Bazen istediğimiz, bazı şeyler yolunda yada istediğimiz gibi gitmez. Her zaman bir yol vardır hiç bir çare kalmadığında bile.
Öğle arasına girmiştik.
Elimde kahve ile söğüt ağacına doğru giderken, önümdeki basketbol topunu sonradan fark etmiştim ama iş işten geçmişi topa takılıp, elimdeki kahve ile beraber düştüm.Etrafımdaki gülme seslerini duydum.
"Kusura bakma, benim yüzümden oldu" dedi bir ses
Kafamı kaldırdığım zaman Alperen'in ela gözleriyle denk geldim. Kalkmam için elini uzatmıştı, elini tutup kalktım
"Teşekkür ederim" diye mırıldandım
"Alperen hadi gel" diye seslendi sarışın bir kız ona bakarak
Kafasını çevirip "geliyorum" dedi. Tekrar kusura bakma diyerek topu alıp, o sarışın kızın yanına gitti.
İlerleyerek söğüt ağacının altına oturdum, kafamdaki düşüncelere engel olamıyordum.
O kız sevgilisi mi?
Neden bana mesaj atmıyordu?
Benden sıkılmış olabilir mi?
Sinem'in sesleniyle kafamı ona çevirdim
.
"Şu aptal kuzeyden nefret ediyorum benimle uğraşıp duruyo" dedi sinem yanıma oturup.
"Kuzey kim? diye sordum
" Alperen'in arkadaşı kuzey" dedi
"Alperen, şu sarışın sevgilisi olan mı?" diye sordum sadece ağzını arıyordum
"Öyle diyorlar, çok güzel kız" dedi.
Gerçekten çok güzeldi hatta benden daha güzeldi.
"Ama çok gıcık bir kız ebru üstüne yanlışıkla kahve döktü diye ondan para istedi, üstüne 4 tane kahve aldırttı" dedi.
"Alperen onu gerçekten seviyor mu?" diye sordum içimdeki merak duygusuna engel olamıyordum
"Ben bakışlarında aşk göremedim ona karşı, ama sana bakarken gördüm nasıl bakıyordu ya öyle"dedi gülerek.
" Ne aşkı ya saçmalama sinem" dedim kaşlarımı çatarak.










