İçeriğe geç
Kami

“Demir Yolu Çocukları” için sonuçlar

Arama sonuçları

Demir Yolu Çocukları

SWC

Bir kitabı yazmak istedim, umarım beğenirsiniz

RomanDevam ediyorBilim Kurgu
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler5,0Oylama

Demir güneş

Esma Tatlı

Yağmurlu bir günde sessizliğin içinden beliren bir adam küçük sevimli bir saatçi dükkanıyla karşılaşır yağmurdan uzaklaşmak hemde bu dükkan hakkındaki merakını gidermek için sürgülü kapıdan içeri dalar garip giyimli bir soytarıyı andıran uzun yeşil dantelli yakası olan parlak kumaşlardan parçalar taşıyan orta yaşlı bir kadın bulunmaktaydı kadını gören adam gözlerinden ürkmüştü derin yeşil gözleri garip giyimine eşlik ediyordu adam zihnindeki tün saçmalık dolu fikirleri kenara koydu ve etrafta gezinmeye başladı desenli basmalı köstek her ceşitten ve zamandan saatler dönüyordu ve ilgisini çeken bir şey daha vardı oda dükkanın köşesinde saklanan küçük kulübe şeklinde tahtadan odaydı ama ilk olarak saatleri daha yakınan incelemek istemişti dükkan sahibi adamı pek umursamaz gözlerle takip ediyordu adamsa şu ilginç yerden kurtulmak için aceleyle saatlere göz geziyordu fakat yağmur bi anda şiddetini arttırdı zaten zar zor aydınlanan dükkan yağmur yüzünden karanlığa bürünmüştü Dükkan sahibi adama bir şeyler içip içmeyeceğini sordu adam kabul etmek zorunda hisseti ve kadın kasanın altından kavonozadaki kahveyi pişirmeye başladı oanda adamın gözüne bir saat çarptı içlerinden en garip olanıydı birbirine sarılan iki kız çocuğu etrafında bir kaç çiçekle demir saate işlenmişti bu garip bir köstek saatiydi içini açtığında bir anda garip bir ışık yükseldi ve köstekli saatin ikinci kısmında adamın suratı belirdi bi kaç saniye sonra gözden kayboldu konuk adamın süliyeti aceleyle kahveleri getiren dükkan sahibi adamın elinden hızla saati kaptı pek anlam veremeden bu olaya kahvelerini yudumlamaya ve saçma bir şarkı mırıldanmaya başladı kadın elindeki sigaradan adama uzattı ve bi anda kahvesini bitirir bitirmez dükkanın köşesindeki tahta odaya yürüdü adam artık bu garipliklerden usanmıs ve gidecek bir yeri olmadığından kadının yanına gidip neler olduğunu sorgulamak istemiş ve odaya girmek için son adımını atmış kapı o kadar karanlıkmış ki neredeyse kuş yuvası kadar olan alanda hiç bir şey gözükmüyormuş ve adam sağlam adımıyla upuzun bir kuyu yada muazzam bir boşlukta aşağı yuvarlanmaya başlamış bu boşluğun sonlu olup düştüğünde canının ne kadar acılacağını ve bu dükkanda bir terslik olduğunu iyice anladığını düşünmüş elbbeteki olacaklardan habersiz adam.ve bi anda ciğerine yaprak ve tuzlu yosun kokusu dolmuş bu koku bi anda adamın bilincini ellerine almış ve adam uyandığında kendini bir kavanozun içinde bulmuş o kadar küçükmüş ki bu kavanoz adam buraya nasıl girdiğini anlayamamış bu yapışkan kaplı sıvının içinde bir kavanozda [ ] Bedenini yitirmiş hissiyle başbaşaydı ve dükkan sahibinin o saçma şarkısını duymaya başladı korkudan kendini sarmaya çalıştı ama ne eli ne ayağı vardı sadece aklıyla yaşadığını ve o yapışkan sıvının kendisini içine alarak ona dönüşmüş gibiydi etrafında rengarenk soytarı kıyafetleri vardı tıpkı dükkan sahibesinin kıyafetleri gibi çığlık attıkça kavanoz derinleşiyordu ama boğazını bille hissetmiyordu koca bir boşlukta yalnız başındaydı ve kadının gölgesi belirdi kavonoza dogru elinde o garip köstekle yavaşça yakınlaşıyordu kavanozu açtı ve adam kendini yüksekte hissediyordu havaya karışacak kadar hafifti ve bi anda kavonoza saldı saati yavaşça dönen kollar akrebi yelkovanı adamın varlığını içine çekti bir zamana dönüşmüş gibiydi adam ve bi anda kollunun geri geldiğini hisseti bu duruma sevinecekken o ürkütücü kadının şarkısının devamını duydu sözleri anlaşılmıyordu ama içinden seçilen kelimeler vardı kız ceviz ağacı ve mavi rengi son kelimeyi duyduğunda çoktan bir demire halatla bağlanmıştı çığlık atıyordu ama sesi kadının şarkısıyla birleşiyodu ensesine kadar gelen bu ses arkasındaki nefesle atıyordu ve bir kız çocuğu karşısına belirdi bu saatin üzerindeki iki kızın bir tanesiydi o kadının sesinde bir kaç kelime söylüyordu ve hepsi birbirinden alakasızdı ve kız bir anda üzerini çıkarmaya başladı yeni kıyafetleri giydi turuncu bir maskot elbisesi sonra tekrar değiştirdi ve sonra tekrar en son mavi uzun yakası suratını kapatan devasa bir elbiseydi son duyduğu sözlerdeki imgelerden oluşan birhayalde olduğunu hisseti ve küçük kız adama yaklaştı kardeşimi sen öldürdün diyerek hıçkıra hıçkıra ağladı ve bir anda adamın dudağına yapıştı küçük kız adamı öptükçe vücudunun kabuk bağlandığını hisseti adam bu küçük öpücük onu rahatlatmıştı söylediklerine anlam veremiyordu ama kabuklaşmis bedeni demir parçasıyla yükselek demir bir orkideye dönüştü ve kız toprağı kazanmaya başladı ölü kardeşini çıkarttı ve orkidenin üzerine tırmandı kucağındaki kardeşiyle onu ağzıyla parçalara böldü orkidenin polenlerinin içine attı orkide uzuyordu uzadı ve en sonunda kadının sesi şarkıya devam etti katil olmak için bir bilincin yok diyordu saçma bur zaman diliminin içinde aklını yitiren bir orkide çiçeği olmuştu küçük kızın kanları köklerde toplandı adamın ruhu küçük bir kıza aktı ve kardeşi olan küçük kız kardeşine sarıldı çıplak bedenine dükkan sahibinin kıyafetini giydirdi ve onu bir askıya astı küçük kızın içindeki ruh kardeşine uymak zorundaydı ve küçük kızın dolabında binlerce kardeşi vardı ve adam bilinci olan tek kardeşti o kötü kızı boğazlamaya çalışıyordu ama küçük kızın masum gözleri bunu yapmasına engel oluyordu ve bütün kardeşler karanlığa yükseldi adamın ruhunu yakaladılar ve yağmurlu sokağa geri fırlattılar adam küçük bir kız halinde sokakta tek başına kalmıştı ailesi bu duruma inanmayacaktı bile bedenimi kendi iradesiyle oynatamadığını öğrendi ve evine doğru yürüyordu bilmeden ve evinin oradaki taş yola bi anda düşü verdi ve düştüğü yerde bir orkideye dönüştü yaparaklari r Rüzgarla kıpırdadıķça başka kardeşin bedenine geçiyor ve farklı zamanlara mekanlara uçuyordu delirdiğini düşündü ama her şey için cok geçti iradesiz bir maviydi şarkılar asla susmadı ve tekrar tekrar günler eşiğine sıkıştı

RomanDevam ediyorDram
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Demir'in sessizliği

Hilal Kılınçaslan

Bazı cinayetler bağırarak işlenir bazıları ise Sessizce gömülür Demir sesizce gömülmüş karanlık bir Sırrı açığa çıkarıldığında Artık Hiçbir şey eskisi gibi olmaz peşine düşen Gölgeler kapanmayan yaralar ve yanıtlanmayan sorular gerçek sandığından Çok daha yakındır ve Bazen en büyük tehlike kimsenin suçlu olmadığına inandığın yerdir Demir geçmişinden kaçtığını sanırken kendini karanlık bir oyunun tam ortasında bulur görünmeyen bağlantılar sessiz tanıklar ve üstü gizlenmiş cinayetler her bölümde açılan yeni bir kapı onu hem gerçeğe Hem de kendi karanlığına biraz daha yaklaştırır Demir ilerledikçe anlar ki bazı cinayetler işlenmez örtbas edilir Bu hikayede hiçbir karakterde göründüğü gibi değildir Sessizlik ise en büyük suç ortağıdı

RomanDevam ediyorDram
0Görüntüleme0Beğeni5Bölümler

İKİ DEMİR ARASI

Nil Göktepe

20. yüzyıl Avrupa'sı; din savaşlarının sekülerleştiği, benmerkezci düşüncenin yayılmaya başladığı dönemlerdendir. Merkezi mutlak monarşilerin kurulduğu,Hollanda Altın Çağı'nın ve Bilimsel Devrim'in yaşandığı bir dönüşüm dönemidir. Feodalizmin yerini ulus devletlerin ve merkantilizmin aldığı bu çağda, kıtanın kaderini devrim niteliğinde gelişmeler şekillendirdi. Gelişmelerden çok sonra ikonik Fransız idam aletinin insanların eline geçtiğinde bir başka insanın hayatını elinden alabileceği hakkında bir sunum algılayabilirsiniz.

RomanDevam ediyorTarihi Kurgu
0Görüntüleme0Beğeni1Bölümler

YOL

Ayşe

Bu bir yolculuk hikayesi . Kendini ve dünyayı keşfetmek isteyen bir kızın iç ısıtan anıları🩵

ÇizgiDevam ediyorRomantik
100Görüntüleme1Beğeni0Bölümler

iki Yol

Rufetrufet Rufet

Hikaye aylin adlı kızdan bahis ediyo aylin bir gege uyurken rüyasına bir varlıqın geldiğini görür uzun tırnaklı ve gildi gegedende karanlık bir varlığın aylin uyudunda yavaşbir şekilde gelip aylinin boynyna tırnağıyla cizer sora elindeki koliyeyi aylinin boynuna takar aylin uykudan kkorkmuş şekilde uyanır ve aynaya bakar boynunda aynı cizik vardır ve o koliye boynundadır cıkarmaya calşr ama cıkaramaz olaylarda budan sora başlar

ÇizgiDevam ediyorRomantik
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Kalbimin Demir Yoncası

Patulya yani kar tanesi

Miran ile burada olduğu her akşam yaptığımız gibi mutfağımızda davlumbaz ışığında oturuyorduk. Miran'ın bir sıkıntısı vardı belliydi. Ona baktım "Sevgilim, sorun ne bilmiyorum ama çıkar hadi ağzındaki baklayı." dedim. Bana baktı. Bakışı her zamankinden farklı suçluluk ile kaplanmış bir mutluluk gibiydi. Herkesten gizlediği o bakışları yalnızca bana karşı bir bulutla kapatmıyordu hislerini. "Dora, ben bir şey yaptım." dedi. Korkmaya başlamıştım. Devam etmesi için gözlerine baktım. Ellerimi tutup sözlerine devam etti "Ben istemediğini bile bile buldum onları." dedi. Dona kalmıştım. Bahsettiği beni yetimhaneye bıraktıklarını düşündüğüm öz ailemdi. Neden yapmıştı ki? Bu yaşıma kadar kimsesizdim. Şevval'in ailesi pekala ebeveynlik yapmıştı ama kimseye anne dememiştim. Kimsede "anne"ya da "baba" sıcaklığı almamıştım. Ailem Miran Demir'di ve bana yeterdi. Seneler sonra neden bulmuştu ki? Miran'a hala bir cevap veremiyordum. "Mehru'm ben tanıştım onlarla sandığın gibi değil." dese de dinlemedim. Kalkıp balkona gittim. İnanamıyordum. Ailem vardı ve benim sandığım gibi beni isteyerek bırakmamışlar mıydı? Artık kimsesiz değil miydim? Beni severler miydi? Bana alışırlar mıydı? Peki ya ben? Ben onları sevecek miydim? Alışabilecek miydim? Ya da anlaşabilecek miydik? Bilmiyordum. Ne benim onları ne de onların beni kabul edebileceğini düşünmüyordum. Yanılacak mıydım? İyi olacak mıydık? Yoksa kötü olursak Miran aylar önce bu şehire gelip işe başladığımda şahsıma yapılan saldırıdan kurtardığı gibi şimdi de kurtarır mıydı? Ben Dora Ekinci önce Demir olacaktım ve sonra belki kızlık soyadım değişecek onlara ait olan Akpınar olacaktı. Bilemiyordum. Bilmiyordum ama öğrenecektik. Hep beraber yaşayarak görecektik. Ya sen? Öğrenirken bize katılmak ister misin?

RomanDevam ediyorGenç Kurgu
5Görüntüleme0Beğeni5Bölümler

DEMİR KALPTEKİ ÇATLAK

Gülhan Bugahan

Kumral saçları karın üzerine dağılmış ve yüz üstü duruyordu. Yavaşça ilerlediğimde açıkta kalan boynunda ve alnından çenesine doğru akmakta olan kanlar vardı. Beyaz teninde kanın rengi vardı... Hareketsiz duran bedene doğru ilerlemeye devam ederken içimde büyüyen endişe ruhumu yutmak istiyordu. Korku, kalbimi deli gibi attırıyor, nefes alışverişlerim sıklaşıyordu. Bedenin yanına vardığımda ise yüzünü görmeye çalıştım lakin saçları örtülü olduğu için bunu başaramadım. Titreyen parmaklarımla hareketsiz bedenin kolundan tutup hızla çevirdiğimde bir çuval gibi yüzünü dönüp yığılmıştı. Birazda olsa açılmış yüzünü görünce gözlerim dehşetle açıldı bu kez. Nefesim kesilirken bedende bakışlarımı gezdirirken kalbinin oyulmuş olduğunu gördüm. Dudaklarımdan ormanı ayağı kaldıran bir çığlık firar etti. Ağaçların dallarına gizlenen kuzgunlar, bu acı dolu çığlıkla gökyüzüne doğru feragat etmişlerdi. Haykırışım dağların eteklerinde olan karları devirmek üzereydi neredeyse.

RomanDevam ediyorFantastik
1Görüntüleme0Beğeni1Bölümler

Demir Atlı Prens

Sumeyra Mammadova

Erkek kardeşimle asla gerçek kardeş gibi olamamıştık. Sanki düşmandık; o, bana zorbalık yapmaktan adeta zevk alıyordu. O ve onun ucube arkadaşları, beni insan yerine koymuyor, her fırsatta beni aşağılıyorlardı. Bu durum, sinirlerimi alt üst ediyordu. Ancak birisi hariç... O, diğerlerinden çok farklıydı. Onun gözlerinde bir şey vardı, bir sıcaklık, bir anlayış. Bana oyun mu oynuyordu? Yoksa gerçekten farklı mıydı? Eğer oyun oynuyorsa, çoktan yenilmiştim. Kalbim, hislerim, ona karşı savunmasızdı.

RomanDevam ediyorRomantik
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

DEMİR KULE'NİN VARİSİ

Ece

Krallığın en güçlü savaşçı hanedanı Demir Kule Ailesi, tek bir gecede katledilir. On yedi yaşındaki Ayla, ailesinin ölümünden kurtulan tek kişidir. Fakat yıllar sonra öğrendiği gerçek, her şeyi değiştirir: Katliamın arkasında krallığın en güçlü soyluları vardır. Ayla, sisli ormanlarda yıllarca savaşmayı öğrenir. Artık eski Ayla yoktur. İntikamını almak için ölü bir ailenin kayıp varisi olarak sarayın genç soylularını yetiştiren akademiye sızar. Fakat akademide herkes göründüğü gibi değildir. Birileri onun kim olduğunu biliyor olabilir. Ve Ayla'nın sandığından çok daha büyük bir sır, ailesinin katliamının arkasında saklanmaktadır.

RomanDevam ediyorFantastik
28Görüntüleme26Beğeni7Bölümler5,0Oylama

O çocuk

Şule

Kiminin hikayesi macera ile başlar kiminin aşk ile veya başka bişey ama benim hikayem aşk ile bitti.Yada ben öyle sanmıştım... Merhaba ben Melek korkut adımı hiç sorgulamadım.Neden sorgulayayım ki delimiyim ben yada deliyim delirdim yada delirttiler bunuda hiç düşünmedim... Hahaha depresyon günüme hoş geldiniz dedim parkta tek başıma otururken. birden aglamaya başladım sebepsizce yagmurun altında. "Depresyona girmiştim sonuçta aglamam gerek gülmem degil diye bagırdım kendime yaşantıma, aileme, dostlarıma bütün hayatıma." Allah'tan parkta kimse yoktu yoksa çok fena rezil olurdum diye düşündüm aglayarak eve doğru yürüdüm. Daha mahalleye girmeden göz yaşlarımı silip eski neşeme kavuşmaya çalıştım en azından numara yapmam gerekiyordu. Numara yapmayı bırakırsam ailem fark ederdi. Eve varmıştım kapıyı çaldım içimi endişe sarmıştı ya kapı açıldığında annem numara yaptıgımı anlarsa diye. endişem kısa sürmüştü annem kapıyı açtı ve "hoş geldin kızım"dedi gülümseyerek. bişey farketmemiş olmalıydı "hoş buldum" dedim ve içeri geçtim babam geldimi diye düşünürken içerden ses geldi "kim o" bu ses babamın sesiydi babamın yanına gittim ve ıslak bir melek geldi diye bagırdım espiri yapmaya çalışmıştım o halde ancak bu kadar oluyordu.Hemen odama gittim kıyafetlerini alıp duşa girdim sıcak suyun altında rahatlamıştım tüm sinirlerim yatışmıştı duştan sonra yatagıma girdim ve depresyon kutumu açtım içindeki çikolataları yemeye başlamıştım yerken uykuya dalmıştım. Yarın sabah okulum vardı. yaz tatilindeyiz ne okulu dediginizi duyar gibiyim aslında bu yaz kursu lgs'ye hazırlıktı ve bende mecbur gitmem gerekiyordu sabah babama yürüme gideceğim diyip evden çıktım yol uzundu düşünmem gereken şeylerde çoktu bu konuda şanslıydım. Yürürken gözlerim doldu arkadanda bir ses"bu gün demi depresyondasın yoksa"bu sesi tanımıyordum arkamı hızlıca döndüm sarı ve kıvırcık saçlı açık tenli bir çocuk gördüm karşımda simsiyah ve bol giyimi ile beni şok etmişti çocugun yüzüne şaşkınlıkla bakarken refleksle "sen kimsin" dedim "Ben karan " "Karan mı?" "Bu kadar şaşırdığına göre ilk defa duymuş olmalısın" "E-evet" "Hmmmm:) " Kısa konuşmanın ardından bişey demeden yürümeye başladım.okula vardıgımda kızlar kantinde oturuyorlardı yanlarına gittim ve konuşmaya başladık zil çoktan çalmış olmalıydı kızları zorla kaldırıp derse girdik derslerde çok sıkıldık. "Son derste bittigine göre ne yapacaksınız"dedi eslem"Eve gidicez "dedim şaşkınlıkla başka ne yapmamızı istiyordu ki"okulda kalıp oyun oynamaya ne dersiniz"dedi aslı biraz düşündükten sonra herkes kalmak istediğini söyledi benim telefonumla sırayla ailelerimizi aradık ilk meltem aradı meltemin ailesi baskıcıdır herkes cevabı bilmesine rağmen bekledik meltemin ailesi izin vermemişti meltem bizimle kalamayacagını söyleyip evine gitti sıra Eslemdeydi Eslemin aileside baskıcıydı melteminki kadar olmasa da Eslem annesini aradı ancak 1 saat izin almıştı. Bahar kendi telefonundan aradı annesini o izin almıştı Bengü evet sıra Bengüdeydi ama Bengü ailesinden izin almadan okulda kalmıştı çünkü ailesi izin vermiyecekti ama o saatte evlerinde kimse olmadıgı için farkedilmeyecekti Eslem,Bengü,bahar ve ben izin almıştık iki kişi kalmıştı Bengünün kuzeni yani duruda kalacaktı zaten Bengü bişey yapınca otomatikmen Duruda yapıyor.Son bir kişi kalmıştı Asya Asyaların evi uzaktı buna rağmen şansını denedi ve izin aldı ama dağıldıktan sonra evine degil ananesine gidecekti.herkes izin aldığına göre okulun bahçesine geçtik ve bengünün topuyla aynamaya başladık aradan yarım saat geçti ve arkamdan gene aynı ses tonuyla aynı ses "Ooo voleybol " Bu karan'ın sesiydi duyunca birden arkamı döndüm ve baktım Bengü hemen"evet voleybol oynamak istemisin?"dedi Ve karan hemen bize katıldı Duru ve Bengü Karan'a sorular sormaya başladılar karanda kısa kısa cevaplar vererek meraklarını gideriyordu bi süre sonra top sadece karan duru ve bengünün arasında dönmeye başladı ben ve digerleri buna çok sinirlendik bunu ortama her erkek girdiginde yapıyorlardı "Ben oynamıcam"dedim sinirle merdivenlere oturdum Asya,Eslem ve bahar oyundan çıkarak yanıma oturdular hepsi sag tarafıma oturarak konuşma başlattılar bense Bengü,Duru ve Karanı izleyerek bu kızların neden böyle yaptıklarını düşündüm her seferinde böyle yapmaları çok sinirimi bozmuştu biz kantine geçiyoruz diye bağırdık Bengüyle Duruya tınlamadılar bile.Çekirdek ve cipsi aldık bir masaya oturduk dedikodu yapmaya başladık aniden karan geldi sandalye çekip yanıma oturdu "Selam"dedi "Selam"dedi Asya bütün saflıgıyla Ardından Duru ve Bengü geldi Karan"kusura bakmayın izin almadan oturdum"demeye kalmadan Bengü"sorun yok oturabilirsin"dedi Çok sinirlenmiştim çantamı alıp masadan kalkmıştım cebimden telefonumu alıp bestime yani nisaya yazdım nisa görmemişti telefonumu cebine attım yürümeye devam ettim arkamdan karan gelmişti cebimden telefonumu almaya çalışıyordu "Napıyorsun"dedim merakla "Telefonun düşecekti"diyerek elime verdi ben tekrardan telefonu cebime koydum ve "Düşmez ben her zaman eşofman giyiyorum ve cebime koyuyorum" "Hmmm biraz sinirliyiz galiba" "Ne siniri ben sinirli falan degilim"dedim ve telefonum çaldı besttim arıyordu hemen açtım karan hala yanımdaydı konuşmamızı duymasını istemediğim için bestime müsait olmadığımı onu daha sonra arayacagımı dedim ardından büssürü mesaj geldi kızlar atmış olmalıydı ne diye baktım mesajların hepsi karanla ilgiliydi endişelendim çünkü karan hemen yanımdaydı telefonun ekranını hızlıca kapattım ardından alaycı bir ses tonuyla "Kızlar beni çok begenmiş olmalı"dedi "Ne alakası var "diye çevirmeye başladı ama çoktan mesajları görmüştü "Mesajları hepsinde benim adım var " "Dünyadaki tek karan senmisin hem yazım yanlışı da yapmış olabilirler" "Hahaha tamam tamam dünyadaki tek karan ben degilim " "Komik mi?hem sen hala benimle nere geliyorsun" "Ben evime gidiyorum de sen nere" "Karan dalga geçme benimle nereye gidiyorsun"diye bagırdım "Evime gidiyorum dedim ya " "Senin evin nerde?" "Sizin evin karşısında" Şaşkınlıkla"neee"diyi verdim "Ne yani karşı komşuna böylemi davranıyorsun ne kadar kabasın peremses" "Ne premsesi iyi misin"dedim şaşkınlıkla hala olanları atlamamıştım "Eee adını söylemdin ne diyim ki sana karşı komşu mu?" Sanırım burda biraz haklıydı ama premses de dememeliydi "Tamam ben Melek korkut oldu mu" "Oldu oldu hemde çok güzelll" Konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım eve varmıştık artık ben içeri geçtim hemen karan ise benim eve geçmemi bekliyordu sanki.hemen odama geçtim ve kızlardan gelen mesajları okudum gerçekten hepsinin içinde karan kelimesi vardı hepsi etkilenmiş olmalıydı guruba bişey yazmadım çok yorulmuştum odamdan çıkıp yemek yedim ve bir kupa suyla odama geldim ders çalışmaya başladım odamın penceresi ve perdesi açıktı tam derse başlamışken penceremden içeri kağıt uçak geldi endişe ve merakla penceremden karşı tarafa baktım karşımda duran karan'dı karşı komşunum derken dalga geçmiyormuş. ardından 1 tane daha kağıt uçak attı kağıt uçakların üstünde mesaj vardı hepsini teker teker açtım ve okudum yüzümü bir tebessüm sardı uçakların hepsinde başka mesaj vardı ve göndermeye devam ediyordu elimle dur işareti yapmama rağmen durmamıştı en sonunda penceremi kapattım.yeni gelen uçaklarda ki mesajlarıda okumaya başladım her birini okurken yüzümü bir tebessüm sardı en sonuncu uçakta bir numara vardı altında öyle bir not Bu benim numaram ne zaman depresyona girip parkta ağlamak istersen arkandaki bankta oturuyor olucam küçük premses Karşı komşun karan:) Notu okuduktan hemen sonra camdan baktım hayla ordaydı perdemi çekip içeri girdim ders çalışmaya başladım annen mutfaktan seslendi "Kızım karşı apartmana birileri taşınmış gelse pasta börek yapıp hoş geldine gidelim giderken sevim teyzeleride çagrırız "bunu duyar duymaz yerimden irkildim anneme itiraz etmeye başladım ama annem beni dinlemedi sevim teyzeleri çağırdı sevim teyze yanında kaan'ıda getirmişti birazda olsa sevindim kaan benim bebeklik arkadaşımdı sevim teyzeyle annemde öyle onlarda da çocukluk arkadaşıymışlar bizde kaanla birlikte büyüdük.annem pasta börek yaptı ve akşam üstü hoş geldine gittik kapıyı karan açmıştı bizi öyle görünce şaşırmıştı annem "annen evde mi ?"dedi karanda "malesef annem işte buyrun içeri gelin "dedi içeri geçtik annemle biraz konuştu bizde kaanla aramızda konuşuyorduk annemler birden kalktı bizde kalktık sonunda gidiyorduk tahmin ettiğinden daha iyi geçmişti tam çıkarken "Siz gitmeseniz olurmu tek başıma canım sıkılıyor "dedi karan Kaan bana baktı bende bişey demiyimce sevim teyzede siz kalın dedi ben itiraz ettim "ben kalamam ders çalışmam gerek" kaanda beni onaylarcasına kafasını salladı "Burda çalışabiliriz yada isterseniz dışarı çıkarız"dedi sinirli bir şekilde karana baktım "Olur"dedi kağan bende mecburen orda kaldım karanlarda büssürü test kitabı ve kalme vardı annemlerin yaptıgı yemeklerden getirdi karan ders yapmaya başladık telefonuma bildirim gelmeye başladı hemen açıp baktım karan bana bakıyordu bildirimlerimden rahatsız olmuş olmalıydı mesajlara baktım kızlar karanla ilgili konuşuyorlardı kimsenin karanın karşımda oldugundan haberi yoktu hemen foto attım guruba karanı çekmiştim neden yaptığımı bilmiyorum açıkcası bi anda çekmeme rağmen karan çok güzel çıkmıştı.kızlar gurupta kuduruyorlardı sanki bizim evin karşısında oldugumu söylesem hepsi ışınlanacak gibiydi. "Melek birşey mi oldu"dedi karan "Yooo ne olacak ki kızlarla konuşuyorum " dedim endişe içinde sanki onu çektiğimi anlamıştı "Hmmm pekala bınaldıysanız dışarıya çıkabiliriz" "Benim için farketmez "dedi Kaan "Bence çıkalım çıkalım ben çok bunaldım çünkü"dedim bi anda "Hadi çıkalım o zaman"dedi karan eşyalarımızı toplayıp çıktık dışarı ben ordan ayrılmayı düşündüm ama yanımda kaanda vardı onu bırakamazdım bana çok kızardı amaaa orda arkadaşlarımla karşılaşsam hemen guruba yazdım "Kızlar ben parka geçiyorum gelmek isteyen gelsin konuşuruz" atmakla atmamak arasında çok kararsızım attım gitti artık acaba kim gelecekti yada geleceklermiydi gelmeyabilirlerdi umarım gelirdiler 1 kişide olsa.parka gittik karanla Kaan konuşmaya başladılar bende saf saf etrafa bakıyordum karşımda bengüyü gördüm sevinsem mi üzülsem mi bilemedim bengüydü sonuçta gene aynısını yapacak biliyordum ginede çaktırmadım bengü "selammmm" dedi mutlu bir ses tonuyla "selam"dedim bengünün yüzü düştü sanki bana dememişti hahah tabi bana dememişti yanımda kaanla karan vardı ama ikiside bengüyü takmamıştı Bengü onlara sürekli laf atıyordu her seferinde de tersliyorlardı çaktırmasamda bundan zevk alıyordum. Bi anda gök gürledi sanırım yapmur atıştırcaktı "Gidelim mi?"dedi karan kimse cevap vermeden kalktık bi anda yağmur başladı karan ve Kaan ceketinş çıkartıp şemşiye şeklinde kullandılar ikiside benim üstüme tutuyorlardı Bengü kendi ceketini çıkarıp kendini örttü bengi bana kötü kötü bakıyordu "ne oldu" diye sordum bengüye "İstersen benim ceketini al öyle rahat edemessin sen"diyi verdi ben bu kadarına da şok olmuştum şok içinde yüzüne bakarken karan girdi lafa "sen al benim ceketimi kendine tut ben ıslanmayı seviyorum"şaşkınlıkla ona bakarken"asıl sen al ben alışkınım" dedim karan beni dinlemeyip ceketini bana giydirdi ve şapkamı kapattı kaanda ceketini giymişti benim ıslanmıcagımı garantilemişti sonuçta karan eve gidene kadar sırıl sıklam olmuştu üzülmüştüm ona ama kendi istemişti. Bengü yarı yolda bizden ayrılmıştı sonra bi arka mahallemizde oturan kaanı bıraktık ve yanlız kalmıştık "üşüdüm mü "diye sordum"ne üşümesi ya yanından bile geçmiyorum " "dalga geçme ama soru sarmak la ben hata ettim " "kusura bakma premses " "Bana bi daha premses deme fena fena olacak heeee!" "Tamam tamam sakin ol premses" "Yaaa offff anlama özürlüsümüsün acaba?" "Hıhhh evine geldik son durak" "Bunun cevabını alıcam"diye bagırdım ve eve geçtim eve girdiğimde sırıl sıklamdım haliyle annemde ne oldugunu sordu en kısa haliyle cevap verdim annem halimize güldü tabi ki bende hemen ılık bir duş aldım yaz yağmuruydu sonuçta hasta olcak halimiz yok duştan çıkınca yarın için hazırlık yaptım gene okula gidiyordum içimden dua ediyordum bi daha karşılaşmamak için zaten aynı yaşta da değildik annemle konuşurlarken duydum aramızda 3,4 yaş var tek duam aynı sınıfta ve okulda olmamamızdı bizim okulda degilse o zaman neden geçen gün bizim okulda takılıyordu ve nerden biliyordu bizim okula büyükler geliyor ama yeni taşınan birinde bu kadar cesaret beni şok etmişti.gözlerimi açtıgımda sabah olmuştu sanırım bunları düşünerek uyumuştum bi anda aklıma okul oldugu geldi hemen saate baktım geç kalmıştım 5 dk içinde hazırlanıp çıktım yolun yarısını koşarak geçirmiştim içimde biraz pişmanlik hissi vardı keşke yatıp uyusaydım geç kalmışım bu yoluda çekmemiş olurdum gibisinden ama artık çok geçti.Okula vardığımda ders başlamıştı bende kantinde oturup zilin çalmasını bekledim 20dk kadar bekledim tenefüs zili çalar çalmaz girdim hocaya açıklama yapmak zorunda kalmıştım ama ne dersem inanmıyacaktı bende hocadan kaçtım zaten onunla bu gün 1 saat dersimiz vardı onuda girmemiştim öğretmenin odasına ğirdigini görünce rahatladım ve sınıfa çıktım.sınıfata kimse yoktu rahatça eşyalarımı yerleştirdim ve keyfime baktım neredeyse bütün dersler boş geçti keşke gelmeseydim kurslara sadece uykumdan oldum eve gitsemde yatsam diye düşünürken birden bire son dersin zili çaldı ne çabuk çalmıştı hemen eşyalarımı toplayıp kızlarla çıkışa doğru yürüdüm kızlar gene okulda kalsakmı diye konuşuyorlardı kendi aralarında benim ise tek derdim eve gidip yatmaktı düşünürken yürümeyi unutmuşum bahar seslendi bana "Gelmeyi düşünüyormusun" Cevap vermeden hızlı adımlarla onlara yetiştim aralarındaki konuşmada okulda kalacaklarına vardım ben ise eve gidip yatacaktım tekliflerini red etmek zorunda kaldım. Kantinde karanı gördüm onu görmeyi beklemiyordum kalbim yerinden çıkacakmışcasına atıyordu ilk defa böyle birşey olmuştu şaşırmıştım birden bire kızlara dönüp "Yada bende kalıcam yatak kaçmıyor ya sonuçta" Diyi verdim Bengü ve duru haricinde ki her kes gülmeye başladılar sanırım kantindeki karamı görmüşlerdi ve onun için kaldıgımı sandılar ama yani alakası bile yoktu mantıken canım öyle istemişti "Ne gülüyorsunuz söyleyinde bizde gülelim dimi " "Aaaaa kantinde de kim varmış"diyerek olayı kapatmaya çalıştı Bengü çünkü konunun nereye geleceğini biliyordu ya bu olay onu rahatsız ediyordu yada o durumda bana yardım etmek istedi ama bence o durum hoşuna kaçmadı "Kim varmış Bengü?" Bengüye kocaman alkış olayı kapattı ilk defa bana iyilik yapmış oldu ilk defa bir çocuk için

RomanDevam ediyorRomantik
100Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

O Çocuk

ceren

okukda tanıdığım cocun hayatıma ne katabilirki ?

RomanDevam ediyorRomantik
104Görüntüleme2Beğeni0Bölümler

Çocuk

Bedia

Üç arkadaş parkta oynarken yanındaki adamların konuştuklarını duyarlar ve etkilenirler plan yapıp akşam buluşurlar....

ÇizgiDevam ediyorAksiyon
100Görüntüleme1Beğeni0Bölümler

çocuk

Mehmet can

çocuğun geleceğiyle ve geçmisiyle ilgili

ÇizgiDevam ediyorMizah
1Görüntüleme1Beğeni0Bölümler

Çocuk

Minn

Sıradan bir çocuğun hikayesi sadece mutluluk isteyen bir çocuk ailesi ile olan büyük bir sorunu yüzünden evden ayrılmak zorundadır. Evden ayrıldıktan sonra başına gelen tehlikeleri ve başından geçen maceraları anlatıyoruz.

RomanDevam ediyorFantastik
1Görüntüleme0Beğeni0Bölümler5,0Oylama

Çocuktum

Ayşegül konu

Bir çocuğun okuyuculara içini döktüğü bir yazıdır,çok kısadır!Hemen okuyup beni an bile olsa anlamanızı rica ediyorum!!!

RomanDevam ediyorŞiir
1Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Çocuk

Ecrn_yldrm

Babası tarafından şiddet gören anne ve kızın aşkı buluyor ve...

RomanDevam ediyorRomantik
1Görüntüleme1Beğeni0Bölümler

Çocuk

Deleted account

bir çocuğun ev içinde yanlızken yaşadığı aksiyon

RomanDevam ediyorKorku
6Görüntüleme3Beğeni1Bölümler

Çocuk.

𝕸𝖎𝐿o!

┌__~~~~~~~~~~~~__┐

RomanDevam ediyorKorku
5Görüntüleme1Beğeni0Bölümler5,0Oylama

Bir çocuk

Elif Uysal

Merhaba kendi hikayemi anlatcam evet komik olabilir ama okumalısın. Ben hiçbir zaman çocuk olmadım olamadım 6 yaşında en büyük eglencem ananem ile bahçeye gitmek oldu hayatımın yarısını annanemle geçirdim ona birşey olursa galiba benim çocukluğum biter her akşam annem beni almaya gelmesini bekliyordum camın sağ köşesinde hep şevkat istedim arkadaşlarım tarafından hep dışlanan biri oldum ne bilim hep yanlız oldum her gece yastığıma gözyaşı dökerdim neden sevilmemki neden onlar gibi değilim diyordum gün gelcek devran dönecek diyordum ve döndüde herkes peşimde oldu nefret eden herkes birkaç yıl içinde en güzeli oldum peki neden kimse benim ne yaşadığımı bilmiyordu kimseyle iletişim kuramiyordum insanlar tip tip bakışlara nefret dolu bakışları görmek istemiyordum benden nefret ediyordun şimdi neden seviyorsun birini sevmiştim evet çok sevmiştim ne bilim rüyamda yemek yerken uyurken video izlerken okulda heryerde o vardı sadece o olsun demiştim bazen istediğimiz herşey olmuyor dimi sana anlatmak istediğim şey biri senle dalgamı geçiyor bırak geçsin sen kazanırsın birinimi seviyorsun kimseye söyleme kendin yasa herkes senin için ölür hiç merak etme sen gerçekten değerlisin bırak onlar unutsun seni hayatına devam et...

ÇizgiDevam ediyorDram
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Çocuk

Medine Hatipoğlu

Bir çocuğun hayatinın nasil aksiyon dolu oldığu

ÇizgiDevam ediyorAksiyon
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Çocuk

Arife

O çocuk hayalerini gerçekleştirmek istemişti sadece ama sadece hayalerini...

ÇizgiDevam ediyorDram
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Çocuk

Mehmet

If you want to shine like the sun, first burn like the sun.

ÇizgiDevam ediyorDram
0Görüntüleme1Beğeni0Bölümler

Ben daha çocuktum

Sultan

Bazı çocuklar büyümeyi dört gözle bekler. Bazılarıysa büyümek zorunda kalır. Sultan'ın hikâyesi, henüz hayatın ne demek olduğunu bile tam olarak bilmediği çocukluk yıllarında başlar. Babasını kaybetmesiyle dünyası değişir. Annesi, kızına bakabilmek için işten işe geçer; elinden geleni yapar, hayatı yeniden kurmaya çalışır. Fakat hayat bazen insanları aynı çatı altında tutamaz. Annesinin yeniden evlenmesi ve İzmir'e, kızından uzakta bir hayata gitmesiyle Sultan'ın dünyasında başka bir ayrılık başlar. Geride çocukluk anıları, özlem, cevapsız sorular ve büyüdükçe içine attığı duygular kalır. Yıllar geçer. Küçük kız büyür. Kuaförlük mesleğini öğrenir, kendi hayallerini kurar, sever, kırılır ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışır. Ama insan büyüdüğünde çocukluğunu geride bırakabilir mi? Belki de Sultan'ın asıl hikâyesi, herkesin onun büyüdüğünü düşündüğü yerde başlıyordur.

RomanTamamlandıDram
0Görüntüleme0Beğeni1Bölümler