İçeriğe geç

~KÖR NOKTA

Bölüm 1 · 3 dk okuma

~KÖR NOKTA

Bölüm 1

BÖLÜM 1: YOLLARIN KESİŞİMİ

BÖLÜM 1: YOLLARIN KESİŞİMİ

Sabah çalan alarmın sesine uyandım ve günlük işlerimi hallettim. Bugün bu şehirde ilk iş günümdü ve çok heyecanlıydım. Annem ve babam Ankara'da yaşıyorlar, ben ise Mardin'e geldim.

Size kendimden bahsedeyim. Ben Kardelen Alaca. 25 yaşındayım. Hobilerim arasında martial art (karate) ilk sırada yerini alıyor. Annem Dilara Alaca eğitim programı yapıyor, babam Alptekin Alaca ise ülkenin sayılı iş adamlarından. İkisi de işinde çok başarılı. Ben de cerrahım, yani genel cerrah. Bugün Mardin Özel Gümüşok Hastanesinde ilk günüm. Ankara'da birkaç ay doktorluk yapmıştım ama sonra buraya tayin oldum. Her neyse.

Evden çıkmadan önce üstüme beyaz gömlek, siyah pantolon ve deri ceket giydim. Arabama binip hastanenin yolunu tuttum. Derken telefonum çaldı. Annem arıyordu. Telefonu açtım ve cevap verdim.

"Efendim anne?"

"Kardelen, nasılsın kızım?"

"İyiyim. Siz nasılsınız?"

"Biz de iyiyiz. Nerdesin?"

"Yoldayım."

"Kardelen bak orada çok dikkatli ol tamam mı? Bilmediğin yerdesin."

"Ay anne, sen de beni iyice çocuk yaptın. Tamam dikkatli olurum."

"Tamam o zaman. İyi işler."

"Görüşürüz," diyip telefonu kapattım.

Biraz gidiyordum ki arkadan bir araba çarptı.

"Allah kahretsin ya. Bir bu eksikti," diye söylenerek aşağıya indim. Arabamın arkası iyice ezilmişti. Diğer arabanın sahibi de indi. Uzun boylu, dik duruşlu ve yüzünde milim esneme olmayan bir adamdı. Yüzündeki o kibirli ifadeyi görünce, içimden sabır çekmeye başladım.

"Beyefendi naptığınızı sanıyorsunuz? Mahvettiniz arabamı!" dedim sesimi yükselterek.

Adam duruşunu hiç bozmadan, gözlerini gözlerime dikti ve ses tonunu milim oynatmadan cevap verdi: "Pardon da burada suçlu ben miyim? Siz benim önüme çıktınız. Asıl siz benimkini mahvettiniz."

"Ne? Ben mi çıkmışım önünüze? Siz daha doğru dürüst araba kullanamıyorsunuz! Size ehliyet verirken sanırım frene basmayı bilmediğinizi atlamışlar."

Yüzünde alaycı ama son derece mesafeli bir ifade belirdi. "Aman ne komik. Espri anlayışınız da çok kötüymüş. Sizin yüzünüzden geç kalıyorum."

"Ya siz şaka mı yapıyorsunuz? Çarpan sizsiniz bir de utanmadan beni suçlu çıkartıyorsunuz!"

Adam beni şöyle bir süzdü, ardından o sinir bozucu, üstten bakan tonuyla ekledi: "Sizinle burada laf dalaşına girecek vaktim yok, önünüze baksanız bunlar yaşanmazdı."

Sakin kalmaya çalışarak derin bir nefes aldım. Gözlerimi doğrudan gözlerine dikerek sesimi olabılığınca soğuk ve net bir tona çektim.

"Önüme de, kurallara da gayet iyi bakıyorum." dedim ve cevap vermesine müsaade etmeden arkamı dönüp arabama binerek kapıyı kapattım.

Doğrudan hastanenin yolunu tuttum. İlk günden sinirlerim altüst olmuştu.

Hastane çok büyük ve çok güzeldi. Başhekimin yanına gidip tanıştım. Sonrasında soyunma odasına gidip üstüme her doktorun giydiği mavi kısa kollu giysileri ve üzerine de beyaz önlüğümü giydim. Saçlarımı da at kuyruğu yaptım. Yaka kartımı da taktıktan sonra hazırdım. Acile gittim. Acil sessizdi, az hasta vardı. Bir doktor yanıma gelip el uzattı.

"Selam. Sen yenisin galiba. Hoş geldin. Ben genel cerrah Baran Dinçer. Memnun oldum."

Uzattığı elini sıkıp, "Selam. Evet yeniyim. Kardelen Alaca ben de. Genel cerrah. Memnun oldum," diyip gülümsedim. Uzun boylu ve yeşil gözlü biriydi.

"Ne güzel. Demek aynı ekipte olacağız. Umarım çok iyi arkadaş oluruz," diyip o da gülümsedi.

"Umarım."

Acildeki işlerimiz bitmişti. Birkaç ameliyata girmiştik. Baran samimi ve komik biriydi. Dinlenmek için doktor odasına gittik. Oradaysa diğer cerrahlardan Serkan, Selin, Ayaz ve Deniz vardı. Hemşirelerden ise Aylin, Fatma ve Oğuz'la tanışmıştık. Bizim ekibin başcerrahıysa Yılmaz hocaydı. Ekipte Serkan, Selin, Baran ve ben vardık.

Hepsi çok sıcakkanlıydı. Baran, Serkan ve Selin'le birlikte hastane kafesinde oturmuş kahve içiyorduk. İyice soru yağmuruna tutulmuştum.

"Kaç yıldır çalışıyorsun?"

"1 yıl 5 aydır. Eskiden Ankara'da çalışıyordum. Almanya'da okuyup orada staj yapmıştım."

"Neden geri döndün peki?"

"Kendi ülkeme hayrım dokunsun istedim."

Selin, "İyi yapmışsın. Hem dönmeseydin tanışamazdık değil mi?" dedi.

"Aynen," diyip gülümsedim.

Sonunda zorlu bir günün ardından evime döndüm. Arabadan inerken gözüm arkasına sataştı. Ezilmişti ve bu hiç hoşuma gitmemişti. Üstümü değiştim ve kendimi yatağa attım. İlk günüm çok güzel geçmişti, tabii sabah olanları saymazsak. Yeni arkadaşlar edinmiştim ve mutluydum. Düşüne düşüne uykunun derinliklerine daldım.

~•~ ~•~ ~•~ ~•~ ~•~ ~•~ ~•~ ~•~ ~•~ ~•~

İlk bölüm bu kadardı umarım beğenmisinizdir gördüğünüz herhangi bir yazım hatasını yada beğenmediginiz herhangi bir yeri yorum yaparak belirtebilirisinizz🤍🙏🏻

Bölüm sonu

5 yorum