“anksiyete” için sonuçlar
Arama sonuçları
ANKSİYETE
Meryem
Bazen sadece insanların ruhunu görmesini istersin. Bakışlarında ki cümleleri okusunlar istersin. Anlamalarını beklersin... Ama ne yazık ki sadece biz birimizi anlayabiliyoruz. Bazen düşünüyorsun biliyorum. "Neden insanlar beni anlamıyor, duymuyor?" Diyorsun bunu da biliyorum. Ama inan bana bizim gibi olan onlarca, yüzlerce hatta belkide binlerce insan var... Peki biz neden bu sayıyı azaltmaya çalışmak yerine artmasını izleyip sessiz kalıyoruz? Birimizi tanımadığımız için mi? Uzak olduğumuz için mi? Yoksa aynı dili konuşmadığımız için mi? İnanın bana, onlarca neden sayabilirim sizin için. Ama bahane üretmek yerine çözüm üretirsek nasıl olur, hiç düşündünüz mü? Ne dersiniz? Kulaklarımızı kapatıp sadece izleyerek değil de bazı şeyleri düzeltmeye başlama zamanı gelmedi mi sizce de? Bu kitaba başlamadan önce size şunu sormak istiyorum. Kendini sevmeye, bir başkasını sevmeye, tercihlerinle ve kararlarınla sen olmaya, herşeyinle ben buyum ve hep böyle kalacağım demeye hazır mısın? Kendin için, sevmek istediklerin ve yaşamak istediğin şeyler için hazır mısın buna?
Anksiyete
Nur
Yok olurken fark edilmemek mi en ağırını yaşıyorum...
Anksiyete günlüğüm
Eda
18 yaşına kadar türlü türlü şeyler yaşamış buna rağmen hala ayakta durmaya çalışan bir kızın hikayesi ;)
Mafya Mı?
Azra
Kalp hastası ve sosyal anksiyeteye sahip olan Alaca, bir gece görmemesi gerek bir olayı görür ve hayatı değişmeye başlar.
Nothing New (Texting)
Gecenin Gölgesi
05*********: Ay parçası [03.00] Mehir yazıyor... Mehir çevrim dışı. Mehir çevrim içi. Mehir yazıyor... Mehir: Kimsiniz acaba 05*********: Numaramı sildin demek Mehir yazıyor... Mehir çevrim içi. Mehir yazıyor... Mehir çevrim içi. 05*********: Görüyorum ki hiç değişmemişsin ay parçası Mehir çevrim dışı. 05*********: Seni çok özledim Mehir: Sen yoksa... 05*********: Evet ay parçası benim Mehir: Neden yazdın Ne istiyorsun 05********* numarası Katilim olarak kayedildi.
Zindan
Sinem
Yapabileceği her şeyi yaptığını düşünen biri vardır her zaman. Yaşamaya çalışıp asla yaşayamayan biri... Konuşup asla kendini anlatamayan biri... Gülüp asla ağlamadığı düşünülen biri...

resim günlük
ipek
selam :* burada içimde biriken birtakım şeyleri resimlere döküyorum. benimle bu saçma sapan resimleri takip etmek isterseniz baya sevinirim
><Meşe Palamudu><
Dw4niz
Hergün aynı değişen hiçbir şey yok. Uyan, kahvaltı yap, antrenmana git, eve gel, duş al ve uyu bugün aynı, yarın aynı Veya yarın aynı değil mi? ><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><
Azmin Vefasızlığı
Erikgozlukedi
Kendi ışığında kaybolanların hikayesi...
Klinik Rüyalar
Fatma Toraman
Beren ve Mete, psikiyatri kliniğinde tanıştılar. Beren, psikoz ataklarla mücadele eden bir genç kadındı. Mete ise depresyonun karanlığında sıkışmış bir adam. İkisi de ruhlarının iki kutbu arasında sallanıyordu. Bu iki kutup arasında bir aşk doğdu. Beren ve Mete, birbirlerinin ruhlarını dengelemeye çalıştılar. Manik ataklar ve depresyon dalgaları arasında dans ettiler. Klinik koridorlarında, ilaçların etkisi altında, terapilerin ışığında, aşkları büyüdü. İkisi de zor anlarda birbirlerine tutunmayı öğrendi. Beren, Mete'nin karanlık günlerinde güneş ışığı oldu. Bu aşk, sadece iki insanın değil, aynı zamanda ruhlarının da iyileşme hikayesiydi.
AKŞAMSEFASI
iclalsude
Geçmiş paçalarından çekiştirirken ayakta kalmaya çalışan bir kızın buruk hikayesi. Hikayenin aslını kimse bilmiyor çünkü kız gizlenmeyi seviyor. Onun hikayesinin tek şahidi gri duvarlarken zihninin ona oynadığı oyunların cevaplarının dışarıda bir yerlerde oluşuna yeniliyor. O gidemez. O bulamaz. O büyüyemez. O insanları anlayamaz. O hâlâ küçük bir çocuk. Korunmaya muhtaç, yardıma muhtaç yaralı bir çocuk. Avuçlarının içi kesik dolu, gözlerinin ardında yaralar var ve kalbinin saklı dehlizlerinde boşluklar...
ZAMAN'IN İÇİNDE
Hande Gürler
Ellis ve siya birbirlerine çok aşıktı; ilişkilerini herkesten saklıyor, kimsenin bilmesini istemiyorlardı. Bunun için çok dikkatli davranıyor, iş ile aşkı birbirine karıştırmıyorlardı. Bu gizli saklı ilişki bir ofiste çalışan iki kişi için biraz daha kolay olabilirdi ama zamanın eridiği ve mekanların, insanlarla beraber çözündüğü bir dönemde bu mümkün değildi. Farklı zamanlardaki mekanlardan toplanması gereken metaryaller vardı, e haliyle bunu yapabilecek insanlar da gerekliydi. Zaman erimeye devam ediyor, bundan kendi zamanları da etkileniyordu. Eğitimlere bir an önce başlanmalı, bunun önüne geçilmeliydi. Ellis ve Siya bu eğitimler boyunca kendilerini olabildiği kadar normal ekip arkadaşları gibi göstermek isteselerde, onların iyiliğini düşünmeyen insanlar vardı. Daha eğitimlere başlamadan önce ilişkileri gün yüzüne çıkmak üzereydi. Eğer insanlar onlar hakkında birşey öğrenirlerse, hem hayatları hem gelecekleri tehlikeye giriyordu. Bunun olmasına izin veremezlerdi, onlar için tek bir seçenek kalmıştı ama bu seçenek tüm planın akışını ve projeyi tehlikeye atıyordu. Siya ne olursa olsun, neyi feda etmesi gerekiyorsa feda etsin bu yolun geri dönüşü olmadığının farkındaydı. Bir yandan anxiete ve panik ataklarıyla mücadele ederken bir yandan da yıkılan bir tarihin içinde sıkışıp kalmak herhalde hayatının şu noktasına kadar aklına gelmemişti. Ellis ise sadece duruma ayak uydurmakla meşguldü çünkü hala uyku sersemiydi ve duruma bakılırsa bundan sonra uykusunda bulduğu rahatı başka bir yerde bulamayacak gibiydi. Aşkı için herşeyi feda eder miydi gerçekten yada kendi için aşkını mı feda ederdi? Zamandan kaçmak mümkün değil, peki ya zamanı yakalamak? Bu mümkün müdür? Siz bu durumda olsanız ne yapardınız; herşeyinizi ortaya koyup, gözünüzü karartırmıydınız yoksa kaybedeceğinizi bildiğiniz bir mücadeleye girmektense tek başınıza kaçar mıydınız? Ellis ve Siya, Zaman'ın içindeler ama zamanları doluyor. Şimdi yalnızca birbirlerine sahipler ve birbirlerine tutunmak zorundalar. Birbirinize dayanmak zorunda olduğunuz zaman bir anda vicdanınız devreye girer, o zaman tüm kirli çamaşırlarınız ortaya dökülmeye başlar. Kendinize bile itiraf edemediğiniz sırlar, o bembeyaz yalanlar... Şimdi sahne onların.
Pskoloji ve aşk
Tuana
Gerçek bir hikayeden kurgulanmıştır.
Kafamızın içindekiler
Yağız Utaş
Kafamdaki sesler susmuyor, gördüğüm halisülasyonlar durmak bilmiyordu. Bir şey tutarken ellerim titriyor ayaklarım tutmuyordu. Heyecanlandığımda hepsi birden oluyordu. Fakat benim gibi birini bile seven vardı... ... Tutup çekmişti sanki beni boşluğun içinden. Mutlu hissettiriyordu. Bu duyguyu hayatımda ilk defa yaşıyordum. İlk defa karnımda kelebekler uçuştu denilen his benide sarmıştı sanki....
Konser..
Su
Sıradan bir müzik öğrencisi olan Lilia,konser günü tek sorunun halihazırda bulunan stresi olduğunu sanarak yanılmıştı...
Boğum
Deleted account
Bu kitap, yolda bulduğum bir günlüğü okumaya karar verdiğim andan itibaren başladı. Bazı satırlar sizi keskin bir aynaya bakar gibi rahatsız edecek, bazı satırlar nefesinizi kesecek. Kimseye gösterilmemesi gereken bir iç döküş, ama artık durduramıyorum: Kendisinden nefret ettiği anlar, boğulmuş hisler, “yetersizim” diye tekrarlanan kelimeler… Bunu okurken bazen kendinizi sorgulayacak, bazen bir parçanızı bulacaksınız. Okumaya cesaret ederseniz, yalnız olmadığınızı fark edeceksiniz. Ama uyarıyorum: Bu kitap, rahatlatmaz. Sadece gerçeği gösterir. Ve evet, yazım hataları var. Kasıtlı. Parantez kapatmayı unuttuğum satırlar bile. Çünkü bu, her şeyi mükemmel yapamayacağımız gerçeğinin bir yansıması.

