardan biri olabilirdi... Eğer bu karşılaşmaların sıklığı bir şekilde artmış olmasaydı. Oysa olmuştu ve artık buna tesadüf demek olanaksızdı. Burada mutlaka başka bir şey vardı. Belki kaderin görünmez ipleriydi, belkide evrenin cilveli bir oyunuydu onları birbirlerine çeken. Ama her ne olursa olsun gerçek olan tek bir şey vardı ki bazı karşılaşmalar tesadüf olsa ve insanın hayatında yaprak kıpırdatmasa bile bazıları kesinlikle tesadüf değildi ve bir kasırgaya, hatta bir kar fırtınasına neden olabilir

AŞK-I NEMNU(DİP HİKAYE)-3
Cemre
Aşk-ı Nemnu, iki kalbin birbirine dokunmayı ilk kez seçtiği o büyülü anın romanı… Bazen kader, insanı hiç beklemediği bir hisle sınar; bazen de en gerçek duygular, en beklenmedik yerde filiz verir. Bu hikâyede aşk gizli değil, saklı değil… tam aksine taşacak kadar büyük, nefesi kesilecek kadar yoğun. Kalpler konuşur, bakışlar tamamlar, kelimeler yetmez ama duygular hep taşar. Bir araya gelmesi imkânsız görünen iki ruh, aynı anda aynı histe kaybolur. Sevmenin, sarılmanın, dokunmanın ve birine tamamen teslim olmanın ne kadar büyüleyici olabileceğini anlatan bir yolculuk… Aşk-ı Nemnu, “bir insan birini bu kadar çok sevebilir mi?” sorusunun cevabını her sayfada yeniden fısıldayan bir roman. Çünkü bazı aşklar yazgıdır… Bazı karşılaşmalar kaderin en güzel sürprizidir… Ve bazı duygular, hiçbir yasaya sığmaz — sadece kalpte büyür. (Arkadaşlar, bu hikaye kurgudur, yaşanan hiçbir olarak gerçek değildir.)
Araba Aşkı Bölüm 1-Daha yeni başlıyoruz ama en dipten.
MehmetEminSEN2014
Bir araba aşkı ve normal aşkın hikâyesi.
Serendipity : 8th Member (°JJK°)
PanZehirli
Tarih 13 Haziran 2013... Tüm dünyayı şarkıları ile kasıp kavuracak bir grup doğdu. Fakat bu grubu diğer K-Pop gruplarından ayıran farklı bir özelliği vardı. 7 erkeğin arasında, kendini dünyaya ve fanlara kabul ettirmek için, çektiği o kadar zorluğun ardından nihayet kavuştuğu hayaline veda etmemek için ve bu sahnede sonsuza dek bu 7 erkek ile beraber kalabilmek için savaş verecek olan bir kız vardı... Areum... Bu zorluklar onu yıpratacaktı, yaralayacaktı belki de yok olmanın eşiğine getirecekti fakat başka şansı yoktu. Ya savaşacak ve kendini kanıtlayacaktı ya da pes edecek ve yok oluşunu seyredecekti... ‼️DİPNOT : Bu kitap bir 'YN' kitabı veya 'Hayal et' kitabı değildir...‼️
Whispers of Serendipity: Gizli Duygular
kiki🧚♀️
Seul'un kenar mahallelerindeki Bighit Lisesi'nde, yedi yakın arkadaş her günü birlikte geçirir: Namjoon, Seokjin, Yoongi, Hoseok, Jimin, Taehyung ve Jungkook. Aralarındaki dostluk, sıradan bir lise yaşamının ötesine geçerken, Jimin'in Jungkook'a karşı gizlediği hisler ve Taehyung'un kıskançlığı, dengeleri alt üst eder.
Serendipity
honey
K-drama tadında bir roman Tesadüfen karşılaşan çiftimizin hayatını anlatıyor . Severek okumanız dileğiyle...
Serendipity
Menekşe Akçakoca
‘Bu bir serendipity.’ Serendipity: Beklenmedik mucizeler bulma şansı.
dipsiz kuyu
Deniz
Bu kitap bir aileyi anlatıyor
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Dipsiz Kuyu
Sinem
"İnsanlar hep meraklarını yenik düşerler bizimki de öyle birşeydi normalde yalandan gülen yüzümüz artık bu dipsiz kuyunun içinde görülmüyordu"
Sahte Surat
alinisret
İnsanlar.. ne garip varlıklar öyle değil mi Novita'm?
Serendipçe
irem
Sen kahverengi kadar mavisin. Kahverengi gözlerin deniz kadar özgür belki de özgürlüğünü kısıtlayan benim.
Diplomalı Sanıklar
Yerli Diva
Elif Tıp fakültesini birincilikle bitirmişti ama nüfuzlu bir profesörün tacizine direndiği için bir gecede hayatı karardı. İftiraya uğradı, diploması elinden alındı, en yakınları bile ona sırtını döndü. Uğradığı haksızlığın yüküyle Boğaz Köprüsü'nün korkuluklarına tutunmuş, kendini o kapkara sulara bırakmak üzereydi. Tam o an, arkasından buz gibi bir ses yükseldi: “Atlayacaksan atla da sıra bana gelsin. Üşüdüm burada.” O ses; sistemin dışına fırlatılmış, her şeyini kaybetmiş karizmatik bir eski avukata aitti. O gece köprüde ölüm sırası bekleyen iki yaralı ruh, intihar etmek yerine bu kirli düzenden intikam almak için ortak oldu. Tıbbın ve hukukun bittiği yerde, kendi adaletlerini yazacaklar. Onlar suçlu değildi; onlar sadece boyun eğmeyen Diplomalı Sanıklardı
Serendipity *yarı texting*
Meofermyeni
Hikayemizin ana metni çoğu zaman Asosyal olan bir çocuğun uzun bir süre herkesten uzak kaldıktan sonra eskisi gibi olamayışını ve ifade zorluğu çektiği zaman tanıdığı birinin sevgisini istemesiydi başlıyor. Ana karakter (erkek) Y
Alçin ve 7 dipsiz kuyu
Rümeysa
yeni yerler yeni insanlar keşfetmeyi seven macera perest genç bir kız. Dönüşmek için Anka kuşunu seçiyor . Anka kuşuna dönüşmesi için yedi zorlu vadiden geçmesi lazım . Bunca süre gelen yaşamları boyunca bu zorlu görevi başara bilen sadece on kişi oldu. Bu kadar zorlu vadileri genç bir kız olan Alçin sınavını tamamlaya bilecek mi ? seçtiği Anka kuşuna dönüşmeyi başarıyla tamamlaya bilecek mi?
serendipity
betül
dinlenecek liman arıyorsan satırlarıma gel.
Adalet Tecelli Ettiğinde
Deniz Yılmaz
1952 yılında Washington’ın kasvetli ve entrikalarla dolu politik atmosferinde doğdum. Adım Matteo Clark. Çoğu insan için adalet kutsal bir teraziydi; benim içinse çocukluğum boyunca babam Andrea Clark’ın evimize taşıdığı ağır, ezici bir gölgeydi. Babam, Amerikan hukuk tarihinin karanlık sayfalarına adını yazdırmış, diplomatik sınırları çiğnemekten çekinmeyen, hırsları uğruna adaleti lekeleyen rezalet bir yargıçtı. Mahkeme salonundaki davalarını asla eve getirmezdi ama o davaların hıncını, sinirini ve baskısını her akşam soframıza koyardı. Çocukluğum, onun bu ezici figürünün ve öne çıkarılan kardeşlerimin gölgesinde, sessiz ama derin bir kinle geçti. Babamı hiçbir zaman sevmedim. Ancak kaderin garip bir cilvesidir ki, nefreti kadar hırsı da bulaşıcıydı. Onu izlerken içimde büyüyen o sessiz öfke, zamanla bir yemine dönüştü. Aynaya her baktığımda kendime aynı sözü fısıldardım: "Bir gün Amerika’ya adaletin ne olduğunu ben öğreteceğim. Babamın kirlettiği o teraziyi ben dengede tutacağım."

