Bugün hafta sonuydu. Deniz her zamankinden mutlu uyandı, çünkü sabahın köründe yani erken bir saatte kalkması gerekmiyordu. Bugün için alışverişe gitme planı vardı. Yatağından kalktı ve mutfağa gidip bir şeyler hazırladı. Sonra duşa girip ardından saçlarını yaptı. Üstüne kırmızı bir tişört ve bir şort geçirip evden çıktı.
Alışveriş merkezi biraz uzak olduğu için taksi çağırıp gitmeyi planlıyordu. Evinin önünde durdu ve bir taksi çağırdı. Taksi geldiğinde parayı uzattı ve alışveriş merkezine ilerlemeye başladı. O sırada telefonuna bir mesaj geldi, mesajda yarın okulun yanındaki havuzlu bahçede bir parti yapılacağı yazıyordu. Deniz taksiden indi ve alışveriş merkezine girdi, bu parti tam isabet olmuştu. Sevdiği bir mağazaya girdi ve elbiselere bakmaya başladı.
Nedensizce hiçbir şey bulamadı. Tam mağazadan çıkacakken gözüne yeşil bir elbise takıldı, elbisenin üst kısmı transparan ve tülden, altı ise pullu bir mini etekti. Deniz elbiseyi görür görmez çok beğendi ve satın aldı. Eve geldiğinde saat 7 ye geliyordu. Partiye yarım saat vardı. Hızlıca elbiseyi giydi saçını da hafif dalgalı yaptı ve parti alanına gitmek için taksi çağırdı. Parti yerine ulaştığında onu güzel bir ortam karşıladı. Sınıf arkadaşları ve aynı zamanda Teoman, Aras, Leyla, Sıla tam karşısındaydı. Parti alanına girer girmez tüm gözler üzerindeydi, özellikle Teo'nun gözlerinin içi parlıyordu. Tam o sırada Sıla bir şeyler olduğundan şüphelendi. Teo'nun bakışları normal değildi sanki. Deniz biraz Leyla ile konuştuktan sonra telefonunun çantasında olmadığını fark etti.
Tam nerede düşürdüğünü ararken önünü Teoman kesti. Bunu mu arıyorsun? diyerek elindeki telefonu gösterdi. Belli ki Deniz arkasını döndüğünde almıştı telefonunu.
Gerizekalı sen niye benim telefonumu alıyorsun! diye çıkıştı Deniz. Merak etme vericem ama bir şartım var dedi Teo. Teoman Deniz'e iyice yakınlaşıp "öp beni" dedi. Deniz neye uğradığını şaşırdı, kaskatı kesildi. Teo o kadar yaklaşmıştı ki birbirlerinin nefeslerini hissediyorlardı. Teoman heyecandan yutkundu, Deniz ise kendini geri çekmeye çalışıyordu ki Teoman onu belinden tutup kendine çekti. Tam öpecekken arkadan Sıla belirdi. Ne haltlar çeviriyorsunuz diyerek bağırdı ve gitti. Teo Sıla'nın peşinden gitmede önce "o öpücüğü alıcam deniz kızı" dedi ve uzaklaştı. Deniz de parti alanına geri döndü ki Sıla ve Teoman'ın kavga ettiğini gördü.
Ardından Sıla, havuzun kenarında onları izleyen Deniz'e sinirlice yaklaştı ve elini uzattı. Ardından onu sertçe havuza itti. Deniz havuza düştü ve çok su yuttuğundan batmaya başladı. Sıla istediğini almış gibi gülümseyip giderken, Teoman geldi ve dehşete düştü.
Kimse yardım etmiyordu Deniz'e , aksine uzaklaşıp evlere dağılmaya başladılar. Teoman hiç düşünmeden atlayıp Deniz'i yukarı doğru çekti. Hala nefes alamıyordu, etrafta da kimse yoktu.
Biraz zaman geçtikten sonra Deniz yuttuğu suları çıkardı ve ayılmaya başladı, Teoman hemen Deniz'i kucağına alıp hastaneye götürdü.
ASIL DEHŞET BU DEĞİL BUNDAN SONRASIYDI...