“Evlat” için sonuçlar
Arama sonuçları
Jelibon
Ecem Ziyagil
Evlatlık alınacağı gün sevinçten gizlice bara giren Elis ve o barda tanıştığı Asil Sarp Özgün. Elis evlatlık alındıktan sonra Asil'in sülalesine alındığını görür. Peki Asil nasıl tanıştıklarını anlatacak mıydı?
Sessiz Anne
Felix
Çok genç anne olan bir kadın ve onun iki evladı ile ilgili biraz aksiyonlu, oldukça macera içeren hikayeleri.
...
hiamruny✯
Evlatlık olduğunu öğrensen ne yapardın? Bir tarafta sana hayatı zehir etmiş üvey ailen, Diğer tarafta seninle güzel anılar biriktirmek isteyen biyolojik ailen.. Seçim yapmak kolay gibi görünebilir ancak ters giden şeyler var.. (Başlangıç ~ 19 Ocak 2024, Cuma Gözümden kaçan yazım yanlışları için kusura bakmayın Yorumlarınızı belirtirseniz çok sevinirim)
Karanlık Varis - Grindelwald & Riddle AU
Vega
Gellert Grindelwald'ın Çoğunluğun İyiliği sloganıyla başlattığı Büyücülük Savaşı umulmadık şekilde kötüye gitmektedir. Ta ki, sıcak bir Ağustos günü ıssız bir ormanda, olağandışı bir oğlan çocuğu ile tanışana dek.
My Lonely Friend
Ekmek
Bir çocuklu bir aile tarafından evlatlık edinilen Lois, yeni kardeşine alışmaya çalışırken ailenin korkunç sırrını öğrenir...
Askerin Kırık Kalbi
Bedia işte
Hayatı boyunca acıların kırık penceresinden bakmış bir askerin hikayesi... -Abi... -Senin artık bir abin yok! Çünkü artık düşman askerisin...
Evlatlık
Yeabokd
Ailesinden şiddet gören pamuk evlatlık veriliyor, bakalım neler olacak
Üvey Baba -Karanlığın -Ardındaki- Işık
Şükriye Ece Kocabaş
"Ondan nefret ediyordum. O ise bundan zevk alıyordu...." Ben Karzan... Ve bu da benim hikayem... Umut ve inanç yerini sağlam bir ihanete bıraktığında henüz 9 yaşındaydım... 16+ içerik uyarısı! Hassas okuyucu uyarısı. Hassas bir yazar uyarısı (: İyi Okumalar Dilerim...

Kardelen Masum Ve Suçlu
Müzeyyen Enseli
“Güneş sadece senin bedenini ısıtamaz. Toprağın o taşlı, pürüzlü, soğuk örtüsünü ısıtır fakat güneş o toprağın altında ki bedenini ısıtamayacak kadar uzak sana...” 10.06.2004 Füsun çimenlere uzanmış, gökyüzünün mavi renginden gözlerini ayıramıyordu. En sevdiği renk, gökyüzünün değişen mavilikleridi. Güneş tam tepesinde, kömür karası saçlarını ısıtyordu. Toprak sıcaktı. Füsun'un, yerdeki güçsüz bedenini ısıtıyordu. Eğer bir gün ölürse, üşümek istemiyordu. Ölünce üşünür müydü? Bilmiyordu. Olurda ölürse yerin altındaki karanlık, ondan güneşi alacaktı. Füsun, soğuktan nefret ediyordu. Ölünce bedeni üşürse ruhu hisseder miydi? Hissederdi. Ölmek ne demekti? Nefesinin kesilip, acı içinde boğulurken, tepkisiz bir şekilde son nefesini vermek miydi? Ne tek bir söz, ne de bir isyan. O gün geldiğinde sessizce, eceliyle ölmeyi umuyordu. Belki o zaman daha az acı çekerdi.
Kızım ve Ben
Kaido the Beast
Kızı için hayatına sıfırdan başlamaya çalışan bir babanın şarkısı. Tüm parasını kaybetse de, en değerliği varlığı hala onunla birlikte. Minik kelebeği ona baktığında hala gülümsemekte. Şu an evsiz ve sokaklarda olabilir, lakin kim bilir? Gelecek bu ikiliye neler getirir.
Yağmur'un Baran'ı
Bedia işte
İki yağmur aynı yerde merhametin çığlıklarına yardım etmeye çalışırken karşılaşıp el ele verirse ne olur?.. Peki ya bu eller kırmızı iplikle birbirine bağlıysa? Yılların sakladığı sır, bir çarpışmayla zelzele oluşturursa?.. Tüm bu soruların cevabı, işte bu kitapta...
Dağınık
Selcan
Ve hayatımı adeta kökünden değiştirecek o cümleyi kurdu, "Yıllar önce yürütülen bir deney için iki Bebek iki farklı aileye verildi. Bir aile başlarda sorumsuz, bilgisiz ve tecrübesizdi. Bir diğer aile ise tam tersine sorumlu, bilgili ve tecrübeliydi. Bu deney insan psikolojisi için yürütülüyordu. Çocukların psikolojisini gerçekten büyüme şekli mi bozuyordu yoksa genlerinden mi geliyordu? Deney ilk başladığında çok mantıklı bir şey yapıyormuşuz gibi gelmişti tâ ki deneyi yürüten en kıdemli görevlinin vefatına kadar..." (...) Saçları altın sarısı, gözleri gök mavisi bir kız çocuğu, üstünde mevsimlik elbisesi yüzünde kocaman bir gülümseme. Abisine koşuyordu kırlarda, minik kahramanına, ona sarıldığında sanki tüm dünya dikilse karşısına hepsini yıkabilirmiş gibi geliyordu. (...) 'Mevsimlik elbisemle, cenaze alayını süslüyordum sanki. Yanımda kocaman, güçlü cüssesiyle abim vardı. Yaşlı bir çınar ağacına yaslanır gibi yaslanmıştım abime. Gözyaşlarım gözlerimden bir bir dökülüyorlardı...'
Rehan
Vuslat
Rehan doğduğu gün yetimhaneye bırakılır ve bir hafta sonra evlatlık olarak bir aileye verilir, ailesi onu çok güzel bir şekilde yetiştirir ve 17. doğum gününde hediyelerin arasında eski bir günlük vardır. Bu günlüğün biyolojik annesine ait olduğunu anlaşılır. Hiç bir şey sandığı gibi değildir...
Ay ışığında gözyaşı
M4RS_MARS
Cinayet şube Atlas Demir. En katı ve şakaya gelmeyen Atlas Demir klasik bir ihbar üzerine gittiği olay hayatını ne kadar değiştirebilir ki?
EJDERHALAR SAVAŞI
Karga
Ejderhalar. Bu kadim antik canlılar özeldir ve büyünün gerçek halleridir. Bu diyarda yemyeşil sık ormanların içinde renkli çiçeklerin arasında kanat çırparlardı. Ama bir gün Ay yeni doğan yavrularını birden beyaza çevirdi. Beyaz yavrular büyüdükçe siyah Ejderhalara bela oldu. Yaydıkları beyaz alev onların ateşini söndürüyor derilerini yakıyordu. Koyu derileri kemiklerine kadar eriyordu. Ve isyan başlattılar. Bir zamanlar Ay'a adar uçup üstüne konan Ejderhalar ona karşı geldi. Bir savaş başladı. Ejderhalar ejderhaları katletti. Ne beyaz ne siyah hayatta kaldı. Ay'ı yok edemeyeceğini anlayan Siyah Ejderhalar yarattığın dünyayı yok ederiz o halde dedi. Dünyanın yarısını ateşe boğdular toprakların altında hala ateşlerinin sıvısı yüzeye çıkıyor. Savaşın sonunda kimse hayatta kalmadı. İki tarafta öldü ama Ay, Siyah Ejderhaları affetti. Ne de olsa onlar ilk yarattıklarıydı ve bazen hata yapabilirlerdi. Onları hayatta tuttu ama karanlığın içinde bir gölge olarak ruhları bedenlerinden yarılmış ve erimiş ejderhaları artık iblis denildi onlar yine çok kızgındı. Ay onlardan güçlerini aldı ve insanları yarattı onlardan aldığı güçleri insanlara dağıttı. Beyaz Ejderhalar, yani saf Ejderha ruhunu barındıran canlılar yeniden diriltildi. Ama bu sefer insan formunda diğerleriyle birlikte. Konuşabiliyor ama uçamıyorlardı. Bu yüzden Ay onlara iki çift kanat verdi derilerini Ejderhalara benzetti gözlerini farklılaştırdı. Bir zamanlar sivri kuyruklu dikenleri kemikleri oldu. Ama o kadar üstün bir ırk bir insan bedeninde kusurlar yaratırdı. Kontrolsüz yakmalar anlık sinir krizleri ile koca bir ormanı küle döndürmeler...
The innocent deaf
FELA SALEH
Maks sağır bir kızdır.ama yinede çok zeki 2 yaşındaykenannesi ölümün ellerindeydi ona evlat edilmesi için bir ailenin kapısınd koyuyor ve............(olayı anlamak için oku)

