“hala” için sonuçlar
Arama sonuçları
Tok açın halinden anlamaz
hümeyra nur korkut
Evinin bahçesinde oynarken kacırılan varlıklı bir çocuk . Peki bu çocuğu neden kaçırdılar? Ondan ne istiyorlar? Kimse onu merak etmiyor. Onu kaçıranın ailesinin düşmanı olduğunu öğrenince ki göz yaşları ve tamamen kırmızı olan gözleri ile bu ÖMER ne yapsın ? Nasıl kurtulur , evine tekrar dönebilir mi ? İşte bu hikaye ÖMER'in kanlı gözünün hikayesi .
Kara Lanet
Cleo
Glacro'nun hayatının çoğu Keter adlı ejderhanın istediği kişileri lanetleyerek geçmişti ama o ölünce neredeyse özgür olduğunu sandı ama karanlık sırların kilidi kırılmıştı ve sırlar ona geliyordu... ~.....~ : Bilgi bölümleri ||......|| : Ana hikaye bölümleri ⚠️ 👇 Bu hikaye '' Ateşten Kanatlar '' adlı kitaptan ilham alınarak yapılmıştır! Benzerlikler olabilir!
Sahalar Arası Aşk
Luna
Eliz Nil Kara en iyi voleybolcuydu,voleybolu gözdesi ve mücevheriydi. Taki antrenör degisene kadar antrenörün hasta olup onun yerine oğlu gelmesiyle hayatı değişen Eliz napacak?
Gökçin'in Evi
Kader Lenk
Gökçin'in yeni hayatı nasıl olacak hep birlikte bakalım
Bir kız
Lua
Bir kızın şef oluş hikayesi ardında yatan gizem ve üzücü hikayesi
Kürtlena halaydaki aşk
Mustafa Yusuf Sarıtaş
Kürt severiz
HALALAR
Ayşa
Çocuk'ken çok güzel bu hayatım vardı ama büyüdükçe gerçek hayatın ne öldüğünü anladım,halalarımı severdim ama büyüdükçe o da deyişti.
Rose’un Halası
Hacının Şalgamı
BlackPink üyesi Rose eskiden Rose değildi. O eskiden bir Türk idi. BU BİLGİLER %100 İHTİMALLE DOĞRUDUR.

EJDERHALARIN KIZI
Elif Ergün
EJDERHALARIN KIZI

Koridor tenhaları
Efsa
Kız: Bu okul normal değil. Bişey olursa bana haber ver. Duru: Ya ne demek normal değil! Ne var okulda? Kız: burada her bir dakikanın garantisi bile yok.
Eğer Hala Benimsen
İsimyok
“Kurtaracağım!” Diyordu dışarıdan. “Sakın korkma. Gözünü açıp ka…” Parmaklıkların arasından duyabildiğim kadarını duyuyordum. Aslında duymak istemiyordum. Çünkü biliyordum ki ben artık buraya mahkumdum. İlk aşkımın bana bıraktığı cehennemde yeniden birine aşık olabilir miydim?
Ejderhalar ve Vadedilmiş Prens
gerçek
Bundan uzun zaman önce ortaya çıkan lanetli bir halk. Kimse nerden geldiklerini bilmiyorlardı. Belki de büyük tanrılar tarafından lanetlenmişlerdi. İnsanlar kendi aralarında çıkardıkları Adar'ı liderlik için seçtiler ve lanetli halkla savaşmaya başladılar. Sonunda savaşı kazandılar ancak ortada bir kehanet vardı. İnsanların 1. derece ruhbanı Aspar lanetin tekrar geleceğini ve 2. büyük savaşta liderin Adar'ın soyundan geleceğini söyledi. Bunun üzerine insanlar kuzeye, güneye. doğuya ve batıya büyük surlar ördü. Önlemler alınmıştı ancak binlerce yıl sonra insanlar arasında bu olay bir efsaneye dönüşmüştü. Ancak her efsanenin altında bir gerçek yatar...
Alevin Kahkahaları
Zehra
Kader Tanrıçaları zar attılar kaderimi belirlemek için. Gökyüzünde kayboldu o zarlar. Tıpkı benim alevlerin içinde kaybolduğum gibi. Bir daha da bulunamadılar. Jalain Medlock hayatı tepetaklak olunca kabuslarından birinin içine düştüğünü sanır. Fakat zaman geçtikçe belki de tepetaklak olanın aslında tepetaklak olmuşun düzeni olabileceğini düşünmeye başlar.
Hala konuşuyorlar
Ravza ve Yağmur
1.BÖLÜM (yaş 10) Bugünlerde sürekli garip sesler duyuyorum, bu şey beni korkutuyor. Aileme bunu söyledim; bana yakında geçer , Tanrı seni iyileştirecek, Tanrı seni korur ,biraz bekle. Gibi şeyler söylediler. Ailem aşırı derece dindar Hristiyan insanlar, onlara inanıcam nasılsa Tanrı hiç bir kulunu yüz üstü bırakmadı , demi? Ailem sürekli kiliseye gidiyor , özelikle babam , babam bir papaz ve gün içinde beyaz uzun elbisesi ile dolaşıyor , boynunda bir haçlı kolye ve elinde bir incil veya haçlı bir zincir olur. Annem hem çok dindar hem de çok katı. Bazen beni din ile baskılaması yoruyor. Hem de çok. (yaş 11) Annem beni yalancı olmakla suçluyor. 1 yıldır devam eden sesler ve insanları anneme anlatım, aslında böyle birşey olmadığını ve beni uydurmakla suçluyor ama ben sadece korkuyorum. Devam eden seslerden sonra babam bana ruhumu şeytana sattığımı söylüyor. Beni şeytan olmakla suçluyor. Onlara bir şey söylememeliyim, değil mi? Odamda oturup Tanrıya beni koruması için dua ediyordum ve sonra bi anda tekrar karşıma ak saklı, beli kambur ,gözlüklü bir dede çıktı. Bu en normal olan şekliydi ve konuştu ''Burada ne yapıyorsun Mabel?'' ''Tanrıya dua ediyordum.'' ''Nedenini sorabilir miyim?'' Sanki sebebini bilmiyormuş gibi ''Tanrıdan beni siz gibilerden kurtarmasını istiyordum.'' Oldukça ciddi bir şekilde. O ve onun gibi şeytanlardan ve tekrar konuştu ''Ama Mabel ben sana hiç bir şey yapmadım ki.'' Sesi samimiyetten yoksuldu bu beni daha çok korkuttu ama ona korktuğumu belli etmeme konusunda kararlıydım. ''Sen ve arkadaşların şeytan, bilmiyor muyum sanıyorsunuz!'' Sesim biraz yüksek çıkmıştı ama umurumda değildi. Aslına bakarsanız annemin onu gelip görmesini ve yalan söylemediğimi bilmesini istiyordum. Şuan bana pis bakışlar atması umurumda değildi ve konuşmaya devam etim. ''Sizin yüzünüzden okulda bana deliymişim gibi bakıyorlar, hiç arkadaşım yok!'' Bu sefer sesim daha da yüksek çıkmıştı yaşdıklarımı düşündükce ağlıyasım geliyordu. Annemin bana yalancı demesi ,babamın bana ruhunu şeytana satın demesi , hiç arkadaşımın olmaması hepsi onların yüzündendi. Kapım çalındı kambur duran ve bana pis pis gülümseyen dede ye baktım. ''Girebilir miyim?'' Diye sorup içeri giren anneme baktım. Annem '' Kiminle konuşuyorsun, tatlım?'' Her zaman böyle tatlı tatlı konuşan bir annem vardı , onu seviyordum. Sonra dönüp ana gülümseyen şeytana baktım. Hâlâ gülümsüyordu. "Anne bak sana bashetim şeytan burada bak görebiliyorsun demi? Anne ben yalancı değilim , inan bana." Annem benim baktığım yöne baktı ve geri bana baktı. Sanki saçmalama der gibi. "Tatlım orada hiç bir şey yok." Kızmıştı sesinde öfke vardı tekrar bu konuyu açtığım için kızmıştı. "Anne saçmalama orda bize gülümsüyor!" "YETER!! Daha fazla bu konuyu konuşmak istemiyorum Mable!" Annemi kızdırmıştım. Ağlamaya başladım, bana niye inanmıyordu ki? Orda Hâlâ bana gülümsüyordu. Ağını açıp benle konuştu. "Beni göremediği için annene kırıldığımı söyler misin , küçük kız?" O kambur dedeye bağırmaya başladım. " YETER , SUS ARTIK!!" Bunu söylediğim gibi yüzümde bir acı hissetmem bir oldu. Annem bana vurmuştu ve gözleri benden korkuyor gibiydi. Benden korkmuştu. "Yüce İsa askına! Bunu daha fazla istemediğimi söylemiştim Mable! Aksam yemeğine kadar odandan çıkmak yok. Biraz kafanı dinle belki düzelirsin. Ah Yüce Tanrım! Dua et Mable Tanrı seni iyileştirsin." Dedi ve odadan çıkıp gitti. Beni o canavarla yalnız bırakmıştı. O şeytana baktım. Yüzü değişmişti ve hâlâ gülüyordu...
~Yıllar Geçti Sen Hâlâ Kalbimdesin Sevdiceğim~
Zezex_88
...,işte o aşk acısı. Yüreğimi parçalayan o acı. Her gün limanın oraya gider sevdiceğime şiir yazar giderdim... Aşk, sonbahara şiirler yazmaya devam ediyordu. Her gün,her saat başı pencereye bakıp,onu terk eden sonbaharını hatırlar ve şiir yazardı. Bu acı özlemin önüne hiç bir engel ayakta duramazdı. Aşk ilk defa acıyı bu kadar derinden hissetmişti. Sanki aynı kaderleri yaşıyorduk,ama aynı değildi. Benim sevdiceğim beni terk etmemişti. Sadece bu dünyadan ayrılmıştı. En çokta gözlerini özlerdim, sevdiceğimin. Gözlerinde batmak,huzuru andırıyordu. Onu sevmek hayatımın en güzel anlarıydı... 10 yıl geçmişti aradan. Tam 10 yıl. Aşk sonbahardan vazgeçmiş gibi görünse de, içinde hâlâ kasvetli bir özlem vardı. 10 yıl geçse de ben hiç bir zaman sevdiceğimi unutmadım. Yine her gün o limana gider sevdiceğime şiir yazardım. Bu benim hayatımda olan bir şey gibiydi. Bu yıl sanki sevdiceğime kavuşacakmışım gibi hissediyordum. Umarım umutlarım yine çöp olmaz. 3 yıl geçti... 8 yıl geçti... Ve en son aradan tam 20 yıl geçti. Çok yaşlanmıştım. Bir ayağım çukurdaydı. Aşk sonbaharı unutmuş, sonbahar ise aşkı istiyordu. Aşk bu sefer kabul etmedi,sonbaharı. Çaresizdi sonbahar. Tek umudu aşktı, o umudu da yok olmuştu sanki. Ben ölüm döşeğindeydim. Mutluydum,çünkü sevdiceğime kavuşacaktım... İşte o an geldi. Gidiyordum bu hayattan. Sonsuz bir mutluluğa gidiyordum. "Geldim sevdiceğim,sana geldim ben." Kalbimdeki bu cümle beni çok mutlu ediyor, hem de huzurlu hissettiriyordu... Yazar gitmeden ölmeden önce, dünyaya bir şarkı bıraktı. Sevdiğinin en sevdiği şarkı,birlikte olduklarında açıp dans ettikleri müziğin adı "la leçon particuliére" 'idi... Yazarın ağzıdan, Sevdiğine kavuşmak istiyorsan onu hep an! Yıllar geçse bile onu unutma... (Bu sefer sadece) Zeze...
Son Başlangıç: İlk Adım
Daylight
Ejderhalar yıkım getirenlerdi. Azuritler yok olanlar. Cadılar yalnızca kendi çıkarlarını düşünenlerdi. Orklar hilekârlıkta ustalaşmıştı. Elfler yarım bırakanlardı. Kalsenler dışlananlardı. Ve büyücüler... Dengeyi korumaya çalışanlardı. En azından... Yüzyıllardır anlatılan hikâyeler böyle söylüyordu. Peki ya gerçekler anlatılanlardan farklıysa? Peki ya geçmiş, huzurun değil; yalanların üzerine kurulduysa? Bilinmeyenler, kadim sırlar, dostluklar, ihanetler, savaşlar ve unutulmuş gerçekler... Herkes zirveye ulaşmak isterken, kimse kartları kimin dağıttığını sorgulamıyordu. Çünkü bazı sırlar gün yüzüne çıkmamalıydı. Ve bazı yanlışlar... Ancak bedeli ödendiğinde telafi edilebilirdi. Her son yeni bir başlangıçtır. Ve ilk adım... Çoktan atılmıştı.
Varislerin Yemini
Beyzanur
Yüzyıllardır uykuda olan tanrılar yeniden savaşmaya başlamıştı. İki tarafın inancı uğruna başlayan savaş, yedi hanedanın sınırlarına kadar yayılırken halkın umudu tükeniyordu. Krallar ordularıyla savaşa katılırken, geride bıraktıkları yedi varis hiç tanımadıkları bir dünyanın ortasında kalacaktı. Farklı yetişmiş, farklı savaşmış ve birbirlerinin ne düşündüğünü bile bilmeyen yedi genç, şimdi aynı amaç için savaşmak zorundaydı: halklarını korumak ve topraklarını yeniden birleştirmek. Fakat savaşın ortasında yalnızca düşmanlarla değil, yıllardır saklanan sırlarla da yüzleşeceklerdi. Ve gökyüzünde yüzyıllardır görülmeyen ejderhalar yeniden belirdiğinde, yedi varis tek bir gerçeği anlayacaktı:Bu savaş, sandıklarından çok daha önce başlamıştı.
Küllerin Tacı
Letter İcer
"Ejderhalar kanla bağlanır, tahtlar kalple savunulur..." O, doğduğunda gökler alev aldı. Ejderhalar baş eğdi. Kehanetler fısıldandı. Ve şimdi, tüm kıtanın en güçlü krallığı olan Vaeltharion'un varisi olarak Aelia, bir krallığın kaderini omuzlarında taşıyor. Altın duvarlar arasında büyüdü, ama gerçek savaş hiç sarayda verilmez. İhanet en yakınındayken, sadakat en uzak düşmana ait olabilir. Göz alıcı bir taç, bazen en ağır zincir olur. Büyünün, ejderhaların ve kanla yazılmış yasaların hükmettiği bu dünyada; Aelia sadece tahtı değil, kendi kalbini de korumak zorunda. Fakat yanan kalbinin derinliklerinde, düşman bildiği gözlerde gördüğü bir hakikat var. Alev kadar yakıcı, yasak kadar cezbedici bir bağ. Belki de krallıkları değiştirecek savaş, bir bakışla başladı. Ama kimsenin bilmediği bir şey var. Aelia kırılmıyor. Savaş başlıyor. Ve bu kez, alev sadece düşmanları yakmayacak.
EJDERHALAR SAVAŞI
Karga
Ejderhalar. Bu kadim antik canlılar özeldir ve büyünün gerçek halleridir. Bu diyarda yemyeşil sık ormanların içinde renkli çiçeklerin arasında kanat çırparlardı. Ama bir gün Ay yeni doğan yavrularını birden beyaza çevirdi. Beyaz yavrular büyüdükçe siyah Ejderhalara bela oldu. Yaydıkları beyaz alev onların ateşini söndürüyor derilerini yakıyordu. Koyu derileri kemiklerine kadar eriyordu. Ve isyan başlattılar. Bir zamanlar Ay'a adar uçup üstüne konan Ejderhalar ona karşı geldi. Bir savaş başladı. Ejderhalar ejderhaları katletti. Ne beyaz ne siyah hayatta kaldı. Ay'ı yok edemeyeceğini anlayan Siyah Ejderhalar yarattığın dünyayı yok ederiz o halde dedi. Dünyanın yarısını ateşe boğdular toprakların altında hala ateşlerinin sıvısı yüzeye çıkıyor. Savaşın sonunda kimse hayatta kalmadı. İki tarafta öldü ama Ay, Siyah Ejderhaları affetti. Ne de olsa onlar ilk yarattıklarıydı ve bazen hata yapabilirlerdi. Onları hayatta tuttu ama karanlığın içinde bir gölge olarak ruhları bedenlerinden yarılmış ve erimiş ejderhaları artık iblis denildi onlar yine çok kızgındı. Ay onlardan güçlerini aldı ve insanları yarattı onlardan aldığı güçleri insanlara dağıttı. Beyaz Ejderhalar, yani saf Ejderha ruhunu barındıran canlılar yeniden diriltildi. Ama bu sefer insan formunda diğerleriyle birlikte. Konuşabiliyor ama uçamıyorlardı. Bu yüzden Ay onlara iki çift kanat verdi derilerini Ejderhalara benzetti gözlerini farklılaştırdı. Bir zamanlar sivri kuyruklu dikenleri kemikleri oldu. Ama o kadar üstün bir ırk bir insan bedeninde kusurlar yaratırdı. Kontrolsüz yakmalar anlık sinir krizleri ile koca bir ormanı küle döndürmeler...
Halay çeken inekler
Civan Ali
10 inek halay çekiyor
Savaşın Ortasında
Hanzade Sena Yıldırım
Cadılar, elfler, vampirler, devler, ejderhalar, sihirbazlar ve insanların yaşadığı bir dünyada insanlar ve canavarlar birbirine ölümüne düşmanlardır. Birbirlerini gördükleri yerde öldürüyorlar. İnsanların yaşadığı üç krallıktan YAMAMOTO krallığını babasının yerine geçen Haru YAMAMOTO ve kız kardeşi prenses Eiko YAMAMOTO yönetiyor. Eiko; doğduğundan beri saraydan çıkmasına izin verilmemiş. Abisi ona kendisi, ailesi ve canavarlar hakkında bir sürü yalanlar söylemiştir. Sarayda duygusuz, asker gibi yetiştirilmiştir. Eiko, 18. Doğum gününde abisinin baskına ve uyguladığı şiddete dayanamayıp saraydan kaçmaya karar verir. Fakat canavarlar tarafından kaçırılır. Burada ailesi ve kendisi hakkında korkunç gerçekler öğrenir. Eiko duygularını bulabilecek mi? Haru ile arası düzelecek mi? Hayatının bir yalan olduğunu öğrendiğinde neler olacak?
Halay
İbrahim Denli
Halay
Tililili halay
Kevser
Seleme cenemeler uyanma vakti vaaaoov diye bir ses duydun ama. Tanrım dedim neler oluyo yataktan kalktım ve camdan dışarı baktım birde ne göreyim dısarıda halay oynuyor tüm akrabalar Hemen camdan 12.kattan atlayıp halaya dahil oldum Hem halay çekiyorum hemde dedikodu yapan teyzeleri dinliyordum fısır birşeyler konuşuyolardı şöyle diyorlardı kendi dügünde pijamayla halay çekeni ilk defa görüyorum diyolardı Şöyle bir kafamı uzattım birde ne göreyim birtek ben pijamalarla halay çekiyordum hayatımın şokunu yaşadım 2.şok için beklemede kalın
Hala Seninleyim
nisa
Yutkunamadım. Sesinde ne bir pürüz, ne bir titreme vardı. Kendinden emin bir şekilde söylemiş sonra da çekip gitmişti, beni düşüncelerimle yalnız bırakıp. Söylediklerinin beynimde yankılanmasına izin verdim,belki de onu başından affetmemeliydim.
Ejderhalar Diyarı
Elif Nas Kasap
Herkes bir ejderha ile doğar. Eğer bulabilirseniz bu ejderha ölümünüze kadar sizinledir. Fakat ejderhalar da insanlar gibi bencil olabilirler. Doğarken sizi terk ederler. Ejderhanızı kendinizin bulması gerekir. Her ejderha farklıdır. Bazıları daha güçlüdür. Bazıları daha inatçı. Eğer ejderhanız inatçı ise bulmanız daha zor olur. Eğer ejderhanız güçlüyse Ejderhalar Diyarına gidebilirsiniz. Ejderhalar diyarı, ejderhası güçlü insanlara eğitim verir. Ejderleri yenmek için bireyler yetiştirir. Ejderler, daha değişik ejderhalara sahiptir. Ejderhaları da kendileri de kötüdür. İnsanlar nadiren ejder olur çünkü böyle ejderhalar hapsedilmiştir. Fakat ejder olursanız, çok güçlü olursunuz. Ejderhalar Diyarının bir başı vardır. Bu baştaki kişi her şeyi planlar. Ejderhalar Diyarını yönetir. Eğer bu baştaki kişi ölürse, yerine okuldaki en güçlü kişi geçer. Herkes başa geçmek için uğraşır ama sadece bir kişi başa geçer. Ejderhalar Diyarı maceralara hazır. Umarım sizde hazırsınızdır.

