Hepsi zorlanarak gözlerini açmıştı. Kaçmışlardı, bu bir tür şaka olmalıydı. Şuan herkes insan formundaydı. Ve herkes kendi evindeydi. Ayrılmışlardı. Yakalarında bir kart fark ettiler. Hepsi, o kartı çıkardılar. Ve üzerinde bir numara yazdığını gördüler. Arayacaklardı, en azından cesaret etmişlerdi, birkaçı.
Leeroy, yani sirkteki Jax kendini aynaya dakikalardır bakarken buldu. Çok değişik geliyordu. Uzun wolfcut kesimli siyah saçlar ve koyu gözler. İnsan formundaydı. O alayla sıratan mor tavşan yerine insandı. Gözleri hafif doldu, ama yüzü tepkisiz kaldı. İnanamıyordu.
"Ben... neden burdayım...?" Dedi aynadaki haline bakarak.
Suzy, yani sirkteki Ragatha koltukta oturmuş karta bakıyordu. Düşünceli görünüyordu. Uzun sayılıcak açık kahverengi kıvırcık saçlıydı, çok tatlı bir kadındı. Dudaklarında bir gülümseme belirdi. "Kaçtık... demek..." diye mırıldandı mutluluk dolu hüzünle.
Riley, yani sirkteki Zooble ise kendi barındaydı. Çoktan içmeye başlamıştı. Hem sinirden, hemde mutluluktan. Hafif kıvırcık saçlı, piercingli, dövmeli ama güzel bir kadındı. Sert bir görünüşü vardı. Elindeki kartı inceliyordu.
Zoey, yani sirkteki Gangle hastane odasında yatıyordu. Sirkte olduğu vakitçe gerçek bedeni burdaydı. Sirkten önce, Fast Food kazası yüzünden burdaydı, araba çarpmıştı. Kendisi tatlı bir kızdı, uzun saçları ve hafif koyu bir ten rengine sahipti. Gözleri yine dolmuştu, bu sefer üzülmesinin sebebi karmaşıktı. Hem kurtulduklarına sevinmişti, hemde o olay yüzünden ve arkadaşlarını birdaha göremeyeceğini düşündüğü için. Bir elinde çizim yaptığı defter vardı.
Grant, yani sirkteki Kinger ise evindeydi. Karısı sirkte soyutlandığı için burda yoktu. Ama ondan iki güzel hediye vardı. Kızları. İkisi çoktan büyüyüp genç kız olmuşlardı. Kızları hiçbirşeyi bilmiyordu sirkle alakalı. Sohbet ediyorlardı, Grant sarı saçlı ve hafif pis sakallı biriydi, gözleri maviydi. 40 yaşında bir adamdı. Gülümseyip kızlarını dinlerken eli o kartı sıkıyordu.
Abigal, yani sirkteki Pomni ise evindeydi. Aynaya bakıyordu. Uzun siyah düz saçlıydı, kakülleri gözlerinin önüne düşüyordu, mavi gözlü, güzel bir kadındı. Sirkteki olan o son olayları düşünüp duruyordu. Kartı masaya bırakmıştı çoktan. Son olan olayları düşünmeden edemiyordu, gözleri yorgun ve umutsuzdu. Biri için. Diğerleri için de endişeleniyordu ama tek bir kişiyi daha çok önemsiyordu. Diğerlerinin varlığından bile şüpeliydi. Sirkten gitmeden önce şunu öğrenmişti. 'Zihinleri sirkte olsa bile bedenleri kendi yuvalarında, dünyada. Ve onlar hayatını dolu dolu yaşıyorlar.' Evet. Buydu. Benlikleri sirkte hapsolurken bedenleri yaşıyordu. Telefonunu çıkardı, kanalını gördü. Birkaç video vardı, hem sirkten önce hemde sirk var olduğundan beridir. En son gözleri masada duran karta çevrildi. Diğerleri ve o iyi mi bklmiyordu, iletişimleri yoktu.
En son cesaret edip numarayı aradı... bipp sesinden sonra robot sesi duyuldu. "ABEL VE CAİNE FİRMASININ TEMSİLCİSİ İLE KONUŞMAKTASINIZ."
Birkaç saat sonra emindi, oraya gidicekti. Telefonda konuşmuştu ama faydası olmamıştı. Kartın üzerindeki yazan numarayı Google da araştırınce bir otobüs durağının yeri olduğunu gördü. Onları bulmalıydı.