#Töre etiketli eserler
Arama sonuçları
Lal zeyno
Wqelifnur
Bir kız çocuğunun masumiyetle başladığı yolculuk, karanlık bir kâbusla şekillenir. Ama her adımda, sevginin yerine derin acılar , hayallerin yerine kabuslar geçti. Bu, onun hikayesi. Yaşananların rüya mı, yoksa acı bir gerçek mi olduğunu sorgularken, siz de onunla birlikte bu bilinmezlikte yol alacaksınız. Belki de en derin yaralar, en sessiz çığlıkların ardında saklıdır “Gerçekler, hayallerin en karanlık köşelerinden sızar

Asi- Bir Mardin Hikayesi
Merve
Bir tarafta 3 kardeşi olan güzeller güzeli Asi, diğer tarafta ise toprakların sahibi aşiretin oğlu olan Mahir.... Bir tarafta 3 kardeşi olan güzeller güzeli Asi, diğer tarafta ise toprakların sahibi aşiretin oğlu olan Mahir.... Asi, görücü usulü olarak tanıştığı adam, Mahir'e aşık olduğunu nereden bilebilirdi. Asi için iki yol vardı. Ya aşkı seçerek intikam dan vazgeçecekti. Ya da aşkını kalbine gömüp intikam almaya devam edecekti. Tahir ise bu ihanete nasıl karşılık verecek?
Miran ağa
Eylül
Berdel hikayesi.
Kan Borcu
GÜLSÜM ATCI🎀"
Aslında seni önceden tanıyordum ama bu kadar yakin olacağımız aklıma gelmezdi
Ömer Ağa
Edward
Borcu karşılığında kızını ağaya veren bir baba
Avjin
tuhana
Hayatın bir günde bize ne getireceği belli değil. Bugünün bize bir garantisi yok. Bugünün olmadığı gibi yarının da. Şimdi sizlerle yeni bir maceraya adım atacağız. Avjin'in hayatına adım adım ilerleyeceğiz. Hayatta herkesin olduğu gibi Avjin'in de hedefleri vardır. Hedeflerine ulaşmak için verdiği çabaları, yediği lafları, yediği tokat sayıları. Çok büyük uğraşlarla bir yerlere geldim derken tüm hayalleri saniyesinde yerle bir olmasını ruhsuz, bitkin, bıkmış, bezmiş bir şekilde izleyerek tüm çaba ve emeklerinin üstüne basa basa yeni hayatına ilerliyor tabi bu duruma hayat dersek. Ve şimdi adım adım Avjin'le baş başa bırakıyorum okuyucuları. İyi okumalar...
FIRTINANIN SIĞINAĞI
Azra
Bir anne bir bebek ve eski bir asker

GELİN
Zeynep eda
Bütün Diyarbakır'ın en güzel kızı Dila.Aşık olduğu adamla evlenip mutlu bir yuva kurmak için çektiği çilelerden sonra sevdiği adama kavuşur ve bir ömür kocasıyla kendi cennetlerinde yaşayacaklarını sanarken kocasını kaybetmesiyle hayatı cehenneme döner.Evladının yanında kalabilmesi için kaynıyla evlenmek zorundadır.
Beni Bırakma
Ceren
Tesadüf mü? Oyun mu?
berdel
rabiaa
abisinin hatası yüzünden cehenneme düşen kız ve ona cehennemi yaşatan adam , zamanla birbirlerine bağlanacaklarını bilmeden evlenirler..
ZAHİRDEN ÖTE
Alara CAN
Kimisine göre bir doğu masalıydı benimkisi ama ben o masala ulaşana kadar ne cadılar ne ejderhalar gördüm . Her biri etimden ruhumdan bir parça aldı. Adına namus dediler, adına kusur dediler, onlar ne derlerse desinler ben yaşadıklarıma işkence dedim. Ve bir gün hayat bana masallar gibi gerçek hayatta da canavarlar kadar prenslerinde olduğunu gösterdi. Ve benim tanıdığım prensin ne beyaz atı ne sırmalı köşkü yoktu. Safi zahirden ötesini gören bir kalbi vardı ki bu da bana yetip artmıştı bile.
MAVİNİN RESİTALİ
Elif Gökçe
"Bazen bir karar sadece bir hayatı değil; adaleti, kimliği ve aklı da yerinden oynatır..." Yıllar önce alınan bir mahkeme kararı, bir annenin hayatını söndürdü. Ve o kadın, intikamını sessizce doğurdu. İki bebek... İki hayat... Ve ters yüz edilmiş bir gerçek. İzlerini bir balıkla süsleyen katil, artık susmuyor. Her cinayet, bir sırrı kazıyor yerin altından. Mavi'nin Resitali başlıyor. Bileklere kazınan her çizim, kimliklerin, ailelerin ve vicdanların maskesini düşürüyor. Bu sadece bir cinayet romanı değil... Bu, yerinden edilmiş bir hayatın kendi yerini geri alma hikâyesi. "İntikamın rengi bazen Mavi olur."

HER SON BİR BAŞLANGIÇ
Alara CAN
TÖRE, NAMUS, İNTİKAM... Rafet için bu kelimeler bir dizi tanıtımından farklı değildi ta ki kendi başına gelene kadar... 65 yaşında emekli bir polis memuru sokak ortasında bir çatışmada vurulduğunda aklına ilk gelen yalnız geçen hayatı olmuştu. Sevmişti ama 65 yıllık hayatındaki tek sevdası amansız bir hastalığa yenik düşünce mesleği ile evlenip yalnızlığı kabul etmişti. Ama kalbine gelen tek bir kurşun onu bu yalnızlıktan almış ve 1984 yılının sonbaharında bir kadının bedeninde yeniden yeni bir hayat sunmuştu. Ancak bir şeyler tamamiyle yanlıştı. Sadece girdiği beden değil geldiği zaman ve yer de hayalini bile kurmadığı bir dünya ile karşılaşmasını sağlayacaktı. Ancak bu nasıl olmuştu ve şimdi bizim yaşlı kurt burada ne yapacaktı?...
LORİN BERÇEM
İdal çimen
Beni zerre ışık barındırmayan odaya ittiğinde fazla acımasızdı. Düştüğüm zeminden kalkarak kapının önünde duran acıması olmayan adama yalvardım. "Mir nolursun bırakma beni burda, sık kafama öldür ama bırakma burda. Burası çok karanlık korkarım ben. " Derken karanlık odayı gösteriyordum lakin o benimle dalga geçerek kısık sesli gülüşünü sundu bana. Karanlıktan dolayı yüzünü görmüyordum ama benim bu halde olmam onun hoşuna gittiğinin farkındaydım yoksa başka türlü gülmezdi, asık suratlının tekiydi. Beni burdan çıkarmayacağını anladığımda çaresizce ayaklarının dibine yığıldığım ve o acımasız ağa tek kelime etmeden kapıyı kapatıp, kilitledi üstüme. Elimin altındaki sert zemini yumruklayıp çığlık çığlığa ağlarken gitmişti o. Beni bir kere daha bırakıp gitmişti ve hep bırakıcaktı çünkü o Mir Welat'tı, Mardin'in zalim ağası benimse kocamdı hayır, hayır o benim hiç kocam olmamıştı. Ölen Arjin'in kocasıydı ve öylede kalacaktı Adım sesleri uzaklaşıpta yanlız kaldığımda karanlık oda beynimin kirli kuytu köşelerinde saklanan korkumu karabasan gibi üzerime salarken olduğum yere uzanarak cenin pozisyonunu aldım ve bir an önce güneşin doğmasını bekledim tabi sabaha çıkabilirsem...
Aşk ı Mecburiyet
Dikenli çiçek
Abisi yıllarca uzaktan sevdiği kızın abisi tarafında vurulan Fırat'ın İntikam hırsı başına ne işler açacak Ya İkra sevdiği adamın eziyetlerine dayana bilecek mi Diyar abisini vuran Arasa olan aşkından vazgeçebilecek mi Arası kim vurdu
NİLÜFER
melodi
Alev topu gibiydim. Baran o heybetli duruşuyla, kaşları hafif çatık bir şekilde beni izlerken, ben o son nefeslik mesafeyi de yıkarak tam önüne dikildim. Göğsüm neredeyse onun göğsüne değecek kadar yakındım. Başımı dimdik havaya kaldırıp, sağ elimi kaldırdım ve işaret parmağımı doğrudan onun o keskin, tavizsiz yüzüne doğru öfkeyle salladım. "Bana bak ağa..." dedim, sesim titremesin diye çenemi sıkarak, kelimelerimi adeta yüzüne çarptım. "Ben kendimi korumasını bilirim. Sen projeyi koru yeter! Evet, sizin gibi ağaların arkasındaki kirli düzene benim tek başıma gücümün yetmediği doğru... Ama kendimi o adamlardan da, sizden de gayet iyi korurum. Kimsenin gölgesine de, uyarısına da ihtiyacım yok!" Baran, yüzüne doğru cüretkârca sallanan o parmağa ve benim bu pervasız çıkışıma rağmen zerre kadar geri çekilmedi. Aksine, çenesini biraz daha kasarak, gözlerindeki o fırtınalı, karanlık ama tuhaf bir şekilde ateşli ifadeyle meydan okumamı doğrudan göğüsledi. **********************************
Hazan
Norm
Meczup olarak tanınan Hazan'ın hikayesi, abisinin Ağa'nın kız kardeşini kaçırmasıyla başlayan bir berdel hikayesiyle örülüdür. Küçük yaşta yaşadığı bu travma, onun çocuksu aklını hızla olgunlaştırmış ve güçlü bir kadına dönüşmesini sağlamıştır. İnatçı ruhu ve zorluklar karşısındaki direnci, onu yaşadığı zorlu süreçlerin üstesinden gelmesinde yardımcı olmuştur. Ancak, Hazan'ın hikayesi sadece acı dolu anılardan ibaret değildir. Onun hayatında aşk ve mutluluk da yer almaktadır. Zorluklarla dolu bir dünyada, tesadüfen karşılaştığı biriyle olan mucizevi bir aşkı keşfeder. Bu aşk, onun içindeki umudu yeniden yeşertir ve hayata sıkı sıkıya sarılmasını sağlar. Hazan, yaşadığı tüm zorluklara rağmen, içindeki güçlü ruhla mücadele eder ve sonunda mutluluğu bulur. Hazan'ın hikayesi, insanın içindeki gücü keşfetme ve hayatta karşılaşılan zorluklarla nasıl başa çıkılacağını öğrenme sürecini anlatır. Onun yaşadığı deneyimler, okuyucuya cesaret verir ve umut aşılar, çünkü en karanlık zamanlarda bile ışık ve sevgi bulunabilir.
BİR KADININ FERYADI
Özge Nur Polat
Koşarak geldiği uçurumun kenarında durmuş tenini ürperten rüzgarın uzun saçlarını uçuruma savurmasını izliyordu. Gözleri uçurumun karanlık kuytularında dolanırken az sonra kendi kanlı cesedini hayal etti. O anın hayali gözünün önüne geldikçe boğazı düğümlendi. Bu gece durmadan akan göz yaşları dahada hızlandı. Bir an önce bu ızdırabı bitirmek için uçurumun karanlık boşluğuna bembeyaz gelinliğiyle bir adım daha attı. Başkasının hatasından dolayı kendi canına kıyacaktı. Ne acı... Bu geceden sonra yaşasada bir ölüden farksız olurdu. Hoş, yaşasa bile abileri olayı öğrenince istemeseler bile namusları temizlemek için kız kardeşlerini öldüreceklerdi. Abilerinin elini kendi kanına bulamadan, onları katil yapamamak için kendi canına kıyacaktı. Çünkü yaşasa bile kimse kendisinin anlatacağına değil, o adamın anlattığına inanırdı. Hayatının bir gecede zindan oluşuna ağladı. En mutlu gününde intihar edecekti Dila Rojin Zaxuran. Evlendiği gün, başka bir adam tarafından tecavüze uğramıştı. Abi dediği insan düğün günü Dila Rojin'i tecavüz etmişti! Kime söylese kim inanırdı? Daha kendisi olanları algılayamadan Dila'ya kim inanırdı? Bir an önce yaşamına son vermeliydi Dila! Abileri ve evlendiği adam kendisini arıyordur! Gelinin kaçtığı çoktan duyulmuştur! İçi yana yana bir adım daha attı uçuruma. Nefes almakta zorlanırken, son nefesleri olduğunu iyi biliyordu Dila. Aklını kaçırma noktasına gelmişti artık! Yaşadıkları çok ağırdı. O adamın kendisine yaptıklarını hatırladıkça kendi canından, kendi bedeninden tiksiniyordu Dila! En çok zoruna gidenlerden biri ise arkasından söyleneceklerdi. Çeşitli dedikodular, iftiralar canını çok yakıyordu. ...
Samsunlu kız $ Diyarbakırlı oğlan
Elma İçen
Bu kitap bir napisan erkeği ile napaysun kızının aşk hikayesini anlatıyor. İki farklı dünyadan iki farklı evrenden... (Biri kuzey biri güney tarafından ya, kuzeydoğu güneydoğu gibisinden) . Kimin aklına böyle bir aşk hikayesi gelir? İki sinirli taraf nasıl anlaşacaklar? (Şiveleri farklı ya) Napaysun kız, aşirete gelin gidecek mi? Gelin giderse orda hayatta kalabilecek mi? Ya da napisan erkeği kızla evlenebilecek mi? İKİ FARKLI DÜNYANIN GÖZÜNDEN...
İstanbul'un kızı: Mardin'in Nazende gelini
Nisamisss
Sude İstanbul'da doğmuş büyümüş Üniversite kazanmıştı ondan mutlusu yoktu kaderini çizdiğini düşünüyordu takı kaçırlılana dek
Kül Olmuş Kalpler Diyarı
Suzan Güler
🦋 BİR DOĞU MASALI "Bazen bir kadın uğruna bu hale geldiğine inanamıyorum." buz gibi bir tonla konuşan abisinin sesiyle göz kapaklarını esaretle örttü Amer. O sadece bir kadın değildi. O aldığı her nefesti, yaşadığı her andı, yürüdüğü her yoldu, geçtiği her sokaktı kısacası o hayatının anlamıydı. Onsuz nasıl yaşanılır bilmiyordu bile ve bunu düşünmek dahi canını acıtıyordu öyle ki diri diri yanıyor gibiydi. "Onun adını duyduğunda bütün akan sular duruyor. Düşünerek hareket edemiyorsun." bakışları hırçın dalgalardayken başını olumsuzsa iki yana salladı. "...ama hata yapıyorsun Amer." Amer abisinin sözleri üzerine bir ceset kadar soğukça gülümsedi, buruk ve yıkık bir tebessümdü bu. "Amer kadınlar çok tehlikelidir." "...uğurlarına asırlarca savaşlar yapıldığını, saltanatlar yıkıldığını duymuştum ama çıplak gözle görmemiştim." Yüreğinde yangınlar yanan adam göz kapaklarını sıktı. Ve gözleri önüne bir film şeridi gibi Sozdar'ın siması belirdi. Gülümsüyordu, kendisine bakarak gülümsüyordu. Hayali bile aklını başından alacak kadar güzeldi. "Her geçen gün yıkılıyor, eriyorsun. Kendi saltanatını kendin yıkıyorsun." Amer yüzü silinen Sozdar'la kaşları çatıldı. Kalbine bir hançer saplanmıştı sanki. "Korkuyorum ki..." sıkıntılı bir nefesi verdi ve devam etti. "Kendi sonunu kendin getireceksin." Osman'ın son cümlesiyle gözlerini ağırca açtı ve katran karalarının karanlık geceye değmesine sebep oldu. Osman haklıydı çünkü üç hayatında sonunu başta saf bir sevgiyle başlayıp, elde edemedi her gün, her dakika takıntılı, kara bir sevdaya dönüşen Amer'in bu lanetli aşkı getirecekti. Bu kitapta genç bir hemşirenin kendisine saplantılı bir aşk besleyen adamdan kaçışını, özgürlüğü ve Karan'a olan aşkı uğruna verdiği mücadeleyi okuyacaksınız.
Geceye Tutsak
Nefise Akbaş
Düşünmezdim ya da tahmin etmezdim. Aşkımın kilometrelerce uzakta, ihanetimin ise metrelerce yakınımda olduğunu. Tahir'e deli divane aşık olan Zeynep'in, ihanet ile sonuçlanan aşk masalı...
Kırık Çember
Ll
Birbirinden habersiz iki gencin kaderin oyunu ile bi ara gelmesi bakalim bu iki genç neler yaşıyacak
Kan Kırmızı Gece
ilacım nefesin
"Bir abinin günahı, bir kızın kefeni olurdu bu topraklarda. Kanı temizlemenin tek yolu, ruhu ateşe atmaktı." Asmin, özgürlüğünü ve geleceğini İstanbul’da bırakıp Midyat’ın acımasız gerçeklerine adımladığında, hayatının bir töre hükmüyle parmaklarının arasından kayıp gideceğini bilmiyordu. Abisinin işlediği affedilmez günah, onu Taşkın aşiretinin karanlık, tavizsiz ve acımasız lideri Merdan’ın avuçlarına bırakmıştı. Merdan Taşkın için bu evlilik bir ceza, gücünün bir göstergesiydi. Karşısında boyun eğmeyen, gözlerinde nefretle meydan okuyan bu kadına diz çöktürmeye yeminliydi. Biri intikamla kavruluyordu, diğeri esaretle. Ama ikisinin de hesaba katmadığı bir şey vardı: Nefretin gölgesinde harlanan, kaçtıkça onları birbirine bağlayan o tehlikeli, karanlık tutku. Silahların gölgesinde kıyılan bir nikah, zoraki bir aidiyet ve iki inatçı ruhun büyük savaşı... "Bu konaktan ya benim kuralımla çıkarsın ya da kefeninle."

