“Çağla” için sonuçlar
Arama sonuçları
ÇAĞLA
SuriyEcipsi
İlk kez böyle birşey yapıyorum eminim ileride çok pişman olucam ve utanıcam ama denemek istiyorum
ANTRAN ÇAĞI
Kırgın Krizantem
ona göre kendi hayatı, çevresindeki diğer hayatlara göre çok daha değerliydi. Çünkü diğer hayatlar uğruna sunabileceği tek hayat... kendisininkiydi.
KÜLLER ÇAĞI
Nyther
İnsanlığı taşıyan dev bir uzay gemisi bilinmeyen bir gezegene düştüğünde, genç Aren ve hayatta kalanlar kendilerini ölümcül yaratıklarla dolu gizemli bir ormanda bulur. Ancak asıl tehlike dışarıda değil, insanların içinde saklıdır. Bu yeni dünyada hayatta kalmak için dostluklar kurulacak, sırlar ortaya çıkacak ve kaderleri sonsuza dek değişecektir.
Lise çağlarım
Fatma
İlk lise çağlarımm: 9 sınıfa geçince baya şişmandım herkes benden uzaklaşırdı cesaretli diğildim ve aynı şekilde arkadaşıma buğraylada dalga geçerler kendisi kızıl saçlı biriydi ve baya çalışkandı ve okulun en popiler çocuğu berke hep dalga geçerdi zengindi yakışıklıydı buğrayla beni sıkıştırıp tehdit ederdi anneme söyleyemedim yarın beni arkadaşları döver diye tatile girdik spor yapmaya başlamıştım yoldan geçenler bana çok değişik bakıyordu yanda oturan berke ile hoşlandığım kız yani melisi gördüm çok üzülmüştüm aslında haklıydı berke hem benden yakışıklı hemde zengindi kızıl kafayla biz arkadaştık ve okula gidiyorduk o çok cesaretliydi bir şey olsa berke bana bir şey yapsa hemen yetişirdi iri yarı gövdesi vardı uzundu ayrıca ama dövüşmeyi sevmezdi ama berkeyi tek başına dövebilirdi derslerime bakarken melisi gördüm evet o çok güzeldi çok kişi onu seviyordu bana bakıcak diğildi yaa aslında bana bakıyordu ta ki arkamda berkeyi görene kadar spora başladım sağlıklı yaşamaya karar verdim ve 11 sınıf boyum uzamıştı yakışıklıydım melisle berki sorarsanız ayrılmıştı neden ayrıldıkları sınıfta söz konusu olmuştu meğersem bana aşıkmış aşkına inanmıyordum ama yine de deneyebilirdim benim çevrem de 4 tur dönüyordu şaşırmıyordum artık her kız bana aşıktı sırama geçtim oturdum melis hala benden gözlerini ayıramıyordu saçları mı kesmiştim zayıflamıştım babam şirketi geri almıştı ekonomik yapımız iyiydi buğra ise hala benim arkadaşımdı beni çok destekledi ders fizikti ve uyumak istemiştim sevmiyordum çünkü ve ders bitmişti okulun sağında beni sıkıştırmıştı arkadaşları ile berke korkmuştum aslında çünkü çok kişi vardı bıçak tutuyorlardı aslında ben melise yaklaşmıyordum o bana yaklaşmıyordu tamam dedim ve uzaklaştım yemek yedim derslerime çalıştım ve uyudum sabah yine okul vardı bugün bir kız beni yanağımdan öpmüştü merhaba yakışıklı dedi ardından meclis geldi ve kıza uzaklaşmasını istedi bende melise bakmadan uzaklaştım sınıfımızza yeni bir kıza gelmiş ti ve baya güzeldi herkes ona baka kalmıştı kızla tenefüslerde çokça konuşmaya başladık melisi sorarsanız herkesle sevgili oluyordu öpüşüyprdu bu kız farklıydı sadece benimdi berke de okuldan atılmıştı ve mutluydum
KIRILGANLIKLAR ÇAĞI
Süeda dönmez
--- — Hayatın karmaşasında kendini arayan bir genç kadının iç dünyasına dokunan, gerçeklerle yüzleşmenin ve umutla yeniden başlamanın hikayesi. Geçmişin gölgeleriyle boğuşurken, ihanetler ve dostluklar arasında sıkışan kahramanımız, kırık parçalarını birleştirip kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Duygusal derinliği, samimi anlatımı ve sürükleyici kurgusuyla, bu kitap hayatın acı tatlı yanlarını keşfetmek isteyen herkes için bir aynadır. ---
Kayıp Işıklar Çağı
Zaiden
Üç güneş sustu. Işık kayboldu. Dördüncü olan uyandı… Aetherion’da bin yıldır süren ışıklı düzen, bir gecede sarsıldı. Üç kutsal güneşin gökte parlamadığı sabah, uzak bir vadide bir çocuk doğdu. Onun adı Kael. Gözlerinde ışık değil, boşluk var. Ağlamadı. Gülümsedi. Çünkü o bir bebek değil sadece; bir işaret, bir kırılma, bir kehanetin başlangıcı. Kadim yazıtlarda dördüncünün doğuşu, ışığın sonu ve tanrıların sessizliğiyle bir tutulurdu. Şimdi tüm fraksiyonlar — ışığın sadık rahipleri, karanlık tarikatlar, unutuşun gözcüleri — bu çocuğun peşine düşüyor. Ama Kael’in kim olduğu kadar, ne olacağı da belirsiz. Kurtarıcı mı? Yok edici mi? Işığın büyüsünün, gölgenin fısıltılarının, unutulmuş tanrıların ve ölümsüz kitapların arasında; tek bir çocuk Aetherion’un kaderini taşıyor. Bazen ışık, en derin karanlığın içinden doğar. Bazen de karanlık, ışığın gölgesidir sadece.
Tanrıların Oyunu:Varislerin Çağı
Elzem Akay
Loren;Tanrılar Tarafından Cezalandırılan Bir Çağda,Her 10 Yılda Bütün Ülkelerin Varislerinin Bir Ölüm-Kalım Oyununda Oynadığı Ve Tek Bir Kazananın Çıkıp Diyar'ın Padişahı Olduğu Bir Dönemde Tam Olarak 9 Yıldır Sıkışmıştır.Loren,Luxuria Kraliyetindeki Kral Ve Kraliçenin Üvey Kızı Olduğu İçin Varisliğe Aday Olmuştur.10.Yıl Geldiğinde Üvey Kardeşleri Oyunların İçinde Yer Almak İstemediği İçin Varislikten Çekilmiştir. Bu Sebeple Loren,Her 10 Yılda Olan Tanrıların Oyunu Adlı Ölüm-Kalım Oyununa Katılır...
Hiçlik; Bilgeler Çağı
Elanur yiğir
Aptallar ve bilgeler doğum sunağının etrafına toplanırlar. Henüz doğmamış sesi gökleri parçalayacak o çocuktan korkuyorlar
Hiper Verimlilik Çağı
Selin Hınç
Durmayan Zihin, Yıkılmayan Devlet! Ekonomik çöküşün ve açlığın eşiğindeki insanlık, kurtuluşu kendi doğasından vazgeçmekte buldu. "Hiper-Verimlilik Çağı" adı altında, milyarlarca insanın zihnine yerleştirilen K-04 çipleriyle insanlığın en büyük zayıflığı sayılan uyku tamamen ortadan kaldırıldı. Artık yorgunluk yok, dinlenme yok, gece yok. Sadece bitmek bilmeyen bir üretim ve duygusuzlaşmış kitleler var.
SOLARİA' NIN SON ÇAĞI
Sea_Pnifee_bccjjk
: “Solaria’nın Son Çağı” Solaria, binlerce yıllık köklere sahip, büyünün ve kutsal soyların hüküm sürdüğü eski bir krallıktır. Her hanedan, doğaüstü bir “Asil Güç” ile kutsanmıştır. Bu güçler, devlet düzeni ve savaş dengesi için hayati öneme sahiptir.
Çağla asi/Gerçek ailem
yazanbirileri6
Karışan bebek hikayesi ancak tek farkı bu hikaye de ikizler karışıyor. Çağla ve Çınar'ın bundan sonra ki davranışları nasıl olucak? Alışabilecekler mi?
Karanlık aynalar çağı-kalp gözü
Yazar; Mustafa Yılmaz
Bursa'dan Washington'a uzanan aksiyon ve Gizem dolu serüvene hazır mısınız?
Tanrılaşma
Emre
Gök kubbenin üstünde oturan tanrılar birer birer düşüyordu. On yedi tanrı düştüğünde dünya tekrar kaosa sürüklenecekti. Tanrıça Kübey bir ruha daha hayat vermişti. Yeri geldiğinde Tanrı Ülgen'den daha iyi ve yeri geldiğinde Erlik'ten daha kötü birisi olacağını kimse bilmiyordu. Bu Tanrılaşma yolunda yürüyen bir insanın hikayesi.
🌃YAKAMOZ YAĞMURLARI
Gece
Ben Eylül, birinin kalbi Eylül. Uzun zamandır mutlu ama daha iyi bir mutluluk için acıların ızdırabına uğrayacak olan Eylül. Arkadaşları ve ben bu hayatı daha görmemiş, tanımamış olan kız. Umarım birgün Yakamoz Yağmurumu bulurum *** Ben Ali, uzun zamandır uzak kaldığım mutluluğa atıyorum adımlarımı ve önümde kim olursa olsun akraba hariç herkesi ezip geçeceğim. Çünkü ailem benim zayıf noktam Şarkıların dostu Aliyim ben. Ali'nin Eylül'ü yakında sizlerle....
ARAF
Eylül Kütük
"Gözler yalan söylemez Çağla" "Söyler Melih, gözler yalan söyler" Geçmişleri benzeyen bu ikilinin asıl hikayesi yeni başlıyordu. Zaman geçti ama izler hep ilk günkü gibi aynı duruyordu...
Siyah ve Beyaz Hayatlar
Nurevşan Çakır
Balca, Cemre ve Çağla ailelerinden kaçan üç kız bu üç kız ailelerinden kaçarken Baran, Caner ve Çınar isimli üç çocukla karşılaşırlar.
Çağlar Arası Döngü
B.
Geçmişteki bir çağa gece yarısı uykusundayken ışınlanan bir kadın; Ayşin. Krallığın ilk varisi, kibar, sessiz ve yakışıklı adam;bayhan. Ayşin gece yarısı uykusundan buralara kadar gelmişti, peki şimdi ne yapacaktı? Kaderine teslim olup hayatını orada mı devam ettirecekti yoksa bu zaman çizelgesinden çıkıp kendi zamanına mı dönecekti? Adam ve kadını neler bekliyordu ve aralarındaki çekimi ne zaman farkedeceklerdi?
Çağlayan
Fatmanur
Mezarımdan geçte toprağım kokunu alsın.

