“beklemek” için sonuçlar
Arama sonuçları
Beklemek üzerine...
Damla
Bekleme eylemi üzerine bir takım düşünceler.
BI UMUT BEKLEMEK
ela
ELA:hayır gitme beni nolur bırakma sensiz yapamıyorum nolur BARTU:zorundayım ELA:hayır degilsin BARTU:Sana söz veriyorum gelicem ELA:ya gelmezsen BARTU:o zaman sen gelirsin sonra yanına siyah bi at geldi bana yaklaşıp anlımdan öptü BARTU:özür dilerim tekrar gitim için ve sana bunları yaşatım için SENİ SEVİYORUM GÜZEL GÖZLÜ KADIN
kurumuş ağaçta meyve beklemek
Sinan
daha uzaklara gider. Artık kıyı görünmemektedir. Güneş iyice yükselip hava ısındığında yaşlı adamın oltasına bir balık vurur. Bu çok büyük bir kılıç balığıdır. Balık çok güçlü olduğu için kayığı sürüklemeye başlar. Balığı yormadan yakalayamayacağını anlayan yaşlı adam, onun kayığı sürüklemesine izin verir. Balık, kayığı açık denizde iki gün boyunca sürükler. Bir kez daha denedi ve balığı çevirdiği sırada az kalsın kendisi de gidiyordu. Hayvan yine kendini doğrultup koca kuyruğu havada salına salına, uzaklaştı. Yaşlı adam, “Bir daha denerim!” diye haykırdı. Elleri didik didik olmuş, hamur gibi kesilmişti. Son deneme de aynı biçimde sonuçlandı. “Yo” diye düşündü; “Ben işe girişmeden kaçtı bu sefer. Ne çıkar, bir daha gelecek nasıl olsa.” Bütün acılarına karşın dişini sıkarak; gücünden, direncinden, onurundan geri kalan ne varsa biraraya getirerek balığın inadına karşı hazırlandı. Balık hafifçe yan yatmış, uzun kılıcı sandalın bordasına sürtünürcesine geliyordu. Derin, geniş, mor mor çizgili gümüşi parıltısıyla kayığın yanından süzülmeye başladı. Yaşlı adam oltanın ipini yere bırakarak ayağıyla üstüne bastı; sonra zıpkını kolunun yettiği kadar yukarı kaldırarak bütün gücüyle -o anda içinde yanan yeni bir enerjinin verdiği güçlesırt yüzgecinin hemen dibinden vurdu. Yaşlı adam, balığı öldürmeyi başarır ancak balık çok büyük olduğu için onu kayığın içine alamaz. Kayığın yan tarafına bağlar ve dönüş yoluna koyulur. Dönüş yolunda kılıç balığından sızan kanın kokusunu alan köpek balıkları defalarca balığa saldırır. Yaşlı adam, bütün gücüyle avını onlardan korumak için mücadele eder ancak köpek balıkları her defasında balığın bir parçasını koparır. Kayık kıyıya ulaştığında geriye balığın sadece iskeletiyle başı kalmıştır.
kurumuş ağaçta meyve beklemek
Sinan
daha uzaklara gider. Artık kıyı görünmemektedir. Güneş iyice yükselip hava ısındığında yaşlı adamın oltasına bir balık vurur. Bu çok büyük bir kılıç balığıdır. Balık çok güçlü olduğu için kayığı sürüklemeye başlar. Balığı yormadan yakalayamayacağını anlayan yaşlı adam, onun kayığı sürüklemesine izin verir. Balık, kayığı açık denizde iki gün boyunca sürükler. Bir kez daha denedi ve balığı çevirdiği sırada az kalsın kendisi de gidiyordu. Hayvan yine kendini doğrultup koca kuyruğu havada salına salına, uzaklaştı. Yaşlı adam, “Bir daha denerim!” diye haykırdı. Elleri didik didik olmuş, hamur gibi kesilmişti. Son deneme de aynı biçimde sonuçlandı. “Yo” diye düşündü; “Ben işe girişmeden kaçtı bu sefer. Ne çıkar, bir daha gelecek nasıl olsa.” Bütün acılarına karşın dişini sıkarak; gücünden, direncinden, onurundan geri kalan ne varsa biraraya getirerek balığın inadına karşı hazırlandı. Balık hafifçe yan yatmış, uzun kılıcı sandalın bordasına sürtünürcesine geliyordu. Derin, geniş, mor mor çizgili gümüşi parıltısıyla kayığın yanından süzülmeye başladı. Yaşlı adam oltanın ipini yere bırakarak ayağıyla üstüne bastı; sonra zıpkını kolunun yettiği kadar yukarı kaldırarak bütün gücüyle -o anda içinde yanan yeni bir enerjinin verdiği güçlesırt yüzgecinin hemen dibinden vurdu. Yaşlı adam, balığı öldürmeyi başarır ancak balık çok büyük olduğu için onu kayığın içine alamaz. Kayığın yan tarafına bağlar ve dönüş yoluna koyulur. Dönüş yolunda kılıç balığından sızan kanın kokusunu alan köpek balıkları defalarca balığa saldırır. Yaşlı adam, bütün gücüyle avını onlardan korumak için mücadele eder ancak köpek balıkları her defasında balığın bir parçasını koparır. Kayık kıyıya ulaştığında geriye balığın sadece iskeletiyle başı kalmıştır.
Sensizliğimin 35 Yılı
Şevval
Saçlarına bir is çökmüştü esmer sevgilimin. Yıllar sonra beni terk ettiği bu soğuk karanlık ve yarım olan boşluktan çıkaracak gibiydi. Hem kalbimi, hem de hayatımı yarım bıraktığı bu işkencevari geçen yılların ardından, beni kurtarmaya gelen bir melek gibiydi sanki. Yıllar onunla çocuğun oyuncakları ile oynaması gibi oynamıştı, belliydi bu suratından. Onsuzluğun bende bıraktığı bu kamçılayıcı hasreti sonunda dizdirmeye mi gelmişti yoksa. Gözlerine bakmayalı tam 35 yıl olmuştu ve ben tam 35 yıldır ne yaşıyordum, ne ölüyordum. Karanlığın arafında onu unutmak için sarılmıştım kalem ve kağıda. Lakin bütün eserlerim oydu, Bilincim ve kalbim onundu. Bana bu dünyada bıraktığı tek şey onu beklemekti. Pişman değilim sevgilim, o kadar yaşayacağımı bilsem seni bir 35 yıl daha beklerdim.
HER GİDİŞİN BİR SONU VAR MI?
ELIFSU
Gittiğinden beri
Son Gül🌹
Müzik Delisi
İrem her zaman gittiği parka gitmişti.Tabi onu takip eden yabancı da arkasından......
Yangın
Zeynep Karabağlı
**Yangın** Alev Alia Koçak, babasının isteğiyle doktor olur. Oysa en büyük hayali, annesi gibi asker olmaktır. Göreve başladığı ilk gün ağır yaralı bir yüzbaşıyı tedavi eder. Bir yıl sonra babası öldürülür. Ölmeden önce bıraktığı mektupta, Alev'e hayallerinin peşinden gitmesini ve vatanına sadık bir Türk kadın askeri olmasını söyler. Bunun üzerine Alev, Kara Harp Okulu'nu bitirerek asker olur. Özel bir görev için Rusya'da **YANGIN Timi**'ne katılan Alev, üç yıl önce hayatını kurtardığı yüzbaşıyla yeniden karşılaşır. Kimliğini gizlemek için maske takan Alev'i, bu görevde büyük sırlar ve beklenmedik sürprizler beklemektedir.

