#entrika etiketli eserler
Arama sonuçları
Ada Günlükleri: Kızıl Ufuklar
Milky
"Güneş, lüks bir ada ve bastırılamayan arzular... Bu adada hiçbir şey göründüğü gibi değil. Maskeler düşüyor, oyunlar başlıyor ve sınırları zorlayan bir rekabetin içinde herkes kendi hikayesini yazıyor. Sen de bu tutkulu dünyanın bir parçası olmaya hazır mısın? Kurallar kurgu, duygular gerçek." *Bu uygulamada yer alan tüm karakterler, olaylar, mekanlar, diyaloglar ve içerikler tamamen kurmaca (kurgusal) ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya kuruluşlarla olan benzerlikler tamamen tesadüfidir. "Aşk Adası" konsepti bir kurgu öğesi olarak kullanılmış olup, gerçek hayattaki herhangi bir kişi veya olayla doğrudan ya da dolaylı bir bağlantısı bulunmamaktadır. Bu hikayedeki karakterlerin davranışları veya söylemleri, gerçek dünyadaki kişilerin görüşlerini veya karakterlerini temsil etmez. +18* Bu hikaye yetişkinlere yöneliktir ve cinsellik ile cinsel çağrışımlar, çeşitli cinsel yönelimler ve LGBT+ temalı ilişkiler içermektedir.
Kumdan Esintiler (Kayıp Geceler 1)
Olçar DEDE
Aren, hırslar ve idealler. Aklını kurcalayan binlerce cevapsız soru. Önünde bulunan onlarca engel. İlgilenmesi gereken bir aile, hayallerine ulaşmak için yapması gereken fedakarlıklar. Her şeyle başa çıkmaya çalışan 20 yaşında bir genç adamdı. Zihnini ve bedeninin rahatlamasını sağlayan tek şey ise yaptığı spordu. Voleybol. Bilekleri, parmakları ve ayak bilekleri yara içinde günlerce antrenman yapardı. Asla söylenmez ve daha iyi olmak için önüne bakardı. Kim ne derse desin, Aren asla hırsına yenik düşemezdi. Düşmeyecek kaderini kendisi yazacaktı. Geçtiği tüm yollarda kendi izini bırakacaktı. Ayağının altında biriken toz ve kum taneleri etrafa saçılacak ve kumdan esintileri yaşatacaktı.
SUÇLU 1 : 9 NİSAN
kedi seven sezer
9 NİSAN MİLADI EVET 9 NİSAN 2002 MİLADI İKİ MASUM ÇOCUK İKİ SUÇLUYA DÖNÜŞMEMELİYDİ AMA KATİL OLAMK VE CAN ALMAK SUÇLARININ CEZALARI VE BELLERİ HİÇ DE KÜÇÜK DEĞİLDİ. BİR CAN ALINDIYSA BUNUN BEDELİ BİR CANDIR.
Bilinmezliğin Aşkı
aksoycuk
Kan davasıyla başlayan aile kavgalarının sonu düşman olmalarıyla bitti. Bu iki ailenin,oğullarının ve olaylarla hiç bir ilgisi olmayan bir ailenin kızları Arya ve İlay’ın bu olaylarla beraber aldığı kararların ve bilinmezliklerle dolu bu olaylarla mücadelesini okuyacaksınız. Nereden bile bilirlerdi entrika ile baslayan olayların sonucunun istenmeyen, saklanan bir aşk olacağını… …
Yasak Aşkım
Baran
Bir tiyatro sahnesinde olması gereken şey oyunculuktur.Fakat Ekrem gerçek hayat sahnesindede şerefsiz bir oyunculuk yapar.Yanlız Tek şerefsiz ekrem değildir
Kirli Para (bl)
Duru
Para için ruhunu satabilecek bir adam en büyük zaafıyla tanışırsa en fazla ne kadar ileri gidebilir?
Kuzgun Bahçesi
Sæmaēł
İnsanların arasından heyacanlı bir genç, uzun bir serüveni çıkar. Serüveninde dostlar ve düşmanlar kazanacaktır.... Efsanevi yolculuğunun sonunda Kuzgun Kralın Bahçesine ulaşabilecek miydi? Kimsenin bilmediği sırlar Gizli aşklar Uzun bir yolculuk Daha ne bekliyorsun! Katıl sende bu serüvene.
AŞK CAN YAKABİLİR
★Nixie★
Mafya olan ailesinin yaptığı işi desteklemeyip polis olmaya karar veren ancak on altıncı yaş doğum gününde babasının düşman aile tarafından öldürülmesiyle polis olma kararını kesinleştirip intikamını hukukla ve adaletle almak isteyen Alyna'nın hikayesi...
Oyunbaz
Elif Naz Dinç
Babasını platonik seven takıntılı bir kadının henüz yeni doğmuş ağabeyini kaçırması ile kaderin oynuna kapılan bir kız... Ağabeyini bulmak için takıntılı aşığın ikiz kız kardeşine yakın olan bir oyunbaz... Perdeler açılır ve oyun başlar. Peki ya perdenin ardındaki sırlar? Ya bu sırlar kaderin asıl oyunuysa? Ya oyunun sonunda dengeler değişir ve oyun tersine dönerse? Peki ya bu tehlikeli oyunda bedeninizi kontrol eden ipleri elimizden kaçırsak? O zaman bir kukla gibi bizi bekleyen meçhul sona mı oynamalıyız yoksa iplerimizi kesip kaçıp kurtarmalı mıyız benliğimizi? Peki ya bu oyunbaz dünyaya aşk bulaşırsa? Peki ya benliğimizi de sonsuza kadar kaybedersek? Peki ya iplerimizi tutan kişi bir uçurumun dibinde keserse iplerimizi? O zaman kader yine de kurtarır mı bizi? 🎭 "Gözlerin," diye fısıldadım gözlerine bakarak. "Orman gibi, sevgilim." dedim. İç çekip yanağımda gezinen ellerinin üzerine elimi koyup orada sabitledim. "Hem nefes kaynağım iken hem de nefesimin durma sebebi, o yeşil harelerin." Diğer elimi onun sol yanağına sabitlediğim zaman bakışlarında ki yoğunlukta kayboldum adeta. "Sözlerin," dedi aynı benim gibi fısıldayarak. "Şiir gibi sevdiğim." dedi ve aynı benim yaptığım gibi iç çekti. Bir elini yanağında ki elimin üzerine koyarken son bitirici sözü de söyleyip kapanış onuruna sahip olan bir ses tonu ile konuştu. "Lakin, hakkını yemeyelim; benimkilerden eksik kalır yanı yok gözlerinin."
Öz'ün Okulu
Eylül Demir
Serephina Damiana Leks'in bildikleri yalan, bilmedikleri ise onu kaosun ortasına sürükleyecek kadar tehlikelidir. Her şey, onun kendi elementinin üzerinde hakimiyet sağlayabilmesi için Öz'ün Okulu'na gitmeye hak kazanmasıyla başlar. Serephina teyzesinden ve kasabasından ayrılmak istemez. Ne yazık ki, bundan sonra gerçekleşecek çoğu şeyi de istemeyecektir...
Bir Savaşçının Kalbi
Matacoope Lawrence
Rible'ye soğuk bir kış vurmak üzeredir. Kral ve kraliçe kışı atlatmanın planalrı içinde boğulmuşken, bu krallıkta hapsolmuş Avcı Angela'nın omuzlarında ise çok daha ağır yükler bulunmaktadır. Mantıklı kararlar almak zorunda olan avcının önünde ise büyük bir engel vardır, aşk. [KAN VE ŞİDDET ÖĞELERİ BARINDIRDIĞINDAN YETİŞKİN İÇERİKTİR]
İki Ailenin Arasında
Defne
Modern ve özgür yetişen Lal, ailesinin istemediği bir adamla evlenmek zorunda kalır. Adamın ailesi dışarıdan kusursuz görünse de evin içinde yıllardır saklanan sırlar vardır. Lal, bu ailenin kurallarına boyun eğmek yerine tek tek dengeleri değiştirmeye başlar. Ancak kocasının da ailesinden sakladığı büyük bir sırrı vardır…
Sana Rağmen
Klavyenin Efendisi
Kerim Karahan yıllardır görüşmediği ve soyadını bile reddettiği babasının ani ölümüyle Aksoy Holdingin tek varisi olarak yönetim kurulu başkanlığına geçmek zorunda kalır. Bu esnada şirketin Kerim'in gelişinden önce başlattığı "Genç Liderler" programı kapsamında Defne Yalçın holdinge yeni kabul edilmiştir. Kader ağlarını ikisi için hiç beklemedikleri bir şekilde örmektedir.

SOYTARILAR TAHTI
RubyRegent
Ben, binlerce güneşin doğuşunu ve batışını tek bir nefeste izledim. Sizin 'tarih' dediğiniz o kanlı nehir, benim gözümde sadece kurumaya mahkûm bir damladır. Şimdi bakıyorum da... Heran’ın o soğuk mavi taşları üzerinde yine aynı oyun sergileniyor. Oynayın çocuklarım, oynayın. Tahtın iplerini tuttuğunuzu sanın. Ancak unutmayın; ipler yukarıya, hasatçının parmaklarına uzanıyor. Ve perde kapandığında, ne tacınız kalacak geriye, ne de o sığınmaya çalıştığınız mabetleriniz. Sadece, sessizliğin içine gömülen bir hıçkırık...
Bir Sonun Yeniden Yazılışı
S.Y.
Kitabın sonunu biliyordu. Ama hikâyenin başına geri dönmüştü. On yedi yaşındaki Lily, bir gün yıllardır okuduğu kitabın içine düşer ve kendisini Lady Eleanor’ın bedeninde bulur. Krallığın en güçlü hanedanlarından birinin kızı olan Eleanor’ın kaderi bellidir: İhanetle suçlanacak ve hayatını Dük Kieran’ın ellerinde kaybedecektir. Fakat Lily artık hikâyenin sonundaki Eleanor değildir. Henüz on üç yaşındadır ve kaderini değiştirmek için yılları vardır. İlk amacı basittir: Hayatta kalmak. Ancak sarayın sırları, ailelerin güç savaşları ve değişen dengeler onu kaçamayacağı bir oyunun içine sürükler. Ve bir zamanlar onun katili olacak Dük Kieran, artık karşısındaki Eleanor’ı tanıyamamaktadır. Lily hikâyenin sonunu değiştirebilecek mi, yoksa değiştirdiği kader onu daha büyük bir sona mı sürükleyecek?
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
Kılıcın İki Yüzü
Kurtbey
Kılıcın İki Yüzü Ankara Adliyesi'nde bir cinayet. Bir savcı, bir hâkim, bir avukat. Ve herkesin sakladığı bir sır. Savcı Yavuz Turan, adaletin kılıcını kuşanmış bir adam. Ama eline geçen bu dosya, onu kendi geçmişiyle yüzleştirecek.
Ölümcül Çiçek
A.Medina
Hayata kötülerin açısından baksanız dünyanı kurtarmağa çalışan kahramanlar olurlar... Yalnızca bir intikamın kanla sonuçlanmasıydı bu. Kanla doğan güneş, herkesin ölümüne neden olmuştu. Cadının belirsiz görüşü, dünyanı gözlenmeyecek iyilikte bulunmuştu. _Ölümcül salgının tekrar yayılması. İnsanların bununla yüzleşmesi._ Ruhlarıyla savaşan insanlar, bu ölümcül. salgından kaça bilecek mi? ~ Kurtulmak yok! Pes etmek yok! Kaçış hiç yok! ~ Her şey Nora Ruby'nin vicdanına bağlıydı. Nora'nınsa vicdanı yoktu *Ya öl, ya öldür* "Hadi o zaman bu ölümün tadına sende bak"
Madison
Alev Doğuç
Ünlü ve başarılı bir kadın olan Madison, ailesinden aldığı haber ile sarsılır. Ailesinin kendi evine gelmesiyle ardından getirdikleri geçmişle de uğraşmak zorunda kalır.
Fersa
Alara Ecem Çoban
"Özür dilerim." dedi genç adam. Gözünden akan yaşlara aldırmadan sevdiği kadının ellerini tutuyordu. "Dilerim, dilerim sonsuza dek acı içinde kalırsın." Haykırması tüm caddede duyuldu genç kızın. İlk aşkı belki de şimdi, tam şu anda ellerinden kayıp gidecekti. Ağlamak istemiyordu ama elinde değildi. Bunca yaşadığı şey, onca mutlu ve acı günlerin yalan olduğunu nasıl unutacaktı? "Azra, ne olur açıklamama izin ver." diye yalvardı genç adam. "Benden uzak dur. Bir daha karşıma çıkma Tuna Ertekin." Ellerini genç adamın ellerinden kurtarıp hızla önünde durdukları binanın önünden ayrıldı genç kız. İlk aşkı ellerinden kayıp gitmişti.

Kendimle tanışamamak
RANDOMSAL
Amacım dikkatinizi çekmek değil Kafamın içinde ki geçenler kurguyla harmanlayıp Bir hikaye oluşturdum her satır size beni tanıtıcak Ve beni hiç görmeseniz dahi aklınızda kazılı bir arkadaş kalıcam ve hayatınıza bir iz bırakmak beni fazlasıyla mutlu eder
Devr-ül Mevt
Denef
.
ANTRAN ÇAĞI
Kırgın Krizantem
ona göre kendi hayatı, çevresindeki diğer hayatlara göre çok daha değerliydi. Çünkü diğer hayatlar uğruna sunabileceği tek hayat... kendisininkiydi.
101 ihanetkar
Pekmezyo123
Hayat ne garip değil mi? Zamanında elinizi uzattığınız insanlar gün gelir kanınızı emer. Bir zamanlar birbirini seven leon ve cruella de vil'in aşkından eser kalmamış bir dönemde ölen zengin kocasından kalan paralarla ne yapacağını bilmeyen cruella kendine dalmaçyalılardan bir kürk yapmak ister. Gel gör ki eski sevgilisi leonun kız arkadaşı anita'da tam olarak 15 küçük dalmaçyalıya sahip. Aşkı yerine parayı seçen cruellanın içindeki yanlış kararına olan öfkesi şimdi dışarıya intikam isteğiyle çıkmaktadır ve cruella dalmaçyalıları kaçırma kararı alır. Fakat leon içinde hala hafiten de olsa sevgi beslediği cruellayı polise verebilir mi?

