“bilinç akışı” için sonuçlar
Arama sonuçları
bilinc oteli
Umut
Bilinc oteli anilarimizin otelidir, Gecmişin oteli. Unutuğunun, geride bırakamadığının oteli...
Hayatın Akışı
Nehir
Hayat bazen çok tuhaf oluyor yada hayat değilde biz insanlar çok tuhaf oluyoruz?
Ali-Osman Tarihin Akışı
Ertuğ Kılıç
AD. : Ertuğ Kılıç Instagram : ertug_klc45 Eğitim. : Lise öğrencisi Yazar biyografisi: 2007 nin nisan ayının 22 sinde Manisa Salihli devlet Hastanesi'nde doğdu. Anaokulunu ilkokulunu ve ortaokulunu salihlinin sart Mahallesi'nde okudu. Lgs de istediği başarıyı tutturamıyancı istedği sosyal bilimler lisesi yerine endüstri meslek lisesine gitmek zorunda kaldı. Endüstri meslek lisesinde elektrik bölümünü seçti ve lise 2. Sınıfı okuyor
Akışına Bırak (gerçek ailem)
Volga
Bazen hayatı akışına bırakmak gerekir. Ben Çağla. Çağla Deniz Soylu, yani... öyle dediler. Hayatının her santimini planlayan ben bu durumu hic düşünmemiştim. Merak etmiştim ama gerçek ailemin beni istediğini, sevdiğini düşünmemiştim. Peki yeni ailemle ne yapacaktım? Yada onlar benimle ne yapacaktı? Her zaman abla olmak isteyen benim karşıma çikıp senin kardeşin var demişlerdi. Beni yurttaki çocuklar sevmezdi ki.. beni kimse sevmezdi. Kardeşim beni sever miydi? 6 abi mi? neydi bu kadin tavşan mi?
Hiçliğin Güncesi
Deleted account
Bazı insanlar ölmez. Sadece yaşamaya devam ederken yavaş yavaş içlerinden silinirler. Eski bir ev, siyah deri kaplı bir günlük ve her sayfada biraz daha çözülen bir zihin... Kim olduğunu söylemeyen bir anlatıcı, geçmişini parça parça hatırlamaya çalışırken okuru da kendi hafızasının içine sürüklüyor. Yazdığı her satır, yalnızlığın, suçluluğun ve bastırılmış anıların karanlığında biraz daha derine iniyor. Fakat bu bir itiraf değil. Bu bir yardım çığlığı da değil. Çünkü bazı insanlar kurtarılmak istemez; yalnızca unutulmak ister. Günlük ilerledikçe gerçek ile hayal arasındaki sınırlar siliniyor. Hatırlanan anılar birbirini yalanlıyor, karşılaşılan insanlar sanki hiç var olmamış gibi kayboluyor ve her yeni sayfa, ilk cümleden beri hissedilen o tek soruyu büyütüyor: Anlatıcı gerçekten aklını mı kaybediyor, yoksa okur mu yanlış parçaları birleştiriyor?

