“SPRİNGY II” için sonuçlar
Arama sonuçları

KUYU II
Ebru
Kuyu’dan çıkan lanetli kadının defteri kapanalı yıllar olmuştur. Ancak Melis ve Elif’in hayatı, görünmeyen bir gölgenin varlığıyla altüst olur ve kâbuslar yeniden başlar. Genç kızlar, karanlıktan gelen bu tehdidi alt etmek için ürkütücü kuyunun dibine inmek zorundadır.
KUYU III
Ebru
“Karanlık bir yerdir KUYU... Ama asıl karanlık, içimize yerleştiğinde başlar.” Geçmişin toprak altına gömdüğü sırlar, bu kez sadece bedenleri değil, ruhları da çağırıyor. Duru’nun kaybıyla başlayan esrarengiz olaylar, artık sadece bir kasabayı değil, tüm gerçekliği tehdit ediyor. Aynalara yansıyan başka yüzler, geceleri fısıldayan sesler ve gökyüzünü saran sessizlik… Zeynep, Melis ve Elif, artık sadece birer isim değil; Kuyunun yaşayan tarafları. Bir zamanlar “sadece bir kuyu” sanılan yer, artık kimin hayatta kalacağına karar veren bir varlık.
ÜŞÜŞENLER III
Mustafa Öztürk
Gözlerinin sulanmasıyla daldığı bira şişesinden kafasını kaldırdı. Aynı noktaya ne kadar süredir baktığını kendisi de kestiremiyordu. Göz kapaklarına alkolden mi yoksa bir süredir işlevini görmemenin etkisi yüzünden mi ağırlık çökmüştü? Tek başına olmasına rağmen saatlerdir konuşuyormuşçasına başı ağrıyordu. Kalabalığın uğultusu sanki onunla saatlerdir konuşuyor gibiydi. O cevap vermese de bir şeyler anlatıyor gibi. Bazen olur, size konuşma fırsatı sunulmaz bazı konuşmalarda karşı tarafın çok büyük dertleri çok önemli konuları olur. Çevreniz tarafından iyi bir dinleyici olarak göründüğünüz için size konuşma fırsatı sunulmaz. Halbuki konuşmak ne büyük erdemdir. İnsan kendi benliğini en güzel böyle belli eder. İnsan kendi varlığını en güzel bu yolla ortaya koyar. Bazen ise sizin konuşmaya mecaliniz olmaz, artık konuşulacak nokta çoktan geçilmiştir ya da bazı konular için kendinizi yormak istemezsiniz. Hayatınızın belirli dönemlerinde edindiğiniz tecrübeler size olası sonları hatırlatır. Değiştirmeye uğraşmanın hamallık olacağını bildiğiniz için bazı şeyleri savunmaya veya tartışmaya mecaliniz olmaz. Garsonla göz göze gelip pratik el işaretleriyle hesabını istedi. Artık bu gürültünün gazabına dayanamayacağını o da en az kulaklarında kirli sesin edindiği yer kadar iyi biliyordu. Elindeki bira şişesiyle sahilin yolunu tuttu. Saatin ilerlemesi ve henüz daha kış aylarında olması sebebi ile kimseciklerin olmayacağını çok iyi biliyordu. Bu sahil onun kaçış noktasıydı. İnsanlardan, kavgadan, gürültüden, işten-güçten kısacası değer verdiği her şeyden. İnsan bazen en çok değer verdiği şeylerden bile kaçmak ister. Kendine sığınmak, kendi kendine yetinmek ister. Çoğu pek başaramaz bunu eline yüzüne bulaştırır. İnsanlardan uzaklaşmak için bir çatışma olması gerektiğini düşünür. Bu yüzden çevresindeki insanlardan kırarak uzaklaşır. Bir tabutu taşıyacak 4 kişinin olması insanı zengin yapar derler. Bazen insanlar o 4 kişiden bile kaçmak ister. Islak bankı eliyle sildi, bira şişesini yanına oturtup bi sigara yaktı. Hep aynı banka otururdu. Burası hem sahili en iyi gören konum olması hem de insanlardan en uzak nokta olması sebebiyle en sevdiği banktı. Sessizlik içinde sigarasından bir duman daha aldı. Düşünmeye başladı. Sigarasının sonuna geldiğinde neyi düşüneceğini bilmediğini biliyordu. Zihni bir ara bu düşünceye bile kaymıştı. Şubat ayında elinde bir bira, cebinde bir paketin 4 dalı denizi izleyerek düşünüyordu. Bir insan için bundan muhteşem bir an olabilir mi? Zihnin ne düşündüğünü hatırlayamayacak kadar dolu. Tabiri caizse; tıka basa dolu. Bir insanı hayatta kılan tek özelliği budur. Düşünmek. Hep bir şeyleri düşünürüz. Düşünmek isteriz. Kendimizce konular üzerinde planlar yapar, bazen kafamızın içinde kendimizle satranç oynarız. Bazen o kadar doluyuzdur ki ne düşüneceğimizi şaşırır, neyi düşündüğümüzü unuturuz. Düşünmek aslında yarına uyanmak için insanın elinde olan yegane şey gibi. Umutlarımızı bile bazen sadece düşünmez miyiz? Sigarasını bitirip söndürdü. Birasından bir yudum daha almıştı ki gözleri bir anda fal taşı gibi açıldı. Ona adeta can suyu olan bu yudumun bu kadar büyük farkındalık yaratacağını bilemezdi. Oturduğu yeri silmişti.
ÜŞÜŞENLER II
Mustafa Öztürk
Öksürerek uyandı. Nefessiz bırakan bir öksürük nöbetinin sonunda elinin tersiyle gözlerinden gelen timsah göz yaşlarını ve ağzının kenarından akan tükürüğü sildi. Odasının siyah tülleri içerisinden tek bir güneş ışığı bile sızamıyordu. Karanlıktı her yer. Oldukça karanlık. Saat kavramını çoktan yitirmişti. Dolayısıyla hangi günde olduğu da pek bir önem taşımıyordu. Zaten umurunda da değildi. O kadar umarsızdı ki telefonunu en son ne zaman kullandığını bile hatırlayamıyordu. Yatağından istemsizce kalktı. Bedeni artık çürümeye yüz tutmuşçasına yatağına yapışmış gibiydi. Eliyle saçlarını taradı ve var gücüyle kasvet dolu odasından kendini dışarı attı. Yürümeyi yeni öğrenircesine sendeleyerek koridorun sonuna oradan da mutfağa vardı. Dolabı açtığında son uyandığı seferden pek de bir fark yok gibiydi. Mutfak masasından bir sigara aldı. Sigarasını yakarken bir sandalye çekti. Tahta sandalyenin çatırdamalarına karışan kemik sesiyle günler sonra bir ses duymuş oldu. İkinci dumanı çekerken duraksadı. Bir sonraki uyanışında tekrar nefessiz kalıp boğulmamak için odasına geçti. Yatağına oturdu düşünmeye başladı. Ne düşündüğü hakkında en ufak bir fikri yoktu. Sadece beyin hücrelerinin hala çalışabiliyor olması onu rahatlatıyordu. Yatağının köşesinde duran komodinin üzerinden kalem ve not defterini alarak bir şeyler karaladı. 1 ay sonra binaya yayılan kötü kokudan rahatsız olan komşular, kapıyı kırarak içeri girdiğinde kendi kusmuğunda boğularak hayatını kaybeden Mert’in cansız bedenini buldular. Not defterindeyse şu cümleler vardı; “Karanlık... Sanki son sefer her şey daha aydınlık gibiydi. Gözüm daha net etrafımdaki nesneleri seçebiliyordu. Şimdiyse soğuk ve karanlık.”
II. Selim🤙🏻
Deleted account
Sıkıldığım için II. Selim'in hayatını yazıcam (bazı yerler kendime göre olabilir sorgulamayın btw💅🏻
BALODAKİ OLAY II
~sadece okuyorum~
Tara, arkadaşı Alice ile beraber ''zorunlu'' bir baloya giderler. İlginç olan şey ise ilginç bir hapishanenin yanında bakımsız bir düğün salonunda balo yapacaklarıdır. Herkes tedirginlikle içeri girerken balo çalışanları aradan 1 saat sonra herkese içecek verir. Bu içecek herkesi uyutur ve uyandıklarında kendilerini hapishanede bulurlar. Acaba bu Vanessa ile ilgili olabilir mi? Not 1: Kitap yarı textingdir. Not 2: Kitap ithafla bağlantı urup, arada gözünüze çarpacaktır.
THE LAST OF US : PART III
BDAH YAYINCILIK
THE LAST OF US PART III
Metro 2034 Number II of Metro Dmitry Glukhovsky
Rana
Moskova metrosu'ndaki sırrı keşfetmeye hazır mısınız? Moskova metrosu'nun renkli haritalarıyla... Yıl 2034...Nükleer kıyamet sonrası enkaz haline gelen dünyada insan soyu neredeyse tükenmiş, radyasyon yüzünden kentler yaşanamaz halde. O gün Moskova Metrosu'nda yolculuk edenler hayatta kaldı. Dünyanın en büyük nükleer sığınağı olan Metro, insanoğlunun son kalesi. WDNKh istasyonunda yaşananların üzerinden bir yıl geçti. Metro'nun öbür yakasındaki Sevastopolskaya İstasyonu yardım bekliyor. Oraya giden kervanlara ne olduğunu kimse bilmiyor. Yardıma gönderilen, genç Ahmet, kimliğini bilmeyen acımasız avcı Hunter, ölümsüzlüğü hikâyesinde arayan ihtiyar tarihçi Homer'den oluşan küçük bir birlik. Ve onlara yolda katılan Saşa... Metro, onların kaderini bir araya getirdi. Onlar insanlığı kurtarabilecek mi? Yolculuk devam ediyor. Metro 2033'ün beklenen devam kitabı. Moskova Metrosu, romanda anlatıldığı gibi labirente benzer, büyüklüğü ve hatları tam olarak bilinmeyen bir gizemdir. Metroda, devlet ve gizli servislere ait yüzden fazla gizli yeraltı sığınağı bulunur. Sovyetler Birliği döneminde liderleri korumak ya da ülkeden kaçırmak için yapıldığı söylenen Metro-2, Moskova Metrosu'nun bir parçası ve en ünlü efsanelerinden biridir. Esin kaynağı olduğu çok sayıda şehir efsanesi vardır. 1979 Moskova doğumlu Dmitry Glukhovsky, 14-15 yaşlarında kafasında salt bir fikir olarak oluşturdu Metro 2033'ü. Gazeteci olarak Fas'tan Guatemala'ya, İzlanda'dan Japonya'ya kadar neredeyse bütün dünyayı dolaştı. Çernobil'deki bozulan nükleer reaktörü filme almak için bölgeye gitti. Kuzey Kutbu'ndan dünyada ilk kez canlı yayını gerçekleştirdi. Anadili Rusça'ya ek olarak İngilizce, Fransızca, Almanca, İbranice ve İspanyolca da bilmektedir. Metro-2033 kitabı ile 2007 yılında, Kopenhag'daki EuroCon yarışmasında, Avrupa Bilim Kurgu Topluluğu (the European Science Fiction Society) tarafından Teşvik Ödülü'ne değer görüldü. Bu kitaptan uyarlanan aynı adlı bir video oyunu da bulunmaktadır.

ÖZEL GÜÇ YOLCULARI III YENİDEN Uyanış Karanlık küller
Yağmur~
Eserin 1. Kitabını paylaşmayacağım bu 3. Kitaptır hafızalarının silinmesine rağmen aralarındaki bağlar hiç kopmamıştır ama karanlık düşmanlar onları gölün karşısında bekler...

